Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu:
― Musul Kerkük meselesi Lozan'da görüşülmemiştir.
― İngilizlere karşı başarılı bir pozisyonumuz vardı.
― İngilizler Şeyh Sait isyanını çıkartarak Musul ile ilgili Türkiye'nin planlarını bozmuştur.
― Şeyh Sait isyanı olmasaydı Musul'u alacaktık.
Maduro’yu evinden alan ABD’nin özel askerî gücü Delta Force’u, yarışma ve tatbikatlarda üç kez üst üste geçerek yarışmaların iptal edilmesine neden olan Türk Özel Kuvvetleri.
Fırtına 240 km/h hızla esti. Soğuk acımasızdı. Jackie ve Shadow kaçabilirdi. Ama yavrularını kanatlarının altına aldı ve kaldı. Doğada sevgi bazen sadece gitmemektir.
Tolga Çevik: “ ‘Neden Norveç değiliz’ demek yerine ‘İyi ki Somali değiliz’ diye düşünmemiz öğretildi. İyiyi örnek alacağımıza, kötüye bakıp kendimizi rahatlatmaya alıştırıldık. Bizi işte bu arabesk zihniyet tüketti...”
9 yıl spor salonunda geçirdiğim zaman bana BİR şeyi öğretti: Bağırsak Sağlığı her şeyi değiştirir.
Eğer bağırsak sağlığınızı düzeltmek istiyorsanız, işte sahip olduğum en iyi ipuçları:
1. Musluk suyu içmeyi bırakın.
Böyle havalarda kirasını ödemek, çocuğunun okul harçlığını vermek, eşine pazar parası çıkarmak için satış yapmak zorunda kalan ve sokakta tezgahını terk etmeyen insanları lütfen es geçmeyin 🥹
Gittim, savcıya ifademi verdim.
"Hz. Musa diye biri yaşamadı’ dedim.
İbrahim diye biri hiç yoktu’ dedim.
Nuh diye biri de hiç var olmadı dedim.
Bu hikâyelerin hepsi Sümer masallarıdır dedim, kanıtlarımı sundum.
Dava düştü, ben kazandım. Bu iş bitmiştir."
— Prof. Celal Şengör
Vah ülkem vah!!!
Tübitak'ın 3.000.000 TL'ye kadar olan bir bütçeyle desteklediği projeye bakar mısınız?!!!
👇👇👇
"İslam Tarihinde Katılımlı Dua Örneği Olarak Yağmur Dualarının Eko-Teolojik Analizi"
Züğürt Ağa filminindeki bu sahneleri şaka sanıyordunuz değil mi?
İlteriş Vakfı’nın daveti üzerine 23 Nisan kutlamaları için Türkiye’ye gelen Kazak dans grubu üyesi çocuklar, son dönemin popüler Kazak dansını yaya geçidinde yaptı.
Bir inşaat mühendisi, kolon demirlerinde çiroz eksikliği tespit edince “Tüm kalıpları sökün, benden habersiz iş yapılmayacak” diyerek sert tepki gösterdi.
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Sedat Peker’in yıllar önce söylediği “Bir gün bir savcı çıkacak, bu bir namussuzluk diyecek ve dosyanın peşinden koşacak, adalet yerini bulacak” sözleri bugün yeniden gündemde.
Gülistan Doku dosyası Sedat Peker’i tekrar haklı çıkardı.
CHP lideri Özgür Özel’den, Antalya’daki konuşmasına monarşi rejimini öven ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’a tepki:
“Monarşiden sonra demokrasiyi getiren Atatürk’ün kurduğu ülkede, monarşiyi övmek hadsizliktir. Bu vakitten sonra Tom Barrack’ı istenmeyen insan ilan ediyoruz. Persona non grata’dır. Özür dilemesikçe bir dakika daha bu görevi yapamaz.“
Samsun'da bir büfenin dolabından 6 tane meyve suyu çalan 18 yaşındaki Onur A. mahkeme kararıyla tutuklanırken,
Manisa'da 2 kilogram uyuşturucu içeren hapla yakalanan 3. Sınıf Emniyet Müaürü Zafer Ç. "içiciyim" diyerek beraat etti.