⚡️ BU AKŞAM VE HER GÜN ⚡️
Ankara, İstanbul, İzmir ve memleketin dört bir yanında barikatlar, biber gazları ve barikat önlerinde aşağıdaki bayrağı taşıyanların direnişini göreceksiniz 🚩
Korkma ve yanımıza gel. Bize katıl, #Sokağa#HücumEt
Yalnız kalma🔻
🔻Bize katıl: https://t.co/c0SSulZUHo
🔻Formu doldur, tanışalım: https://t.co/9BnWQh8qQG
Halk TV’ye polis baskınıyla kayyım atanması, halkın haber alma hakkına ve basın özgürlüğüne yönelik siyasal saldırıların yeni bir boyudur. Bu saldırılar tutsak edilen gazetecilerden, sansürlenen onlarca medyadan, baskı ve saldırılardan bugüne bilindik bir yöntemdir.
Bu saldırının siyasi zemini görmezden gelinemez. Butlan CHP’sinin başındaki Kemal Kılıçdaroğlu, daha birkaç gün önce Halk TV’yi açıkça hedef göstermiş, bugün yaşananların adeta işaret fişeğini ateşlemiştir.
İktidarın yargı ve kolluk eliyle yürüttüğü baskı siyaseti ile butlan CHP’sinin muhalif sesleri itibarsızlaştırma çabaları, aynı siyasal saldırı anlayışının birbirini tamamlayan iki yüzüdür.
Halkın iradesine kayyım atayanlarla, halkın sesinin susturulmasına siyasi zemin hazırlayanların karşısındayız!
Sosyalistler açısından mesele halkın örgütlenme, haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkıdır.
Tek seçeneğimiz örgütlü mücadelemizdir.
Türkiye Sosyalist Partisi
Hamamönü’nden Ankara Kalesi’ne uzanan gezimizi tamamladık. Ankara sokaklarını birlikte yürüyüp bolca fotoğraf çektik.
Gençlik Birlikte’nin sonraki etkinliklerine katılmak için formu doldurabilirsin.
🔗 https://t.co/P1KcufILgT
PERSPEKTİF | Bir Fayın Çatlaklarında Yürümek
Sermaye içi çatışmalar, neo-faşist saldırılar, “çözüm süreci” ve Ortadoğu’da yeni saflaşmalar…
Düzenin çatlaklarında yürürken örgütlü mücadeleyi büyütmek gerekir.
Yazının tamamı için ✍️
https://t.co/eJyQQ9XlRs
ANKARA GARI ÖNÜNDEYDİK. UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ.
10 Ekim Katliamı’nın 11. yılında, Ankara Garı önünde yitirdiğimiz canları bir kez daha andık.
Barış, emek ve demokrasi mücadelesinde yitirdiğimiz 103 insanımızın acısı da, öfkesi de, adalet talebi de hâlâ diri.
Bugün burada bir kez daha söyledik:
10 Ekim yalnızca geçmişte kalmış bir katliam değildir. 10 Ekim, bu ülkede barış isteyenlerin nasıl hedef alındığının; ihmallerin, sorumlulukların ve cezasızlığın nasıl korunduğunun adıdır.
Unutmak yok.
Affetmek yok.
Vazgeçmek yok.
Katledilen yoldaşlarımızın, emekçilerin, gençlerin ve barış isteyen herkesin anısını mücadelemizde yaşatacağız.
Bu ülkeye karanlığı dayatanlara karşı; eşitlik, özgürlük ve sosyalizm mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz.
10 Ekim’i unutma.
#10Ekim #10EkimKatliamı #AnkaraGarı #UnutmadıkAffetmedik #BarışİçinMücadeleyeDevam
DÜNYA KIZ ÇOCUKLARI GÜNÜ
TÜİK verilerine göre 2025 yılında Türkiye’de 16–17 yaş grubundaki 8.068 kız çocuğunun “resmî evliliği” kaydedildi.
2025 yılında 294 kadın cinayeti ve 297 şüpheli kadın ölümü kaydedildi.
Bu tablo kapitalizmin, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ve erkek egemen düzenin sonucudur. Kız çocuklarını çocukluklarından, eğitimlerinden ve geleceklerinden koparan bu düzeni kabul etmiyoruz.
10 EKİM UNUTULMAYACAK! | 10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde barış, emek ve demokrasi için yan yana gelen 103 insanımız, IŞİD çetelerinin gerçekleştirdiği katliamda yaşamını yitirdi.
Aradan 11 yıl geçti. Ne yitirdiklerimizi unuttuk ne de bu katliamın önünü açan karanlığı, ihmalleri ve siyasal sorumlulukları.
10 Ekim, bu ülkenin emekçilerine, gençlerine, kadınlarına ve barış isteyen milyonlarına yöneltilmiş bir saldırı olarak hafızamızda yaşıyor. O gün hedef alınan, halkların eşitlik ve özgürlük içerisinde bir arada yaşama iradesiydi.
