Prof. Dr. Müge Özcan:
Üzgünüm. Kırgınım. Öfkeliyim.
Hastaya işitme cihazı önerdim. “Şimdilik idare ediyorum” dedi. Önyargılı olduğunu düşünüp, cihaz aslında gözlükle aynı işi yapıyor, biri görmek, diğeri duymak için filan diye anlatırken, gözleri doldu, sözümü kesti.
“Ondan değil hocam. Emekliyim. 25 yıl çalıştım. Ama demek ki az çalışmışım, emekli maaşım düşük. Buraya gelirken bir yere sordum. Devletin ödediği 4-5 bin liraymış. Üstüne en az 25 bin lira istiyorlar. O kadar param yok” dedi.
Dondum kaldım. Benim yardımcı olmamı ister misiniz, dedim. “Sağolun, çocuklar da söylüyor ama şimdilik idare ediyorum” dedi.
Kişi başı milli gelir 17 bin dolar. Emekliye düşen sağır dolaşmak.
Bu ülkede yaşamaktan başka bir imtihana ihtiyacımız yok bizim.
yetişmem gerek yazgıma
tutmam gerek, sormam gerek, bilmem gerek
esenlemem, kargışlamam, irkitmem gerek niçin
niçin, niçin, niçin
kuyuya düşen çocuk niçin ölmesin
Okumuşlardan öyle bir intikam alıyorlar ki, dereceyle gelenleri mülakatlarda dalga geçerek eliyorlar. Biz ders çalışırken, dört işlemi bile yapamayan o tembel, ahlaksız, kaypak sınıf arkadaşlarımızı sahte diplomalarla makam mevki sahibi yapıp ülkeye en büyük zulmü yapıyorlar.
Atanmayan öğretmenden sıradan vatandaşa kadar sahte diploma konusu başta gençler olmak üzere devlete güven- adalet algılarında onarılması zor yaralar açacak. Devleti oluşturan tüm unsurlar bu ve benzeri konularda yeni ve adil bir perspektifi kamuoyuna sunmalı.
Aksi halde büyük ve geriye dönüşü çok zor bir kaosu kucağımızda bulabiliriz...