Afgan asıllı Khaled Hosseini'nin Uçurtma Avcısı filminde Baba oğluna şöyle diyordu;
"Hayatta tek bir günah vardır. O da hırsızlıktır. Diğer tüm günahlar onun türevleridir. Bir insanı öldürdüğünde hayatını çalmış olursun. Karısının elinden kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Birini aldattığın zaman doğruluğu çalmış olursun."
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Girdiğiniz 13 seçimi kaybetmekle kalmayıp bir de memleketin bu hale düşmesine vesile oldunuz. Sorumluluk kabul etmeyip halen gündemde kalmanız aslında “King Baby” sendromunun ta kendisidir. Genellikle bağımlılarda sık karşılaştığımız bir klinik durumdur. Siz, güç ve koltuk bağımlısı olmuş bir müptelasınız ve acilen tedavi olmanız hem kendiniz hem ülkemizin geleceği için şarttır. Size en ufak bir sempatim olmadığı gibi CHP içinde sizden medet uman kifayetsiz muhterislerle beraber kendinize bir parti kurup boyunuzun kaç mm olduğunu görmek isterim.
Hatta teklifim şu… gelin ikimiz yarışalım. 5 aylık bir siyasetçi ben ile 50 yıllık tecrübeli siyasetçi siz. Ben partisiz bu yarışa girerim… yer mi?"
Aziz milletim, sizden istirhamımdır. Lütfen bunları görün ve paylaşın.
Yokluğumu fırsat bilip "Kanal İstanbul" denen rant ve talan projesi uğruna Avrupa Yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
Bu kez alelacele TOKİ'yi devreye almışlar. Dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
İBB’nin ve İSKİ’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler. Bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, İSKİ’ye bile bildirmemişler.
Şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz İstanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok. Bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız.
Sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, İstanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
Hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, İstanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz. Tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz.
Hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden. Millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin.
Yasakçı akılda ne yalan biter ne de iftira. Bu sefer de uyduruk gerekçelerle avukatım Mehmet Pehlivan gözaltına alındı. Demokrasi darbesi yaptıkları yetmiyormuş gibi bu darbenin mağdurlarının kendilerini savunmasına da tahammül edemiyorlar. Demokrasi darbesine hukuk darbesini de eklemek istiyorlar. Bir avuç kifayetsizin ülkemize yaşattığı kötülük büyüyor. Derhal avukatımı serbest bırakın.
Cumhurbaşkanlığı Adaylığım, Parti Meclisimiz ve TBMM Grubumuzda oy birliğiyle resmiyet kazandı.
Bu sürece büyük bir özveriyle destek veren Genel Başkanım Sn. Özgür Özel’e, partimin yetkili organlarına, meclis grubumuza, ön seçime katılan parti neferlerimize ve 15.5 milyon vatandaşımıza şükranlarımı sunuyorum.
Bundan böyle uzun, zorlu, engellerle dolu bir yolculukta olacağız. Bu yolculuğun sonunda demokrasi var, hukuk var, adalet var, refah var. Hepsinden önemlisi aydınlık bir Türkiye var.
Çocuk yaşlarımdan bu yana Kadir Gecesi’nin bende bambaşka bir anlamı vardır.
Gecelerin en güzeli olan Kadir Gecesi’ni yıllarca ailemle, annem ve babamla, sevdiklerimle yaşadım. Ömrümde ilk kez bu mübarek geceyi bir siyasi kumpasla içerde geçiriyorum.
And olsun ki, buna sebep olanlardan hem bu dünyada hem de mahşerde hesap soracağım.
Biz korkuyu evde bıraktık Sayın Erdoğan!
Bu memleket için ölümü de mezarı da göze aldık. Korkutamazsınız!
Şu mübarek günde ettiğin tehditleri milletin vicdanına havale ediyorum.
Bu akşam da cezaevindeki odamda sizi izleyeceğim.
20.30'da İstanbul'da Saraçhane'de, Türkiye'nin tüm meydanlarında, evlerin balkonlarında, trafikte ülkemizin geleceği için ses veren herkese selam olsun.