Bizim hafızamız yasımız kadar mücadelemizi de büyütüyor.
Katledilenlerin anısını, onların özlemini duyduğu eşit, özgür ve sömürüsüz bir dünya mücadelesinde yaşatacağız. Unutmaya, unutturmaya ve cezasızlığa teslim olmayacağız.
Unutmadık, affetmedik, unutmayacağız!
Türkiye Sosyalist Partisi
GENÇLİK, BARIŞI SOSYALİZM İLE KURACAK!
10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde barışın, eşitliğin ve özgürlüğün sesini yükseltmek için bir araya gelen 103 insanımız katledildi.
O gün hedef alınan yalnızca bir miting değildi. Halkların kardeşliğine, emekçilerin ortak mücadelesine, gençliğin özgür bir gelecek kurma iradesine saldırıldı.
Aradan 11 yıl geçti. Katliamın acısı da öfkesi de hafızamızdaki yerini koruyor. Sorumluların hesap vermediği, cezasızlığın sürdüğü bu düzende unutmak, karanlığa teslim olmaktır.
Biz o gün Ankara Garı önünde yükselen barış talebinin bugün de takipçisiyiz. Savaşın, sömürünün, milliyetçiliğin ve gericiliğin karşısında halkların eşitliğini ve kardeşliğini savunmaya devam edeceğiz.
Çünkü biliyoruz: Barış, sömürü düzeninin insafına bırakılamaz. Gerçek ve kalıcı barış, halkların eşitliğiyle, emeğin özgürlüğüyle, sosyalizmle kurulacaktır.
Katledilenlerin düşlerini yarım bırakmayacağız. Gençliğin ellerinde büyüyen mücadelemizle o düşleri gerçeğe dönüştüreceğiz.
10 EKİM’İ UNUTMA!
#10Ekim #10ekim11yıl #10EkimAnkaraGarKatliamı
LGBTİ+’ların eşit, özgür ve onurlu bir yaşam sürmesi için mücadele ediyoruz.
Baskıya, nefrete, ayrımcılığa karşı özgürlük istiyoruz.
Saklanmadan, korkmadan, yalnızlaştırılmadan yaşamak istiyoruz.
LGBTİ+ mücadelesinde ve tutsaklarına özgürlük istiyoruz!
#Özgürlükİstiyoruz
Türkiye Sosyalist Partisi olarak Küba Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Misyon Şefi Yardımcısı Oscar Redondo Ramos ile bir araya geldik.
Görüşmede Küba halkının emperyalist kuşatma ve uzun yıllardır sürdürülen ekonomik ambargo karşısındaki mücadelesini, bölgedeki güncel gelişmeleri ve halklar arasındaki enternasyonalist dayanışmanın önemini değerlendirdik.
ABD emperyalizminin Küba halkını teslim almaya, devrimin kazanımlarını boğmaya ve ülkeyi ekonomik kuşatma yoluyla diz çöktürmeye dönük politikalarının karşısındayız.
Küba’nın yalnız olmadığını; dünyanın dört bir yanında emperyalizme, sömürüye ve bağımlılığa karşı mücadele eden halkların aynı tarihsel mücadelenin parçaları olduğunu biliyoruz.
Türkiye Sosyalist Partisi olarak Küba halkıyla dayanışmamızı ve ambargonun koşulsuz kaldırılması talebimizi bir kez daha ifade ediyoruz.
Küba yalnız değildir.
Yaşasın halkların enternasyonalist dayanışması! 🇨🇺
7 Ekim’in üçüncü yılında Filistin meselesi ve emperyalist barbarlık, artık yalnızca Gazze sınırlarında yaşanmıyor; bütün Ortadoğu’nun geleceğini belirleyen bir hesaplaşmanın merkezinde duruyor.
Gazze’de süren yıkımın ardından ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşı, Lübnan’dan Yemen’e, Körfez’den Kızıldeniz’e uzanan yeni bir bölgesel düzen arayışını açığa çıkardı. 2026’da ABD ve İsrail’in İran’a doğrudan saldırıları, bölgedeki güç dengelerini ve ABD’nin geleneksel güvenlik mimarisini ciddi biçimde sarstı.
Bizim açımızdan mesele yalnızca İsrail-Filistin çatışması değildir. Emperyalist müdahalelerle halkların geleceğinin yeniden çizilmeye çalışıldığı bir “yeni Ortadoğu” projesine karşı, Filistin halkının özgürlük mücadelesi bütün bölge halklarının kendi kaderini tayin hakkından ayrı düşünülemez.
Ne Washington’ın savaş düzeni ne İsrail’in işgal siyaseti Ortadoğu halklarına barış getirebilir.
Direnen halklar, yenilmezler.
7 Ekim’de gündem:
Kayyım yönetimindeki Esenyurt Belediyesi’ne yönelik operasyonda 17 kişi gözaltına alındı.
Başakşehir’deki okul saldırısında 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut yaşamını yitirdi.
