MİLLETİ VE TARİHİNİ “TARİHE GÖMEN” ADAM!
Bir cenazenin arkasından uluorta konuşmayı edeben doğru bulmadım ve konuşmadım şimdiye kadar.
Ama bu cenaze, cenazesi çoktan kaldırılması gereken bir “yalan tarih”in mimarlarından birinin cenazesi olunca susmak vebaldir, diyerek usturuplu bir dille birkaç hayatî tespitte bulunmayı bir vatan, millet borcu ve büyük bir mesuliyet olarak addediyorum.
“GÖREVLİ” BİR ADAMDI
Önce hakkını teslim edelim: Osmanlı ile Sultan Abdülhamid Han -ve hatta Sultan Vahdettin- hakkındaki bazı ezberleri yıkmıştı.
Eğer bu minval üzere gitseydi, bu milletin boynuna geçirilen prangaların kırılmasına çok büyük katkılarda bulunabilirdi. Aksine o prangaların daha boğucu ve sarsılmaz bir şekilde milletin ve çocuklarının boynuna dolanmasına hizmet etmeyi tercih etti ve mezara çok büyük bir veballe gitti.
Çünkü “görevli” bir adamdı: 28 Şubat'tan sonra piyasaya sürülmüştü ve Yaşar Nuri'nin ilâhiyat alanında yaptığı “yıkım” işini o tarih alanında yapmıştı.
İsteseydi, dik durabilseydi, yalan üzerine inşa edilen ve dayatılan tarihi yerle bir edecek tarihî bir misyon üstlenebilir ve tarihe kahraman olarak geçerdi. Ama o bu dünyada ucuz kahramanlığı ve alkışlanmayı tercih etti. Kendisi gibi Kırımlı ama pek çok bakımdan büyük tarihçi olan ve milletin boynuna dolanan tapınakçı prangaları güçlendiren Halil İnalcık’ı ucuz kahramanlık konusunda fersah fersah geçen, bu toprakların çocuklarını ve tarihini “tarihe gömen” bir adam olarak mezara gitti.
UCUZ KAHRAMAN
Osmanlı tarihinin insanlık tarihindeki öncü ve benzersiz rolünü çok iyi biliyordu ama o sessiz kalmayı, yaşarken bu ülkenin altını oyan, tarihî rolünü bitiren yalan tarihin propagandisti olmayı ve pespaye, döküntü propagandistleri tarafından alkışlanmayı ve daha vahimi de Osmanlı’nın insanlığın önünü açacak benzersiz ilkelerinin dünyaya anlatılması gibi yüce bir görevi üstlenmek yerine Osmanlı’yı Üçüncü Roma ilan etme primitifliği ve “aşağılık kompleksi” sergileyerek Osmanlı’nın dünyaya, insanca yaşanacak yegâne medeniyet modelini sunacak muazzam bir medeniyet tecrübesi ürettiğini anlatma imkânını elinin tersiyle itmeyi tercih etti!
Bazı Batılı vicdanlı tarihçiler bile, “gel ey Osmanlı!” diye yazılar ve kitaplar yazarken o Osmanlı’yı bir kez daha “tarihe gömme”yi tercih etmekten tedirgin olmadı!
Hiçbir büyük tarihçi böylesine ürpertici bir tercihte bulunamazdı.
İsteseydi, Osmanlı medeniyetinin ne denli aşılamaz ve insanlığın önünü açacak temellere ve ruha sahip, bütün dünyayı yeniden silkeleyip kendine getirecek adalet, hakkaniyet ve merhamet ilkeleri üzerinden yükselen benzersiz bir medeniyet tecrübesi olduğunu hem ülkemizin çocuklarına hem de bütün dünyaya çok çarpıcı bir dille anlatabilirdi.
Ama bu fazla prim yapmayabilirdi, fazla para kazandırmayabilirdi. O yüzden o işin en kolayını, en kârlı olanını tercih etti ve resmî tarihin yalanlarını deşifre ederek kahraman olarak anılma imkânını kaybetti ve mezara hesabını veremeyeceği kadar ağır bir veballe gitti. Bir milletin boynuna geçirilen prangaları kırabilecek bir donanıma ve etki gücüne sahip bir adam konumuna ulaşmıştı çünkü.
O yüzden sırtında hesabını veremeyececeği kadar “tarihin ağır yükü”yle vefat etti gitti bu dünyadan. Artık adı tarihe, bu milletin boynuna geçirilen prangalara kıracak bir imkâna sahipken, o işin kolayını ve en ucuz olanını tercih ederek insanlığın önünü açacak ufka ve derinliğe, ruha ve zenginliğe sahip bu milleti ve tarihini tarihe gömen bir adam olarak geçecek.
FATİH CAMİİ’NİN HAZİRESİNE GÖMÜLMEMELİ!
Şehid Esad Coşan Hocamızın cenazesinin Fatih Camii’nin haziresine gömülmesini reddeden yetkililerin İlber Ortaylı’nın cenazesinin oraya gömülmesine onay vermesini protesto ediyorum.
