Eşyalara Ram Oldukça…Bir zamanlar kapılar ardına kadar açıktı.
Misafir geleceği için ev temizlenir, en güzel örtü serilir, ama asıl hazırlık kalptedir.
Çay demlenir, kurabiyeler dizilir, ama asıl sofra sözdür, hatıradır, “nasıl gidiyor hayatın” sorusudur. Şimdi ise evler daha büyük, daha dolu, daha parlak.
Ama kapılar daha sıkı, ziyaretler daha kısa, sohbetler daha sığ.
İnsanlar eşyalara ram oldukça, zamanlarını ve birbirlerini boş bıraktılar.
Para verdiler koltuğa, perdeye, akıllı cihaza, sonra da onların tozunu almaya, bakımına, yenisini almaya…
Ve her harcanan para, her harcanan saat, insanlara ayrılan zamandan çalındı. Misafirlikler protokole, ziyaretler teftişe dönüştü.
Kapıdan girilir girilmez gözler eve kayıyor:
“Vay, yeni mutfak dolapları mı yaptırmışsınız?”
“Bu halı çok güzel olmuş, nerede aldınız?”
“TV’niz 65 inç mi? Bizimki hâlâ 55…” Gerçek soru sorulmuyor:
“İyi misin?”
“Ne zamandır görüşmüyoruz, anlat bakayım…”
“Çocuğun nasıl, annen baban?” Eşyalar konuştukça insanlar sustu. Birinci Şiir – Eski MisafirlikKapı çalınırdı, içerdeki kalp çarparak açardı,
“Hoş geldin” derdi, “otur” derdi, “ne var ne yok” derdi.
Eşya azdı, koltuklar eskimişti belki,
Ama gözler parıldardı, hikâyeler bitmezdi. Çay bardakları dolardı, sigara külü artardı,
Saatler geçerdi, kimse saate bakmazdı.
Çocuklar yerde oynar, büyükler dertleşirdi,
Evin içi sıcak olurdu, eşyadan değil, insandan. Şimdi kapı açılıyor,
Gözler önce duvara, sonra koltuğa, sonra mutfağa kayıyor.
“Ne güzel olmuş burası” deniyor,
Ama “sen nasılsın” denmiyor. Eşyalar masum değil.
Onlar bizi yavaş yavaş ele geçiriyor.
Önce “bunu alırsam daha mutlu olurum” diyoruz.
Sonra “bunu korumam lazım” diyoruz.
Sonra “bunu temizlemem, bakımını yapmam, yenisini almam lazım” diyoruz.
Ve gün bitiyor.
Hafta bitiyor.
Yıl bitiyor. Oysa bir insanın yanında oturup susmak,
Ya da ağlamak,
Ya da gülmek…
Hiçbir eşya bunu veremiyor. Para verip aldığımız her şey,
Bizden bir parça zaman, bir parça dikkat, bir parça sıcaklık çalıyor.
Ve biz bunu fark etmiyoruz, çünkü etrafımız eşyalarla dolu olduğu için “zengin” hissediyoruz.
Ama içimiz bomboş.
Endülüs'ün Çöküşünden 5 Dersle "800 Yıllık Medeniyet Nasıl Silinir?"
711'de Tarık bin Ziyad İberya'ya çıktı. 1492'de son sultan Gırnata'yı teslim etti. 800 yıllık bir medeniyetin son perdesi:
Tavaif-i Mülük: Parçalanma
Endülüs Halifeliği çöktüğünde 30'dan fazla küçük krallığa bölündü. Her biri birbirine düşman. Hristiyanlar tek tek yuttu.
Ders: Parçalanma, düşmana sofra kurmaktır.
Lüks ve Rehavet
Kurtuba dünyanın en gelişmiş şehriydi. Aydınlatılmış sokaklar, kütüphaneler, hamamlar. Ama konfor savaşma iradesini öldürdü.
Ders: Refah rehavet doğurursa, refah kendi mezar kazıcısı olur.
Düşmanı Küçümseme
Endülüs sultanları kuzeydeki Hristiyan krallıkları "barbar" olarak görüyordu. Bu "barbarlar" yavaş ama kararlı şekilde güneye ilerledi.
Ders: Küçümsediğin düşman, seni yok edecek kadar güçlenebilir.
