📍Keklik insan için önemli bir kuş türüdür. Çünkü bir keklik hayatı boyunca 1 milyon tane kene yer. Keklik yemezsen ölmezsin, ama keklik olmazsa kırım kongodan ölebilirsin..Avcılara Duyurulur..‼️❌️
Patara plajının kumlarını çaldılar.
Öyle üç beş kürek değil, 2 bin 168 kamyon dolusu çaldılar.
Göz göre göre talana herkes göz yumuyordu. Bir kişi hariç… Namuslu bir orman muhafaza memuru, sessiz kalmadı, hırsızlığı yargıya taşımak üzere zabıt tuttu.
Akp'nin Kaş ilçe yöneticisi müdahale etti, sakın zabıt tutma, biz bölge müdürünü aradık, sen burnunu sokma dedi.
Orman muhafaza memuru kabul etmedi, “değil bölge müdürü, cumhurbaşkanı bile gelse ben bu zaptı tutarım” dedi.
Vay sen misin bunu diyen…
Kaş kaymakamı derhal devreye girdi, orman muhafaza memuru derhal görevden alındı, cumhurbaşkanına hakaretle suçlandı, apar topar lojmanından bile atıldı.
E yok öyle tabii… Bu defa, Tarım Orman İş Sendikası'nın namuslu yöneticileri müdahale etti, Kaş kaymakamı geri basmak zorunda kaldı, orman muhafaza memuru görevine iade edildi.
Olay medyaya yansıdı.
Patara kumlarının nereye götürüldüğüne dair, hangi özel plaja döküldüğüne dair haberler çıktı.
Vay sen misin bu haberlere sebep olan… Hadi bakalım, müfettiş raporu bile olmadan, orman muhafaza memuru yine görevden alındı.
Bölgedeki diğer muhafaza memurları tehdit edildi, "sesinizi kesmezseniz, sizin sonunuz da aynı olur" filan denildi.
Namuslu orman muhafaza memuru geri adım atmadı, sendika aslanlar gibi direndi. Kaş kaymakamı hakkında suç duyurusunda bulunuldu, olay iyice dallanıp budaklandı, üstü örtülemez hale geldi, mecburen savcılık soruşturması açtılar.
Böylece, hırsızlığın çok daha büyük boyutlarda olduğu ortaya çıktı.
Depolanmış halde 3 bin kamyon kum ele geçirildi.
Namuslu orman muhafaza memuru ikinci defa görevine iade edildi.
Bu memur olmasaydı,dünya varolduğundan beri duran, mitoloji hazinesi, antik çağın başkenti, insanlığın mirası, Türkiye'de eşi olmayan yer, carettaların evi Yağmalanıyordu.
Bu memurun yüreği sayesinde her şey duyuldu ve durduruldu.
Tek başına başkaldıran bu namuslu orman muhafaza memurunun ismi ne biliyor musunuz?
Umut!
Umut Utku.
Vatana millete hayırlı evlat olsun temennisiyle yetiştiren annesi babası, geleceğe dair beklentilerini isim olarak vermişler oğullarına… Oğulları da isminin hakkını vermiş.
Hani bazen karamsarlığa kapılıp soruyorsunuz ya, umut var mı diye? Var dostlarım.
Umut'ları var bu ülkenin. Böyle yiğit, onurlu şerefli insanları hala var bu ülkenin.
Bir kişi bile kalsa, her şeyi değiştirmeye gücü yeten Umut'ları var...
Çin’de telefon bağımlılığı nedeniyle okulunu bırakan bir genç, ailesi tarafından rehabilitasyon merkezine gönderildi. Asker zoruyla odasından çıkarılan gencin telefonu alındı, saçları kesildi ve disiplin eğitimine sokuldu. https://t.co/vySojzSYmx
Bu aile çocuğunu öyle bir yetiştiriyor ki, çocuk hep böyle şeylerle uğraşıyor. Tabletle telefonla uğraşmıyor. Parçalıyor, takıyor, söküyor. Çocuktaki karbüratör bilgisi benden fazla.