Fatih Camii haziresi millete aittir ve bu milletin altını oyan monşerlere, masonik-baronik çetelere hizmet eden bir adamın cenazesinin oraya gömülmesi oradaki bütün büyük insanların aziz ruhlarını da rencide edecektir.
Bu karardan derhal vazgeçilmelidir!
İran istihbaratına göre önümüzde ki Cuma gününe kadar terör örgütü İsrail, Mescid-i Aksa'yı vuracak bir füze saldırısı tertip edip suçu İran'a atacak, bu yüzden Aksa çevresindeki Yahudiler tahliye ediliyormuş..
Bunu en üst perdeden duyurmamız gerek..!!
Her kurumda bakanlar kendi kurumlarının tüm çalışanlarını benimseyip özlük hakları açısından açıklama yaparken
Poliste malesef böyle olmuyor
Nüfus ta içişlerine bağlı
AFAD da
Jandarma da
Polis te
Ama aynı bakanlığa bağlı kurumlarda kiminin sendikası varken polis ve jandarmanın sendikası yok
Sendikası olanlarda mesai ücreti varken Polis Jandarma da yok
Polis,Jandarma Ve Sahil güvenlik için yeni bir bakanlık kurulmalı
#Polis
#Jandarma
#Sahilgüvenlik
Şunu açıkça kabul etmek gerekiyor:
Türkiye son 20 yılda birçok alanda inanılmaz bir sıçrama yaptı.
Öyle ki,
Yaşı 35’in üzerinde olan herkes, "eski Türkiye" kavramının aslında neyi ifade ettiğini çok iyi biliyor,
Yeni Türkiye'nin gelmiş olduğu seviyeyi de çok net görüyorlar.
Eleştirilecek bir şeyler yok mu peki?
Olmaması mümkün değildir fakat ısrarla eleştirmek isteyene de gerçekler anlatılamaz.
Peki Türkiye’nin nüfuzu/gücü bu denli büyüyüp derinleşirken, bunun şans eseri olduğu söylenebilir mi?
Asla.
Gelinen bu seviyenin arkasında emsalsiz bir akıl, irade, planlama, diplomasi, emek, azim ve en önemlisi sabır var.
RAKAMLAR YALAN SÖYLEMEZ.
Bugün Türkiye tüm dünyada,
Diplomatik ve nüfuz alanında:
- Konsolosluk ve büyükelçilik sayısı ile ilk 3,
- Avrupa’dan Afrika’ya uzanan 13 ülkedeki askeri üsler ile ilk 5,
- Yıllık insani yardım harcamasında ilk 5, GSYH'ye göre birinci,
- 170'ten fazla ülkede faaliyet ve 30 binden fazla proje ile (TİKA, AFAD, Türk Kızılayı) ilk 3,
içerisinde yer alıyor.
Savunma Sanayii alanında:
- 180’den fazla ülkeye 10,5 milyar dolarlık ihracat ile ilk 10,
- SİHA/TİHA/Dron üretimi ve ihracatında birinci,
- Zırhlı muharebe aracı üretiminde (ZMA/ZPT/TTZA) ilk 3,
- Roket ve füze sistemlerinde (TRG/MLRS ve seyir füzeleri vb.) ilk 5,
- Elektronik harp ve radar sistemlerinde (AESA, EW/EH, ISR) ilk 4,
- ATGM, silah ve mühimmat alanında ilk 5,
- Askeri gemi üretimi ve ihracatında ilk 5,
- 3.500'den fazla aktif faaliyet gösteren firma ile ilk 7,
içerisinde yer alıyor.
Sivil Denizcilik ve Tersanecilik alanında:
- Genel gemi üretiminde ilk 7,
- Balıkçı gemisi ve römorkör üretiminde birinci,
- Mega yat üretiminde ilk 2,
- Tersanecilik ve bakım-onarım alanında ilk 7 (Avrupa’da ilk 2),
içerisinde yer alıyor.
Tarım alanında:
- 75 milyar dolarlık üretim/hasıla ile 7. sırada (Avrupa'da birinci) yer alırken;
- Un ihracatında birinci,
- Meyve üretiminde ilk 5, Avrupa’da birinci,
- Zeytin ve zeytinyağı üretiminde ilk 4,
- Ayçiçeği yağı üretiminde ilk 10,
- Buğday üretiminde ilk 10, Avrupa’da ilk 3,
- Makarna ihracatında ilk 2, üretiminde ise ilk 3,
içerisindeyken;
- Kayısı, Antep fıstığı, incir, kiraz, ayva, anason, haşhaş, kuru üzüm üretimi ve ihracatında ise tartışmasız olarak birinci,
sırada yer alıyor.
