Hayat��mın en dip ama en sakin dönemini yaşıyorum. Gitmesi gerekenler çoktan gitmiş, aklı selim kararlar verilmiş, geriye beklemenin belirsiz ama aynı zamanda mesuliyetsizliği kalmış. Kafa karışık olmasın, gerisi bir şekilde hallolur.
Seninle olan sabahlara uyanmak için tüm ömrümü adıyorum bu yola, sana baharla gelebilmek için geçeceğim bu taşlı yolları benim çiçekli tek yolum sensin.
Sonradan anladığınız değerin ve kıymetin bir faydası olmuyor. Zamanında sert bir şekilde kapattığınız kapılar gün geliyor aynı şekilde yüzünüze çarpıyor. Her şeyin bir zamanı, her insanın bir sabrı var. Kırdığınız yerden sınanır, bilmediğiniz değere gün gelir muhtaç kalırsınız.
Her şeye rağmen sabırla ve içimde kötülük barındırmadan savaşıyorum. Hatalarım oluyor ama yapılan yanlışa yanlış gitmemek için duruyorum. Sonu istediğim gibi olmasa bile kafamı yastığa koyduğumda hesabını veremediğim birşey kalsın istemiyorum. Ve biliyorum ki bir gün kazanacağım.
Sevgi göstermek için hep son anları bekliyorsunuz; hastane koridorlarını, siren öncesini, veda vaktini ama ölümün son anı yok. O ansızın gelecek, yüreğinize binen pişmanlık hiçbir şeye fayda etmeyecek."
Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar. Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar. Ve sırf dardı diye kafalar, düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik, sarılmak yakar bizi" deyip aşkı hep, uzaktan sevdik.