Kuzey Afrika'dan Yardım Paradoksu
Murabıtlar ve Muvahhidler Kuzey Afrika'dan yardıma geldi ama her seferinde Endülüs'ü de kontrol altına aldı. Yardım alan bağımlı hale geldi.
Ders: Dışarıdan gelen kurtarıcı, bir gün efendine dönüşebilir.
Son Sahne: Ebu Abdullah'ın Gözyaşları
Gırnata'yı teslim eden son sultan ağladı. Annesi Ayşe dedi: "Erkek gibi savunamadığın yere kadın gibi ağla."
Ders: Ağlanacak zaman geçtiğinde ağlamanın anlamı yoktur. Zamanında savaşılmalıydı.
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
ABD, İran'ı bombalarken Çin neden susuyor ?
Çoğu kişi aynı soruyu soruyor.
"Çin neden sessiz? Enerji ortağı bombalanıyor. Ticaret yolu yıkılıyor. Neden tepki vermiyor?"
Cevap o kadar basit ki çoğu analist kaçırıyor.
Düşmanın kendi kendini yok ederken araya girmezsin.
Anlatıyorum...
Herkes "ABD ve İsrail İran'ı vurdu" diyor.
Ama İran ne yaptı?
Lütfen dikkatli okuyun.
Birincisi: Hürmüz Boğazı.
Dünya petrol arzının %20'si bu boğazdan geçiyor. Her gün milyonlarca varil. Dünyanın en kritik deniz geçiş noktalarından birisi.
İran kapattı.
Donanmayla değil. Savaş gemisiyle değil. Ucuz drone'larla.
İran tek bir savaş gemisi kullanmadan dünyanın en kritik deniz geçiş noktalarından birini kapattı. Körfez ülkeleri ekonomik olarak çok ağır yara aldı.
İkincisi: Körfez ülkelerini vurdu.
Kuveyt hedef alındı. Irak hedef alındı. Suudi Arabistan hedef alındı. BAE hedef alındı.
Rakamları açıklayayım.
Sadece BAE'ye: 189 balistik füze 941 drone saldırısı düzenlendi.
Bu ülkeler onlarca yıldır Amerika'dan silah aldı. Trilyonlarca dolar harcadı. Patriot sistemleri. THAAD sistemleri. "Dünyanın en gelişmiş hava savunması" dediler.
Ne oldu?
BAE savunma sistemi 189 balistik füzeden sadece 3'ünü düşürdü. 941 drone'dan sadece 121'ini engelledi.
Milyarlarca dolarlık savunma sistemi boş boş baktı.
35 bin dolarlık drone'lar şehrin ortasına düştü.
Ve tüm dünya asıl meseleyi gördü.
35 bin dolarlık drone'u düşürmek için 1.4 milyon dolarlık füze atıyorsun.
Bu rakamı tekrar okuyun. 35 bin dolara karşı 1.4 milyon dolar.
Bunu şöyle düşünün.
Evinize her gün taş atıyorlar. Her taş 1 lira. Siz her taşa 40 liralık mermi harcıyorsunuz. Ama evinizin bazı camlarına taş isabet ediyor. Bazı camları kırıyor. Televizyonunuzu parçalıyor.
Bu savaş sürdürülebilir değil. Ve İran bunu biliyor.
Herkes "Çin hiçbir şey yapmıyor" diyor.
Yanlış.
İran'ın füzeleri Amerikan GPS'i yerine Çin uydularıyla hedef buluyor. Körfez ülkelerindeki kritik hedefler ABD üsleri, veri merkezleri, üretim tesisleri hepsi Çin uydusu ile bulunuyor.
Savaştan önce ne oldu?
Rusya, Çin ve İran Hürmüz Boğazı'nda ortak deniz tatbikatı yaptı.
Çin ringe çıkmadı. Ama rakibi antrenmanda kendisi hazırladı.
Navigasyonu verdi. Teknolojiyi sağladı. Tatbikatla koordinasyonu yaptı.
Sonra kenara çekildi ve izlemeye başladı.
Şimdi Körfez ülkelerinin gözünden bakın.
Onlarca yıldır Amerika'dan silah aldın. Trilyonlarca dolar harcadın. "Güvendesiniz" dediler.
İran 35 bin dolarlık drone'larla havalimanını vurdu. Otelini vurdu. Limanını vurdu.
