ODTÜ BİRİNCİLERİ SUSTURULUYOR!
Konuşma hakkı elinden alınan 8 ODTÜ birincisi olarak bizlere yapılan haksızlığı paylaşıyoruz.
• ODTÜ’den 4.0 ortalama ile mezun olan 9 üniversite birincisi olarak hepimiz, törenden iki gün öncesine kadar her yıl birincilerin yaptığı gibi Devrim'de konuşma yapacağımızı zannediyorduk. Ancak birincilerden yalnızca birine konuşma hakkı verildi.
• 17 Temmuz'da derece öğrencileri için bir tören düzenlendi. Bu tören öncesi düzenlenen toplantıda bizlere süre yetersizliği sebebi ile Ankara'dan ve Kıbrıs'tan birer birincinin konuşacağı bildirildi. Konuşmalardan sonra bu kişiyi kararlaştırmak için tekrar çağrıldığımızda bize seçim kriterlerinin hala belirlenmediği aktarıldı.
• 19 Temmuz'daki törenden bir gece önce telefonla arandık ve konuşma yapmayacağımızı öğrendik. Hangi kritere göre seçim yapıldığı ise talep etmemize rağmen bize açıklanmadı.
• Programın sıkışıklığını bahane eden yönetim, bu konuşmayı yapmaya hak kazanmış öğrencilere üçer dakika süre vermek yerine üniversite tanıtım videoları izletti ve Athena grubuna yaklaşık 70 dakikalık bir konser verdirtti. Grubun sahneye çıkmasının beklendiği 20 dakika boyunca hiçbir şey yapılmaması da eklenince “program sıkışıklığı” bahanesinin ne kadar asılsız olduğu gözler önüne serildi.
Tüm dönem arkadaşlarımızla bize karşı yapılan bu büyük ayıbı kınıyoruz!
Biz bu şekilde sansürlenmeyi kabul etmiyoruz. Bu sebeple ODTÜ birincileri olarak çok büyük bir hevesle hazırladığımız ancak yapamadığımız konuşmalarımızı bu gönderiyi alıntılayarak paylaşma kararı aldık. Bizim dillendiremediklerimizi okumanız bizi çok mutlu edecektir.
🎓Söylenenlere göre #BoğaziçiÜniversitesi Felsefe Bölümü diploma töreninde olanların dahası da var.
“Başka hocalarla fotoğraf
çekilmek isteyen öğrencilere
fotoğrafta kendisinin de olmasını şart koşmaya çalıştı.”
(Kaynak: Bogazicihk/Instagram)
İlahiyat eğitimi üstüne Indiana’da islam dini felsefesi doktorası yaparak Boğaziçi felsefe bölümü kadrosuna tepeden inen kişiden beklenebilecek hazımsızlıklar
İnanılır gibi değil
O kadar alışmışkar ki istediklerinin zorla olmasına, öğrencinin emek emek kazandığı diplomasını paraşüt akademisyen Başaran vermiyor çekiştiriyor,
Haddini kendini bilmemek insanı ne hale sokuyor
Yazık
Bugün Felsefe mezuniyet töreninde bir arkadaşımız paraşüt akademisyenden diploma alırken fotoğraf çekilmek istemedi. Bunun üzerine paraşüt Yasin Ramazan Başaran arkadaşımızın diplomasını vermek istemedi ve fiziksel olarak müdahale etti!
Yasin Ramazan Başaran derhal bölümden uzaklaştırılmalıdır.
Arkadaşımızın yanındayız, öğrenciler size boyun eğmeyecek!
❗️Bunun önemini nasıl haykırabilirim, bilmiyorum
📚Başarılısınız, hakediyorsunuz, ama politik düşüncenizden dolayı eğitim alamıyorsunuz.
🎓Boğaziçi'nde yüksek lisans kabul süreçleri şeffaflıktan uzaklaşıyor, yönetimin müdahalesine açık hale getiriliyor
Hakları olan toplu mezuniyeti ilmek ilmek ören öğrencilerimize teşekkür ediyorum, üniversite eğitiminin önemli derslerinden birini daha başarı ile tamamlamış durumdasınız, öz hakiki diplomalarınız hayırlı olsun, dünyaya faydalı işler yapmanız dileğiyle, yolunuz açık olsun
Küçük çıkarlar için haksızlığa sessiz kalmamak.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Mikrobiyoloji Doktorası almış, başarılı bir bilim insanı olan ve şu anda NASA’da çalışan Dr. Neva Çiftçioğlu Banes’in kendi kaleminden başından geçen gerçek bir olay.
“İş ve eş gereği ABD Houston Teksas’ta yaşıyorum. Geçen hafta başımdan geçen ilginç ve gerçekten çok etkilendiğim olay, evime yakın bir postanede gerçekleşti.
Yeni yıl armağanı olarak internet aracılığıyla satın aldığım kol saati paketten camı çatlamış çıkınca, vakit kaybetmeden derhal iade formunu doldurup soluğu postanede aldım. Postaneye girdiğimde 20–25 kişi kuyrukta bekliyordu.