İstanbul’da yaşayan 30 yaşındaki Burak Duru, engelli olduğu gerekçesiyle iş bulamayınca kendi işinin patronu oldu:
"Kendi çorabımı satma işini bana nasip etti Allah. Engelli olan kardeşlerimize iş vererek destek olmak istiyorum."
📍Rojin’in bedeninde işkence izleri var.
Rojin’in midesinde ve organlarına dağılmış anestezi maddesi var.
Rojin’in kafasında saçları yok.
Rojin’in sağ ayak bileğinde kırık var.
Rojin’in bedeninde 4 erkek, 1 kadın DNA’sı var.
Rojin’in kalp aort damarında 3 cm yırtılma var.
Rojin’in sağ kulağında kara larvalar var.
Rojin’in sağ tarafında ateşli silah bulguları var.
Rojin’in boynunda kıkırdak doku tahribatı ve kemikte ayrışma var.
Rojin’in sol el üstünde damar tahribatı var.
Bunca delile rağmen, Rojin Kabaiş’in kaybolduğu gün aramaları ısrarla göle yönlendirenler, intihar senaryosu yazanlar ve Rojin’in cansız bedenine ulaşıldığı saatlerde henüz otopsi yapılmadan “intihar” diyenler, bunu hangi gerekçeyle kamuoyuna yansıttılar?
Rektör @hsevli derhâl görevden alınmalı. Rojin Kabaiş cinayeti aydınlatılmalıdır. @abakingurlek
Anne Babası ceza evinde yatan çocukları "Evlat" edinen oyuncu Turgay Tanülkü;
Çocuğum olamadığı için her Anneler Gününde Karımdan özür dilerim, ona bir EVLAT veremedim diye. Ama bu güzel insanlar evlatlarını bana emanet ettiler, dolayısıyla büyük bir Ailem var
1981 yılında ilk çocuğun bakımını üstlendim. Şimdi 45 yaşında. Oğullarım, kızlarım, torunlarım var. Çocuklarımın bir kısmına dostlarım bakıyor.
Beş ayrı evde büyüyorlar.
Küçük olanlar Uşak'ta köyde yaşıyor. Üniversiteyi İstanbul, Ankara, İzmir'de kazanmak zorundalar.17 tanesi Üniversitede öğrenim görüyor. İkisi Savcı, biri Avukat oldu.
Toplam 101 Evladım var ve Ailemiz gün geçtikçe genişliyor.
Çocukların Bakımını Dizi ve Tiyatrodan kazandıklarıyla karşılayan
TURGAY TANÜLKÜ; Bir Çay Ocağımız var. Eşimle yaptık. Birinin elbisesini diğeri tamir edip giyecek kadar samimi. Savcı olan oğlum, ortaokulda ona aldığım telefonla Üniversiteyi bitirdi. Zengin değiliz ama şükür kimseye minnetimiz yok...
Alıntı.
Bu fotoğrafta gördüğünüz benim kızım Işıl Öykü Dinç. 18 Mayıs 2025'te bir trafik cinayetinde kızımı benden çaldılar! Akp MKYK üyesi TÜRGEV yönetim kurulu üyesi Av. Fatih Sadullah Selman dosyaya dahil olduktan sonra
⚫ 3 günde 3 savcı değişti neden?
⚫ Çarpan şahıslar memur olmadığı halde Memur Suçları Soruşturma Bürosu 1 günde bomboş dosyaya iddianame hazırladı neden?
⚫ HSK 4 gün içinde tahliye edildiği için hakim hakkında "oybirliği" ile soruşturma başlattı ve bu soruşturma 5 aydır tamamlanmadı neden?
