❓ MİT TIR’ları kumpasının kamuoyunca bilinmeyen ama nasıl olsa bir gün mutlaka bilinecek karanlık bağlantıları çok önemli.
MİT TIR’larının durdurulması talimatını veren dönemin savcıları Aziz Takçı ve Özcan Şişman’ın, operasyon öncesinde ve sonrasında kimlerle görüştükleri; telefon trafiklerinin, HTS kayıtlarının ve irtibat ağlarının tamamı kamuoyuna açıklanması gerekmez mi?
Bu isimler hangi askerî, siyasi, bürokratik ve sivil unsurlarla temas kurmuştur? Talimat zincirinin arkasında kimler bulunmaktadır? Türkiye’nin millî güvenliğini hedef alan bu girişim yalnızca sahadaki görevlilerden mi ibarettir, yoksa daha geniş bir organizasyonun parçası mıdır?
❓Sahi 15 Temmuz öncesinde İncirlik Üssü’nde gerçekleştirildiği iddia edilen toplantıya kimler katıldı?
15 Temmuz darbe girişimi sırasında darbecilerin kullandığı F-16’lara havada yakıt ikmali sağlanmasındaki rolü nedeniyle 79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilen eski Tuğgeneral Bekir Ercan Van’ın, darbe girişiminden kısa süre önce Adana İncirlik Üssü’nde bir toplantı düzenlediği ve bu toplantıda bazı katılımcılara darbe sonrasına ilişkin makam ve görevler vadettiği iddiaları bütün yönleriyle araştırılmalıdır.
Bu toplantıya Adana’dan hangi iş insanları, bürokratlar, yerel yöneticiler ve dönemin siyasi aktörleri katılmıştır? Katılımcılar hakkında herhangi bir adli veya idari işlem yapılmış mıdır? Toplantıya ilişkin kamera görüntüleri, üs giriş-çıkış kayıtları, telefon sinyalleri, HTS verileri ve tanık ifadeleri neden kamuoyuyla paylaşılmamaktadır?
15 Temmuz’un yalnızca üniformalarmızı gasp etmiş ve giymiş işgalcilerde oluşmadığı; siyasi, ekonomik ve sivil bağlantıları bulunan geniş bir ihanet ağı tarafından planlandığı iddiaları eksiksiz biçimde aydınlatılmalıdır.
Milletin bilmesi gereken temel sorular şunlardır:
Kim, kimlerle görüştü?
Kimler toplantılara katıldı?
Kimlere hangi makamlar vadedildi?
Kimler korundu, kimlerin üzerine gidilmedi?
İşgal girişiminin sivil, siyasi ve ekonomik ayakları neden bütün açıklığıyla ortaya çıkarılmadı?
Türkiye’nin millî güvenliğini hedef alan bu yapılanmanın yalnızca görünen yüzüyle değil; bütün bağlantıları, finans kaynakları, siyasi temasları ve sivil destekçileriyle birlikte açığa çıkarılması bir tercih değil, tarihî ve hukuki bir sorumluluktur.
HTS kayıtları, üs giriş-çıkış belgeleri, toplantı listeleri ve soruşturma dosyaları üzerindeki gizlilik kaldırılmalı; gerçekler milletle paylaşılmalıdır.
@adalet_bakanlik@abakingurlek@TC_icisleri@ibrahimbuyukbas@ikalin1@HuseyinLikoglu@ulkucuhareketr
ÇOK ENTERESAN
FETÖ TBMM’DE ANA MUHALEFET PARTİSİ OLDUKLARINI İDDİA EDİYOR.
Mensupları yargıda hesap veren, cezaevlerinde tutuklu bulunan ve devleti yıkmaya yönelik darbe girişiminde bulunduğu gerekçesiyle yargılanan bir örgütün yurt dışındaki firarileri, “Artık TBMM’de ana muhalefet partisiyiz.” diyor.
DİKKAT!
UYURSAK BİR DAHA UYANAMAYIZ.
Yurt dışında firari olarak yaşayan FETÖ mensuplarından bazı isimlerin, “Artık Meclis’te ana muhalefet partisiyiz.” yönündeki açıklamaları dikkat çekicidir.
Bu tür söylemler, kamuoyunda yeni oluşumların arkasındaki iradeye ilişkin farklı tartışmaları da beraberinde getiriyor.
SAHADAN GELEN ÇEŞİTLİ İDDİALARDA İSE, FETÖ İLE BAĞLANTILI OLDUĞU BİLİNEN BAZI ÇEVRELERİN SÖZ KONUSU PARTİ ETRAFINDA TOPLANMAYA ÇALIŞTIKLARI VE TOPLUMDA KARŞILIĞI BULUNAN BAZI İSİMLERİ DE BU YAPIYA DÂHİL ETMEK İÇİN YOĞUN ÇABA GÖSTERDİKLERİ İFADE EDİLİYOR.
Yaklaşık on yıldır aynı uyarıyı yapıyoruz: Siyasette FETÖ’den arınma süreci tam anlamıyla gerçekleştirilemedi. Arınmanın olmadığı yerde kirlenme riski her zaman varlığını sürdürür.
