Biraz önce Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde Deniz Göktaş'ı ve meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan'ı gördüm. Her ikisinin de moralleri, keyifleri son derece iyi ve herkese çok selamları var. Deniz'e söylemek istediğin bir şey var mı diye sordum. Dedi ki "Keyfim çok yerinde, tahmin ettiğimden de iyiyim. Dünya Kupası'nı izliyorum. Burada en büyük problemim turnavanın az gollü geçmesi." Sordum, Arjantin'i destekliyormuş. Bu arada yeni bir podcast yazmaya başlamış bile.
Deniz'e mektup yazmak isteyenler için adresi:
Hatip mah. Mimar Sinan cad.
Karatepe Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü
Yüksek Güvenlikli Cezaevi
D Blok No:31
Çorlu / Tekirdağ.
Online mektup göndermek isteyenler https://t.co/pSka5w1Sn6 adresine göz atsınlar.
#DenizGöktaşYalnızDeğildir
#DenizGöktaşOnurumuzdur
Burda Deniz bitiyor
Ve yok benim gidecek bir yerim..
Martılar dönüyorlar burada
Deniz bitiyor ve gökyüzü başlıyor.. Uçsuz bucaksız derinliki bir gökyüzü..
02.07.1993'de yakılarak katledilen Şair/Psikiyatrist Behçet Aysan şiiri..
Anısına saygıyla..
Sir Keir Starmer government's must not remain silent about the latest judicial manouevre against the most popular opposition party, as well as more repressive actions against civil society
#Democracy#RuleofLaw
https://t.co/Xfiq909sS2
Değerli yol arkadaşlarımız,
“CHP İletişim” hesabımız artık “Özgür Özel İletişim” (@ozgurozeliletsm) adıyla yoluna devam ediyor. Sesimizi daha güçlü duyurmak, dayanışmamızı büyütmek için hep birlikte takip edelim, çevremize de ulaştıralım.
Birlikte daha güçlüyüz.
#Lider
Hukukçu arkadaşım mutlak butlanı şöyle özetlemiş:Şu anda Türkiye’de yaşanan hukuksuzluğu ancak şöyle anlatabilirim:
Üzerine üç çocuk yapılmış on yıllık evliliğinizi, dayınızın küçük torunu “ vallahi ben gelinin sevmeden evlendiğini düşünüyorum. Herkes böyle söylüyor “ diyip başvurduğu, normalde buzdolabı televizyon iadesi ile ilgilenenen Tüketici Hakları Mahkemesi iptal ediyor..
Yaşanan şu anda budur. #mutlakbutlan
With the decision of "absolute nullity" on the congress of CHP, Atatürk's party, we enter into a dark era in Türkiye. It's a well prepared plan to eliminate the main opposition party. It's a blueprint of a fully authoritarian system. The EU can't be blind nor silent anymore.
Taksim Gezi Parkı İngiliz taraftarlar için festival alanına çevrilmiş. Ne güzel de olmuş. İnsanlar yiyip içip sosyalleşiyor.
Beyoğlu’nda UEFA finali için gördüğüm neşe 2010’lar İstanbulunu hatırlattı.
Sıkıntı, şu ortamı bugün ülkende yaşayabilmek için İngiliz pasaportunun olması gerekmesi.
Aynı ortamı İstanbullu için kurmaya kalksak hemen “yassak kardeşim”.
Halbuki bu parkta biz konser de dinledik, şenliğe de katıldık, film de izledik, 1 Mayıs’ı da kutladık.
İBB parkı kamusal etkinliklerde kullanmasın diye Vakıflara dahi devretmeye kalktılar.
Neydi o popüler kelime:
D E K O L O N İ Z A S Y O N
Evet, herkese lazım.
istanbul gerçekten inanılmazsın... istiklal yürürken sigara içmek için durduğumda duvarda şu tartışmayı göreceğimi ben de bilmiyordum.
üstteki “benim sanatım politik vandalizmdir” demiş, altta biri de “sanat kirli bir politika aracı değildir” diye cevaplamış. sonra üçüncü kişi de “sanat bir ifade biçimidir ve kendini ifade etmek politiktir” diye aristoteles’e bağlamış.
