Ο Τουρκικός Στρατός, μετά τη Νίκη της 30ής Αυγούστου, προέλαυνε προς τη Σμύρνη. Ο ελληνικός στρατός, που υποχωρούσε και καυχιόταν ότι εκπροσωπούσε τον «πολιτισμένο κόσμο», περνώντας από το Αλασεχίρ (Φιλαδέλφεια), έκαψε και κατέστρεψε την πόλη.
Ήταν πολύ «πολιτισμένοι»· άλλωστε προέρχονταν από το «λίκνο του πολιτισμού», γι’ αυτό και συμπεριφέρθηκαν έτσι.
Ας χειροκροτήσουμε, λοιπόν, τον «μεγαλειώδη ελληνικό πολιτισμό».
#kaybolantarihinpeşinde
Bunu da gördük❗️
Giresun Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Ömer Tekin, sosyal medyada çevre mücadelesi yürüten yurttaşı tehdit etti:
“O at kuyruğu saçın ile dilini bağlarım. Soyundan girer sopundan çıkarım. Seni son kez uyarıyorum”
Yurttaş suç duyurusunda bulundu👇
Herifler cinayeti örtbas etmek için neredeyse tüm silahlı personeli seferber etmişler, bir tane namuslu adam çıkıp da dememiş ki bunlar kızı öldürdü, şikayetçiyim diye...
Yunan kamuoyu, siyaset bilimci Thanasis Diamantopoulos'un 'Anadolu' itirafının şokunu yaşıyor.
📍CNN Türk Atina Temsilcisi Duygu Leloğlu:
▪️Diamantopoulos, ERT yayınına telefonla bağlandı ve dedi ki; "Yunanistan, Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu'da akıl almaz katliamlar yaptı."
▪️"Artık bunun resmen tanınması zamanı gelmedi mi?" diyerek Cezayirlileri katlettiğini kabul eden Fransa'yı örnek gösterdi.
▪️Yunan siyasetçilerden hiçbir reaksiyon gelmedi, haberi bile yapılmadı, açıklama hiç yokmuş gibi davranıyorlar.
📍Thanasis Diamantopoulos, Yunan devlet televizyonu ERT'de ne dedi?
▪️Yunan ordusunun Küçük Asya'daki (Batı Anadolu) suçlarını, Müslüman kadınlara yapılan kitlesel tecavüzleri sormayacak mıyız?
▪️Askerlerimizin, subayların izniyle tecavüz edip öldürdüğü Müslüman kadınların meme uçlarından tespih yaptığı gerçeğini ne zaman kabul edeceğimizi sormayacak mıyız?
▪️Zira kendi suçlarını kabullenme gücünü kendinde bulmuş bir toplum, barış ve medeniyet yolunda ileri bir adım atma fırsatını da elde eder.
Hello everyone i would love to share a Protocol we used for a patient with prostate cancer stage 4
Ivermectin – 12mg x2 daily for 5 days on and 2 days off
Mebendazole – 500mg 3x daily for 3 days on and 4 days off
DMSO – 1/2 tsp daily
C60 – 1 tsp (3 wks on/1 wk off)
Turmeric – 1,500 mg daily
Resveratrol – 500 mg weekly
Quercetin – 500 mg daily
Berberine – 500 mg daily
NAC – 750 mg daily
2 tbsp MCT Oil + 10 mg black pepper extract CBD – 1 dropper (increase slowly weekly)
Took just 6 weeks for the PSA to drop.
The wonders of this protocol can not be thrown under the bus by big pharma
@joeroganhq@RobertKennedyJr
#ivermectin #prostatecancer
In the year 756, a grieving empress of Japan donated
her late husband's dearest belongings to a temple in Nara.
They were placed in a wooden warehouse
called the Shosoin.
Persian glass goblets. Silver ewers from ancient Iran.
Musical instruments, medicines, games, textiles
from across China, India, Central Asia.
Scholars call this warehouse
"the final destination of the Silk Road."
Nearly 9,000 treasures. In near-mint condition.
The oldest surviving silks on Earth
that were never buried in a tomb.
Now, the question that should keep you up at night:
How does a wooden shed full of treasure
survive 1,270 years without being looted?
Egypt's treasures survived because they were sealed
inside tombs, hidden under tons of stone.
Most of the world's ancient wonders that remain
survived by being lost.
The Shosoin was never lost. It sat in plain sight,
in the middle of a city, for thirteen centuries.
Its security system?
A strip of paper.
The lock is sealed with paper
bearing the Emperor's personal signature.
