@semil52@eczburhan@guney_ozturk Ayhan bey, ne var bunda..Gayet normal ama, sözleşme yapmak istemişler...
Delegenin reyini, para karşılığı almak, ruhsat icin euro, altın almak, belediye baskanina makam arabası renove ettirmek, hayatın olagan akışında gayet normal şeyler... abartmayın isterseniz..
@eczburhan@guney_ozturk Her şey inkar üzerine kurulu...
Kamera da çekse, görüntülü ses kaydı da olsa, şahitte olsa, inkar et, hain de, hakaret et...Ne de olsa kitle müsait, her şeyi satın almaya..
Malum kitle, Erdogan düsmanlıgı üzerinden, her şeye inanır, karşıda kim varsa lincler, hakaret eder.
İMAMOĞLU, SAVUNMA HAKKINI KENDİ KENDİNE ELİNDEN ALAN SANIK OLARAK TARİHE GEÇTİ...
Dünden bu yana muhalif medya organları ve bazı siyasetçiler tek bir cümleyi dolaşıma soktu.
"Ekrem İmamoğlu'nun savunma hakkı elinden alındı, savunma yapmasına izin verilmedi"
Oysa mahkeme salonunda yaşanan diyalogları metin halinde paylaşan ( https://t.co/PL44fiaSHS ) bu link baştan sona okunduğunda ortaya çıkan tablo bunun tam tersidir.
Mahkeme Başkanı, Ekrem İmamoğlu'nu defalarca savunmasına başlamaya davet etti. "Savunma yapacaksanız savunmanızı alalım, kimlik tespitine geçelim, savunmanızı alalım, ya savunmanızı alacağız ya da susma hakkınızı kullandığınızı zapta geçireceğiz, savunma yapmaktan kaçmaya çalışıyorsunuz, kimseye zorla savunma yaptırmam" ifadeleri, duruşma boyunca tekrar tekrar mahkeme başkanı tarafından dile getirildi.
Buna karşılık Ekrem İmamoğlu, hakkındaki suçlamalara geçmek yerine duruşma takvimi, 9 Temmuz tarihi, savunma süresinin ne kadar olacağı, avukatların konuşma süreleri ve mahkemenin çalışma planı üzerinden uzun bir tartışma yürüttü. Mahkeme başkanı her defasında konuyu aynı noktaya çekti, "Savunmanızı yapın"
Asıl tartışma da burada düğümleniyor.
Bir sanığın mahkemenin takvimine, ara kararlarına veya usul işlemlerine itiraz etmesi elbette mümkündür. Ancak bu itirazların varlığı, mahkemenin savunma yapmasına izin vermediği anlamına gelmez. Nitekim mahkeme başkanının temel yaklaşımı, "Usule ilişkin itirazlar kayda geçirilecek, ardından savunmaya geçilecektir" şeklinde oldu.
İmamoğlu ise savunmasına başlamadan önce mahkemenin belirlediği takvimin değiştirilmesini istedi. 9 Temmuz'da ilk celsenin tamamlanmayacağı yönünde güvence talep etti. Savunmasının ne kadar süreceğine ilişkin fiili bir garanti istedi. Avukatlarının hangi sırayla ve ne kadar konuşacağına ilişkin yeni bir planlama yapılmasını talep etti. Mahkeme ise mevcut takvimin değiştirilmeyeceğini söyledi.
İşte tam bu noktadan sonra yaşananlar, bugün kamuoyuna aktarıldığı gibi "savunma yaptırılmadı" değil, "savunmaya başlanmadı" gerçeğini ortaya koyuyor.
Mahkeme Başkanı onlarca kez aynı çağrıyı yaptı:
"Savunma yapacaksanız savunmanızı alalım"
"Kimlik tespitine geçelim"
"Ya savunmanızı yaparsınız ya da susma hakkınızı kullandığınızı zapta geçiririz"
"Ben kimseye zorla savunma yaptırmam"
Bu ifadelerin ardından İmamoğlu'nun savunmaya başlaması beklenirken, tartışma yeniden mahkemenin takvimi ve usul kararları üzerinden devam etti. Başkan ise bunun üzerine "Savunma yapmaktan kaçmaya çalışıyorsunuz" değerlendirmesinde bulundu.
Muhalif çevreler, yalnızca duruşmanın sonunda verilen disiplin kararını öne çıkarırken, öncesinde Mahkeme Başkanı'nın defalarca yaptığı "Savunmanızı yapın" çağrılarını görmezden geliyor.
Oysa İmamoğlu adına mahkeme sürecini manipüle etmek için açılan ( https://t.co/b4X2U2fcbp ) web sayfasında paylaşılan metin okunduğunda bile mahkeme başkanının sürekli savunmaya geçilmesini istediği; İmamoğlu'nun ise savunmasına başlamadan önce duruşma takvimi ve usulü tartışmayı tercih ettiği anlaşılacaktır.
Nitekim İmamoğlu'nun "Ben savunma yapmam. Ben yargılayacağım" sözlerinin ardından disiplin tedbiri uygulanıyor. Bu nedenle "Savunma yapmasına izin verilmedi" iddiası, mahkeme başkanı ve İmamoğlu arasında yaşanan konuşmaların bütünüyle örtüşmeyen bir manipülasyondur.
Sonuç olarak ortada tek bir gerçek var o da, "İmamoğlu'na savunma hakkı tanınmadı değil İmamoğlu savunma hakkını kendi kendine tanımadı" gerçeğidir.
@DrTasbas Bugün eleştiri ve sorulara tahammül edemeyenlerin, yarın güç ellerine geçtiğinde nasıl bir baskı düzeni kuracağını çok güzel ispat ediyor bu abla. Fırsat eline geçtiğinde nasıl bir faşist, nasıl bir diktatör anlayış çıkacağını bir kez daha gösterdiği için çok teşekkür ederiz
@doganburak29 Bugün eleştiri ve sorulara tahammül edemeyenlerin, yarın güç ellerine geçtiğinde nasıl bir baskı düzeni kuracağını çok güzel ispat ediyor bu abla. Fırsat eline geçtiğinde nasıl bir faşist, nasıl bir diktatör anlayış çıkacağını bir kez daha gösterdiğin için çok teşekkür ederiz.
@TanerGenek Yazının ana fikri....
"Piyasada en çok kazananlar en cesur olanlar değil; riski doğru yönetenlerdir
Finansal özgürlük, büyük riskler alarak değil, büyük hatalardan kaçınarak kazanılır"
@avcemilyedek2 Cemil başlamışsın gene aynı taktiklere, sulandırarak, egzajere ederek, konuyu bağlamından uzaklastırabilecegini sanma, ha kitle müsait yediririm dersen, bak o olur.
Özkan da, Böcekte, Nefi de, Hasbi de, Bozbey de 6 ay önce şerefli Belediye Baskanlarinizdı.
Şimdi ise iftitlracı
@barispehlivan Sende sorun yok Barış!! Sen akıllı adamsın da!!Ama Seni okuyan kitlede sorun var..Orası kesin.
Hele ya, olaya gel olaya.Manisada agac keserken yakalanMIŞ.
Adam peŞtemalle, baklava kutusuyla, cuvalla, posetle yakalanmış, ses cıkartmamışsın, vay be habere bak agac kesMİŞ MİŞ.
@solcugazete60 Kızım, diploman bir ömür boyu seninle kalır..
Ama, liseden bozma Girne'de ki bir üniversiteden, babanın çevresi sayesinde, damdan düşer gibi, Ülkenin en iyi üniversite ve bölümlerinden birine yasadışı, usulüne uygun olmadan geçiş yaparsan, geri alırlar.