Bugün 45 yaşıma giriyorum ve bu, Silivri’de geçirdiğim 5. doğum günüm.
İnsan gençliğinde her şeyi düşünüyormuş da hayatının en orta yerindeki yılları bir hücrede, yapayalnız geçireceğini hiç düşünmüyormuş.
Beş yıl bir tohuma verildiğinde kök salar, toprağı değiştirir. Beş yıl bir çocuğa verildiğinde aklı, hayalleri büyür. Beş yılda ben de değiştim; sabrı, özlemi, umudu daha derinden öğrendim.
Ve bugün hâlâ tüm öğrendiklerimle beraber, bir gün yeniden sevdiklerimle yan yana olacağıma inanıyorum.
Adalete olan inancımla, destek ve dayanışmasını eksik etmeyen herkese sevgilerimle...
6 yıldır nasıl ki “Gülistan Doku nerede? diye sorduysak şimdi de hep birlikte lütfen şu soruyu soralım;
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel neden hala İçişleri Bakanlığı’nda baş müfettişlik görevini sürdürüyor?
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel neden hala gözaltına alınmadı?
Gülistan Doku cinayeti kapsamında gizli tanık "Şubat"ın ifadesi ortaya çıktı.
• Valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel, Zeinal Abakarov ve Umut Altaş'ın grubu sık sık alkol ve uyuşturucu kullanıyordu.
• Gülistan Doku, Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş tarafından rızası dışında darp edilerek tecavüze uğradı. Bu olay sonrası hamile kaldığı öğrenildi.
• Gülistan'ı valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel, Uzi veya Akrep tarzı bir silahla kafasından vurarak öldürdü.
• Cesedi ise Vali koruması Şükrü Eroğlu ve bir korucu tarafından gömüldü. Cesedin yeri bulunmasın diye birden fazla kez değiştirildi.
Bilmeyenler için: 28 yaşındaki Onur Yaser Can, "esrar satın aldığı" iddiasıyla 2010’da İstanbul'da gözaltına alındı ve nezarette cinsel taciz ve işkencelere maruz kaldı, muhbirlik yapması istendi. Çıktıktan bir gün sonra yine ifadeye çağrıldı, ifadesi bir kez daha işkence altında alınmaya zorlandı. Üçüncü kez emniyete çağrıldığında ise intihar etti.
2012'de iki polise 2 yıl 6 ay gibi komik bir ceza verildi.
2014'te annesi Hatice Can intihar etti, babası Mevlüt Can ise 2019'da sağlık sorunları nedeniyle 62 yaşındayken yaşamını yitirdi.
Can ailesinden bir tek Onur Yaser'in kardeşi Ezgi Can kaldı:
"Annem de babam da hiçbir sağlık sorunu olmayan insanlardı. Onları öldüren şey, evlat acısı. Ve adil bir yargılama yapılmaması. Onları öldüren, bu adaletsiz sistem".
Work. Work. Work. Stay hydrated. Go to the dentist. 10,000 steps. “What’s for dinner?” Insurance. Drink water. Pay a bill. Pay a bill. Smile. Credit Score. Check engine light. Go get gas. ALLERGIES! TAXES! STUDENT LOANS! Phone storage full. Email. Email. Apple $12.99. Apple $9.99. Subscriptions. Subscription. Overdraft. Laundry. Fold. Text. Text. Text. Clean the house. “I haven’t seen you in a while.” Doctors appoinment. Hair appoinment. Nail appointment. RENT. WAR! GOVERNMENT! POLITICS! THE PRESIDENT!!
25 yaşında genç bir kadın, Esra Işık, gece vakti evinden gözaltına alındı, sabaha kadar nezarette tutuldu.
Kelepçeyle sevk edildiği adliyede tutuklanmasına karar verilerek, cezaevine gönderildi. Esra Işık’ın tutuklanma gerekçesi, köyde bilirkişi keşfi yapan mahkeme heyetine engel olmak.
