Diyarbakır’da Kürt Dil Konferansı yapıldı.
Diyarbakır Belediyesi yöneticilerinin yönettiği konferansta alınan kararlar:
• Kürtçe bilmeyen personel için zorunlu dil atölyeleri düzenlenmesi
• Kurum, kuruluş, sokak, cadde ve park adlarının Kürtçeleştirilmesi
• Kürtçenin kurum içi yazışmalarda esas dil olması
• Kurum ve kuruluşların dil çalışmaları için bütçelerinden özel pay ayırması
• Kurumların resmi internet siteleri, sosyal medya hesapları ve basın açıklamalarında Kürtçenin birinci dil olarak kullanılması; diğer dillerin çeviri olarak yer alması benimsendi.
• Kreşler, çocuk merkezleri, oyun odaları ve anaokulları gibi alanlarda Kürtçe çalışmaların yaygınlaştırılması
Bu kararlar Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3. maddesine açıkça aykırıdır.
“Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.”
Diyarbakır Belediyesi’nin “Kürtçe birinci dil olsun, kurum içi yazışmalarda esas dil olsun, sokak/cadde/park isimleri Kürtçeleştirilsin, personeli zorunlu Kürtçe kursuna sokalım” kararları resmi dilin değiştirilmesi girişimidir. Bu, belediye yetkisiyle yapılabilecek bir şey değildir. Fiili özerklik ilanıdır.
Belediye, Türk milletinin vergileriyle çalışıyor. Anayasa’yı hiçe sayarak “kendi devletçik” kuramaz.
@TC_icisleri@adalet_bakanlik
Bu anayasa ihlaline derhal müdahale edin. Gerekirse kayyum atansın, yasal süreç başlatılsın.
Türk milleti, vatanının ve dilinin bölünmesine izin vermeyecektir.
Bu kadar basit.
@bugra_ogretmen Halbuki öğretmen ileri görüşlü olan bireylerdir. İlerde o da evlenip çoluk çocuğa karışacak. Oh oh diyor ama yarın bir gün vah vah diyecek 😅
Türk Bilim İnsanı Akciğer Kanseri İlacı Buldu
Türk bilim insanı Dr. Gizem Karslı Uzunbaş'ın, MIT ve Harvard'a bağlı Broad Enstitüsü'ndeki ekibiyle birlikte 6 yıl süren çalışmasının ürünü olan akciğer kanseri ilacı, FDA onayı aldı.
Bu başarı sadece bilim dünyası için değil, milyonlarca hasta ve ailesi için de yeni bir umut anlamına geliyor.
Bir Türk bilim insanının dünya tıbbına yön veren bu başarısı alkışı hak ediyor.
Dr. Gizem Karslı Uzunbaş'ı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz. 👏👏🇹🇷🇹🇷🙏🙏🙏
@aykiri Pilsik kadın geliyor yardım edeceğine yaptırın dedik size yaptırın diye bağırıyor . Yaptırmazsanız kapıyı ölmek size hak demeye getiriyor . Yazıklar olsun
Diyarbakır'da malum takımın maçların devre arasında çaldığı şarkının klibine bakın:
Kadın teröristler oynuyor,bölücü başı bebek katili öcalan'ın bizzat uydurduğu sloganın şarkı yapılmış hâli.Orjinal videosu da budur. Bunlara Milli Takım forması hediye edenlere Allah akıl fikir versin.
Marketten aldıkları paketli kek, 6 yaşındaki çocuğun hayatına mal oluyordu.
Şölen Luppo Sufle marka ürünün içindeki koruyucu paketi çikolata sosu sanarak tüketen çocuk, ölümle burun buruna geldi.
Paketin içerisindeki demir tozu çocuğun iç organlarına yapıştı.
Antalya’da yaşanan olayda ailenin dikkati ve zamanında müdahalesi sayesinde çocuk hayata tutundu:
“Basit bir şeydir diye düşünerek hastaneye gittik. Röntgende, kekin içinden çıkan paketteki demir tozunun çocuğumuzun bağırsaklarına ve ciğerlerine yapıştığını, vücuttan kendiliğinden atılamayacağını öğrendik. Oğlum sonrasında nöbet geçirdi, kaybediyoruz sandık. Her şey çok korkunçtu…”
Şu anda Kolombiya'da en çok konuşulan olay!
Kolombiyalı bir kadın sokakta yürürken bir apartman dairesinin balkonunda dikkatini çeken bir manzara gördü.
İlk başta bunun küçük bir çocukla oynayan bir adam olduğunu düşündü. Ancak daha dikkatli bakınca adamın küçük çocuğu istismar ettiğini fark etti ve bağırarak çevredeki insanlardan yardım istedi.
İhbar üzerine gelen polis ekipleri, daireye baskın düzenledi. İçeride Teksaslı adamın defalarca istismar ettiği 7, 5 ve 15 yaşlarında üç çocuk bulundu.
Olay kısa sürede mahallede büyük öfkeye yol açtı. Toplanan kalabalık adamın yüzünün gösterilmesini talep ederken, polis şüpheliyi güvenli bir şekilde bölgeden çıkarabilmek için çevik kuvvet ekiplerinden destek almak zorunda kaldı.
