Saray rejimi, emperyalistlerin savaş örgütü NATO’yu, başta eli kanlı Trump olmak üzere liderlerini kırmızı halılarla karşılarken; Ankara Kurtuluş Parkı’nda sömürüye ve savaşa karşı bir araya gelenlere polis saldırdı. Çok sayıda kişi darbedilerek gözaltına alındı.
Bu tablo, Saray rejiminin kimden yana olduğunu bir kez daha gösteriyor. Halka şiddet uygulayan, savaşın ve katliamların sorumlularını ise koruyup ağırlayan bir iktidarla karşı karşıyayız.
Dünyanın dört bir yanında yıkımın ve savaşın sorumlusu olanları ülkemizde istemiyoruz. Katillere kırmızı halı serenleri de kabul etmiyoruz.
Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılsın!
NATO dağıtılsın, Türkiye’deki askeri üsler kapatılsın!
📌 NATO baskınlarına son!
Güldürmek suç sayılıyor, mizaha kelepçe vuruluyor. Milyonlarca insanı yerinden yurdundan eden, yüz binlerce insanın ölümünden sorumlu olan NATO ülkelerinin liderleri kırmızı halılarla karşılanırken; başta Trump olmak üzere dünya halklarının düşmanı olan bu isimleri protesto eden gençler, kadınlar, işçiler, siyasi parti, sendika ve dernek yöneticileri haftalardır evleri basılarak, kapıları kırılarak, darbedilerek gözaltına alınıyor ve tutuklanıyor.
Bu sabah, bu baskı ve şiddet politikalarına bir yenisi eklendi. Aralarında Urfa İl Başkanımızın, il ve gençlik örgütü yöneticilerimizin yanı sıra farklı siyasi partilerden temsilcilerin ve akademisyenlerin de bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Bu gözaltı operasyonlarının tek amacı, NATO’nun işlediği suçların üzerini örtmek ve yükselen toplumsal itirazı bastırmaktır.
İşçilerin, emekçilerin ve emeklilerin üç kuruşa mahkûm edildiği bir ülkede, NATO Zirvesi için milyarlarca lira harcanıyor; halk düşmanlarının rahat etmesi için her türlü imkân seferber ediliyor.
Bilinmelidir ki baskınlar, gözaltılar ve tutuklamalar bizi mücadelemizden bir adım bile geri attıramayacaktır.
Gözaltına alınanlar ve tutuklananlar derhâl serbest bırakılsın! NATO baskılarına boyun eğmeyeceğiz; dayanışmayı ve mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz.
Armut kafa olarak hicvettiği Fransız Kralı Louis-Phillippe tarafından hapse atılan karikatürist Honore Daumier’in 200 yıl önceki sözü ve cesaretinin 'bugünkü krallar' için de geçerli olduğu görülüyor:
Alay et, yıkılacaklar!
Sendikamızın 2. Olağan Genel Kuruluna gelen videolu mesajları sizlerle paylaşıyoruz:
5- Yunanistan Ortaöğretim Öğretmenleri Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Visky Vasilatou'nun mesajı
*"Πριν από τη Σύνοδο Κορυφής του ΝΑΤΟ που θα πραγματοποιηθεί στην Τουρκία στις 7-8 Ιουλίου, εκατοντάδες άτομα τέθηκαν υπό κράτηση με πρόσχημα τα μέτρα ασφαλείας.. 103 άτομα προφυλακίστηκαν."*
Her sabah yeni operasyonlarla uyanıyoruz. Tarihin en kanlı terör ve savaş örgütü NATO’yu karşılamak için aylardır hazırlık yapanlar, bölge halklarına kan, gözyaşı ve yoksulluktan başka bir şey getirmeyen NATO’ya karşı mücadele edenleri “terör” yaftasıyla gözaltına alıyor.
Gazze’den İran’a, Lübnan’dan Suriye’ye katliamlar örgütleyen NATO üyesi devlet başkanları Türkiye’ye gelecek diye, Ankara’da adeta OHAL ilan edilmiş durumda. Savcılık 211 kişi hakkında gözaltı kararı verdi; 200’ün üzerinde kişi gözaltına alındı.
İktidarının bekasını emperyalistlerin çıkarlarına bağlayan işbirlikçi Saray düzeninin tüm engelleme çabalarına rağmen, “NATO defol” demek için alanlarda olmaya devam edeceğiz.
Emperyalistlerin çıkarları uğruna emeği ucuzlaştırılan işçi ve emekçileri, geçim kaynakları yağmaya açılan üretici köylüleri NATO’ya karşı mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.
Emperyalist barbarlığa ve sömürüye karşı; barış, demokrasi ve özgürlük için tüm demokrasi güçlerini mücadeleye çağırıyoruz.
Operasyonlar son bulsun, gözaltına alınan herkes derhal serbest bırakılsın, eylem yasakları ve yasak kararları geri çekilsin.
