A2-B1’de problem konuşmaya başlayamamaktı. B2-C1’de konuşuyorsunuz ama kafanızdaki uzun cevabın ağzınızdan üç basit cümlesi çıkıyor. toplantıda, iş görüşmesinde veya birine itiraz ederken bildiğiniz İngilizce bir anda “I think it is good because...” seviyesine düşüyor.
ilk sistem ağzınızı açtırıyordu. şimdi ChatGPTnin sesli moduyla cevabı uzatma, itiraz etme ve beklemediğiniz soruda dağılmama kısmını kuruyoruz
Hayatta aksini görmediğim bir gerçek var. Kaliteli insanlar iş yapar, ucuz insanlar kulis yapar. Başarılı insanlar sonucu koyar, kaybedenler dedikodu yapar. Çekici insanlar hayatlarına bakar, tercih edilmeyenler ise magazin yapar. Üstün ve kazananlar sadece ilk sınıftan çıkar.
‘80 sonrası şiiri içinde, az yazan, ortalarda görünmeyi pek sevmeyen bir şair olarak bilinir Seyhan Erözçelik. Belki de hep öyle kaldı: Görünmeyen…Ölümünün 15. yılında saygıyla anıyorum.
TÜRKÇE DERSİNDE YAPAY ZEKÂYI NASIL KULLANDIM? (KOMUTLARI İLE)
Yapay zekâya ders planı hazırlatmak, soru yazdırmak vs. artık hepimizin bildiği şeyler.
Ben biraz daha öğrencinin doğrudan işin içinde olduğu şeyler denedim.
Bazıları beklediğimden çok daha iyi sonuç verdi.
👇
Gerçek bir ilişki kurmak, kişinin kendi sınırlarından vazgeçmesini ve bir başkasına bağımlı/açık hale gelmesini gerektirir. Ancak sistemin yarattığı "güçlü ve kendi kendine yeten birey" miti, aşkın bu kırılganlığını zayıflık olarak gösterir. Bu mite tapan birey, ne tamamen başkasına bağlanabilir ne de yalnızlıkla baş edebilir.
İngilizcede ilerleyemiyorsanız kendinizi suçlamayın! Yapısal nedenleri var.
İngilizce artan pilavı sütlaç yapar gibi aynı kelime ve ekleri farklı gramer amaçlarıyla kullandığından başlaması kolay, ilerlemesi zor bir dil.
Bu yolda ipuçları isteyenlere: https://t.co/PSzzeyd5Xu