Boykot listesindeki hiçbir firmanın tek suçu soykırım destekçiliği değil.
Örneğin Coca-Cola gittiği çoğu ülkede su kaynaklarını vahşice tüketiyor. L’Oréal hayvanlar üzerinde test yapıyor. Unilever Asya’da kadınları çok az ücretle köle gibi çalıştırıyor. Starbucks sendikalaşan işçilerini kitlesel olarak kovuyor. Takdir ederseniz yüzlerce örnek daha verilebilir.
Yani bilinçli bir tüketici olduğunuzu iddia ediyorsanız ancak Gazze’yi de umursamıyorsanız, yine de boykot yapmanız gerekir. Yok zaten hayvanî dürtülerle önüne konulan her şeyi tüketen birisi iseniz, sizden herhangi bir hassasiyet taşımanızı beklemiyoruz.
Charlie Kirk recently said to a Palestinian that there’s no such thing as Palestinians. Well now look… there’s no longer such a thing called Charlie Kirk.
Savaş döneminde değiliz, kıtlık döneminde değiliz. Ama benci insanlar her geçen gün artıyor. Benci olmak tam bir ideolojiye dönüştü. Yaşamı kendilerinden başkasını düşünmemek üzere kurgulamışlar. Dahası, benci-liği hak olarak gördükleri için bencileşemediğinde öfkeleniyorlar.
Hüzünlerle dolu geçen Ramazanımız gerçek bayramlara vesile olsun. Gönlünüzden,hanenizden,vatanımızdan ve mazlum İslam dayarlarından bayram sevinçleri eksik olmasın. Rabbimizden İnsanlığı Gazzede ortak olduğu zulüm ve vahşetten, müslümanları da kardeşlerine el uzatamama mahcubiyetinden kurtarması niyazıyla bayramınız mübarek olsun.
Hatırlıyor musunuz? Gazzeli kardeşlerimizin katillerinden bir siyonisti cezalandıran 3 Özbek Müslüman Türkiye tarafından Birleşik Arap Emirlikleri’ne teslim edilmişti. Özbeklerin üçü de idama mahkum edilmiş. İşte idama mahkum edilen Özbek Müslümanlardan birinin annesiyle yaptığı son konuşma. Ben kendi adıma bu ihaneti asla unutmayacağım.
Size bu ülkenin sosyolojisini anlatan bir numuneyi EsLab üzerinden örneklendireyim ;
Firma ilk kurulduğundan beri hükümete yakın olduğu düşünülerek ara ara linçlenir.
Muhafazakar tayfa da sahiplenmez. Zira sandığınızın aksine muhafazakarların ciddi bir kısmı sert partici değildir.
Ama ne zaman ki saldırının öz yaşamlarına, kişiliklerine vs olduğunu hissederler. Sahiplenmeye başlarlar.
Bunun için de fazla bir şeye gerek yok. Zaten kendi haline bırakıldığında saldırganlaşan, karşısındakinin hayatına zerre kadar saygı duymayan bir kitleyle muhataptırlar.
Seçim floodunda ifade ettiğim gibi o taban saldırganlaştıkça burası konsolide olur. Sonunda burası kazanır. Dolayısı ile o taban düzelmeden Türkiye’de siyaset konuşmak boş iştir. Zira dinamik belli. Hep bu şekilde çalışır.
Bu boykottan bir şey olur mu ? Hiçbir şey olmaz. Sert uygulayabilseler, muhafazakarlar daha fazla sahip çıkar. Daha kalabalıklar, firma kâr eder sadece.
Türkiye’de siyasetin gerçeği kimi sevdiğinizden çok, kimin sizi sevmediği üzerine kuruludur.
Akp’ye 23 yıl seçim kazandıran mekanizma da budur.
Afetlerin felaketlere dönüştüğü yerlerde illa ki büyük günahlar ortaya çıkıyor. Bazıları "ilahi ceza" diyor, bazıları da buna itiraz ediyor ama aslında mevzu "hak edene cezanın kesilmemesi"dir belki de?
Yaşadığımız son depremleri hatırlayalım. Yepyeni binalar, rezidanslar dümdüz oldu. Malzemeden çalınmasa, fay hattının üzerinde yaşıyor olmanın ve insan hayatına değer veriyor olmanın bilinciyle hareket edilse tablo bu denli ağır olur muydu? Peki sonrasındaki süreçte ibret alınıyor mu, hukuk işliyor mu?.. Bize bizden büyük ceza mı var?
ABD'deki yangının bilinmeyen yüzünü anlatmış @s_Allahverdi. Yine kendi ceplerini doldurmak pahasına Dünyadaki diğer tüm canlıların hakkını çöpe atmayı göze alacak kadar azgınlaşmış birileri var hikâyede,
https://t.co/1DhJf0si9C
#LosAngelesFire #CaliforniaWildfires
🔴 Gazze'nin kuzeyinde, açlıkla mücadele için enkazların arasında tarım projeleri geliştiren 24 yaşındaki Ziraat Mühendisi Yusuf Ebu Rabi, İsrail'in hava saldırısında şehit oldu.
Geçen hafta, doğum sertifikalarını almaya gittiği esnada eşi ve yenidoğan ikizleri katledilen Muhammed Bey’i hatırlarsınız.
Verdiği röportajı sizler için Türkçeye çevirdik.
Gerçekten inanılmaz bir hikaye,
yorum yapmak bile çok güç.
Filistin cihadının komutanlarından İsmail Haniye’nin şehadeti mübarek olsun.
Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rab'leri katında rızıklanmaktadırlar. (Al-i İmran 169)
Sömürgeciliği, barbarlığı, soykırımları bir geçmiş zaman masalı gibi anlatan eğitim sistemimiz de suçlu.
Sanki sihirli bir el dokunmuş da insan hakları gelmiş ve dünya çiçek bahçesine dönmüş gibi anlatılıyor son yüzyıl.
Oysa barbarlar hep kapıda. Sadece sıramız gelmedi.
Ben Hz. Muhammed’in dinine tabiyim.
Müslüman bir Çinli ya da Arjantinli Müslüman olmayan bir Türk’ten çok daha önemlidir.
Arap, İngiliz, Ermeni ya da Eskimo… Yüzünü Kabe’ye çeviriyorsa başıma taç ederim.
Ama Allah’ın dinine savaş açmış birisi benim kardeşim değil düşmanımdır!
Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya:
"Suriyeli muhacirlerle hiçbir sorunumuz yok. Asıl sorunumuz, ülkede sığınmacı istemediklerini belirten ırkçılarladır. Biz de bu ülkede ırkçıları istemiyoruz. İlla birileri gidecekse ırkçıların gitmesini isteriz."