🗓 16 Ocak 2024’te,
Epstein dosyasının Türkiye bağlantılarının araştırılması için TBMM’ye Araştırma Önergesi verdim. İki yıldır Meclis’te bekletiliyor.
Epstein dosyası yalnızca ABD’nin değil, uluslararası bir karanlığın dosyasıdır.
Ve evet, bu karanlığın Türkiye’ye uzanan bağlantıları vardır.
📌 Burak Oğraş gibi çocukların ölümü tesadüf değildir. Üzeri örtülen her dosya, korunmaya çalışılan bir düzenin parçasıdır.
Ama şüpheli biçimde hayatını kaybeden çocukları da, faili meçhul bırakılan dosyaları da unutmadık.
Bu dosyalar zamana bırakılarak kapanmaz.
Çocukların adı unutturularak adalet gömülemez.
⚖️ Şüpheli çocuk ölümlerinin, istismar ağlarının ve karanlık ilişkilerin takipçisiyiz.
Güvenlik gerekçesi, insan onurunun askıya alınmasının mazereti olamaz.
Bir kişinin suçlanıyor olması, gözaltında bulunması ya da özgürlüğünden yoksun bırakılması, onun temel haklarını ortadan kaldırmaz.
Çıplak arama, adı ne olursa olsun, insan onuruna yönelik en ağır müdahalelerden biridir ve işkencedir!
Bugün, 24 yaşındaki öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın şüpheli ölümünü Meclis’e taşıdım.
Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturmanın ve Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin yürüttüğü incelemenin en küçük ayrıntı dahi göz ardı edilmeden sürdürülmesi gerekir.
Görev yaptığı okulda yaşandığı iddia edilen olaylar, yapılan başvurular, varsa ihmaller ve sorumluluklar eksiksiz biçimde ortaya çıkarılmalıdır. Konunun takipçisiyiz.
Türkiye'nin sorunlarına, bölgenin sorunlarına akılcı çözüm üreten tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir!
İradesini parayla satanlar bu partide yer alamazlar. Hiçbir Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı yurtdışına gidip "Bize niye yardım yapmıyorsunuz?" diyemez.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultaylarında para olmaz, pul olmaz, çıkar olmaz!
Biz, farklı fikirlerimizle zenginleşerek büyüyen ve aynı amaç etrafında kenetlenen dev bir aileyiz.
Birbirimize rakip değiliz; bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin omuz omuza yürüyen evlatlarıyız.
Hedefimiz net: Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında adaleti, demokrasiyi tesis etmek ve milletimizin çağdaş uygarlık hedefini gerçekleştirmektir.
11 Haziran Perşembe günü yapacağımız ilk Parti Meclisi toplantısıyla kurultay sürecimizi başlatıyoruz. Tüm örgütümüzü yarınki grup toplantımızda tek yürek olmaya, sağduyu ve yoldaşlık bağıyla kenetlenmeye davet ediyorum.
Fenerbahçe Spor Kulübü başkanlığa yeniden seçilen Sayın Aziz Yıldırım'ı ve yönetim kurulu üyelerini kutluyor, görevlerinde başarılar diliyorum. Fenerbahçe camiasına hayırlı olsun.
Tokat’ın Reşadiye ilçesine bağlı Çevrecik Beldesinde gerçekleştirilen seçimde belediye başkanı seçilen Sayın Nazım Demirkol’u ve meclis üyelerini tebrik eder, görevlerinde başarılar dilerim.
Partimizin emekçilerinden, yıllarını bu büyük mücadeleye vermiş Muhsin Kurt abimizin değerli kızı Özgecan ile Çağlayan’ın nikah törenine katılarak mutluluklarına ortak olduk.
Sevgi, saygı ve dayanışmayla kurdukları yuva; sağlık, huzur ve güzel anılarla dolup taşsın.
Bir ömür mutluluklar dilerim 💐🧿
Sayın Mustafa Balbay,
Ben Cumhuriyet Halk Partisi’ne siyasette tutunmak için gelmedim. Kendi özel sorunlarına çözüm arayanların yaptığı gibi partiyi bir sığınak, bir koruma kalkanı ya da bir kariyer basamağı olarak da görmedim. 19 yaşında bir üniversite öğrencisiyken, CHP’nin baraj altında kalmasının yarattığı sorumluluk duygusuyla partimin ve ülkemin geleceği için mücadele etmeye geldim.