Το Ισραήλ απέλασε συνδικαλιστές από την Ελλάδα, προσκεκλημένους των παλαιστινιακών συνδικάτων. Δήλωση του γιατρού Μιχάλης Ρίζου, μέλους του Δ.Σ του Σωματείου Εργαζομένων του Νοσοκομείου Αττικόν. O M. Ρίζος είναι ένας από τους έξι συνδικαλιστές που η κυβέρνηση του Ισραήλ απαγόρευσε την είσοδο παρά το γεγονός ότι είχαν όλα τα απαραίτητα έγγραφα.
Όπως σημειώνει: «Στην ουσία η απέλασή μας επιβεβαιώνει, μας το είπαν ορθά κοφτά, ότι η περιοχή είναι υπό στρατιωτική κατοχή, ότι ο στρατός έχει το απόλυτο πάνω χέρι, λύνει και δένει και στην ουσία σε καθεστώς στρατιωτικού νόμου απαγορεύει την επίσκεψη οποιουδήποτε αλληλέγγυου στον αγώνα του Παλαιστινιακού Λαού, απ' όποια χώρα και απ' όποιο κράτος κι αν προέρχεται.
Θα συνεχίσουμε τον αγώνα μας, θα δυναμώσουμε την αλληλεγγύη μας. Η Παλαιστίνη και η Ιντιφάντα θα νικήσουν.»
Συνέντευξη τύπου των έξι συνδικαλιστών που απελάθηκαν από το κράτος του Ισραήλ. Νίκος Πελεκούδας, πρόεδρος ΣΕΦΚ – «Αυτό το οποίο συστηματικά πια κάνει το Ισραήλ, απαγορεύοντας να υπάρξουν μάτια και αυτιά αλληλεγγύης στον αγώνα των Παλαιστινίων στη Δυτική Όχθη, έχει τη διάσταση, πέρα από το γεγονός ότι προσπαθεί να μην καταφέρουμε να μιλήσουμε για τις ωμότητες και την αγριότητα του σιωνιστικού κράτους, έχει και μία άλλη πλευρά. Είναι ότι δεν πρέπει να βγούμε με τα μάτια μας να γράψουμε και να μιλήσουμε για τον ασταμάτητο αγώνα των Παλαιστινίων»
Emek Partisi Göç Bürosu, Avrupa Birliği’nin reform adı altında mülteci haklarını gasbeden ve Avrupa’yı adeta bir kaleye dönüştüren yeni Göç ve İltica Paktı’nı farklı ülkelerden konuşmacıların katılımıyla düzenleyeceği çevrimiçi etkinlikte tartışıyor. https://t.co/oqqgRnaJKH
️🪧 ΤΩΡΑ: «Ανεπιθύμητοι οι γενοκτόνοι του IDF στον Πειραιά» φωνάζουν οι διαδηλωτές. Δυναμική κινητοποίηση στο λιμάνι του Πειραιά
🇵🇸 Διαδήλωση για την έλευση του «Crown Iris» και του τουρισμού της γενοκτονίας στον Πειραιά #FREEPALESTİNE#stopgenocide
Saray rejimine teslim olmayacağız!
Demokrasi, siyasal özgürlük, seçme ve seçilme hakkı için CHP Kocaeli il binası önündeyiz!
Birleşe birleşe kazanacağız!
Saray rejimine teslim olmayacağız!
Demokrasi, siyasal özgürlük, seçme ve seçilme hakkı için CHP Gebze ve Darıca ilçe binaları önündeyiz!
Birleşe birleşe kazanacağız!
İl Başkanımız Elif Çuhadar:
“Saray rejimi faşizmi adım adım inşa ederken; nasıl bir muhalefet istendiği, siyasetin kimler için işletileceği ve makbul muhalefetin sınırlarının ne olacağı da biçimlendiriliyor. Süreç giderek daha fazla baskıya, hukuksuzluğa ve faşizme doğru ilerliyor.
Eğer alanlarda ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’ diyorsak, ‘Birleşe birleşe kazanacağız’ diyorsak, bugün bu sloganların ete kemiğe bürünmesi gereken dönemlerden geçiyoruz.
Siyasetin dizayn edilmesine karşı halkın öfkesini açığa çıkarmak, sözü büyütmek ve mücadeleyi birleştirmek gerekiyor. Mutlak butlana karşı mutlak mücadele!”
Saray rejiminin mutlak butlan kararına, faşizmin inşasına karşı binlerce yurttaşla Kadıköy Mehmet Ayvalıtaş Parkı’ndayız!
Ancak yetmez.
On binlerce, yüz binlerce, milyonlarca emekçiyle yürümek durumundayız.
Bütün fabrikalar, okullar, hastaneler, iş yerleri, üniversiteler, emekçi mahalleleri...
Her yer saray rejimine karşı iş, ekmek ve özgürlük mücadelesinin direniş alanları olmalıdır. Genel eylem alanları olmalıdır.
İşte o zaman saray rejimini çökertebiliriz…Biz kazanabiliriz, biz kazanacağız.