@statewithgarden@didimbld@haticegencay_@szctelevizyonu@halktvcomtr S.kerim sokağını da hayvanını da. Türk düşmanı karı gelmiş medeniyetin içine karışıp insanlık görmüş, bir şekilde eline yetki geçince Didim'i insani hiçbir vasfı olmayan dağ kabilelerine peşkeş çekiyor. Tepki vereceksen buna tepki ver mk sünepesi.
@qokhanavci Lan Berat denen lavuk, oğlunun sünnetinde takılan altınları ve et ticaretinden vurduğun hanutu çıkar da öde başımıza açtığın borcu vatan millet düşmanı sünepe.
Mustafa Kemal Atatürk Nutuk'ta Vahdettin için "HAİN, SOYSUZLAŞMIŞ, ALÇAK, ACİZ, ADİ, HİS VE İDRAKTEN MAHRUM BİR MAHLÛK" diyor.
Kurtuluş Savaşı'na savaş açan ve Vahdettin'i ak-lamaya kalkan AKP'nin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Atatürk'ün NUTUK'unu da yasaklayacak mısın?
@turk4343oglu@_bunyamin8829@AyBalaHatuun Egede yaşadıysa Rum karı aldı. Balkanlarda yaşadıysa Rum, Slav ve Arnavut karı aldı. Ne ara babası belli olmayan siyonist oldun da soyunu cariyeden yürütmeye başladın be mk oğlu?
@turk4343oglu@_bunyamin8829@AyBalaHatuun Biyoloji hocasını s1ktiğim yarım akıllısı, padişahlar Türk olmayan karı aldı diye çocuğu Türk olmuyorsa sen nasıl Türk oluyorsun? Dedelerin doğuda yaşadıysa Ermeni, Süryani, Arap, Fars ve Kürt karı aldı. Karadenizde yaşadıysa Laz, Gürcü ve Kırım üstünden Slav karı aldı.
Vahdettin yaverini İstanbul'daki İşgal Orduları Başkomutanı İngiliz General Harington'a gönderip ülkeden kaçmak için yardım istedi. Harington "Onu zorla kaçırdığımın sanılmaması için talebini yazıyla bildirsin" diye cevapladı. Bunun üzerine Vahdettin'in Harington'a yazdığı mektup
İŞTE VAHDETTİN'İN KAÇIŞININ BELGESİ
İstanbul İşgal Kuvvetleri Başkomutanı İngiliz General Sir Charles Harington, Vahdettin’in kaçışını şöyle anlatıyor:
“15 Kasım Çarşamba günü yemekte iken sultanın yaveri geldi. Sultanın, cuma selamlığına çıktığında öldürüleceğini düşündüğünden hayatını kurtarmam için bana haber yolladığını bildirdi. Ben, sultanı kaçırmakla suçlanmamak için bu talebin yazılı olarak yapılmasını istedim.”
Bunun üzerine Vahdettin, 16 Kasım 1922’de İstanbul İşgal Kuvvetleri Başkomutanı Harington ’a şöyle bir kişisel mektupla başvurdu:
“Dersaadet (İstanbul) İşgal Orduları Başkomutanı General Harington Cenaplarına. İstanbul’da hayatımı tehlikede gördüğümden, İngiltere devleti fahimesine iltica ve bir an evvel İstanbul’dan mahall-i ahara naklimi (başka bir yere götürülmemi) talep ederim efendim. 16 Teşrin-i sani 1922. Müslümanların Halifesi Mehmet Vahideddin.” (Sir Charles Harington, Tim Harington Looks Back, John Murray, London, 1940, s. 125; Oral, s.474)
Harington, daha sonra yazdığı kitapta, Vahdettin'in bu sığınma belgesinin orjinalini çerçeveletip bir hatıra olarak evinin duvarına astığını da yazacaktı.
Vahdettin, 17 Kasım 1922’de oğlu Ertuğrul ve yanındakilerle birlikte İngiliz HMS Malaya zırhlısı ile Malta adasına kaçtı.
Vahdettin, 20 Kasım 1922’de İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı Harington’a, 25 Kasım 1922’de de Büyük Britanya Kralı ve Hindistan İmparatoru V. George’a, kendisine yardım etmelerinden dolayı bir teşekkür telgrafı gönderdi. Vahdettin, Britanya Karlı’na gönderdiği telgrafı şöyle bitiriyordu:
“Majestelerinize en derin minnetlerimi sunarım. Majestelerinizin ailesinin tüm mensuplarının sağlık ve refahı için Allah’a dua ederim.” (Oral, s. 474; Sonyel, s. 200)
Dikkat edilirse, Vahdettin, iltica mektubunu “Müslümanların Halifesi” sıfatıyla imzalamıştı. Çünkü İngilizler, Vahdettin’in halifelik sıfatı sayesinde sömürgelerindeki Müslümanları kontrol etmeyi planlıyordu. Ancak bu İngiliz oyununu da Mustafa Kemal (Atatürk) bozdu. TBMM, 18 Eylül 1922’de Vahdettin’in halifelik yetkilerini elinden aldı, Abdülmecit Efendi’yi “halife” seçti.
Ayrıntı için bkz.👇
https://t.co/uELkSWIPWl
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, Sultan Vahdettin için Nutuk'ta söyledikleri:
''Ancak aciz, adi, his ve idrakten mahrum bir mahluk, herhangi bir ecnebinin himayesine girebilir.
Devlet Başkanlığı makamını kirletmekte olan hain Vahdettin!"
@HeRo6238@SolKemalist1923@armancame_ Ulan böcek, Türkçede yabancı kelime yok diyen mi var? Dilin yok be Hint çingenesi seni. Yan köyündeki eşek tüccarıyla anlaşamıyorsun utanmadan viyaklıyorsun.