Evet, çalıştım. Emek verdim. Ama arkamda beni özel olarak destekleyen bir medya gücü, beni parlatan bir televizyon ya da benim için seferber olmuş bir gazete hiç olmadı. İzmir’de ilçe gençlik kolu yöneticiliği, il gençlik kolu başkanlığı, il disiplin kurulu üyeliği, il başkan yardımcılığı, il sekreterliği, il hukuk komisyonu başkanlığı yaptım, 2015’te milletvekilliği ön seçimine girdim ve 35’inci ve 36’ncı kurultaylarda PM üyeliğine seçildim. Sonunda da CHP milletvekilliği görevini üstlenme onuruna eriştim. Bu, hiçbir zaman planlanmış bir kariyer yolculuğu değildi. Emeğin, mücadelenin ve örgüt iradesinin sonucuydu. Elimdeki gücü de hiçbir zaman örgüte karşı, örgütü dizayn etmek için kullanmadım.
Siyasi hayatım boyunca doğru bulmadığım her konuda tavrımı açıkça ortaya koydum. Merhum Genel Başkanımız Deniz Baykal döneminde il gençlik kolu başkanıyken de disiplin kurulu üyesiyken de itirazlarım oldu, herkesin onayladığı dönemde Sayın Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanken de itirazlarım oldu ve eyleme de dönüştü. Ancak bunu yaparken hiçbir zaman içeriden ve dışarıdan böyle organize bir linç girişimiyle karşılaşmadım. Görevlerim süresince sorumluluğumu unutmadım. Hiçbir makama ve güç odağına dalkavukluk yapmadım. Sayın Özgür Özel’in genel başkanlığı döneminde de itirazlarım olmuştur. AKP iktidarına karşı yıllarca mücadele etmiş bir siyasetçi olarak normalleşme ve yumuşama politikalarına itiraz ettim. AKP Genel Başkanı’nın önünde ayağa kalkmadım. CHP üyelerinin bilgilerinin MİT’in denetimine açılmasına itiraz ettim. 13 yıl partimize genel başkanlık yapmış ve yapmaya devam eden Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ve ailesine yönelik organize trol çetelerinin ve bazı parti yöneticilerinin hakaret kampanyaları karşısında sessiz kalmadım, “dilsiz şeytan” olmayı tercih etmedim. Bunun bedelini de hakaretlere ve linç girişimlerine maruz kalarak ödedim. En başta da söylediğim gibi, ben hiçbir güç odağının önünde diz çöküp dalkavukluğunu yapmam.
Bayramlaşma programında söylediklerim ise son derece açıktır. İktidar partisinin temsilcilerine, toplumun yaşadığı sorunları ve bu sorunların çözümüne yönelik sorumluluklarını bayram nezaketi içinde hatırlattım. Halkın sorunlarının çözümünün takipçisi olacağımızı ifade ettim. TBMM’nin millet adına ortak akıl üretmesi gerektiğini söylemek, iktidarın politikalarına ortak olmak anlamına gelmez. Muhalefetin görevi iktidara teslim olmak değil; millet adına denetlemek, eleştirmek ve çözüm üretmektir.
Sayın Özgür Özel’in Genel Başkanlığı döneminde verilen Meclis’teki görevlerimin yanı sıra Van, Ağrı, Eskişehir, Aydın ve son olarak da yaklaşık bir ay önceki Erzincan saha görevini nasıl tereddütsüz yerine getirdiysem, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı döneminde verilen bayramlaşma görevini de aynı sorumlulukla yerine getirdim. Dün ne yaptıysam bugün de onu yapıyorum.
Çünkü benim sadakatim kişilere ya da kirli sermayenin güç odaklarına değil; Cumhuriyet Halk Partisi’nin değerlerine, demokrasiye, ülkemize ve halkımıza karşıdır. Bu çizgi değişmedi, değişmeyecek.
@mustafabalbay
75 gün boyunca bir gazeteciyi değil, halkın haber alma hakkını cezalandırdılar. İsmail Arı’nın tahliyesi elbette sevindiricidir. Ancak asıl sorgulanması gereken, bir gazetecinin neden 75 gün boyunca özgürlüğünden mahrum bırakıldığıdır.
Gazetecilik suç değildir. Eleştiren, araştıran, soru soran gazetecileri susturarak gerçeklerin üzeri örtülemez.
Geçmiş olsun @ismailari_
Yeni Merkez Yönetim Kurulumuzun partimize, örgütümüze ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi, kişilerin değil ilkelerin; ayrışmanın değil dayanışmanın; öfkenin değil ortak aklın partisidir. Önümüzdeki dönemde yeni MYK’nın, partimizin tüm renklerini ve birikimini kucaklayan, hiçbir yol arkadaşını ötekileştirmeyen, birlik ve beraberliği güçlendiren bir anlayışla görev yapacağına inanıyorum.
