Hastanede çalışan torpille işe girmiş temizlikçi düşünün,
çalışmıyor ve iş arkadasları idareye söylüyor, başhekim bey uyarıyor ama görevden alınan bashekim oluyor
Ülkemizde TORPİLİN geldiği yere bakın
liyakatsiz insanlara bakın.!
Başlar ayak, ayaklar baş olmuş yazık!
Ankara’da 11 yaşındaki Yiğit Cem Altınok’un akranları, iddiaya göre Altınok’a ait bisikletin frenlerini koparıp, “Bu yokuştan inersen seni de mahalle maçına alacağız” dedi.
Altınok yokuştan inmeye başladı ve frenlerin tutmadığını görünce ayaklarıyla durmaya çalıştı ve bağırdı, ancak istinaf duvarına çarparak can verdi.
Frenleri kopardığı öne sürülen şahıslar, hiçbir şey yapmadan Altınok’un ölümünü izledi. #YiğitCemİçinAdalet
Yalan ve iftiralarınızda boğulun
Artık saygı ve edep sınırları iyice aşıldı
Bir kere babam vefat etmeden 1 ay önce Ankara'da bile değil Ayvalık'taydı. İkincisi uzunca bir süredir de ofisine gitmiyordu
Hayatta olmayan vefat etmiş biri üzerinden bu yalanları sıralamak, insanlara iftiralar atmak için etikle ipleri atmış olmak gerekiyor.
Yaptığım haber doğru. Zaten doğru olduğu için böyle çirkin bir karalama kampanyasına maruz kalıyorum
Yeter artık. Terbiyesizler
Uyuşturucu ilkokula inmiş, reşit olmayan çocuklar mafyalaşmış, her yer haraç kesen, mala çöken, ırza kast eden insan dolu, polisiniz genç kızların mahremine bile saygı göstermeden hükumet korumakla meşgul.
Yer: MARDİN
13 yaşında bir kız
ve bekareti bozulmasın diye Midenize kramp girmeden aşağıdaki yazıyı okuyabilir misiniz bilmiyorum. Ama isimleri okuyun derim. Unutmamak için.
Recep Sakız (Kızıltepe Kaymakamlık Yazı işleri Müdürü),
Ben Eren Üner, 23 yaşındayım. İstanbul Tarih Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Saraçhane protestocularına yapılan işkenceleri, herkese açık kendi sosyal medya hesaplarından paylaşan Çevik Kuvvet Polisleri'ni kişisel sosyal medya hesabımdan haber yaptığım için; 24 Mart Pazartesi saat 23:00'ten 25 Mart Salı 05:00'e kadar Vatan Emniyet'te işkence gördüm. İki hafta, 25 Mart - 9 Nisan tarihleri arasında cezaevinde yattım.
Proje okullarında torpil düzeni ifşa olmuştur!
Millî Eğitim Bakanlığı’nın “özel program ve proje uygulayan okullara” yaptığı öğretmen atamaları, kamu vicdanını yaralamış; liyakat değil, sadakat esas alınmıştır. Yüksek lisans yapmış, ödüllü, başarılı öğretmenler dışlanmış; yandaş sendikaya üye olanlar ödüllendirilmiştir!
Eğitimde başarıyı değil, biat edenleri ödüllendiren bu anlayış, Cumhuriyet’in eğitim mirasına ihanettir. Proje okullarını siyasi kadrolaşma merkezine çeviren bu sistem, adil atama değil, açıkça siyasi kayırmacılıktır.
Bu ülkenin öğretmenleri torpile değil, liyakate güvenmek istiyor!
Çocuklarımızın geleceği yandaşlara teslim edilemez!
Bu düzen değişecek, eğitim yeniden halkın olacak!
İzmir Barosu, tutuklanan 6 öğrencinin Menemen Cezaevi’nde 30-40 gardiyanın işkencesine uğradığını açıkladı.
Cezaevi doktoru da işkencenin üzerini örttü.
(Bu doktor, darp izlerini gösteren gençlere “hani direnişçiydiniz” diyerek -kıt aklınca- bir de dalga geçti)
Gardiyanlar ve doktor hakkında mutlaka dava açılmalı.
Aileler suç duyurusunda bulunmalı.
Baro zaten şikayette bulundu.
Yazmayayım, ailelerin moralini bozmayayım diyorum ama yazacağım, olmaz çünkü böyle:
1- Metris’te vezne kapalı. Maddi destek ağımız var ama çocuklara para gönderemiyoruz. Tatil sonrası açılacak diyorlar.
Çocuklar günde 1 öğün kahvaltıyla -1 yumurta 1 ekmek- duruyorlar (o da gece veriliyor).
2- Hem Silivri’de hem Metris’te kantinlerin kapalı olması sorunu var. Sağolsun Chp’li vekillerimiz uğraşıyor ama sorun devam ediyor özellikle Silivri’de. Vekiller cezaevini ziyarete geldiğinde açıyorlar veya ara ara kısa süreli açıyorlar fakat açtıklarından kimsenin haberi olmuyor. Kimi zaman da kantin açılıyor ama personel olmuyor.
Dolayısıyla çocukların suyu bile azalmış durumda şu anda. Cezaevi tarafından verilen yemekle yetiniyorlar. İç çamaşırı vs alamıyorlar. Günlerdir aynı kıyafetlerle duruyorlar. Hijyen sorunu had safhada.
3- 5 arkadaşımız cinayet hükümlüleriyle aynı koğuşta kalıyor. Koğuşta 57 kişiler. Mahkumlar baskı uyguluyor. Gece başımıza bir şey gelir diye tuvalete gidemiyoruz, diyorlar. Arkadaşlarının olduğu koğuşta yerde yatmaya bile razılar.
4- Sınavları var, en çok ona endişe ediyorlar. Bir yandan meslektaşlarım çocuklara sınav notu toplamaya çalışıyor.
Kitap bile almıyorlar içeri, kitapları yok.
Bu çocukları haksız yere bayram vakti oraya hapsettiniz, bari insanca yaşam koşulları sunun. Bütün bunlar “kötü muamele” kapsamına girer. Sizler şeker yiyip bayramlaşırken -kabul etmeseniz de- bu pırıl pırıl gençler aç susuz, korku ve endişe içinde, dört duvar arasında nefes almaya çalışıyor.
Hukuk kuralları dururken vebal, günah, vicdan gibi kavramlardan bahsetmeyi hep zul saydım. Ama artık bu kavramlarla konuşuyoruz. Ayıptır, günahtır! Vebali büyüktür!
Gözaltı sırasında ve Emniyette yaşadıklarını ifadesinde anlatan bir başka kadın
🗣️ "Çıplak şekilde arandık. İç çamaşırı çıkarılan bir arama oldu, mememe dokunuldu"
🗣️ "8 saatten fazla ters kelepçeli kaldık"
🗣️ "2 erkek polisin şiddetine maruz kaldım"
Tutuklanan bir kadının ifadesi.
Dövülerek tutuklandım.
Tutuklandıktan sonra 1.90 boyunda sakallı bir adam gelip gögüslerimi elledi.
Korkudan altıma kaçırdım.
Şikayetçi olmamam için kadın polisler baskı yaptı.
Aileme haber verilmedi.
Okurken dişlerim sıktım.
Günü gelecek.