RAKAM ARTTI. PEKİ İHTİYAÇ KARŞILANDI MI?
Sağlık Bakanlığı 2026 PDC verilerine göre;
2025 Hemşire PDC: 210.926
2026 Hemşire PDC: 213.653
Artış yalnızca 2.727 — %1,29.
Peki uluslararası tablo?
🇹🇷 Türkiye: 1.000 kişiye 2,9 aktif hemşire
🌍 OECD: 1.000 kişiye 9,2 aktif hemşire
Yaklaşık olarak Türkiye’de 345 kişiye 1, OECD ortalamasında ise 109 kişiye 1 aktif hemşire düşüyor. PDC’nin artması önemlidir; ancak tek başına yeterli sağlık insan gücü planlaması anlamına gelmez.
Hastanın bakım ihtiyacını, birimlerin gerçek iş yükünü, nöbet sistemini, izinleri, özellikli birimleri ve bölgesel farklılıkları dikkate almayan bir personel planlaması sahadaki sorunu çözemez. Sağlık insan gücü planlaması yalnızca kadro cetveli değildir.
Mesele; hastayı koruyan, sağlık çalışanını koruyan ve Türkiye’nin gerçek sağlık hizmeti ihtiyacını karşılayan sürdürülebilir bir insan gücü politikasıdır.
Detaylar; https://t.co/nwoU5gAUds
HEP-SEN
Türkiye’nin En Genç ve Dinamik Yeni Nesil Sağlık Sendikası @hepsen_2020
🌐 https://t.co/5De2NnFS9S
☎️ 0216 759 44 14
🎥 Medya Ağımız:
👉 https://t.co/ApGyCSurPg
@saglikbakanligi@yhgmsb
#SağlıkBakanlığı #2026PdcCetveli #SağlıkBakanlığıPersonelleri
#NedenHepsen #Hepsen2026 #Hepsenmevzuat #Hepsenhukuk #SağlıkÇalışanları #SağlıkEmekçileri
BASIN AÇIKLAMASI
SENDİKA ÜYELİK SÜREÇLERİ TAMAMEN E-DEVLET ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLMELİDİR!
AYDO Yazılım Hakkında Basına Yansıyan Gelişmeler ve Veri Güvenliğine İlişkin Açıklamamız
Kamu görevlilerinin sendikal örgütlenme hakkının; özgür irade, güvenlik, şeffaflık ve kişisel verilerin korunması temelinde yürütülmesi gerektiğini daha önce defalarca ifade ettik. Bugün bu çağrımızı bir kez daha yineliyoruz.
Kamu görevlilerinin sendikaya üyelik, üyelikten çekilme ve sendika değişikliği işlemlerinin tamamının e-Devlet üzerinden, doğrudan kişinin kendi iradesiyle gerçekleştirilebilmesi için gerekli mevzuat ve altyapı çalışmaları ivedilikle başlatılmalıdır.
Son dönemde AYDO Yazılım hakkında basına yansıyan haber ve gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Kamuoyunun ve üyelerimizin bilgisine özellikle sunmak isteriz ki; kurulduğumuz günden bugüne HEP-SEN ve KASK’ın AYDO Yazılım ile herhangi bir iş birliği, sözleşmesi veya anlaşması bulunmamaktadır.
HEP-SEN ve KASK olarak üyelerimizin ve yöneticilerimizin kişisel verilerinin korunması konusunda hassasiyetle hareket ediyor; KVKK kapsamında süreçlerimizi titizlikle yürütüyor ve veri güvenliğini temel önceliklerimizden biri olarak görüyoruz.
Dijital kamu hizmetlerinin yaygınlaştığı günümüzde sendikal işlemlerin üçüncü taraf sistemlere ihtiyaç duyulmadan, doğrudan kamu tarafından işletilen e-Devlet altyapısı üzerinden güvenli ve doğrulanabilir biçimde yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz.
Sendika üyeliği kişinin özgür iradesidir. Kamu çalışanı sendikal tercihine ilişkin tüm işlemleri herhangi bir aracıya ihtiyaç duymadan bizzat gerçekleştirebilmelidir.
Daha önce dile getirdiğimiz çağrımızı bir kez daha yineliyoruz:
Sendikal üyelik sisteminin tamamen e-Devlet üzerinden yürütülmesi için gerekli yasal ve teknik çalışmalar gecikmeksizin başlatılmalıdır.
Konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.
@tcbestepe@RTErdogan@iletisim@csgbakanligi@isikhanvedat
HEP-SEN
Türkiye’nin En Genç ve Dinamik Yeni Nesil Sağlık Sendikası @hepsen_2020
🌐 https://t.co/5De2NnFS9S
📷 0216 759 44 14
📷 https://t.co/ApGyCSurPg
Yurdun dört bir yanında, gece gündüz demeden fedakârca görev yapan Adalet Bakanlığı çalışanlarımız ve tüm kamu personelimiz, devletimizin en büyük güvencelerindendir.
Ulaşım desteği ayrıcalık değil, emeğin ve alın terinin karşılığıdır. Büyükşehir-taşra ayrımı yapılmaksızın 81 ilde görev yapan tüm kamu çalışanlarını kapsayan, adil ve günün ekonomik şartlarına uygun bir ulaşım yardımı hayata geçirilmelidir.
Adaleti ve kamu hizmetini omuzlayan çalışanlarımız, kendi haklarında da adalet bekliyor.
#AdaletseHerkese
@adaletsendikasi@kaskkonf
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde usulsüz rapor ve reçetelere yönelik gerçekleştirilen operasyon kamuoyuna yansımıştır.
Beş buçuk yıldır faaliyet gösteren bir sendika olarak defalarca beyan ettik:
Kurumlar, sarı sendika eliyle liyakatsizliğe, hırsızlığa ve yolsuzluğa teslim edilmiş; bilgi ve belge güvenliği ciddi biçimde tehlikeye atılmıştır.
Afyonkarahisar münferit bir örnek değildir. Tüm illerde sağlık hizmetleri yönetimi teknik ve yakın takibe alınmalı; benzer yapı ve ilişkiler bütün yönleriyle mercek altına alınmalıdır.
Çetelere, usulsüzlüklere ve kamu düzenini bozan yapılara karşı topyekûn temizlik artık bir zarurettir.
Yetkililere açık çağrımızdır:
Bu durumlar münferit değil, genel bir sorunun işaretidir. Tabandan tepeye ahtapot operasyonu yapılmalı; kamu sağlık hizmetlerinde liyakat, hukuk ve denetim yeniden tesis edilmelidir.
Artık seyretme değil, gereğini yapma zamanıdır.
@hepsen_2020
Gittiğim, gördüğüm her hastanede aynı tablo var: Ümitsizlik.
Ama hemşire ve ebelerin, tüm bu şartlara rağmen verdikleri mücadelenin farkında değiliz.
24 saat ayakta kalıyoruz.
Ekonomik şartlara rağmen evimizi çevirmeye çalışıyoruz.
Eksik personelle alanı tek başımıza sırtlanıyor, yine de işimizi yürütüyoruz.
Sonra hep birlikte sistemi eleştiriyoruz:
“Bu maaş yetmiyor.”
“Mesai ücretleri komik.”
“Hak ettiğimiz değeri görmüyoruz.”
“Sistem liyakatle değil, torpille dönüyor.”
Peki soruyorum:
Madem bunlardan memnun değiliz, neden hâlâ bizi bu düzenin içinde tutan yapılara destek veriyoruz?
“A partisinin sendikası, B partisinin sendikası, C partisinin STK’sı…”
Üye sayısı yüz binlerce.
Koltuk sayısı ise sınırlı.
Tayin imkânı sınırlı.
Peki geriye kalan yüz binlerce hemşire ve ebe ne olacak?
Hepimize bir koltuk mu yapılacak?
Hepimizin tayini mi çıkarılacak?
Kişisel menfaatler, eş-dost ilişkileri ve “bana dokunmayan yılan” anlayışı yüzünden mesleğimiz kaybediyor.
Ne mesleki gelişimi konuşabiliyoruz ne çalışma koşullarını değiştirebiliyoruz.
Sistemi eleştirip aynı sistemi beslemek nasıl bir çelişkidir?
Hemşire ve ebe olarak artık kendimize şu soruyu sormalıyız:
Ben bu yapının içinde yalnızca kendi işimi mi çözmeye çalışıyorum, yoksa mesleğimin geleceği için mi mücadele ediyorum?
Çünkü mesele bir kişinin tayini, bir kişinin koltuğu, bir kişinin menfaati değil.
Mesele hepimizin mesleği.
#hemşire #ebe
İzahı olmayan şeyin mizahı olur.