O mahkeme heyeti, Muğla Milas’ta Cumhurbaşkanı imzasıyla yapılan tarihin en büyük acele kamulaştırması kapsamındaki taşınmazların, bilirkişi keşfi için köylerdeydi. Ancak, bu keşiften ne taşınmazların sahibi köylülerin ne de avukatlarının bilgisi vardı. Köylüler, Danıştay’da açtıkları acele kamulaştırmanın iptaliyle ilgili davaların süreci devam ederken, habersiz bir şekilde alelacele başlatılan keşiflere karşı çıktı.
Esra Işık, Akbelen direnişinin kilit isimlerinden biri. Aynı zamanda direnişin öncülerinden İkizköy Muhtarı Nejla Işık’ın kızı.
Akbelen Ormanı’nı kesim ekiplerinden korumak için Zehra Nine’yle birlikte ağaçlara sarılan da o; Ankara’da şirketlere süper izinler tanıyan Maden Yasası’na karşı yapılan açlık grevinde, en önde basın açıklaması yapan da.
Muğla Milas’ta Limak ve IC Holding ortaklığındaki YK Enerji, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerine kömür çıkarsın diye, önce su kaynakları açısından zengin İkizköy Işıkdere Mahallesi feda edildi. Sonra da tüm direnişe rağmen binlerce kızılçamlık Akbelen Ormanı yok edildi.
YK Enerji için bunlar da yetmedi, sıra zeytinlikleri de kömür ocağına dönüştürmeye geldi.
9 Temmuz 2025’te Meclis’te onaylanan ve şirketlere süper izinler tanıyan Maden Yasası ile, zeytinlikler bile maden faaliyetlerine açıldı. Adrese teslim bir şekilde bu yasada, Milas’ta kömür çıkarılacak zeytinliklerin koordinatları yer aldı.
Ancak YK Enerji için bu da yeterli değildi. Şirketin Ankara’dan beklediği haber, 10 Ocak 2026’da geldi. 10848 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, İkizköy, Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerinde, toplam 679 parsel için, maden sahasında üretimin sürdürülebilmesi gerekçesiyle acele kamulaştırma kararı çıkarıldı.
Milas’ta tarihin bu en büyük acele kamulaştırmasında, 6 bin dönüm alanda, köylülerin evleri, zeytinlikleri, ceviz bahçeleri, tarlaları yer alıyor. Köylüler, yaşadıkları, ürettikleri topraklardan kömür için göçe zorlanıyor.
30 Mart gecesi saat 23.50’de jandarma baskınıyla gözaltına alınıp tutuklanan Esra Işık, o günün sabahında şu ifadeleri kullanmıştı:
“Kaç tane zeytin var, kaç tane ev var yaz. Biz sayıdan ibaret değiliz, bizim orada hayatlarımız var. Sizin,100, 200, 500 diye yazdığınız zeytin ağaçlarına biz kaç ömür verdik. Öyle bir kalemde yazılacak, parasını belirleyelim, yatıralım bu da bizim olsun diyeceğiniz bir şey yok ortada. Orada bizim atalarımızın, dedelerimizin, ninelerimizin emeği var. Mezarlarımız var tarlalarımızda. Biz yurttaş değil miyiz, biz insan değil miyiz? Biz bu topraklarda çalışıp üretmiyor muyuz? Hiç miyiz biz ya, hiç miyiz? Danıştay’a sesleniyoruz, Anayasa Mahkemesi’ne sesleniyoruz. Davalarımız sizin önünüzde, kaderlerimiz sizin önünüzde. Geç gelen adalete adalet denir mi? Bizim evimiz yıkıldıktan sonra, bizim dünyamız başımıza yıkıldıktan sonra, sizin verdiğiniz karardan ne çıkar?”
https://t.co/CxHKmGcorx
@CanAnl Bu ülkede bir bakanın kardeşine ait #Atlasjet hepimizi dolandırıp gitti. Hiç olmayacak uçuşların biletlerini binlerce kişiye satıp iflasını açıkladı. Havacılık, ticaret hukuku vs hak getire, 1 kuruşumuzu bile geri alamadık.
@architext14 I was in your shoes. They drew all the ridge, valley and fascia details of a super-complicated roof by hand. In the end, they axed the job. Meanwhile, the stone cladding team bombarded me with Revit models showing every bracket and screw. Then they built it with many deviations.