📍Keklik insan için önemli bir kuş türüdür. Çünkü bir keklik hayatı boyunca 1 milyon tane kene yer. Keklik yemezsen ölmezsin, ama keklik olmazsa kırım kongodan ölebilirsin..Avcılara Duyurulur..‼️❌️
KAYIPLARIMIZ ARTMIŞ, SOSYAL MALİYET BÜYÜMÜŞ, SEYYANEN ZAM KAÇINILMAZ OLMUŞTUR
Mayıs ayı enflasyon oranı %1,71 yıllık enflasyon %32,61 olarak açıklandı. 5 aylık toplam enflasyon %16,61 olurken kamu görevlileri ve emeklilerimizin enflasyon farkı %5,05 olarak gerçekleşti. Memur ve emeklisine ilk 6 ay için %11’lik zam reva görülürken enflasyon şimdiden %16,61 seviyesine ulaştı.
Toplu sözleşme görüşmeleri sırasında esas alınan ve 2026 yılının tamamı için hedeflenen %16’lık enflasyon oranı ilk 5 aylık süreçte gerçekleşmiş oldu. Biz masada bu hedeflerin tutmayacağını, memur ve emeklisinin yüksek enflasyon altında ezileceğini, maaş ve ücretlerin enflasyon farkıyla gecikmeli olarak belirleneceğini ısrarla söyledik.
“Memur ve emekliler Temmuzda şu kadar zam alacak.” yanlışı yerine “Kamu görevlisi ve emeklisinin maaş/ücretleri Nisan ayından itibaren enflasyona yenildi.”Gerçeğini merkeze alarak konuşmak ve gereğini yapmak gerekiyor.
Kişi başına düşen milli gelir rekora koşuyor ise,büyüme rakamları istikrarlı şekilde devam ediyor ise,kamu görevlilerimiz ve emeklilerimiz büyümeden payını, milli gelirden hakkını alamıyor. 2021 Aralık ayından itibaren yıllık enflasyon %30’un üzerinde seyrediyor. Sıkılaşma politikaları sabit gelirlinin ücretlerini eritiyor, alım gücünü azaltıyor fakat enflasyonu düşürmüyor.
Kamu İşvereni; memuru enflasyona ezdirmek yerine Memur-Sen’i dinleyerek enflasyonu ezecek zam oranlarına imza atsaydı; bugün ne kamuda maaş ücret çarpıklığı ne de enflasyonun oluşturduğu kayıplar konuşulurdu. 7. Dönemdeki hatayı 8. Dönemde tekrar etmek; artık hata değildir. Tasarruf, kemer sıkmak ya da tutumlu olmak; olmayanı paylaşmada anlaşılır, olanı adaletsiz ve eşitsiz dağıtırken ne anlatılır ne de anlaşılır.
Bugün enflasyon konusu kadar önemli diğer başlık; çalışanlar arasında oluşturulan çarpıklık ve adaletsizliktir. Emeğin, alın terinin, hayat mücadelesinin kıyası olmaz!
Ömür boyunca verdiğimiz emeğin karşılığı, asli ve sürekli işin icracısı, kamu hizmetinin asli unsuru olarak cümle kuruyor, aynı işi yapanlar arasında oluşturulan çarpıklığı ısrarla gündeme getiriyoruz.
Kamuda en düşük memur maaşının konuşulduğu her masada ve mecrada diğer statülerdekilerinin en düşük ve ortalama ücretini görmezden gelen anlayış; aslında kamuda huzursuzluğa, kamu çalışanları arasındaki çatışmaya sessiz kalıyor demektir.
Beklentimizi, talebimizi, kamu görevlisinin sesini bir kez daha altını çizerek belirtiyoruz.
•Yasanın eksikliklerinin, Hakemin yetersizliklerinin faturasını memur ve emeklisi ödemesin.
•Üç ayda bir enflasyon hedefi güncellediği gibi kamu görevlisi ve emeklisinin maaşları güncellensin.
•Seyyanen zam verilsin, çalışanlar arasındaki adaletsizlik bitirilsin.
•4688 sayılı Kanun değişsin, aynı kanunla artık farklı sonuç üretilmesi beklenmesin.
🔴#SONDAKİKA | Karadeniz’de Kırım’ın batısında, Türk bayraklı balıkçı teknesine saldırı düzenlendi.
Batan teknede 1 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı.
Memurlara en son 2016 yılında 1 derece verilmiş. Aradan tam 10 yıl geçti bununla alakalı sendikalardan ne bir çalışma duyuyorum ne bir talep.
Benim 2-3 dönem üstlerim 7 senede yeşil pasaport almışlar biz hala 5/3 lerde takılıyoruz.
Kanal D'de ilk bölümü yayınlanan "Daha 17" isimli dizide yer alan sınıf sahnesinde öğrenci, öğretmene "Yeter, hoca!" diye sesleniyor. Güya öğrenci mağdur ve hakkını savunan taraf, öğretmen ise haksızlık yapan taraf olarak gösteriliyor. Bıktık bu saçma sapan dizilerden. Bıktık toplumun önüne öğretmeni atan, öğretmeni hedef gösteren yapımlardan. Öğretmenler, sendikalar ve Bakanlık artık sessiz kalmamalı! Herkes bu tip yapımlara karşı tepkisini göstermelidir!