Hava almıyorsa delin, serin serin giyin.
⚠️ Sağlık çalışanlarına dağıtılan kıyafetlerin yalnızca görünümü değil; hava geçirgenliği, nem ve ısı yönetimi, kumaş içeriği ve ciltle temas güvenliği de önemlidir.
Nefes almayan kıyafetler uzun çalışma saatlerinde aşırı terleme, ısı birikimi, ciltte nem ve tahrişe neden olabilir.
Kıyafetlerin bağımsız test sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmasını bekliyoruz.
Sağlık çalışanının sağlığı da korunmalıdır.
#HekimBirliği #SağlıkProfesyonelleri #ÇalışmaKıyafeti
@saglikbakanligi
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nde incelemeci olarak görev yapan kişilerin, çalışanlar ve sendikalar tarafından yapılan şikâyet ve başvurulara adeta kopyala-yapıştır yöntemiyle, “kurum işleyişinde herhangi bir hata bulunmamaktadır” şeklinde cevap vermesi ciddi bir yönetim anlayışı sorunudur.
Bunun en somut örneği Lütfi Kırdar’da 19 hastaya 1 hemşirenin bakması ile ilgili yaptığımız başvurudur. Serviste yatan hasta sayıları ile o serviste görev yapan nöbetçi hemşire sayısı nöbet listeleri ve mevcut kayıtlar üzerinden dahi açıkça ortaya konulabilir durumdayken, incelemecilerin;
servise gidip fiilî çalışma koşullarını yerinde görmemesi,
nöbet sırasında görev yapan hemşirelerle görüşmemesi,
19 hastaya 1 hemşire düşen çalışma düzeninin nasıl yürütüldüğünü araştırmaması,
hasta ve çalışan güvenliği açısından bu durumun sonuçlarını değerlendirmemesi
ve tüm bunları yapmadan hazır bir cevapla başvuruyu sonuçlandırması kabul edilemez.
Ortada somut veriler varken inceleme yapılmadan sonuç verilmesi, yalnızca bir şikâyetin yeterince araştırılmadığını değil; İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün yönetim anlayışının İstanbul’daki sağlık sistemini ne kadar kötü bir noktaya sürüklediğini de açıkça ortaya koymaktadır.
Çalışanların çalışma koşullarını, meslektaşlarımızın sağlığını ve en ��nemlisi hasta güvenliğini görmezden gelen bir yönetim anlayışı kabul edilemez.
Sağlık sistemi masa başından ve hazır cevaplarla yönetilemez.
Biz soruyoruz: İstanbul’daki sağlık yönetimi nereye gidiyor?
@saglikbakanligi @drmemisoglu
@ismgovtr @dr_aemreguner
#sondakika #sağlıkçalışanları #sağlıkçı #memur #hekim #hemşire #ebe #tekniker #sağlıkbakanlığı #istanbulilsağlıkmüdürlüğü #adalet #liyakat #mobbing #yeniyüzyılsen
Mesele kamu işçisinin 125-130 bin TL alması değil; herkes emeğinin karşılığını almalı.
Ama yıllarca eğitim alan, uzmanlaşan ve insan hayatının sorumluluğunu taşıyan uzman bir hemşirenin ~85 bin TL aldığı bir ücret düzeninde adaleti konuşmalıyız!..
#pazar#kamu#memur
📍 Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi 3. basamak Dahiliye Yoğun Bakım Ünitesi’nde görev yapan hemşireler, personel yetersizliği nedeniyle iş yüklerinin ciddi şekilde arttığını belirtiyor.
📌 Çalışanların aktardığı bilgilere göre yalnızca bu hafta içerisinde 3 ayrı nöbette bir hemşireye 3 yoğun bakım hastasının sorumluluğu verildi.
Bazı nöbetlerde bu hastaların mekanik ventilatörde takip edilen ağır hastalar olduğu ifade ediliyor.
⚠️ Hemşireler, ayda yaklaşık 50-60 saat fazla mesai yaptıklarını, birimde 24 saatlik nöbet uygulanmadığı için bu mesailerin çoğunlukla 16 saatlik nöbetlerle tamamlandığını belirtiyor.
Bu durumun, çalışanların ay içerisinde çok sık hastanede bulunmasına neden olduğu ifade ediliyor.
