Almanya'da 10 milyon adet sahipli, sağlıklı, yuvası-yatağı olan köpek var,
Köpek sahipleri son yıl 429,7 milyon avro vergi ödemişler.
Bizde ise, başıboş köpekler, #NarkoMama dolandırıcılarının sermayesi,
Milletin kâbusu olmuştur.
Birkaç valilik hariç, arı gibi çalışıyorlar.
Kurtuluyoruz.
“Yavaş’ın hitabeti güçlü değil.” Deterjan reklamına oyuncu mu arıyorsunuz, plaza etkinliğinde etkileyici ve çarpıcı konuşmacı mı arıyorsunuz belli değil. “Ama Kürt seçmen…” Yavaş ona da cevap verdi, ama kimse dinlemek istemedi (Kürt seçmen bana oy vermiyorsa ben nasıl Ankara’yı alıyorum?).
2023’te aşkından delirdiğiniz muhteşem CHP Yönetimi adamı rezil rüsva etti, kimsenin umrunda bile olmadı. Şimdi de “korkak.” Yahu madem Yavaş’ı beğenmiyordunuz, adamı şimdi rahat bırakın bari.
Genel Başkan Yardımcısı olduğum 2022 yılında, Cemil Tugay Karşıyaka Belediye Başkanı iken Çiğli ile Karşıyaka arasında Karşıyaka sınırlarındaki flamingoların yuvası olan bir alanı Cengiz Holdinge termal tesisleri için peşkeş çekmek istemişti.
O günlerde Çevreden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak İzmir’e gitmiş ve bu kararından vazgeçmesi gerektiğini aksi durumda kendisini partiden ihraç edeceğimizi söylemiştim.
Önce direndi ardından mecburen projeyi iptal etti.
Ancak kendisi bir daha CHP’den Karşıyaka belediye başkanlığına aday yapılmayacağını anladı.
Sonra kurultay süreci yaşandı. Eski yönetimin kendisini aday yapmayacağını bilen Tugay, değişimi destekledi ve ödülünü İzmir Büyükşehir belediye başkanlığı koltuğuyla aldı.
Devamında Cengiz Holding ile ilişkilerini daha da arttırdı.
Şimdi ise AKP’ye kaçtı, gitti. O günlerden ne olduğu belliydi. Kim neden aday yaptı tartışmasına girmeyeceğim. Onun taktirini ve gereğini İzmir halkı elbet yapacaktır. Ancak tarihe not düşmek adına bu gerçeğin bilinmesini de istiyorum.
2023’te muhalefet için en mantıklı adayın Mansur Yavaş olduğunu görememiş bireylerle siyaset konuşmanın pek de bir anlamı yok. Şimdi de en liberalinden en komünistine muhalif aydınlarımız Yavaş’tan hesap sorma cüretini gösteriyor. Bunlar eğitilmezdirler de, tek bir öngörüleri doğru çıkmadığı halde özgüven patlaması yaşayan 3-5 şuursuzun şımarıklıkları yüzünden olan yine muhaliflere oluyor.
Muhalefet saflarında nicedir yaşanan felaketlerin ardında, işler ne kadar kötü giderse gitsin, parti elitlerinin belediye ikbaline yaslanarak konfor alanlarını koruyabileceklerine ilişkin rahatlıkları vardı. Bu sedatif delüzyonun nihayet paramparça olması hepimizin hayrınadır.
İşin doğrusu şöyle:
Abdülhamit'in çevresindeki hafiye ağı, harp akademisi mezunları arasında muhalif cereyanlar tespit etmiş ve aralarına Fethi isminde bir muhbir sokmuş. Fakat elde edilen malumat basit bir muhalif öğrenci girişiminden ibaretti.
Hafiyeler bu durumu ortaya çıkarmaları halinde padişahtan "büyük lütuf" göremeyeceklerini bildiğinden meseleyi "padişaha suikast" girişimine büründürmek istedi. Mustafa Kemal dahil olmak üzere pek çok öğrenciyi tutukladılar. Aynı gruba mensup Ali Fuat'ı, ailesi askeri aristokrasiye mensup olduğundan tutuklamayıp "itirafçı" yapmak istediler.
Hesaba göre Ali Fuat, arkadaşlarının padişaha suikast planladığını itiraf edecek, karşılığında terfi alacak, durumu ortaya çıkaran hafiyeler padişahı ölümden kurtarmış olacağından büyük lütfa nail olacak, öğrencilerin hayatı da bu iftira ile kararacaktı.
İşte, Abdülhamit'in etrafında maalesef böyle adamlar bulunuyordu. Fakat hesap beklendiği gibi gitmedi. Ali Fuat itirafçı olmadı. Arkadaşlarına iftira atmadı. "Suikast girişimi" iddiası temelsiz kaldı. Yine de Mustafa Kemal ve Ali Fuat, Suriye'ye sürüldü.
Gerçi şaşırmamak lazım. Bu hafiyeler Müşir Deli Fuat Paşa'yı bile padişahın gözünden düşürüp Suriye'ye sürdürecek kadar dümen çevirir cinstendi. İki üç öğrenciyi sürmek onlar için iş değildi.
İşte, görseldeki uçuk iftiranın gerçek hikayesi böyle...
Berna Lâçin'in “İzmir daha önce de işgal edildi, korkma” diye paylaşım yapması ayıptır.
Bu bir işgal kadar acı bir durumsa, İzmirliler olarak özeleştiri yapmalıyı değil mi?.