Eğer ilerleyen süreçte bu yöndeki iddialar somut şekilde doğrulanırsa, geçmişte siyasette FETÖ ile mücadele konusunda direnen veya bu çağrılara mesafeli duranların nasıl bir tavır alacağını hep birlikte göreceğiz.
İşte, bu yaklaşım; kardeşliğin sarsılmaz temel ile güçlendiren akil yaklaşımdır.
Kardeşliği, bu birleştirici dil güçlendirecek. Tam Bağımsız Türkiye, böylesi akil bir yaklaşım ile inşaa edilir.
Teşekkürler Sn. @MetinerBasin
Tamar Tanrıyar’ın deşifresi sonrası Turkuvaz medyanın trolleri sıraya girmiş. Sorsan hepsi dindar, mütedeyyin!
Ama biri de çıkıp, ahlaksızlığın diz boyu olduğu ve aileyi çökerten sabah programını düzenleyen medyanın hangi kuruluşa ait olduğunu söylemez, daha doğrusu söyleyemez!
Güne Merhaba
FETÖSÜZ TÜRKİYE TERÖRSÜZ TÜRKİYE’DİR.
Türkiye’nin önünde bulunan “Terörsüz Türkiye” süreci, yalnızca bir güvenlik meselesi değil; aynı zamanda devletimizin Misak-ı Millî sınırları içerisinde daha güçlü, sınırlarının ötesinde ise daha etkin bir güç merkezi olma hedefini doğrudan ilgilendiren stratejik bir süreçtir.
Bu nedenle sürecin, devlet aklının en üst düzeyde yönettiği kritik süreçtir
Bununla birlikte, tarihsel tecrübeler dikkate alındığında, Türkiye’nin güçlenmesini istemeyen Osmanlı’nın yıkılışından beslenen güç merkezleri bu kez de ülkemizi zayıflatmaya ve bölgesel etkinliğini sınırlandırmaya yönelik çeşitli stratejileri her aşamada gerçekleştirmek için hareket ediyorlar
Osmanlı Devleti’nin son döneminde yaşanan gelişmelerden çıkarılan dersler, bu konuda toplumsal hafızamızda güçlü bir şekilde duruyor ve dikkatliyiz
Bu çerçevede, Türkiye’nin küçültülmüş ve etkisiz hâle getirilmesini hedefleyen yaklaşımların günümüzde de farklı yöntemlerle varlığını sürdürdüğünü ve küresel güç mücadelesinde çok önemli bir merkezdir
Hatta Amerika’nın içinde de Amerika ile savaşacak kadar kendilerini güçlü hissetmektedirler
Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde etkili olan bazı Evanjelik Siyonist ve İsrail yanlısı siyasi çevrelerin, Orta Doğu’nun geleceğine ilişkin kendi stratejik öncelikleri doğrultusunda politikaları Trump üzerinden Türkiye’ye dayatma noktasında da hareket halindeler.
Açıkçası bu anlamda Türkiye ile Amerika’nın çıkarları
Açıkçası Türkiye ile İngiltere’nin bu anlamdaki politikaları
Açıkçası Avrupa birliği ile Türkiye’nin bu alandaki politikaları çıkarları örtüşmemektedir.
Bunu saklayarak süreç yönetemeyiz.
Evet zor durumdayız ama biz biziz
En zor şartlarda Kuvayi milliye mücadelesi vermiş bir milletin evlatlarıyız
Devlet yönetiminin, bu gelişmeleri dikkate alarak 2024 yılından itibaren Sayın Devlet Bahçeli’nin çıkışı ve bir duruş ortaya koyması ve bu anlamda örgüte kararını ver
“ya İsrail’den yanasın ya da Türkiye’den yanasın “noktasında özeleştiriye zorlayan kendi sorgulamasında zorlayan ve örgütün bu anlamda bu coğrafyada artık teröre yer kalmayacağını ve mutlaka tasfiye olacaklarını görmeleri gerektiğini ifade eden çıkışı ile birlikte başlayan süreç Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü idaresi ile vücut bulmuş ve sürece daha kararlı bir şekilde yürüyor yürüyecektir
Bununla birlikte, içeride ve dışarıda farklı siyasi veya ideolojik saiklerle hareket eden bazı çevrelerin 📌süreci sabote etmek yavaşlatmaya ya da kamuoyunda tartışmalı ve toplumun doğal olarak bütün katmanlarında tepkiler oluşturabilecek bir dil üzerinden sürecin yönetilmesine”sebep olup süreci boşa düşürmek istemektedirler.
Önümüzdeki dönemde sürece ilişkin hukuki düzenlemelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarının gündeme gelmesi beklenmektedir.
📌Böyle kritik dönemlerde toplumun farklı kesimlerini karşı karşıya getirebilecek, kutuplaşmayı ve çatışmayı artırabilecek söylem ve provokasyonlara fırsat vermeyecek zaman yönetimi ile kirli operasyonlara karşı dikkatli olunması büyük önem taşımaktadır.📌
Türkiye, geçmişte yaşadığı ağır tecrübeler nedeniyle bölünme ve devletin zayıflatılması konularında haklı bir toplumsal hassasiyete sahiptir.