Yaşadığımız süreç hepimize önemli sorumluluklar yüklemiştir. Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey; birbirimizi anlayarak Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşünü daha güçlü hale getirmektir.
Partimizi yoran kutuplaşmalardan, kırıcı dilden ve ayrıştırıcı tavırlardan uzak durarak; örgütümüzün emeğine, parti hukukuna ve demokrasi kültürümüze sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir.
Bu anlayışla görev üstlenen tüm MYK üyelerimize başarılar diliyorum. Birlikte başaracağız. Birlikte güçleneceğiz. Birlikte iktidar olacağız.
@kilicdarogluk@rtnalbantoglu@orhansaribalchp@bkusoglu@muslimsarichp@semradincerchp@demirdenizchp@profdralirizaer@cemal_canpolat@necdetsarac@yildirimkaya40@hasanefeuyar@Berhansimsek@dbcelik@nevafbilek@demirciadnan06@tahsintarhan@gamzeilgezdi
4-5 Kasım 2023 Kurultayı’ndan bu yana tavrımı açık ve siyasi zeminde ortaya koydum. Doğru bildiğimi söyledim, inandığımı savundum.
Bu süreçte troll saldırılarıyla, ambargolarla, baskılarla, tehditlerle ve ailemi hedef alan girişimlerle karşılaştık. Ancak bilinmelidir ki; baskıyla siyaset dizayn etmeye çalışanlar CHP’nin tarihini ve ruhunu anlayamamıştır. Haksız yere maruz kaldığımız linç, tehdit ve hakaretler arttıkça direncimiz ve kararlılığımız da güçlenmiştir.
CHP; biatın değil, özgür düşüncenin partisidir. Partimize zarar veren farklı fikirler değil, farklı fikirlere tahammül edemeyen anlayıştır.
Son yıllarda ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partisi’ne ait olmayan bir dil ve davranış biçimi parti hayatına hakim kılınmaya çalışılmıştır. Hakaretin, küfrün, linç kültürünün, hedef göstermenin ve kirli ilişkilerin siyaset yöntemi haline getirilmeye çalışıldığı bu anlayışın partimize kazandırdığı hiçbir şey olmamıştır.
Hakaret fikir değildir. Tehdit siyaset değildir. Linç demokrasi değildir. Kirli ilişkilerin adresi de Cumhuriyet Halk Partisi değildir.
Bizim mücadelemiz kişilerle değil, bu anlayışladır. Pusulam makamlar ya da konjonktürel hesaplar değil; adalet, demokrasi, hukuk devleti ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu değerleridir.
Kimse bizden baskı karşısında susmamızı ya da ilkelerimizden vazgeçmemizi beklemesin. Gürültü geçer, algılar dağılır. Geriye yalnızca ilkelere sadık kalanlar kalır.
Bir kez daha açıkça söylüyorum: Troll desteğiyle oluşturulan yapay gündemler ve algı operasyonları karşısında dün eğilmedim, bugün de eğilmem. Doğru bildiğim yoldan dönmemi bekleyenler boşuna beklemesin. Bu çaba beyhudedir.
Hem bürokratik hem de siyasi yaşamımda, sadece ve sadece bu millete hizmet etmiş bir kardeşinizim. Boğazımdan tek bir kuruş haram lokma inmedi. Kul hakkı yemedim, yedirmedim ve açıkça söylüyorum: Kimseye de yedirmeyeceğim!
Cumhuriyet Halk Partisi’nde demokrasi esastır. Merak etmeyin; Atamızın emaneti olan partimizi, arınmış şekilde tertemiz bir kurultayla, temiz bir vicdanla, temiz bir iradeyle geleceğe taşıyacağız. O sandıktan kim çıkarsa başımızın tacı olacak.
Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla Genel Merkezimizde gerçekleştirdiğimiz bayramlaşma programı, demokrasi ve dayanışma buluşmasına dönüştü.
Örgütümüzle omuz omuza, aynı inanç ve kararlılıkla bir araya geldik. Bu büyük coşku; Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü hafızasının, örgüt iradesinin ve iktidar yürüyüşünün en güçlü göstergelerinden biridir.
Birlikteyiz, umutluyuz ve kararlıyız.
🗓️ 30 Mayıs 2026
⏰ 14:00
📍CHP Genel Merkezi
Cumhuriyet Halk Partisi’nin DAYANIŞMA, KARDEŞLİK ve BİRLİK ruhunu hep birlikte yaşamak üzere bayramlaşma programımızda buluşuyoruz.