Bu olanlarda "odunu koy seçeriz," tavizkâr anlayışının rolü yok mu?
İzmir'deki belediyelerde yolsuzluğun bu kadar yaygın olmasının nedeni odunlar değil mi?
Kandilin şirinesi tam 13 yıl boyunca sizlere Kılıçdaroğlu güzellemeleri yaptı… Ekmek için Ekmeleddin, Sadullah için adalet diyerek, Halktv ekranlarından sizleri hipnoz etti, tıpış tıpış oy verdirtti!
Şimdi Cemil Tugay’ın günahını düne kadar PİRO diye şakşak yaptığı Kılıçdaroğlu ‘nun boynuna asacak!
Kılıçdaroğlu’nun belirlediği İzmir adayı Tunç Soyer 1.5 yıldır hapiste, Özgür Özel’in yapay zeka ile atadığı Cemil Tugay’ın hali ortada…
İddia ediyorum KK biraz toparlasın ilk yine bunlar şakşak yapar…
Memleketin sorunu bu mu sence?
Zaten bu kafa sikti ülkenin geleceğini. Size az bile yapılıyor diyeceğim de, sana falan bir bok olmuyor ki, siz konforlu alandan gün içinde üç gram aklınızla sikko tweet atın ancak. Muhalefete muhalefet olmaz, dedeye oy vermeyen AKP'li bla bla mq.
Konu erkeklerle sidik yarıştırmak olunca kadınlar / konu hırt olunca kadınlar
Kadınlar neyin ne olduğunu bizden daha iyi biliyor. Bir hırtı adam edip özel hissetmek istiyorlar, başaramayınca da mağdura yatıp faturasını suçu günahı olmayan erkeklere kesiyorlar. Bütün mesele bu.
Haklısınız, ama hepsinin değil. Dışişleri, istihbarat, güvenlik, milli eğitim, sağlık, vb. temel ve kritik hizmetlerdeki çalışanların maaşları tam tersine arttırılmalı. Ama bunu yaparken de bu bakanlıklar dahil boş boş oturan bankamatik memurlarının, diarede bütün gün duvara bakanların, depo öğretmenlerin, vilayetlerde idari bölümlere yığılmış iş yapmayan sağlıkçıların & eğitmenlerin, velhasıl benzeri durumların olduğu bütün bakanlıklar müdürlükler vb. her yerde çalışmayanların -memur işçi fark etmez- derhal devletle ilişiği kesilmeli.
Memurlara da uygulanacak tarife böyle olmalı. Hepinizin maaşını %50 azaltıyoruz diyeceksin. Kabul etmeyeni atacaksın.
Memur sayısını azaltıp, 657 yi kaldırıp tembel işe gitmeyen 3 gün mazeretsiz gelmeyeni işten atacaksın. Ülke refaha kavuşur. Herşey hızlanır.
Dün gece eve giderken parkta 3 köpek saldırdı. Kaçtım, yolu uzatıp eve zor attım kendimi.
Sabah ilk iş muhtara gittim
— Muhtarım, gece parkta 3 köpek saldırdı bir belediyeyi arasanız toplasınlar dedim
Yanındaki adam hemen atladı
+ Korkma korkma, köpekler aşılı +++
Suç duyurusunda bulunan veli:
— Okulumuzda veli toplantısı yapılacaktı. Ben de yoğun bir sektörde çalıştığım için eşimle birlikte toplantıya katıldım.
— Öğretmen, ‘Ben bayanlarla görüşmek istiyorum, bayanlar da benim telefon numaramı kaydetsin' diyerek beş altı tane çocuk ismi söyledi. Bu çocukların arasında benim oğlumun ismi de vardı.
— Toplantı bittikten sonra ben koridorda öğretmenle karşılaştım ve ‘Hocam, kısa bir süreniz varsa görüşebilir miyiz?' dedim. Bana parmağının ucuyla göğüs kafesime dokunarak, ‘Sizi istemiyorum, ben bayan istiyorum' dedi. Eşime bakarak gözünü açıp kapatarak bayanlarla görüşmek istediğini belirtti. Ben bunda ilk başta kötü bir niyet algılamadım.
— Kadın velilerimiz çocuklarla daha fazla zaman geçirdiği için durumu o şekilde yorumladım. Öğretmen, okulun hemen yukarısında bulunan bir kafede görüşme yapacağımızı söyledi.
— Eşim masada konuşurken ona, "Severek mi evlendin? Senin gibi karım olsun, 40 yıl borcum olsun" şeklinde hitaplarda bulunmuş. Eşim masadan kalkınca diğer veliler masasına geçmiş ve eşim yaşananları onlara söylemiş. Diğer veliler ise ‘Siz yanlış anlamış olabilirsiniz' demişler. Eşim korku içinde okulun olduğu tarafa doğru yaklaşmış.
— Daha sonra diğer veliler de bu matematik öğretmenle görüştükten sonra bir panik içerisinde eşimin yanına gelmişler ve ‘Bizi de rahatsız etti' demişler. Diğer veliye, ‘siz dulsunuz, sizinle sevgili olmak isteyen çok kişi vardır, evlenmeyi düşünüyor musunuz?' şeklinde sözler sarf etmiş.
— Bu öğretmenin daha önce Buca'da başka okulda müdürlük yaparken taciz şikayeti olduğunu öğrendim. Biz endişeliyiz. Toplantıda olan kadın velilerle okulumuza gelip şikayette bulunduk ve dilekçelerimizi verdik.