Burada Noel de yaklaştığı için marketten bir ekmek bile alınsa mecburen onlarca insan arkasında sıraya dizilip normalden çok daha uzun süre beklemek zorunda kalınıyor.
Hizmet eden sayısı sadece 2 kişi olunca, hele bir de hizmet edenler işinden, canından bezmiş bir suratla ve isteksizliğin yansıdığı bir süratle de iş görünce bekleme süresi sabırları zorlayacak düzeye tırmanıyor.
Girdiğim kuyrukta arkama döndüğümde 30–35 kişinin daha geldiğini gördüm. *“Neyse, en azından ortalardayım” *diye sevinme payı çıkardım.
Tam 40 dakika sonra sıra bana geldi. Paketi görevliye uzattım, “Adresler üzerinde yazılı” dedim. “Paketi neden bantla kapatmadınız?” diye sordu. Girişteki “Paket içeriğini görmek isteyebiliriz. Lütfen paketlerinizi açık bulundurunuz” uyarısını gösterdim. Sesini yükselterek sinirle “Kapıda ne yazdığını iyi biliyorum. Derhal paketinizi bantlayın” dedi.
Sıradaki herkes artık bizi dinliyordu. Yanı başındaki bantı göstererek, “Rica etsem verebilir misiniz?” dedim. Yanıt yine aynı yüksek sesle geldi: “Hayır, o bant bana ait, müşteri kendi bantını kullanacak!” “Yanımda bant yok, sizin bant için de para ödesem...” dediğim an görevli hanım sesini daha da yükseltti. 3 adım ötede, bir ayakkabı kutusu büyüklüğündeki, sadece paketleme servisleri için yapılmış 20 dolarlık bantı işaret ederek satın almamı ve kullanmamı önerdi. “15 santimetrelik bir kutu için bana o bantı aldırmanız size mantıklı geliyor mu?” diye sordum! “Bantı al ve derhal sıranın sonuna geç!” diye bana bağırırken sinirden de kendisi kıpkırmızı kesilmişti. Aynı hışımla kuyruktaki bir sonraki kişiyi (“Sıradaki” anlamına gelen) “Next!” diye çağırdı.
İşte o an dondum kaldım... Ama sıradakilerden hiç kimse ilerlemedi. Sıranın başındaki beyefendi, “Şu kutuyu derhal bantlayın ve hanımefendinin işini bitirin önce” dedi.
Görevli öfkeyle bağırıyordu: “Anyone else... Next!” 30 kişi yerinden kıpırdamıyordu. İkinci görevliye de gitmiyorlardı. Hizmet durmuştu.
Sıradan bir yaşlı bayan, “76 yaşındayım ve dizlerim ağrıyor, ama o bayanın paketini bantlayıp görevinizi yerine getirmediğiniz sürece buradan bir adım atmıyorum” dedi.
Görevli elimden paketi sinirle çekip kutuyu benim söylediğim postane bantıyla yapıştırdıktan sonra ödememi alana kadar karmakarışık duygularla kalakalmıştım. Neredeyse ağlamak üzereydim. Sıraya dönüp “Thank you all” (Hepinize teşekkürler) diyebildim sadece*... Gülümseyerek el salladılar.
Dışarı çıkıp arabama oturunca kontağı açmadan bir süre park yerinde düşündüm.
Herkesin işi gücü var. Nasıl oldu da tek bir kişi “Acelem var” diyerek sıranın önüne atlamadı? Nasıl oldu da onca kişi bir kişiye yapılan haksızlık için tepki gösterdi? O sırada benden hemen sonraki yaşlı beyefendi işini tamamlamış, dışarı çıkmıştı. Arabama yaklaştı, pencereyi açtım. Gülümseyerek kafamdan geçen soruları yanıtladı:
“Size yapılan bu yanlış için üzgünüm. Doğada hayvanlar, ağaçlar ve hatta mikroplar birbirleriyle bağ içerisinde hareket ederken biz insanlar birbirimizden çok koptuk maalesef. Yanlış bir hareket, anında tespit edilerek sineye çekilmeden, toplu bir tepki gösterilmezse ‘normalleştirilir’. O hizmet eden bayan bir dahaki sefere yanlış yaparken iki kez düşünecektir. Biz görevimizi yaptık...” diyerek ayrıldı.
İşte kendimize veya bir başkasına yapılan haksız bir davranış karşısında korktuğumuz veya başka nedenlerle tepkimizi göstermediğimiz sürece yaşamımızda bizi çok daha kötü günlerin beklediğine kesinlikle inanabiliriz...
Lütfen üşenmeden okumanızı rica ediyorum.
Toplumsal duyarlılık adına önemli bir yazı.