To break the seal without permission is unthinkable.
That's it. That was always it.
Not even the shoguns, the military rulers of Japan,
could open that door.
For one stretch, it stayed shut for 140 straight years
because no one had the authority to look inside.
Once a year, each October, an imperial envoy
travels from Tokyo to break the seal,
air out the treasures, and seal it again.
They have been doing this, on schedule,
since before the Vikings existed.
Anywhere else, this is a heist movie waiting to happen.
In Japan, it's just a piece of paper that has said
"please don't" for 1,270 years.
And for 1,270 years, everyone hasn't.
9 Eylül’de Türk ordusunun İzmir’e girmesinin ardından Millî mücadelenin 9 gün daha sürdüğünü ve bu sürede Türk ordusunun 300 şehit daha verdiğini aktaran Tarihçi Dr. Selim Erdoğan;
İstiklal Savaşı 9 Eylül'de İzmir'de bitmedi. 9 Eylül'de İzmir'e girdik. O dönemde Türk'ün kızıl elması İzmir'di.
İzmir'e girmek çok önemli bir hedefti ve bunu başardık. Ama ondan sonra 9 gün daha İstiklal Savaşı devam etti ve 300'den fazla şehit verdik.
9 Eylül'de biz İzmir'e şehre girdiğimizde şehirde bir Yunan askeri yoktu. Çünkü Yunan askerleri çeşme tarafından çekiliyorlardı ve 13 Eylül'e kadar çeşme tarafından çekilmeleri devam etti.
Biz İzmir'de şehirdeyken 4 gün daha bu adamlar nasıl rahat rahat çekilebildi diye soranlar olacaktır. İşte orada donanma farkı devreye girdi.
Yunan savaş gemileri denizden Yuna ordusunu korudu ve Türk süvariler Urla'ya geçemediler. O topçu ateşinden orada şehit verdik.
18 Eylül'de yani bakın İzmir'den 9 gün sonra son muharebe 18 Eylül sabahı Delikli Bayır Muharebesi bitiyor.
O muharebede hatta 61. Alay Komutanımız Hüseyin Vecihi Bey ve 70'den fazla erimiz orada şehit oluyor. Ama adlarını bilmediğimiz için hangisi en son şehit olduğunu bilmediğimiz için biz Yarbay Hüseyin Vecihi Bey'i 61. Alay Komutanını İstiklal Savaşı'nın son şehidi olarak kabul ediyoruz. Alay Komutanı orada şehit oluyor.
Büyük Taarruz sonrası Atatürk’ün esir Yunan askerine sorduğu tarihi hesap:
"Kendi vatanınızda Türk düşmanlığını öğrenip saldırdınız, şimdi bedelini ödüyorsunuz!"
#TarihteBugün 📅
Mustafa Kemal Paşa'dan Validesi Zübeyde Hanım ve Fikriye Hanım'a telgrafı. (28 Ağustos 1922)
"Afyonkarahisar'ı aldık... Siz müsterih olunuz! İnşallah duanız berekâtıyla bütün memleketimizi düşmandan kurtarmak nasip olacaktır."
In the Ecuadorian Andes mountains in the late 1990s, “the people in a potato-growing community asked the Quito government to help them buy simple metal hoes and plows to replace the wooden ones pulled behind their horses.
“The government turned to USAID.
“The agency sent an agricultural specialist who recommended that the farmers stop growing the several dozen varieties of potatoes that had been their tradition for hundreds of years. He told them to concentrate instead on just four of the most profitable ones and, if they did so, offered to give them a tractor and mechanized potato planting and harvesting equipment. He would also arrange loans to buy glyphosate-based herbicides and other “miracle chemicals” that would bring them into the modern age of science.
“The tractor alone was worth about ten years of the entire community’s gross income. It was an offer they couldn’t refuse. They planted the four potato varieties.
“Within a few years, blight killed their entire crop. I stood on a hillside that had been ravaged with erosion by the tractor. I heard the heart-wrenching stories of people whose lives had been shattered by crop failures, mudslides, and flooding. Families were forced to leave their homes. Many ended up begging on the streets of Quito.”
— Confessions of an Economic Hitman, 3rd Edition
İstanbul Pendik'teki Göçbeyli Deresi'ni kaplayan kimyasallar ve kirlilikler Ömerli Barajı'na kadar ulaştığı aktarılıyor. Dereden çok ağır koku geldiği belirtiliyor.
Ömerli Barajı İstanbul için çok önemli, içme suyu barajıdır. Dikkatlice konu araştırılmalıdır...
