📌 Teşvik Ek Ödeme Sistemi Çöküyor: Artık Değişim Zamanı Gelmiştir
Sağlık Uygulama Tebliği’nde yapılan fiyat artışları, artık teşvik ek ödeme sistemini beslemeye ve diş hekiminin emeğinin karşılığını oluşturmaya yetmemektedir.
Dağıtım oranlarındaki düşüşlerle birlikte diş hekimlerimizin bu ay aldığı teşvik ek ödeme tutarları, geçen yılın aynı ayına göre fiilen daha düşük kalmıştır.
Üstelik “kurum hedef katsayısı” gibi uygulamalarla performans sistemi içinde yeni bir performans sistemi icat edilmiş; diş hekiminin emeği daha da belirsiz, güvencesiz ve öngörülemez hâle getirilmiştir.
Devlet hastanelerinde çalışan diş hekimlerimiz ise klinik yetersizlikler, işlem imkânlarının sınırlılığı nedeniyle, puan üretmeyen memurun aldığı teşvik ek ödemelerin dahi altına düşen ödemelerle karşı karşıya kalmıştır.
Bu tablo çok açıktır:
❌ Mevcut teşvik ek ödeme sistemi ekonomik gerçeklere cevap vermemektedir.
❌ Çalışma barışını zedelemektedir.
❌ Sağlık hizmetinin sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir.
❌ Diş hekimi emeğini değersizleştirmektedir.
Diş hekimliği; yüksek sorumluluk, yoğun emek, bilimsel bilgi ve kesintisiz hizmet gerektiren bir meslektir.
Böyle bir mesleğin gelir yapısı; performansa, katsayıya, hedefe ve belirsiz dağıtım oranlarına mahkûm edilemez.
📌 Diş hekimi gelirleri; izin, rapor ve benzeri durumlarda kesintiye uğramayan, performanstan bağımsız, sabit ve güvence altına alınmış kök maaş esas alınarak yeniden düzenlenmelidir.
📢 Diş hekimi emeğinin değersizleştirildiği, gelirlerin belirsizliğe mahkûm edildiği bu sistem sürdürülemez.
Artık geçici düzenleme değil, köklü reform şarttır.
Türkiye’de senelerdir diş hekimleri sessiz bir şekilde atanamadan yok olurken,
Sağlık Bakanı’nın yardımcısı Yasemin Özkan’ın:
• Kocasının Marmara Üniversitesi’nde Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı olduğu,
• Oğlunun da yine Marmara Üniversitesi’nde doktora yaptığı belirtildi.
• Yasemin Özkan’ın aynı zamanda Marmara Üniversitesi’nin eski dekanı olduğu biliniyor.
Yasemin Özkan ise bu iddialara yanıt vermek yerine İslam’ın 5 şartını paylaşmış.
BU ÜLKEDE BİR YERE GELMEK İÇİN İLLA BİRİNİ Mİ TANIMAK LAZIM? BU ÜLKEDEKİ AHLAKİ ÇÖKÜŞ İŞTE BU NEDENLE ÖNLENEMİYOR. DİNİ DE BUNA ALET ETMEYE ÇALIŞIYORLAR.
Senelerce en başarılı öğrenciler devlete atanamıyor. Özel sektörde, diş fakültesiyle alakası olmayan kişilerin kliniklerinde en iyi ihtimalle 40-50 bin TL maaş alıyorlar. Bu ülkenin gençleri kendi ülkesine küsüyor.
Uzman olmak için on binlerce diş hekimi sınava giriyor. Devlete atanmak için yine on binlercesi atama bekliyor.
Siz devlette dişiniz için randevu bulamazken, on binlerce atanmayı bekleyen diş hekimi var.
Şimdi ise doktoranın kaldırıldığı ve doktora programına girmiş öğrencilerin otomatik olarak uzman sayılacağı belirtiliyor. Diş hekimleri bunun, üst düzey yetkili ailelerin çocukları için yapıldığını düşünüyor.
Bu insanlar her gün mail atıyor. Yazdıklarını okuduğumda benim bile psikolojim bozuluyor.
Ülkede o kadar israf yapılırken başarılı gençler istihdam edilemiyor.
Bu sene uzman olmak için sınava gireceklerin sayısının 14.000 olması bekleniyor. Sorun her geçen yıl daha da artıyor ve çözüm yok.
Tuğgeneral resmi araç dediğin renault. Şoför dediğin asker. Kendisinin değil ordunun saygınlığı için. Lojman dediğin 3 senede bir şehir değiştirip ailesini yanında sürüklediği için. Güvenlik dediğin terörle mücadele için. Tazminat dediğin de oyaktan kendi yatırdığı parası.
🎁 Finbosoft Pro Üyelik Çekilişi!
