“On yıl sonraki kendime not; eğer kalbinde biri çiçek açtırabildiyse onun hatrına o bahçeyi kimseye talan ettirme. Hayatta değilsen de eğer umarım toprağına güller getirecek vefalı insanların vardır.”
Sokakları mafya dizisi platformu sanan, nezaketi zayıflık, kabadayılığı marifet gören öyle bir nesil türedi ki; ne aile terbiyesi var ne vatan sevgisi; zararları sadece kendilerine değil topluma da mâl oluyor..
| #Kahramanmaraş
Bu toprakların hafızasını, nezaketini ve ilmini şahsında toplayan dev bir çınarı, bir ustayı, Türkiye’nin önemli bir değerini kaybettik.
Sadece bir tarihçi değil; bize merak etmeyi, öğrenmenin asaletini ve bu ülkeyi sevmenin sorumluluğunu öğreten bir rehberdi.
Zamanı durduran o eşsiz üslup, şimdi sonsuz bir sessizliğe bürünse de mürekkebin kokusunda ve hafızamızın her köşesinde yaşamaya devam edecek.
Kütüphaneler dolusu bilgi, yerini derin bir sessizliğe bıraktı.
Ruhu şad, bıraktığı o devasa miras hepimize rehber olsun. 🕊️
“Söylenecek söz yok” yok mu? Milli Eğitim Bakan yardımcısı olarak söyleyecek bir şeyiniz yoksa o zaman istifa etmeniz gerekmez mi? Söyleyecek sözü, yapacak işi olan otursun o makama.
"Cumhuriyet, belli bir etnik kökenin cumhuriyeti değildir." diyenlere kulak asmayın.
Yüzyıllardır Anadolu’da başını ezmediğimiz düşman kalmadı.
Özgürlüğümüzün bedelini kanımız ile ödedik.
Türkiye, Türk’ün yurdudur!
Terör örgütü PKK'nın rehin aldığı 13 Türk evladından biri olan Astsubay Semih Özbey
2015 Yılında terör örgütü tarafından esir alınmıştı.
14 Şubat 2021'de Şehit oldu.
Şehitlerimizin ailelerine “Öcalan TBMM'de konuşsun” diyemezsiniz!
Alevi,solcu,Kemalist gençlerin sınavlarda hakkını çalıp;
Sınav sorularını alıp,hazır işlere yerleşip,torpille devletin içine çöken, sümüklü mendiller yalayıp makam, iş, yalı sahibi olup bugün fetö’ye lanet okuyanlar KUL HAKKI İLE YAŞIYOR, haram ile besleniyorsunuz. Bunu unutmayın
Kıvırmadan söylemek gerek.
8 bin tl için insanların bebeklerini öldüren insanların yaşatılmasını istemiyorum. Yasal ya da yasadışı farketmez benim için.
Bugün, Dünya Kız Çocukları Günü.
Her kız çocuğu, ayrımcılık olmadan eşit haklara sahiptir. Eşit fırsatlar, onların geleceğini ve toplumun yarınlarını şekillendirir.
Yaşam haklarının ellerinden alınmadığı yarınlar diliyoruz!
Ne kadar iğrenç? Ben ülkemden 10.500 kilometre uzakta olmama rağmen
bugün okulumda doğru dürüst yemek yiyemedim. Aklıma hep kız çocukları geldi. Bunlar ise galalara süs ve makyajlarıyla katılıp mağdur beğenmiyorlar. Ülkedeki bu bencil ve şımarık elitizmi parçalama vakti geldi.
Ne bu tavırlar inanılmaz ya. Sanatçılar, oyuncular, tarihçiler, sanat tarihçiler, ressamlar, filozoflar, yazarlar çok sevdiğimiz ve ilgiyle takip ettiğimiz daha pek çok insan. Hayırdır bizim bilmediğimiz bir şey mi biliyorsunuz? Ne bu sessizlik? Ne bu umursamazlık? Kitleleriniz size daha önce pek çok konuda destek olmadı mı? Öldürülen kadınlar ve çocuklar arasında sizi çok seven idolü olarak gören yok mudur sizce? Sizi neden linç ediyor bu insanlar? Çünkü yarın bizim başımıza bir şey gelse umurunuzda olmayacağını, bizim için sesinizi çıkarmayacağınızı bildikleri için.
Bugün hiçbir şey olmamış gibi mi yaşayacağız?
Her şey yolundaymış gibi,
kimse ölmemiş gibi mi davranacağız?
Mutluymuşuz gibi mi güleceğiz?
İnsan olan yerlerim çok ağrıyor.
Birhan Keskin
#korkunç#vahşet
19 yaşında dünya güzeli iki genç kız, bugün canice *ldürüldü.
Sosyal ve ekonomik açıdan bitirilmiş, *yuşturucu cenneti haline getirilen Türkiye'de iki genç kız bir cani tarafından vahşete kurban giderken, iki gencimizden İkbal'in kafasını koparacak kadar çıldırmış, gözü dönmüş ruh ve madde hastası canileri yetiştiren karanlığa gömülmüş bir ülke olduk.
Yine medyaya yansıyan genç bir kadına gece ulu orta tecavüze yeltenecek kadar gözü dönmüş sapkınların dolaştığı sokaklarda, asla güvende değiliz.
Korkunç bir yönetim. Sıfır güvenlik. Caydırıcı olmayan yetersiz cezalar ve çürümüş eğitim sistemi ile adalet düzeni arasında sıkışmış durumda, endişe içindeyiz.
Rastgele bir yere çiçek bıraksak, bir kadının mezarına denk gelecek kadar kadın öldürüldü bu ülkede.
Yeter artık!
Güvenli sokaklar istiyoruz.
Güvenli bir ülke istiyoruz!
Nârin; ince, nâzik, zarif demektir.
Dilimize Farsçadan girse de aslında Moğolcadır.
Öyle bir kelime ki nârin; yalnızca güzel kelimelerle yan yana kullanılır, güzel cümlelerde bulunur.
Bu güzelliği, kötü cümlelerde kullandıran karanlığa lanet olsun.