"Yunanlarla Beraber
Kemalistlere Karşı Savaşıyoruz" yazmış, 105 yıl önce dünyaca ünlü dergi Illustrated London.
Kemalistlerin deve kervanı
ele geçirildiği için mutlular.
Üniformasız ve ayakkabısız savaşan Türkler esir edildikleri için de
epey alay konusu olmuş.
İbret alır mıyız?
Bir adam, Türkiye’deki ekonomik dönüşüm hakkında yorum yaptı:
• Sokağa bakın. Son iki yılda kaç yeni kafe açıldı?
• Sonra dönüp haberleri hatırlayın. Aynı dönemde kaç fabrika kapandı, kaç işçi çıkartıldı?
• Ne olur? Türkiye en azından 20 milyar dolar daha cari açık verir. İşte Türkiye ekonomisinin özeti tam olarak bu.
• Şimdi rakam vermek istiyorum: Türkiye'de imalat sanayisi 27 aydır kesintisiz küçülüyor. 27 ay, 2 yıldan fazla bir süre ediyor.
• Ama aynı dönemde dönüp bakıyorsunuz, kafe ve kahve zinciri sayısı patlamış durumda. Bir tarafta üretim eriyor, diğer tarafta birbirimize kahve satıyoruz.
• Yunanistan 2008'de battıktan sonra tam olarak bu yaşandı. Sanayileri çöktü ve gençler ülkeyi terk etti.
• Ama iki sektör Yunanistan'da büyümeye devam etti: Yeme-içme sektörü, bir de emlak sektörü.
• Yunan akademisyenler de buna "kafe ekonomisi" ismini taktılar. Yani bir ülke üretemez hale gelince insanlar birbirine kahve satarak ayakta kalmaya çalışıyor.
• Neden herkes kafe açıyor? Çünkü fabrika kurmak, milyonlarca lira sermaye demek, yıllarca sürecek izin süreci demek ve ucuz kredi ister.
• Bugün %40 faizle kaç tane fabrika kurulabilir ki? Ama kafe öyle değil.
• 2 ayda hemen açabilirsiniz ve nakit ilk günden dönmeye başlar. Yani suç burada girişimcide değil.
• Bir ülkede üretmek kahve satmaktan zorsa herkes kahve satar.
• Ama burada şöyle bir tehlike var, kafe ekonomisi canlı görünür, değil mi? Sokaklar doludur, istihdam iyi çıkar.
• Siz böyle baktığınızda her şey yolundadır ama üç şeyi asla yapmaz:
• Katma değer üretmez, döviz kazandırmaz, teknoloji doğurmaz.
• Yani ülke meşgul gözükür ama zenginleşmez. Peki böyle bir ekonomide kim kazanır.
• Aslında kazanan üç grup var: Dükkanını kiraya veren mülk sahibi, franchise'ı satan marka ve tedarikçiler.
• Tıpkı 1800'lerde altın çılgınlığında zengin olmak için altın arayanların değil, kürek satanların zengin olması gibi.
• Organize sanayide ışıklar sönerken şehir merkezinde yeni kafelerin ışıkları yanıyorsa bu yalnızca tüketim alışkanlığının değişmesi değildir.
• Bu, üretimden vazgeçen bir ülkenin giderek kendi içinde para çeviren bir ekonomiye dönüşmesidir.
• Çünkü fabrikasını kaybeden bir ülke yalnızca istihdamını değil; teknolojisini kaybeder, ihracatını kaybeder ve geleceğini de maalesef kaybeder.
The Korean War (1950-1953) killed approximately 3 million people - including over 2 million Korean civilians.
The U.S. Air Force dropped more bombs on Korea than it had used in the entire Pacific theater of World War II. General Curtis LeMay estimated that the bombing campaign killed 20% of North Korea's population.
Every city in North Korea was destroyed. Every one. Dean Rusk - later Secretary of State - described the bombing: 'We bombed everything that moved in North Korea, every brick standing on top of another.'
Napalm was used extensively - on villages, on refugees, on anyone in the target area. The Associated Press documented the killing of civilians by American forces at No Gun Ri bridge in July 1950 - hundreds of South Korean refugees shot from above.
The war ended where it started - at the 38th parallel. No territory was gained. No strategic objective was achieved. The only lasting result: a permanent U.S. military presence in South Korea and the division of a nation that continues to this day.
3 million dead. Every city destroyed. Zero strategic gain. And it is called 'the Forgotten War' - forgotten because remembering would raise questions about what it was for.