📍 Edinilen bilgilere göre bir vardiyada 10 yoğun bakım hastasına 4 hemşire görevlendirildiği, hasta dağılımının 3-3-2-2 şeklinde yapıldığı belirtiliyor.
Aynı vardiyada;
🔹 10 hastanın 7’sinin mekanik ventilatörde olduğu
🔹 2 hastanın high-flow oksijen desteği aldığı
🔹 10 dolu yatak için en az 5 hemşire bulunması gerektiği
🔹 Buna rağmen 4 hemşire ile hizmet verildiği
ifade ediliyor.
İnsanların canı ile oynamayı bırakıp, hasta/ hemşire oranını mevzuata uygun hale getirin !
@cukurovaedutr@BalcalHastanesi@TCAdanaValiligi@heberis
Gündüz serviste sorumlu hemşire dahil 6 kişi çalışıyorsun. Akşam olduğunda ise koca serviste sadece 2 kişi kalıyorsun. Doktor sayısı da aynı şekilde azalıyor.
Peki hastalar azalıyor mu? Hayır. Sadece yapılan işlem ve girişimler biraz azalıyor gibi görünüyor; o da gece işin rast giderse, hasta kötüleşmezse!
Üstüne üstlük, gündüz o kadar personelle yapılan işlemlerin hepsinin gece 2 kişiyle eksiksiz girilmesi bekleniyor. Akla, mantığa ve insan bedenine sığmayacak bir nöbet sistemi var.
Ve işin en acı kısmı: Bütün bu uykusuzluğun, tükenmişliğin ve riskin karşılığında gece çalışanın aldığı ücretin gündüz çalışandan tek bir kuruş farkı yok! Bu adaletsiz sistem ne vicdana ne de mantığa sığıyor.
#hemşire #ebe
O diyor benim görevim değil, diğeri diyor benim görevim değil. Geriye bir tek hemşireler kalıyor. Hemşireler nasılsa yapar onlara yaptıralım. Bir tek şu koca dünyada hemşireler benim görevim değil dediği anda yaygara kopuyor. Dünyanın amelesiyiz…
Sağlık Bakanlığı görevlendirmeleri iptal etti. Güzel bir adım. Ancak asıl mesele şimdi başlıyor:
Çoğu kurumda görevlendirmesi sonlandırılan kişilerin nerede, hangi görevle çalıştığı hâlâ belli değil.
Bakanlık ne zaman doğru bir işe imza atsa, bazı kurum yöneticileri bunu kendi düzenlerine göre eğip büküyor.
Alanın binlerce hemşire, ebe ve tekniker açığı varken; hemşire sarf depoda, sağlık çalışanı masa başında, bazı kişiler ise alandan uzak ve rahat görevlerde tutuluyorsa burada ciddi bir sorun vardır.
Üstelik disiplin cezası almış, kamu zararına neden olmuş veya hakkında disiplin soruşturması yürütülmüş kişilerin alandan uzaklaştırılıp adeta ödül gibi daha rahat birimlerde görevlendirilmesi kabul edilemez.
Kalitede çalışmak, masa başında oturmak kolay.
Önce alanda çalışacaksın.
Hastanın başında olacaksın.
İş yükünü, personel eksikliğini, nöbeti ve sahadaki gerçekliği bileceksin.
Sahadan kopuk olan, sahayı yönetemez.
Biz zaten evimizden çok hastanelerdeyiz. Üç kişinin yapacağı işi tek kişiyle yapıyoruz. Yetmiyor; bir de torpille alandan uzak tutulduğu düşünülen kişilerin yükünü ve eziyetini çekiyoruz.
Yok öyle yağma!
Hastam bu düzen yüzünden iyi hizmet alamayacaksa, o koltukta oturanlar da bunun hesabını vermeli.
Kim nerede, hangi gerekçeyle görevlendirildi?
Kim neden alan dışında tutuluyor?
Kim hakkında hangi işlem yapıldı?
Ve en önemlisi: Bu kişileri kim, neden koruyor?
Bunların tamamı araştırılmalı.
Mevzuata aykırı olduğunu düşündüğümüz her uygulamayı dile getirmekten, soru sormaktan ve takip etmekten vazgeçmeyeceğiz.
Kaybedecek neyimiz var? Görevimizi zaten yapıyoruz.
Hastanın hakkı için, çalışanların hakkı için, kamu yararı için:
Sürekli soracağız. Sürekli şikâyet edeceğiz. Sürekli gündeme getireceğiz.
