Üniversitedeyim, Erasmus’ta. Almanya’dan Italya’ya gezi için 3-4 günlüğüne gittik. Kolombiyalı bir arkadaşla, Frankurt- Roma/Milan-Frankfurt git gel uçak bileti 28€ aldık.
Roma’yı dolaştık. Venedik’e gittik. Orada arkadaşla bi konu hakkında tartıştık. Milan’a aynı otobüste ama farklı koltuklarda gittik.
Akşam 12 oldu, Milan’a vardık. Net yok, İtalyanca yok. Bir İtalyan’a ing sordum, beni merkeze kadar götürdü, bana hostel de baktı. Metro’dan indiğim yerde yukarı çıktık, karşımda Ayasofya döner. Selam verdik, Mardinli çıktılar. Bana yemek verdiler, çay verdiler, öğrenci olduğum için, para da almadılar benden.
Gece 2-3 e kadar orada sohbet ettik. Baktım sabah olacak, bari Milan’ı dolaşayım dedim. Hostele de gerek yok, 3-4 saat için. Çıktım.
Gece 2-3’te Milan’ı tek başıma turluyordum. Kimsecikler yok. Karşı kaldırımda bir sarhoş, yürüyor. Biraz sonra bir bank buldum, ana caddede, şemsiyemi açtım, Nisan ayı, hafif serin hava, uzandım. Kafamı da örttüm.
Bir baktım benim az önce karşı kaldırımda gördüğüm sarhoş da geldi, pantolonu bacağından yukarı çekti, uzandı. Uyudu.
Ben de köyde, çocukken sabah erken tarlaya giderken, o zaman gözümden akan uykuyu düşünmüştüm. Şimdi bambaşka bir diyarda, yapayalnız ama korku da yok… Hava serin, tarladaki gibi abi yok, anne ve baba yok.
Nerden nereye! Kendimle de gurur duyuyordum. Almanca öğren, ilk defa yurt dışına çık, kendini İtalya’da bul.
Muş’tan, Milan’a. Kısıtlı maddi imkanlarla…
1-2 saat geçti, uyumuşum, iki kişi, şemsiyemi kaldırdı. Suriye vs dedi. Sanırım mülteci olduğumu sandılar.
Almanca konuşunca bırakıp, gittiler.
Hayatımda ilk defa dışarda, yabancı bir şehirde, tek bir Allah’ın kulunu tanımazken, uyuyordum. Yerim rahat değildi ama aşırı özgür hissetmiştim.
Sabah oldu, çantamdaki elmamı kahvaltı niyetine yedim, havaalanına gittim.
Türkiye’ye dönüncen gençlere anlattım, siz de yapın dedim!
Bence de her insanın tatması gereken anılar…
Uzun zamandır sezinlediğim şeyin verisi. Türkiye korkunç bir noktada.
Avrupalılarda yakınlık, samimiyet, güven yok diyenler tamamen kendini avutuyor.
Dehşet verici bir görsel.
2 aya yakın bir zamandır eşim de ben de kahve içmiyoruz. Bu esnada bir de sabah supplementlerimde ufak değişiklikler yaptım.
Çalışırken odağım öyle bir seviyeye geldi ki, blokladığım aralıklarda günde 5 saatten fazla full focus çalışıyorum. Çok uzun yıllardır ilk defa böyle bir performans halindeyim.
Bunu söylemişken, kafein ile ilgili yıllar önce yapılan araştırma aklıma gelmiyor değil, örümceklere aşağıdaki maddeleri vermişler, kafein ve uyku hapı resmen çıldırtmış hayvanları.
Kafein'in böyle inanılmaz negatif bir etkisi var.
Bir de şunu fark ediyorum, kafein almadığım için, kafein aldığım zamanlardaki halimle şu anki halimi kıyaslayabiliyorum. Kafein'in vücudumda yarattığı etkiyi de hiç sevmediğimi fark ettim.
Çay, ara sıra içtiğim kola (zero değil, normal kola. Mesela en son 3 hafta önce içtim), ayda 3-4 küçük şişe içtiğim maden suyu, kahvaltıda portakal suyu ve akşam yemeğinde eşimin yaptığı şekersiz soğuk çay (bazen) dışında, ayran da dahil olmak üzere hiçbir başka içecek içmiyorum.
BREAKING –
Many Spanish restaurants are refusing to serve Israelis and ki¢king them out
"You sons of b*tches kiII people and come here to spend your holidays”
@sercntas@semihbbas1@jurnalhabertr Arkadaşım emekli olduktan sonra ayrıl, istersen 50 yıl kuluçkaya yat. Eninde sonunda aile evinden ayrılacaksın ve ayrıldıktan sonra aldığın kararlarla aile evinde yaşarken aynı olaya aldığın kararlar aynı olmayacak!
Ben aile evinde kendini geliştirmezsin demiyorum olgunlaşamazsın
@semihbbas1@jurnalhabertr Arkasından konuşur cümlesi manidar olmuş biraz. Ben bu yazdığın varsayımlara karşıyım demiyorum ki.
Diyorum ki kuşun uçması için yuvadan atlaması gerekiyor. Sen biliyosun ben biliyorum herkes biliyor. Bunu kabul eder misin ya. Bana hayat planını anlattın hiç gerek yoktu.