Bu hassasiyetin, farklı dijital mecralar ve dezenformasyon faaliyetleri aracılığıyla istismar edilme ihtimali göz ardı edilmemelidir.
Toplumun dinî, millî, ideolojik ve siyasi hassasiyetlerini hedef alan manipülasyon girişimlerine karşı hem devlet kurumlarının hem de siyasi aktörlerin ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekmektedir.
Bu süreçte en doğru yaklaşım; konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, zamanı doğru yöneterek şeffaf, hukuki ve millî menfaatleri esas alan bir anlayışla ele alınmasıdır.
ARA SÖZ :AK PARTİ VE STK’LAR NEDEN TOPLUMU DOĞRU BİLGİLERLE HAZIRLANMIŞ DİJİTAL VE KONFERANS VE SEMİNERLE BİLGİLENDİRECEK ÇALIŞMALAR YAPMAZ?
NEDEN YÜK SADECE SAYIN CB’MIZIN OMUZLARINA BIRAKILIYOR.
@tcbestepe@RTErdogan@MHP_Bilgi@dbdevletbahceli
Akşama ve Tarihe not.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE VE KİMLER SÜRECİ SABOTE ETMEK PEŞİNDE
Meselenin bir diğer boyutuna da gelelim.
Öncelikle, Çin’e karşı Asya-Pasifik’te güçlenmek isteyen Amerika çekilirken bu coğrafyayı kendi başına bırakır mı?
Elbette ki hayır.
Neden?
Bölgede İsrail’in güvenliği var.
Diğer taraftan enerjinin ve Çin’in batıya doğru yürüyüş güzergâhı bu coğrafyadan geçiyor. Ayrıca Amerika, bir anlamda kendi kucağında büyüttüğü Çin’in yükselişinden duyduğu rahatsızlıktan sonra, gelecek yüzyılda karşısına Türkiye’nin Türk dünyası ve İslam dünyasında model bir güç merkezi olarak çıkmasına elbette rıza göstermeyecektir.
İsrail’in güvenliği noktasında kendi içindeki Yahudi lobisine ve Siyonist lobilere rağmen bunu yönetebilme kabiliyeti var mıdır?
Bekleyip göreceğiz.
Ancak bizim gelecek yüzyılımızı ilgilendirecek asıl meselemize gelelim.
@tcbestepe@RTErdogan@dbdevletbahceli@MHP_Bilgi
Cumhurbaşkanınız Sayın @RTErdogan
23 yıldır iktidarda olan bir siyasi hareketin lideri ve artık sadece siyasi değil, devletin liderliği sorumluluğunu da taşımaktadır.
Bu tür tartışmaları başlatmak isteyenlere ise şunu söylemek gerekir:
“Liderin olduğu yerde liderlik tartışılmaz. Ve lider sonrası kapalı kapıların ardında plan yapılmaz.
Bu, samimiyetsizlikten başka bir şey değildir.”
@bulent_arinc
Yönümüz, Firavunun ve Firavunun çapulcu ayak takımının zalimliklerine ve filim/fırıldaklıklarına boyun eğmeyip; sağlam bir duruş, kararlı bir yürüyüş ile; ahdinden vazgeçmeyenlerin yönüdür.
@RTErdogan@Hayati_Yazici@abuyukgumus@BY
Tamer Dağlı gücünü koltuktan değil, karakterinden aldı. Firavunun ve Firavunun çapulcularının ayak oyunlarına ve zalimliklerine boyun eğmedi, eğmekte ona yakışmazdı zaten.
Gün ola, harman ola… gün ola, devran döne…
@RTErdogan@abuyukgumus@Hayati_Yazici
Şeytan melezi siyonistler tarafından şehid edilen Kassam Tugayları komutanı Muhammed Avde’nin cenazesinde konuşan Filistinli çocuk:
“Şu an komutan Muhammed Avde’nin cenazesindeyiz. Allah ona rahmet etsin.
Siyonist düşmana şunu söylüyoruz:
Bir komutan gider, yerine komutanlar gelir.
Bir asker gider, yerine on asker gelir.
Bir şehit gider, yerine bin direnişçi doğar.
Bu toprak, kekik ve zeytin ağacı yetiştirdiği gibi direnişçi de yetiştirir.”
Küreselci satanist çete, yine iş başında!
1998 yılında vizyona giren “FİGHT THE FUTURE” isimli film, Hanta Virüsünü konu almış… tesadüftür, tesadüf(!)
FBI binasındaki şüpheli bir bombalanma olayı ardıdan FBI ajanları, insanlığı tehdit eden “dünya dışı bir virüsü” ve bu virüsü gizlemeye çalışan “karanlık güçleri” ifşa etmeye çalışırlar.
Sürece dair en açık, en net ve en cesurca ifadeler. Teşekkürler Sn. @MetinerBasin
Siyonist ingiliz aklının “Terörsüz Türkiye” sürecini sabote etme çabaları, Sn. CB’mızın ve Sn. Bahçeli’nin kararlı duruşu ile boşa çıkacaktır.
@RTErdogan@dbdevletbahceli