Çünkü sağlık hizmetinde torpilin bedelini en sonunda hasta ve sahadaki çalışan ödüyor.
#hemşire #ebe #görevlendirme
#SKANDAL | "Hekim İşi Yapmayız" Dediler, Görev Yerleri Değişti: Gaziantep'te 10 Sağlık Profesyoneline Sürgün!
🚨 Gaziantep Abdulkadir Yüksel Devlet Hastanesi (@ayukseldh) Ortopedi Servisi’nde görev yapan 10 sağlık profesyoneli, mevzuat gereği hekim ve tıbbi sekreterlerin sorumluluğunda olan görevleri yapmayı reddedince sürgün gibi görev yeri değişikliğiyle karşı karşıya kaldı.
📌 HBYS üzerinden tetkik istemi, taburculuk işlemleri ve ameliyat onam süreçleri gibi görev dışı uygulamaları mevzuata dayanarak durduran çalışanlar hakkında tutanak tutulup disiplin soruşturması başlatıldı.
📌 Hasta bakım hizmetlerini aksatmadıklarını ve Hemşirelik Yönetmeliği'ne uygun hareket ettiklerini belirten çalışanların, henüz son savunmaları dahi alınmadan yerlerinin değiştirilerek servisteki ekibin tamamen dağıtıldığı öne sürüldü.
📌 Olay üzerine harekete geçen HEP-SEN (@hepsen_2020) yönetiminin hastane başhekimliği ile yürüttüğü görüşmelerden sonuç alınamazken, idarenin mevzuata uygun davranan çalışanlara yönelik bu tutumu sağlık camiasında büyük tepki topladı.
🔗 Detaylar: https://t.co/CwIwC4QHgg
#Gaziantep #AbdulkadirYükselDevletHastanesi #HEPSEN #SağlıkProfesyonelleri #saglikhaberinet
@drmemisoglu@saglikbakanligi@sagliklicozum@gantepvaliligi@kemalcebervali@gaziantepism@ayukseldh@drbeytullahsahn@Yilmazer_Cihat@memo_haber@OzyZehra@lmaz_ozy32812@GundemiAntep27@GaziantepOlay@Gazianteppusula@Gaziantep__27
Şu ülkede hemşireler çok değil bir gün görevi olmayan işleri yapmayı reddetsin sağlık sistemi çöker.
Burada ahkam kesmek kolay, alanda kendi görevini baskıyla hemşireye yığacaksın; burada sahte hesaplar üzerinden ahkam keseceksin!
Hastalıklı grubun ve azmettirici ruh hastalarının inadına konuşacağız!
Taban ve Teşvik Ek Ödeme Sistemi Ahlaksız bir sistemdir.
Hekim Bakanlığı, hemşireleri temsil etmemektedir!
Tek ��are: Hemşireler Birliği!
@hepsen_2020
"BAK HEKİMDEN ALDIK, SİZE VERDİK!"
Viral olan taban ödeme paylaşımımın altına yapılan mesnetsiz ve seviyesiz saldırıları görünce bizzat tanık olduğum olay aklıma geldi.
Size de anlatayım. 1 Ocak 2023'de görev yaptığım Ümraniye EAH pediatri acil kliniğine dönemin Sağlık Bakanı Sn. @drfahrettinkoca ve bürokratlar gelmişti. Saat sabah 5'e doğru. Yılın ilk doğan bebeğini ziyaret ederken diğer kliniklerdeki sağlık çalışanlarına da selam vermek istedi sanırım, sağolsun.
Hasılı kelam, hemşire ofisinde oturduk, herkes yorgun, bitap. Gündem yoğun. Hekimler, hemşireler, ebeler; kitlenin büyük bir kısmı o dönem tepkili. İşçi sendikalarının da kök söktürdüğü, kazanımlar elde ettiği o dönemde bir nefes olması ümidiyle MAAŞ PROMOSYONLARI gündemdeydi. İçeride asistan, uzman hekimler, hemşireler, ebeler, idari hizmetlerden memurlar da vardı.
Sn. Bakan içeri girer girmez tam 45 dakika boyunca hekimlerimizden, 36 saat gibi insanlık dışı çalışma sürelerinin düzenlenmesinden ve yeni reformlardan bahsetti. Elbette dinledik, iyi olanları taktir ettik. Neler anlatmadı ki. Hekim sendikalarının yanlış olduğunu, onun yerine tabipler birliğinde mücadele edilmesi gerektiğini, hatta bunu söylediğinde "şa��ırdınız değil mi?' sözünü dahi çok iyi hatırlıyorum. Daha birçok şey.
