duygusal zekasi yüksek kişiler birinin davranışının altındaki niyeti çok iyi analiz ettikleri için ayırt edicilikleri iyidir. Bu yüzden genelde etraflarında daha az insan olur. Çünkü niceliğe değil, niteliğe bakarlar. Samimi olmadığını düşündüğü insanlarla kendilerini yormazlar.
40 yıl boyunca mutlu insanları inceleyen bir Harvard profesörü, bana şunları söylediğinde gözyaşlarına boğuldum:
Hayat kalitenizi belirleyen 8 şey vardır.
1. Evinizle işiniz arasındaki mesafe.
Kimsenin uykusunu kaçıracak bir cümle kurmayın.Kimsenin iştahını kesecek bir davranışta bulunmayın. Birinin suskunluğunun sebebi siz olmayın. Birinin gözyaşlarıyla ettiği duanın içinde adınız geçmesin. Birinin ben neyi eksik yaptım diye kendini suçlamasına yol açmayın. İnsan kalbi sandığınız kadar dayanıklı değil. Bazen tek bir söz günlerce düşünülür, tek bir tavır aylarca omuzlara yük olur. Siz belki bir anlık öfkeyle söylersiniz, ama karşınızdaki o cümleyi gecelerce içinde evirip çevirir.
Kimseyi kendi değerini sorgulayacak noktaya getirmeyin. Kimseyi aynaya baktığında kendinden şüphe eder hale düşürmeyin.
Ve lütfen, bir insanın yardım aramak zorunda kalmasının sebebi siz olmayın. Elbette herkes kendi yarasından sorumlu. Ama biz de birbirimizin yükünü ağırlaştırmamakla sorumluyuz. Sevgi dediğimiz şey, sadece güzel günlerde yan yana durmak değil;
karşındakinin ruhuna zarar vermemek için dikkat etmektir. Daha nazik olun. Daha düşünerek konuşun. Bir kalbe iyi gelmeyecekse, susmayı bilin. Çünkü bazı yaralar görünmez.
Ve görünmeyen yaralar en çok kanayanlardır.
Manipülasyon konusunda bilgilenmek isteyen herkese gözüm kapalı önereceğim başucu kitaplardan biridir,
Beni çok bilinçlendirmiş ve bakış açımı geliştirmeme sebep olmuştur.
Tavsiye ederim:
"Yas, sadece sevdiklerimizi kaybetmekle olmaz. Bir yaşama biçimini kaybetmek de yastır. Bir şehri, bir alışkanlığı, rutinlerini kaybetmek de yastır. Hatta bazen insan; inandığı şeyleri, dünyaya bakışını ve güven duygusunu kaybetmenin yasını tutar."
—Kemal Sayar
Asırlık çınarımız, sarı kırmızı sevdamız 101 yaşında...❤️💛
Göztepe sadece bir kulüp değil, İzmir’imizin ruhunu, azmini ve bitmek bilmeyen enerjisini temsil eden bir destandır.
Köklü geçmişiyle, taraftarıyla ve mücadelesiyle bizlere büyük gururlar yaşatan Şanlı Göztepe’mizin 101. yaşını kutluyor, nice zafer dolu yıllar diliyorum.
#Göztepe101Yaşında
Göztepeliler, kulüplerinin 101. kuruluş yıl dönümünü kutlamak için bir araya geldi. Meşaleler ve tezahüratlar eşliğinde başlayan kutlamalarda renkli görüntüler oluştu.
Göztepe Spor Kulübü olarak, 101. yılımızı bir kez daha büyük bir coşku ve gururla kutlayacağız.
14 Haziran Pazar günü gerçekleştireceğimiz 101. yıl kutlamalarında, şanlı taraftarlarımız Güzelyalı Sahili’ni meşaleleriyle aydınlatırken; kulübümüz de binlerce sporcusuyla birlikte evimiz ISONEM Park Gürsel Aksel Spor ve Sağlıklı Yaşam Merkezi’ni meşalelerle aydınlatacak.
Kutlamalar, saat 22.00’de Susuzdede Parkı’nda yakılacak ilk meşaleyle başlayacak ve İzmir bir kez daha sarı-kırmızı renklere bürünecek. Meşale gösterisinin ardından saat 22.15’te havai fişek gösterisi gerçekleştirilecektir.
Şanlı Göztepe taraftarının ve kamuoyunun bilgisine sunarız.
#Göztepe101Yaşında
Bazıları önce dengenizi bozar, sonra sizi dengesizlikle suçlar. Öfkelendirir ve kontrolsüzlükle suçlar. Sınır çizdiğinizde iletişimsizlikle suçlar. Kronik suçlama davranışı, genellikle haklılık ve üstünlük ihtiyacından kaynaklı, sık kullanılan bir manipüle yöntemidir.
İnsan bazen affedemediği için değil, olanları hak etmediğini düşündüğü için unutamıyor.
Çünkü bazı acılar yaşanandan değil, yaşanmaması gerektiğini düşündüğümüz şeylerden geliyor.
“Ben buna ne yaptım?”
“Bunu hak edecek ne vardı bende?”
“Bu kadar çabanın karşılığı bu muydu?”
İnsan yıllarca yaşadığı olayı değil, cevabını bulamadığı soruları taşıyor içinde.
Ve bazı yaralar zamanla kapanmıyor.
Sadece insan, o yaraya dokunmamayı öğreniyor.