3 kişiye 🎯 Finbosoft Pro Üyelik hediye ediyoruz!
Finbo Pro ile:
📊 Gelişmiş filtreleme
📈 Detaylı bilanço analizi
🤖 Yapay zekâ yorum analizi
📌 Finbo Pro Skor erişimi
tamamen sizin olacak.
⸻
Katılım Şartları:
✅ @FinansveBorsaX hesabını takip et
✅ @Finbosoft hesabını takip et
✅ Bu tweeti RT yap
✅ Yoruma 2 arkadaşını etiketle
Hepsi bu kadar 👇
Kazananlar Çarşamba akşamı açıklanacak.
Hazırsanız başlıyoruz 🚀
#Finbosoft #Çekiliş #BIST100 #HisseAnalizi #TemelAnaliz
📢 Türkiye’de Aktif Vergi Mükellefliği OECD Ortalamasının Gerisinde
Türkiye’de yaklaşık 21,6 milyon aktif vergi mükellefi bulunmasına rağmen, nüfusa oranla aktif gelir vergisi mükellefi oranı yalnızca %31,6 seviyesinde.
📉 OECD ülkeleri ortalaması ise %51,8.
🔎 Bu tablo neyi gösteriyor?
👉 Türkiye’de beyanname vererek sisteme dahil olan mükellef sayısı, gelişmiş ülkelere kıyasla oldukça düşük.
👉 Kayıt dışı ekonomi hâlâ ciddi bir sorun olmaya devam ediyor.
👉 Vergi yükü, büyük ölçüde ücretli ve bordrolu çalışanların omuzlarına yığılmış durumda; özellikle kamu sektöründe çalışan diş hekimleri bu yükü daha fazla hissediyor.
🔴 OCAK ENFLASYONU AÇIKLANDI: MAAŞLARIMIZ "RESMEN" ERİDİ!
OCAK 2026 Aylık Enflasyon: %4,84
Yıllık Enflasyon: % 30,65
Temmuz 2026'da uygulanacak %7 zam, bu enflasyon oranları karşısında alım gücümüzü korumaya yetmemektedir.
Alım gücümüz tarihin en düşük seviyelerinde. Gerçek enflasyon ve refah payı istiyoruz!
#TÜİK
🚨 YILLIK İZİN HAKKININ EK ÖDEME KESİNTİSİYLE SINIRLANDIRILMASI HUKUKA AYKIRIDIR
📌Sağlık Bakanlığı bünyesinde kamu kurumlarında görev yapan diş hekimleri, yıllık izin haklarını kullanma konusunda hem idari uygulamalar hem de mali düzenlemeler nedeniyle ciddi ve sistematik hak kayıplarına uğramaktadır.
❗Anayasa ve kanunlarla güvence altına alınmış bir dinlenme hakkı olan yıllık izin, fiilen kullanılamaz hâle getirilmekte; bu durum hukuka, hakkaniyete ve kamu yararına açıkça aykırılık teşkil etmektedir.
📌657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uyarınca, devlet memurlarının yıllık izin kullandıkları süre boyunca asli maaşlarında herhangi bir kesinti yapılması öngörülmemiştir. Buna rağmen Sağlık Bakanlığı tarafından 2024 yılında yürürlüğe konulan ek ödeme yönetmeliği ile yıllık izin kullanımına fiilî sınırlamalar getirilmiş; diş hekimlerinin mali hakları izin kullanımına bağlanarak dolaylı bir yaptırım mekanizması oluşturulmuştur.
📌Söz konusu düzenlemeye göre, aylık en fazla beş gün ve yıllık toplam on iki günü aşmayan yıllık izin kullanımlarında taban ödeme ve teşvik ek ödemeden kesinti yapılmamakta; ancak bu sınırların aşılması hâlinde diş hekimlerinin taban ödeme ve teşvik ek ödemelerinde kesinti uygulanmaktadır.
🫵Bu durum, kanunla tanınmış yıllık izin hakkının mali kayıp tehdidi altında kullanılmasını zorunlu kılmakta; diş hekimlerini ya izinlerini parçalı ve işlevsiz biçimde planlamaya ya da ekonomik kaybı kabullenmeye zorlamaktadır.
❗Oysa mevzuat uyarınca, kamu görevlilerine ilk on yıl için yılda yirmi gün, on yılın üzerinde hizmeti bulunanlar için ise otuz gün yıllık izin hakkı tanınmıştır.
📌Mevcut uygulama nedeniyle, yıl içerisinde kesintisiz ve hakkaniyetli biçimde kullanılabilen izin süresi on iki gün ile sınırlandırılmaktadır. Kalan izin günleri ya fiilen kullanılamamakta ya da ciddi mali kayıplar pahasına kullanılabilmektedir.
