İstanbul Başsavcılığı’na ve İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Birimi’ne sesleniyorum:
Bir gazeteci olarak değil, bir baba olarak sizden yardım istiyorum.
Bu ve benzeri hesaplar hakkında suç duyurusunda bulundum.
Tespit edebildiğim kişi ve hesap bilgilerini savcılığa resmi başvurularla ilettim.
Ancak iki yıldır bana diş geçiremeyen; buna rağmen çocuklarıma tecavüz edeceğini söyleyecek kadar alçalan, kendisini “Galatasaraylı” olarak tanımlayan ve anonim hesaplar arkasına saklanan bu şerefsizlerin bulunmasını talep ediyorum.
Bu kişilerin WhatsApp grupları ve Telegram kanalları bulunmaktadır ve buradan organize şekilde yönlendirilmektedirler.Bu tehditler görmezden gelinemez.Bu durum açık ve ağır bir suçtur.
Okumadan, dinlemeden, bilmeden ve bilerek, izlenme uğruna yayınlarında beni hedef gösteren korkak yayıncılara sesleniyorum:
Ben bu şerefsizi elbet bulacağım.
Ancak sizin; sırf izlenme uğruna, reklam verenlerinize yalakalık yapmak adına gazetecileri hedef göstermeniz nedeniyle bu durumu defalarca yaşadım.
Hakkım size helal değildir. Artık kendinize gelin. Haddinizi bilin.Sizleri son kez uyarıyorum.
Şimdi çıkıp “kınıyoruz, mınıyoruz” gibi samimiyetsiz açıklamalar yapmayın.
Yaşananlar, bizzat sizin beni yalan ve yanlış bilgilerle hedef göstermenizin bir sonucudur.
Yasa dışı bahis baronlarının çocuklarını kırmızı halıyla seremonilere çıkarırken gösterdiğiniz hassasiyet,
konu rengine göre mi değişiyor?
Kızım ve oğlum; sizin aptal futbol tartışmalarınızın, egolarınızın ve içinizdeki çirkefliğin tarafı değildir.
Yetiyorsa gücünüz bana yetsin .Çocuklarımdan uzak durun.
@istanbulCBS@TC_icisleri@SiberayEGM
galatasaray’ın milyonlarca gsli’yi adım adım ahlaksızlaştırmasını izliyoruz yıllardır. bu “her şey bizim olmak zorunda, olması için de ne gerekiyorsa yaparız ama öyle ama böyle” anlayışı normları oldu. buna da büyüklük diyorlar, büyüklüğü böyle görüyorlar.
Kaptanlarımıza veda ederken, @fanselfcom koleksiyonumdan imzalı Dzeko + Tadic büstü ile Tadic figürümü bu twiti RT’leyenlerden birer kişiye hediye edeyim.
Pazartesi akşam sonuçları @grok’a açıklatırız.
(Mecburen #reklam)
Fenerbahçe’nin son yıllardaki hâli, futbol literatüründen çok psikanaliz kitaplarında yer bulacak cinsten. Skor tabelasında yazanlar kadar, yazmayanlar da camianın ruh hâlini ele veriyor. Bastırılmış arzu, kontrolsüz beklenti ve sabırsızlıkla örülü bu hâli özetleyen en yerinde benzetme şudur: Karısız kalmış bir adam. Ne sabır var, ne strateji. Ama ağızdan çıkan cümleler sabit: Kupa lazım, kupa! Yetti artık! Hani Flash TV’de “Ben garı istirem!” diye bağıran 30 yıldır bakir abimiz vardı ya, biz 11 yıl ara verdik sadece, ama bağırışımız daha gür (O adamın şimdiki durumunu merak ediyorum).
Her sezon başı da, yıllardır ilişki görmemiş, abazanlıktan kırılan bir adamın Tinder’a ilk giriş anı gibidir. Transfer geldi mi göz parlar, hocanın açıklamaları ilk temas heyecanı yaratır, hazırlık maçları flört tadında geçer. Taraftar kendi kendine fısıldar: Bu sefer farklı. Bu kez olacak! O sene bu sene! Goyacağız!
Ama sezon başlar başlamaz top direkten döner, yıldız sakatlanır, hoca “zaman lazım” der. Işte o zaman bastırılmış libido patlar: “Hoca gitsin!”, “Yönetim istifa!”, “Bu camia bunu hak etmiyor!” Sonra repertuar açılır: “Komisyoncu bunağı kovun!”, “Tazminatör!", "Kaloriferci!”, “Hani kupa başkan? Hani evereceğdin beni?”
Bu öfke, sahici sevgiden değil, tatmin edilememiş egodan doğar. Bağ kurmadan evlenmek isteyen panik bir özgüvensizlik. Amaç ilişki değil, bir an önce kupayla boşalıp rahatlamak.
Artık kupa, sportif bir hedef değil;
iktidarın ve erkekliğin simgesi.“Kazanırsam büyüğüm” deme arzusu. Bu yüzden her sezon sonu aynada aynı cümle yankılanır: “Niye olmadı ya?” "Cenabetlik mi var?" Tıpkı ilişkiyi yürütememiş ama suçu hep karşıya atan adam gibi.
Sistem kurulmadan, kimlik oturmadan kupaya koşmak; ilk randevuda evlenelim diyen adam kadar güvensizdir.
Fenerbahçe’nin sorunu kupasızlık değil; kupaya saplantılı hâlde karakterden uzaklaşması. Fenerbahçe ise hâlâ kupayı fetişleştiriyor, henüz flört etmeden “gelinlik” giydirmeye çalışıyor. Bu yüzden her sezon aynı sloganla başlıyor: O sene bu sene! Koyacağız!
Sezon sonunda? Yine hüsran. Yine o tanıdık cümleler: “Gandırdınız beni!” “Hani evereceğdin?” “11 yıldır siftah yok lan!” "Kupa veremezsem istifa edeceğiz diye söz verin!"
Yine YouTube’a sarılıp Alex editleriyle kendini avutmalar, 2007’den kalma 480p gollerle iç dökmeler… Başarıyı yaşayamayanlar için artık tek tatmin kaynağı: eski videolarla boşalmak.
Kızgın, kırgın, yarım kalmış. Ama en çok da yalnız. Çünkü karakter hâlâ yok. Karakter olmadan (sistem ve sabır) gelen hiçbir kupa, gerçekten senin sayılmaz. Arada rahatlasan, sonunda goyduk diye sevinsen ve rahatlasan bile, sürdürülebilir başarı asla gelmez.
Introducing the Checkmate Affiliate Network (CAN)
- a curated alliance of strategic minds shaping the future of onchain gaming, culture, and digital rights.
For network growth, a small % of $C is allocated to CAN community.
Check your Genius Score: https://t.co/T3OO3xj9Sk
@orhanas03 Bakın abiler isim soyisim doğum tarihimi vereyim bakın 8 yıl Eyüpsporda elit kümede oynadım ve kaptandım semihe karşı da arsaya karşıda Hamza akmana karşı da oynadım hepsi de tanırlar beni zaten amatör milli prof milli diye 2ye ayrılırdı milli kamp ve ben 2 defa amatör milliye +
3/ Claim your whitelist spot:
✅ Quote retweet this!
✅ Hold at least 2,500 $SNS tokens
✅ Buy $SNS on any Solana DEX (e.g. @jupiter , @birdeye)
✅ Join our Synesis Discord
✅ Claim DEGN WL role in the Matrica channel
✅ Snapshot will be in 6 hours or until there are slots