Hayvancılık alanında:
- Büyükbaşta ilk 20, Avrupa’da ilk 5,
- Küçükbaşta ilk 10, Avrupa’da birinci,
- Kümes hayvancılığında ilk 10, Avrupa’da ilk 4,
- Levrek, çipura, alabalık vb. su ürünleri yetiştiriciliği ve ihracatında ilk 5, Avrupa’da birinci,
- Süt üretiminde ilk 15, Avrupa’da ilk 3,
- Bal üretiminde ilk 2, Avrupa'da birinci,
sırada yer alıyor.
Sivil Havacılık alanında:
(Avrupa'da)
- Parça/komponent üretiminde ilk 5,
- MRO alanında ilk 3,
- Motor bakımında ilk 2,
- Hub taşımacılığında ilk 3,
arasında yer alıyor.
Turizm alanında:
- 64 milyon turist sayısı ile ilk 4,
- 65 milyar dolarlık gelir ile ilk 5,
- Resort turizminde ilk 3,
- Otel/yatak kapasitesi ile ilk 6,
- Kültür ve tarih turizmi alanında ilk 5,
- Transit turizmi ile ilk 4,
içerisinde yer alıyor.
Madencilik ve enerji alanında:
- Bor rezervi ve üretimi ile birinci,
- Manyezit/magnezyum üretiminde ikinci,
- Mermer ve doğal taş üretiminde ilk 3,
- Krom/kromit üretiminde ilk 5,
- Jeotermal enerjide ilk 4,
(Avrupa'da)
- Jeotermal enerjide birinci,
- Kömür enerjisinde birinci,
- Rüzgar enerjisinde ilk 5,
- Güneş enerjisinde ilk 5,
- Enerji hatları ile ilk 3,
içerisinde yer alıyor.
Genel sanayi ve üretim alanında:
- Otomotiv üretiminde ilk 10, Avrupa’da ilk 5,
- Ticari araç üretiminde ilk 5, Avrupa’da birinci,
- İmalat sanayinde ilk 15, Avrupa’da ilk 5,
- Çelik üretimi ve ihracatında ilk 6, Avrupa’da birinci,
- Beyaz eşya üretiminde ilk 2, Avrupa’da birinci,
sırada yer alıyor.
Sözün özü,
Türkiye hemen her alanda inanılmaz bir sıçrama yapmış -ki- bu tablo hiçbir şekilde olağan gidişat ile açıklanamaz.
Zira başta belirttiğim üzere bu gelinen seviye;
Emsalsiz bir akıl, irade, planlama, diplomasi, emek, azim ve en önemlisi sabrın neticesidir.
Fazla mesai bitmez,ücreti yok
Lojman yok kiralar çok pahalı
Gece çalışırsın,tazminat yok
Angarya işleri yapmak zorundasın
Sendika yok,hakkını arayamazsn
Sınırsız görev
Ekipman eksik,güvenlik riskli
Aile hayatı sürekli etkileniyor
Psikolojik destek yok yorgunluk çok değer verilmez
Kıymetli Mensuplar,
#KonyadaPoliseAdalet
Konya'da yaşanan bir olay ile ilgili iddialar aşağıda yer almaktadır.
"📌 KONYA - Olay özeti
- Polis M.T. Eşi, çocukları ve Dayısıyla beraber restorana giderler.
Çocukları yan masaya oturtup ailece konuşmaya başlarlar.
-Garson gelir ve çocukları ordan kaldırır. Polis arkadaş sebebini sorunca da, ‘Patron böyle talimat verdi’ yanıtını alır.
Sonrasında da Polis arkadaş
“Tamam o zaman biz de kalkalım. Çocuklarıma yer yoksa biz de birşey yemiyoruz ..” der. Sonrasında mekan sahibi gelir tartışma büyür.
Hakim olan oğluda mekandadır. Daha önce de aynı mekanda bu tarz sorunlar çıkmış.
10 kadar çalışan Polis arkadaşa eşi ve çocuklarının önünde meydan dayağı atıp feci darpederler. Arbede esnasında İşletmecinin kızı merdivenden düşer, omuriliği kırılır.
Gece karakola hakimler ve savcılar gelir.
Kamera çalışmaları yapılır. Aaaa o da ne ?
Mekan hemen cihazları saklamış. Tamire yolladık demiş. Çünkü Hakim bey Polisi tutup Babası vururken ki görüntü ortaya çıkmaması lazım ‼️
Vatandaşlar Polisin lehine şahit olmuş.
Şu anda Adliyedeler."
Konuyla ilgili olarak bu saat itibariyle ACİL olarak
#KonyadaPoliseAdalet
Etiketiyle meslektaşımıza ve konunun doğru şekilde araştırılması adına destek olmaya davetlisiniz.
Peygamber Efendimizin (S.A.V) karikatürünü yaparak nifak tohumları ekmeye çalışanları bir kez daha lanetliyorum.
Bu alçak çizimi yapan D.P. adlı şahıs yakalanarak gözaltına alınmıştır.
Bir kez daha yineliyorum:
Bu hayasızlar hukuk önünde hesap verecektir.