📌Bu durum, yıllık izin hakkının özüne aykırılık oluşturmakta ve hakkın kullanılmasını fiilen cezalandıran bir sonuç doğurmaktadır.
📌Yoğun iş yükü, yüksek hasta sayısı, mesleki riskler ve tükenmişlik tehdidi altında görev yapan diş hekimleri açısından yıllık izin, yalnızca bir idari hak değil; aynı zamanda mesleki sürdürülebilirlik, hasta güvenliği ve kamu hizmetinin niteliği açısından zorunlu bir ihtiyaçtır.
❗Buna rağmen mevcut ek ödeme yönetmeliği uygulaması, dinlenme hakkını mali yaptırımla sınırlandırarak ölçülülük ilkesini ihlal etmekte; eşitlik ve hukuki güvenlik ilkeleriyle de bağdaşmamaktadır.
📌Bu nedenlerle, diş hekimlerinin yıllık izin kullandıkları süre boyunca taban ödemelerinin kesintiye uğraması, hukuka aykırı bir uygulama niteliği taşımaktadır.
🫵Yıllık izin hakkının, ek ödeme kesintisi tehdidiyle fiilen ortadan kaldırılması kabul edilemez niteliktedir.
Dişheksen olarak, meslek onuruna yaraşır tek kalem maaş talebimiz saklı kalmak kaydıyla; Sağlık Bakanlığı ek ödeme yönetmeliğinde yer alan bu adaletsiz ve hukuka aykırı uygulamaya karşı gerekli hukuki süreçlerin başlatılacağını ve diş hekimlerinin yıllık izin haklarının mali kayıp olmaksızın kullanılabilmesi için her türlü idari ve hukuki mücadelenin sürdürüleceğini kamuoyuna saygıyla bildiririz.
🫵Yıllık izin bir lütuf değil; anayasal ve yasal bir haktır. Bu hakkın dolaylı yaptırımlar yoluyla gasp edilmesine karşı sessiz kalınmayacaktır.
@saglikbakanligi@drmemisoglu@sbkhgm@sagliklicozum
#dişhekimliği
#dişhekimi
✅ Mesleğinize sahip çıkın meslek sendikanıza üye olun.
🔗 https://t.co/uXTsEApIHk
⚖ TEŞVİK EK ÖDEME DAĞITIM ORANLARINDAKİ ADALETSİZLİĞE KARŞI KASIM 2025’DE DAVA AÇTIK VE SÜRECİ TAKİP ETMEKTEYİZ.
📊 Sağlık Bakanlığı’nın 06.08.2024 tarihli Ek Ödeme Yönetmeliği ile belirlediği “dağıtım oranı” hangi nesnel ölçüte dayanıyor?
Bakanlık tarafından verilen resmi yanıtta;
❌ Formül yok
❌ Katsayı yok
❌ Ölçülebilir, açık bir hesaplama yöntemi yok
📉 Ortadaki tablo ise açıkça adaletsiz:
▪ Devlet hastaneleri: %34–35
▪ ADSH–ADSM’ler: %20
Bu oranlar, diş hekimlerinin aldığı ek ödemeyi doğrudan belirliyor.
🔍 Şeffaflıktan uzak bu sistem, hem iç hukuka hem de uluslararası normlara aykırı:
▪ ILO: Ücretlendirme açık, anlaşılır ve denetlenebilir olmalıdır.
▪ Anayasa: Aynı işi yapanlar arasında farklı ödeme varsa, bu fark nesnel gerekçelere dayanmalıdır.
▪ Avrupa Sosyal Şartı: Ücret sistemi adil, öngörülebilir ve şeffaf olmak zorundadır.
➡ Aynı sağlık hizmetini sunan hekimler, yalnızca çalıştıkları kurum türü nedeniyle %30–40’a varan gelir kaybına uğramaktadır.
Bu durum;
▪ Anayasa’nın belirlilik ve ölçülülük ilkelerine,
▪ Yönetmeliğin “ölçülebilir teşvik sistemi” amacına açıkça aykırıdır.
💰 Üstelik SUT fiyatları, diş hekimlerinin birçok branşa kıyasla hastanelere daha fazla gelir sağladığını ortaya koymasına rağmen, dağıtım oranının keyfi biçimde %20’ye sabitlenmesi kabul edilemezdir.
Bu uygulama orantısızdır ve hukuka aykırıdır.
✊ DİŞHEK-SEN olarak açıkça söylüyoruz:
Bu süreç sonuçlanana kadar takipçisiyiz. Gerekirse meydanlarda, gerekirse hukukta sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.
@saglikbakanligi@drmemisoglu@sbkhgm@sagliklicozum
#dişhekimliği
#dişhekimi
✅ Sendikamızın faaliyetlerini incelemek ve üye olmak için
🔗 https://t.co/auj4OGURsx