----------------------------
Neva Çiftçioğlu BANES kimdir
Neva Çiftçioğlu Banes, astrobiyolog ve NASA'da çalışan Türk bilim insanı'dır. Çiftçioğlu aynı zamanda Nobel Tıp Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk kadınıdır.
Doğum Yeri ve tarihi: Erzurum 24 Şubat 1963
Dalı: Biyoloji
Eğitim: Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (1985), Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi
Ödüller: Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü
Sevgiyle kalın
Ali Demir görevi kötüye kullanmaktan ceza almıştır. Günümüzde İTÜ'de profesör unvanıyla aktif olarak öğretim üyeliği yapmaya ve ders vermeye devam etmektedir.
Tuna Tuğcu ise lehine yargı kararlarına rağmen Boğaziçi Üniversitesindeki görevinden alıkonulmaktadır.
Herkese iyi akşamlar, (kılıçdaroğlu hariç)
- Ekrem İmamoğlu 433
- Avukat Mehmet Pehlivan 339
- Selahattin Demirtaş 3490
- Hatay Milletvekili Can Atalay 1493
- Av. Selçuk Kozağaçlı 3114
- Tele1 Televizyon Kanalı 213
- Gazeteci Merdan Yanardağ 210
- Gazeteci İsmail Arı 64
- Av. Atilla Özen 248
- CHP İstanbul İl Binası 259
- CHP Genel Merkez Binası 1
- CHP’li Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat 492
- CHP’li Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık 433
- CHP’li Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan 433
- CHP’li Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe 354
- CHP’li Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney 279
- CHP’li Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin 354
- CHP’li Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin 367
- CHP’li Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı 313
- CHP’li Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu 248
- CHP’li Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün 354
- CHP’li Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara 354
- CHP’li Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler 445
- CHP’li Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz 393
- CHP 24. Ve 27. Dönem İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu 354
- CHP’li Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer 332
- CHP’li Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek 323
- CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan 82
- CHP’li Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel 69
- CHP’li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey 51
- CHP Ankara İl Başkanı Dr. Ümit Erkol 40
- CHP’li Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel 32
- Ekrem İmamoğlu’nun Danışmanı Murat Ongun 433
- Ekrem İmamoğlu’nun Seçim Kampanyalarının Yöneticisi Necati Özkan 433
- Ekrem İmamoğlu’nun Koruma Müdürü Mustafa Akın 361
- İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş 433
- İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in kardeşi Zafer Keleş 371
- İBB Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü İpek Elif Atayman 433
- Hastaneye götürüleceği söylenerek ambulansla adliyeye götürülerek etkin pişmanlık ifadesi vermesi istenen İBB Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven 433
- İBB Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker 433
- İBB Medya A.Ş. Satın Alma Müdürü Fatoş Ayık 433
- İBB Halkla İlişkiler Şube Müdürü Serap Karay 361
- İBB Medya AŞ Etkinlik Koordinatörü Ceyda Kıryak 433
- İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce 433
- İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün 433
- İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay 433
- Üsküdar’daki kaçak kafeleri yıkarken saldırıya uğrayan İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten 433
- Dilek İmamoğlu’nun abisi 107
- Dilek İmamoğlu’nun 5 ve 8 yaşında iki çocuklu yeğeni Derya Dağdeviren ve eşi Gökhan Dağdeviren 13
- Özgür Özel’in yakın arkadaşı Demirhan Gözaçan 10
- Muhittin Böcek’in oğlu 278
- Muhittin Böcek’in gelini 19
- Osman Kavala 3125
- Tayfun Kahraman 1493
- Mine Özerden 1493
- Çiğdem Mater 1493
- Figen Yüksekdağ 3490
- 19 Mart operasyonunun birinci yılında Saraçhane'de gerçekleştirilen mitingin ardından arefe günü tutuklanan 2004 doğumlu Genç 67
- İktidar tarafından canlı yayınlanabileceği söylenen ancak buna cesaret edilemeyen İmamoğlu davasında fotoğraf çeken vatandaş 60
- Hakkındaki soruşturmadan haberdar olduğu gibi yurt dışından gelmesine rağmen kaçma şüphesiyle tutuklanan Av. Sezin Uçar 40
Gündür, Adlarını bilmediğiniz 100’den fazla CHP’li belediye çalışanı, memuru, yetkilisi, görevlisi günlerdir, aylardır hapiste..
24 Mayıs 2026
ABD'de son bir haftada üç farklı mezuniyet töreninde davetli konuşmacılar yapay zekâdan söz ettikleri anda genç mezunlar tarafından yuhalandılar.
(Bizim üniversitede yıllardır toplu mezuniyet töreni yapılmadığından böyle şeyler olamıyor tabii.)
Sonun başlangıcı! Naci İnci "Can Candan'ı kampüse alırsam bu üniversiteyi yönetemem" demişti. Kendi imzasıyla Can'ı atadı.
Yönetici ne dediğine dikkat etmeli. Şimdi Naci İnci'ye düşen istifa etmektir, affını istemekle olmaz. @yunusunbabasi +++