Gündem nefesti esasen. Yüzbinlerce sağlık emekçisi maaş artışlarından ümidini bulamadığından yine maaş promosyonlarını beklemişti. Ve birkaç il hariç il sağlıklar temel bir anlaşma ortaya koymuştu, bakanlık girişimleri ile.
Yamalı promosyon diye tabir ettiğimiz o anlaşma, 3 yıllığına 27 bin lirası peşin (25 bin 200 lira nakit, 1800 lira kredi kartına para puan), 2 bin lirası ise 6 aylık dönemlerde 2 taksit şeklinde "para puan" şeklinde yapılmıştı.
Uzun uzun konuştuktan, hastane taşıma, demirbaş, bağışçı bulma konularından sonra ben söze girdim ve Sn. Bakanın yüzüne bizzat sordum.
- Sn. Bakanım, özel bankalar bazı üniversite ve il sağlıklarda bu tutarın neredeyse 2 katına yakın maaş promosyonu teklifleri verdi. Neden özel bankaları ihaleye almadınız da kamu bankalarına verdiniz?
Cevap: BOŞVER ÖZEL BANKALARI.
- Sn. Bakanım, boşver olur mu, arada ciddi fark var?
Cevap: OLUR.
- Peki tutarlar az değil mi?
Diye sorduktan sonra Sn. Bakan başhekim Necdet Bey'in de dizine dokunarak odadaki herkesin yüzüne baka baka "bak onlardan aldık, size verdik, daha ne yapalım, şükredin" olmuştu...
Sistem, yani hekim bakanlığı modeli her yönüyle bu. Sen ne yaparsan yap, ne emek sarfedersen sarfet, ne kadar nitelikli ve eğitimli olmaya çalışırsan çalış, ne anlatırsan anlat, önce ayağa kalkıp -HAYIR demezsen bu köhneliğe, gelen de alkış tutar giden de.
Ama bilinsin ki bizler @hepsen_2020 ailesi olarak bir avuç kişi de kalsak doğru bildiğimizden saşmaz, yüreğimizin ve aklımızın hayır dediğine HAYIR demeye devam ederiz.
#hemşire
#tabanödeme
#emek
@hepsen_2020
@ynsmsek
Hemşirelerin yaklaşık 5 bin TL düzeyindeki taban ek ödemesini dahi tartışma konusu hâline getirmek, sağlık hizmetlerinin ekip anlayışını zedeleyen bir yaklaşımdır. Bugün yandal uzmanı için 106.751 TL, uzman hekim için 53.375 TL, pratisyen hekim için 26.806 TL taban ek ödeme öngörülürken; 24 saat kesintisiz hasta bakımının temel yükünü taşıyan hemşire, ebe ve sağlık teknikerlerine verilen 4.981 TL’nin dahi “fazla” olarak nitelendirilmesi hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
Ücret adaleti, bir meslek grubunun kazanımını diğerine karşı konumlandırarak değil; her meslek grubunun eğitim süresi, sorumluluk alanı, risk düzeyi ve sağlık hizmetine sunduğu katkının objektif biçimde değerlendirilmesiyle sağlanabilir. Sağlık çalışanlarının emeğini değersizleştiren söylemler yerine, tüm meslek gruplarının hak ettiği ekonomik ve mesleki değeri görmesini savunmak, sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından daha doğru bir yaklaşımdır.
@hekimsen
Hemşirelerin mağduriyetini manipüle etmenize izin vermeyiz.
Tablo budur. Maaş ve teşvik ödeme hariç taban ödeme tutarlarındaki fark ortadadır.
Biri 4.980, diğeri 106.751.
Not: Hiçbir hemşire-ebenin uzm. hekim maaşından yüksek alma talebi yok. Tek talepleri var, ADALET.
Servis hemşireleri “risksiz birim” anlayışıyla değerlendirilirken, çoğu zaman tek başına bir servisin tüm sorumluluğunu üstleniyor.
Hiçbir şekilde lisans mezunu bir hemşirenin fazla mesai ve ek ödemede tekniker ve sekreterlerin gerisinde bırakılmasını doğru değil ‼️
#hemşire