Ve sonra Amerika sana dönüp ne dedi?
"ABD tahvili almaya devam edin."
Sonuç?
Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt ve Katar masaya oturdu. ABD ile imzaladıkları kontrat maddelerini inceliyorlar. Yatırım taahhütlerini iptal etmeyi tartışıyorlar. Mevcut varlıklarını satmayı değerlendiriyorlar.
Bu ülkeler birkaç ay önce ABD'ye 2 trilyon doların üzerinde yatırım taahhüdü vermişti.
Şimdi çıkışı tartışıyorlar.
Bunu Çin yapmadı. ABD kendi elleriyle yaptı.
ABD müttefiklerinin tamamını sadece kendi çıkarları için savaşın içerisine soktu. Sattığı silahlar müttefiklerini koruyamadı. Sonra aynı müttefiklere "bize yatırım yapın" dedi.
Matematik artık çalışmıyor. Matematik çalışmayı bırakınca sadakat de kaybolur.
Herkes Amerika'ya bakarken Çin son 10 yılda sessizce neler yaptı?
2023'te Suudi Arabistan Çin'e yuan ile petrol satmaya başladı. Bu tek başına bir ay boyunca manşet olmalıydı. Olmadı.
BRICS genişledi. Suudi Arabistan, BAE ve İran 3 enerji devi aynı blokta toplandı.
Çin SWIFT'e alternatif olarak CIPS'i kurdu. Batı dışı ülkeler artık dolar kullanmadan ticaret yapabiliyor.
Bu hamlelerin hepsi İran'a tek bir bomba düşmeden önce yapıldı.
En sessiz ama en yıkıcı hamlelerden birisi.
Çin kesintisiz şekilde ABD tahvili satıyor.
Çin'in ABD tahvil stoğu zirvede 1.3 trilyon dolardı. Kasım 2025 itibarıyla 682 milyar dolara düştü. 2008'den bu yana en düşük seviye.
Peki o parayla ne alıyor?
Altın.
Şimdi Çin'in asıl hamlesine gelelim.
Afrika. Dünyanın en genç kıtası. 2050'de nüfusu 2.5 milyar olacağı tahmin ediliyor.
Çin 20 yıl önce anladı: Kim Afrika'nın altyapısını inşa ederse 21. yüzyılın sahibi olur.
ABD ne yaptı?
Irak ve Afganistan'da 4 trilyon dolar harcadı. Y��ktı. Bombaladı. Sonra çekildi. Geriye kaos bıraktı.
Aynı dönemde Çin ne yaptı?
49 Afrika ülkesine 182 milyar dolar altyapı yatırımı yaptı.
-Kenya'da demiryolu inşa etti.
-Etiyopya'da baraj kurdu.
-Cibuti'de liman açtı.
-Nijerya'da 20 milyar dolarlık petrol ve gaz tesisi kuruyor.
-Kongo'da 10 milyar dolarlık hidroelektrik santral inşa ediyor.
-Namibya'da Afrika'nın en büyük güneş enerjisi santralini kurdu.
-Ruanda'da teknoloji merkezi açtı.
-Kıta genelinde Huawei altyapısıyla telekomünikasyon ağı ördü.
2025'te Afrika-Çin ticaret hacmi 348 milyar dolara ulaştı.
Bunu nasıl yaptı?
Tek kurşun atmadan. Tek rejim değiştirmeden. Tek yaptırım uygulamadan. Tek demokrasi dersi vermeden.
ABD 4 trilyon dolarla yıktı. Çin 182 milyar dolarla inşa etti.
Daha azıyla daha fazlasını kazandı.
Şimdi kendinize sorun: 2040'da 2.5 milyar Afrikalı hangi ülkenin telefonunu kullanacak? Hangi ülkenin ağında internet kullanacak? Hangi ülkenin demiryolunda taşımacılık yapacak?
Cevabı Çin verdi. Altyapıyı kuran kuralı koyar.
Napolyon demiş ki: "Düşmanın hata yaparken asla araya girme."
Xi Jinping bunu 50 yıllık bir doktrine çevirdi.
Çin savaşmıyor. İnşa ediyor.
Çin tehdit etmiyor. Kontrat imzalıyor.
Çin bağırmıyor. Susuyor.