Bugün kızımın 3. Davası görüldü. Geçen hafta tanık olarak dinlenen Ağrı'da ki polis memurunun verdiği ifadede biz olay yerine gittiğimizde Selamiçeşme ekibi oradaydı cümlesinin Ağrı yazmanı tarafından Selami Çeşme şeklinde yazmasindan ötürü hakim 9 Nisan'da Pendik ilçe emniyet müdürlüğüne Selami Çeşme adında ki polis memurunun kimlik bilgilerinin tespit edilip duruşmaya çağrılması yönünde bir evrak gönderdi :) Pendik ilçe emniyet müdürlüğü ise böyle bir polis memuru olmadığını ve Selamiçeşme'nin Kadıköy ilçesinde bir karakol adı olduğunu bildirir evrakı mahkemeye teslim etti. Aynı hakim Kadıköy ilçe emniyet müdürlüğüne "Selami Çeşme adında ki polis memurunun kimlik bilgilerinin tespit edilip duruşmaya çağrılması yönünde tekrar bir evrak gönderdi. Bu bizim aklımızla dalga geçmektir. Bu kızımın dosyasının savsaklanarak okunmadan gelişigüzel hazırlandığının bir kanıtıdır. Bu durumda ne yapacaksınız? @abakingurlek@adalet_bakanlik
Yine bugün duruşmada dinlenen olay yeri tutanağını hazırlayan polislerin çelişki dolu ifadeleri, yalan beyanlarda bulunmaları neticesinde kanuni hakkımızı kullanarak bu polis memurları hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı söylemek isterim. Delil karartmak, sahte evrak düzenlemek ve görevi kötüye kullanmak suçlarının hepsi işlenmiş ve bunlar mahkeme tutanağına geçmiştir. Kaldı ki 1.5km boyunca 3 MOBESE direğinde ki toplam 15 kamera şoförü nasıl tespit edemez? Bu durumda siz nasil bir yaptırım yapacaksınız? @TC_icisleri@mustafaciftcitr
Kızıma çarpan şahıslar yoğun bakım hemşiresi olduğu halde 112'yi aramadiklarini, kızıma mudahele etmediklerini ve polise sağlık çalışanı olduklarının bilgisini vermedikleri hatta polis otosunda gayet rahat bir şekilde telefonları ile ilgilendikleri ve ellerinde kelepçe bulunmadığı sanık beyanı ve polis ifadeleri ile yine mahkeme tutanaklarına geçmiştir.
Bu adaletsizlik kamunun adalete olan inancını derinden sarsmaktadır. Kızımın adaleti için susmayacağım. Trafik cinayetlerinde ödül gibi verilen cezaları kabul etmiyorum etmeyeceğim!
#ışılöyküdinçiçinadalet
Timur Soykan: İstifa etmeyecek arkadaşlar. Bakın görüyorsunuz değil mi? Yine istifa olmayacak. Çünkü çok değersiziz. Çocuklarımız da çok değersiz. Onların koltuğu kadar değeri yok çocuklarımızın...
🔴 SON DAKİKA | Kahramanmaraş'ta okul saldırısında öldürülen Yusuf Tarık Gül'ün KHK'lı eski polis babası, valiye tepki gösterdi:
"Benim oğlumun polis babasını 1758 gün 'terörist' diye içeri attınız. Şimdi de 'vatan sevdalıları'nın oğlu benim oğlumu öldürdü!"
1758 gün hukuksuzca hapsedilen KHK'lı baba oğluna henüz yeni kavuşmuştu.
Bu acıların hesabını nasıl vereceksiniz?
CHP'li Suat Özçağdaş:
"Benim 11 yaşında oğlum var, ben bunu düşündüğüm zaman delirecek gibi oluyorum.
18 milyon çocuk, 1.2 milyon öğretmen her gün okula gidiyor. Hastaneye geldik, kapıda güvenlik var, postaneye gidin, kapıda güvenlik görevlisi var, bakanlar sürüyle korunuyor, milletvekilleri kale gibi, cumhurbaşkanı yılda 32 milyar harcanıyor korunmasına, helali hoş olsun, hepsi korunsun.