MESEM ve meslek liselerinde beş yılda 31 bin 747 öğrenci iş kazası geçirdi.
Fon soruşturmasında ise 95 kişi daha gözaltına alındı.
🎥 120 Saniyede Gündem | Direnç
▶️ https://t.co/Ko6fU4HAhB
Gündeme emeğin tarafından bakıyoruz.
#DirençDergi #120SaniyedeGündem #Esenyurt #Başakşehir #MESEM #Emek
Kadın, Emek, Mücadele | Sosyalist Kadınlar ve Direnç Dergi Mücadele Söyleşileri'nin ilki 7 Ekim Çarşamba 20.00'de gerçekleşiyor!
1970'lerden bugüne, devrimci mücadelede kadınların görünmeyen tarihini Şehriban Teyhani ile konuşuyoruz.
🗓️ 7 Ekim Çarşamba saat 20.00
📍 Online - Zoom
Etkinliğimiz tüm katılımcılara açık, karma şekilde gerçekleşecektir.
Katılmak için formu doldurmanız yeterli.
https://t.co/ZTcSiD5B2J
Yarın, Kadın, Emek, Mücadele söyleşilerinde buluşuyoruz!
Etkinliğe katılmak için form doldurmanız yeterlidir, etkinliğimiz tüm katılımcılara açık, karma bir şekilde gerçekleşecektir.
🔗https://t.co/aetuNG5At8
🔴İstanbul | Ekonomik Krizin Bedeli Emekçiye Kesiliyor!
Bakırköy'de "Ekonomik Krizin Bedeli Emekçiye Kesiliyor" diyerek bildiri dağıtımımızı gerçekleştirdik.
Emekçiler için hayat her geçen gün pahalanıyor, çalışma koşulları güvencesizleşiyor, gençlerin geleceği giderek belirsizleşiyor, emeklilerin insanlık onuru ayaklar altına alınıyor.
Emeğimiz, alın terimiz ve geleceğimiz söz konusuyken yalnız değiliz; emeğimize sahip çıkmak için mücadeleyi birlikte büyütelim!
Formu doldur, bize katıl!
🔗 https://t.co/eLiN2awerD
🌸 8 EKİM — TOPLUMSAL CİNSİYET 101
Tarihten kadınların günlüklerini ve kendi günlüklerimizi okuyarak toplumsal cinsiyeti tartışıyoruz.
Gündelik hayatımızda bize öğretilen kadınlık ve erkeklik rollerini, bu rollerin hayatlarımızı nasıl şekillendirdiğini ve kendi deneyimlerimizin bize ne anlattığını birlikte konuşuyoruz.
📅 8 Ekim Perşembe 20.00
📍Online Zoom üzerinden
Etkinliğe katılmak için linkteki formu doldur! Bize öğretilen rolleri sorgulayalım, kendi hikâyemizi birlikte yazalım!
🔗https://t.co/frPUfJ7zgX
Fransa’da gençler eğitim sistemindeki çöküşe, bütçe kesintilerine ve geleceksizliğe karşı sokakta. İspanya’da emekçiler ve kiracılar, yükselen kiralara, tahliyelere ve konutun rant aracına dönüşmesine karşı meydanları dolduruyor.
Avrupa’nın farklı ülkelerinde aynı toplumsal gerilim büyüyor. Kamusal hizmetler daralıyor, barınma hakkı piyasanın insafına bırakılıyor, yaşam maliyeti yükseliyor. Sermaye düzeninin yarattığı krizin bedeli ücretlilere, gençlere ve yoksullara yükleniyor.
Fransa’daki öğrenci hareketi ile İspanya’daki barınma mücadelesi aynı düzenin yarattığı sınıfsal çatışmanın farklı alanlardaki görünümünü taşıyor. Eğitimden konuta, çalışma yaşamından gündelik hayata kadar temel ihtiyaçlar sermaye birikiminin sınırlarına teslim edildikçe toplumsal öfke de büyüyor.
Bugün Avrupa sokaklarında görünür hale gelen şey, yıllardır biriken sınıfsal gerilimdir. İnsanların insanca yaşayabilmesi için gereken kaynaklar mevcut. Bu kaynakların nasıl bölüşüldüğü, kimin ihtiyaçlarının önce geldiği ve toplumun hangi sınıfın çıkarlarına göre örgütlendiği temel mesele olmaya devam ediyor.
Fransa’dan İspanya’ya yükselen hareketler, Avrupa’daki sosyal krizin derinliğini ve emek-sermaye çelişkisinin güncelliğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Selam olsun mücadele edenlere!
#İspanya #Fransa
Gençliğin dayanışması başlıyor: Gençlik Birlikte.
Film gecelerinden atölyelere, oyun akşamlarından kent yürüyüşlerine; birlikte vakit geçirmek, üretmek ve dayanışmak için açık bir gençlik alanı kuruyoruz.
Katıl, öner, birlikte şekillendirelim.
🔗https://t.co/3AbOXY8ZOf