Ve her geçen gün Amerika'nın kendi elleriyle yıktığı ittifakları sessizce devralıyor. Avrupa Çin'e yönelmeye başladı. Körfez ülkeleri Çin'e yönelmeye başladı. NATO içerisinde çatlak oluşmaya başladı.
Amerika her savaşla trilyonlar harcıyor. Cephaneliğini tüketiyor. Enerji piyasalarını karıştırıyor. Sattığı silahların işe yaramadığını kanıtlıyor. Körfez ortaklarını kaybediyor. Tüm Dünya'yı Pekin'in 20 yılda kurduğu sisteme doğru itiyor.
Herkes soruyor: "Çin neden sessiz?"
Çünkü sessizlik stratejinin ta kendisi.
Ve şu an süreç Pekin'in beklediğinden bile hızlı işliyor.
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: “İsrael ile olan ekonomik ve ticari ilişkilerimizi tamamen kesme kararı aldık ve hava sahamızı İsrael uçaklarına kapattık.”
⭕Aralarında 5 Müslüman ülkenin de bulunduğu Lahey Grubu, İsrail’e karşı ambargo kararı aldı
• İsrail ile silah ticareti yasaklandı
• Limanlar, İsrail bağlantılı gemilere kapatılacak
• Tüm İsrail sözleşmeleri iptal edilecek
İmza atan ülkeler: Bolivya, Kolombiya, Endonezya, Küba, Malezya, Güney Afrika, Irak, Libya, Nikaragua, Umman, Saint Vincent.
Hep söylerim şımarıklık akıl sağlığına iyi gelmiyor.Hatta şımarıklığı in fazlası insanı şirke götürüyor.Rızkın sahibi ancak Allah'tır.Tarih Kendini rızık sahibi olarak görenlerin ibret dolu hikayeleri ile dolup taşmakta.Söylenecek çok şey var da platform da edeb de izin vermiyor.
🔴AK Parti Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar, Sakarya'da katıldığı partisinin ilçe kongresinde dikkat çeken ifadeler kullandı.
📍Vekil Bayraktar,, “Yaptık mı oluyor, AK Parti olmasa ekmek bulamazdınız, vatanınız olmazdı” dedi.
AYRINTILAR
https://t.co/NprLVm3Odv
City of London adına Timothy Ash adlı biri Bakan M.Şimşek istifa eder ya da görevden alınırsa 20 Milyar $ çekeriz diye tehdit ediyormuş. Bu adam, AK Partiyi, Erdoğanı, TEKNOFEST'i övüyor diye TRT, AA bu adamdan demeç alıyor.
TEK GERÇEK BU MU?
Turizm Bakanını görevden alırsak otel rezervasyonlarınız iptal mı edilir yoksa.
İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House’de “kıdemli analist” olarak görev yapan İngiliz ekonomist Timothy Ash: Nazik bir şekilde(!?), diplomatik bir dille “Memur ve emekli maaşlarında gerçek bir kesinti olmadan, Mehmet Şimşek’in tasarruf programı yeterli mi?” diye soruyor!
Dostumuz, Müttefiklerimiz, Stratejik ortaklarımız ABD, AB, İngiltere ve dahi İsrail, hangi bakanların ya da siyasilerin sponsoru acaba.
Önce Altın ithalatına kota getirdiler. Altın üreticisi firmalar fabrikalarını yurt dışına taşımaya başladı.
Şimdi de altın satışına kısıtlama geliyor..!!!
Bakan Şimşek'in, vatandaşların küçük miktardaki paralarını Türk lirası yerine alternatif varlıklara yatırmalarını sınırlamak amacıyla darphanenin çeyrek gram ve yarım gram altın üretimini yasaklaması bekleniyor.
Nakit para ortadan kalkıp, dijital paraya geçince en değerli maden altın ve gümüş olacak.
Yavaş yavaş dijital kölelik sisteminin taşları döşeniyor.
Deccaliyet sistemi kurmak isteyenlere asla boyun eğmeyeceğiz!
Sakarya üniversitesi kantinlerinde nakit para kabul edilmiyor. Böyle saçma bir uygulama olur mu? Dijital puana adım adım alıştırma merhaleleri. Karbon ayak izimiz fazlaysa çay içemeyeceğiz zaar.