Peki kardeşim bu çocukları niye korumuyoruz? Bu ülkenin korunacak bir numaralı yurttaşları çocuklarıdır."
"Misafirliğe gelen 3 yaşında çocuk elindeki telefonu fırlattı ve televizyonumuz kırıldı.
Babası özür dilemek şöyle dursun bu kırdığı dördüncü telefon ikinci de televizyon diye pişkin pişkin güldü.
6 yaşındaki çocuk pazar tezgâhındaki dolmalık biberleri parmağıyla tek tek popit gibi deldi, pazarcı ardından ürünleri tek tek ayıklayıp kaldırmak zorunda kaldı ve annesi bir kere bile yapma demedi.
Evimize gelip tuvalete çocuğunun peşinden "özgüveni kırılır" diye gitmeyen anne sayesinde, çocuğun batırdığı banyoyu ben temizledim.
Elinde kıyır kıyır elmalı kurabiyeyle evin içinde dolaşan çocuk için "örtü sereyim de öyle yesin" dedim. Annesi "Oturup yemez ki" diyerek omuz silkti.
Komşu çocukları bahçe aydınlatmalarını kırıyor. Söyleyince, "Çocuğumdan daha kıymetli değil" karşılığını alıyorsun.
Sorun çocuklarda değil. Sorun, kitap okumayan, pedagojiden bihaber ama Instagram'da izlediği iki videoyla kendini "çocuk ruhundan anlayan ebeveyn" ilan eden yetişkinlerde.
Neymiş efendim, çocuk özgürmüş, keşfederken engellenmezmiş, hayır denmezmiş, yoksa özgüveni kırılırmış.
Peki hangi psikoloji, hangi din, hangi kültür, hangi örf bu vurdumduymazlığı meşrulaştırıyor?
Yeni bir akım ortaya çıkardılar: "sorunlu davranışları özgürlük sanan bir ebeveynlik"
Disipline "travma", sınır koymaya "baskı" adını verdiler bir de...
Çocuk merkezli olmak; her şeyi çocuğa bırakmak değil, onun iyiliği için sağlıklı sınırlar çizebilmektir.
Özgürlük; başkasının hakkını çiğnemek değil, saygı duyarak var olabilmektir.
Ebeveynlik; sadece sevmek değil, yön gösterebilmek ve sorumluluk vermektir.
Çocuklarımızı özgürleştiriyoruz sanırken, aslında onları ölçüsüzlüğe teslim ediyoruz.
Topluma, hayata, başkasının varlığına karşı duyarsız bireyler yetiştiriyoruz.
Ama unutmayın, çocuklar her zaman öğrenir. Ya sorumluluğu ya sorumsuzluğu...
Ve çoğu zaman derslerini öğretmenlerinden değil, ebeveynlerinden alırlar.
O yüzden mesele çocuk değil. Mesele aynaya bakmayı reddeden yetişkinlik."
Şeyma Çekici
Ekrem İmamoğlu, Yusuf Tekin'in nasıl profesör ve rektör olduğunu anlatmıştı:
"Profesör olmak için 5 yıl doçent olmak gerekiyor. Yusuf Bey 5 yıl doçent olmadan profesör yapıldı.
Rektör olmak için ise 3 yıl profesör olmak gerekiyor. Yusuf Bey 3 yıl profesör olmadan rektör yapıldı.
Yusuf Tekin'e özel 48 saatliğine kararname yazıldı, Yusuf Tekin rektör yapıldı, kararname iptal edildi. Bunlar kararname çocukları."
Ece Üner:
“Her şeyi bırakın. Okullara bakın!
Analar babalar sabah evden öperek koklayarak uğurladıkları canlarının akşam tabutuna sarılmak zorunda kalıyorsa burada başlı başına bir beka sorunu vardır.
Çünkü vatanı korumak, çocukları korumakla başlar.”