Aşağıdaki görsel @AhmedHulusi nin açıklamalarına göre hazırlanmış bir görseldir.
Görselin yazılı hali:
Evrenin ve insan bilincinin işleyişini beş aşamalı bir süreçle açıklayan bu görselde, süreç, görünmeyen %96'lık kısmı oluşturan kuantum potansiyel alanlar, karanlık madde ve karanlık enerjinin tüm ihtimallerin kaynağı olarak tanımlandığı "Kuantum Alanlar" aşamasıyla başlar; ardından algı kanallarından beyne ulaşan %4'lük görünür kısmı temsil eden "Bilgi & Bilinç" aşamasına geçilir. Üçüncü adımda beyin verileri algılayıp, değerlendirerek "Bilginin İşlenmesi" sürecini gerçekleştirirken, dördüncü aşamada "Ön Alan (Frontal Korteks)" devreye girerek bu verileri analiz, karar, planlama, yaratıcılık ve kontrol merkezinde süzgeçten geçirir; son aşamada ise tüm bu işlenen veriler, "Holografik Projeksiyon" ile bir gerçeklik deneyimine dönüştürülür. Tüm bu akış, alt kısımda yer alan ve yaşanan dünyanın beynin işlediği bilginin holografik bir yansıması olduğunu vurgulayan "Beyni anlamak, evreni anlamaktır" şeklinde özetlenmektedir.
***
Görseldeki ilk 4 aşama evrensel frekansların beyin ekranında biçim alma sürecidir; 5. aşama ise o manaların bizim tarafımızdan 'yaşanan bir hayat ve fiziksel bir dünya' olarak deneyimlenmesidir; beyniMizin kendi veri tabanına ve algı kapasitesine “göre” ürettiği o holografik projeksiyonu, yani tamamen kendi dünyaMızı yaşıyoruz.
@AhmedHulusi nin bu konuya dair bazı videoları:
Beynindeki Hologram Dünyan
https://t.co/ky2tGJb2Cv
Göz Görmez
https://t.co/9ZwBENWdMo
Beyindeki Evren Gerçeği
https://t.co/exXIMyjWr3
Beyin Sırları
https://t.co/Wiv8teuS5h
Beyin Çalışma Sistemi,Kuantum Potansiyel
https://t.co/xyym3Yvsdx
Bize yıllarca evrenin temel yapı taşının atomlar olduğu öğretildi ama bilinmeyen şu ki bu evrenin bize söylediği en tatlı yalanlardan biri.
@ZorHayrett82102
İşin başlangıç noktası beyni iyi anlamak. Olay beyinde başlıyor, beyinde bitiyor. İnsan dediğimiz şey beyinden ibaret. Ama o bildiğiniz et beyin değil.
Beyin dediğimiz şey datadan, bilgilerden oluşmuş bir yapı.
Kuantum boyut itibarıyla ne bedenim var, ne başka bir yapım. Sadece bir düşünceden bir bilgiden bir datadan ibaret varlık halinde yaşıyorum.
Varlıkta esasında data datayı algılamakta.
@AhmedHulusi
https://t.co/ycUARfVArC
Demir Parmaklıkların Ardında Gizlenen Çığlıklar
Filistinli tutukluların anlattıkları, yalnızca bir hapishane gerçeğini değil; insan onurunu hedef alan ağır bir baskı düzenini gözler önüne seriyor.
Her gün yeni bir sayım, yeni bir tehdit, yeni bir korku...
Amaç sadece kontrol değil; iradeyi kırmak, insanı kendi kimliğinden koparmak ve onu bir sayıdan ibaret hale getirmek.
Bugün tutuklulara yönelik daha ağır cezaların tartışılması ise endişeleri daha da büyütüyor. Demir kapılar ardında yaşananların üzeri örtülmeye çalışılsa da gerçek değişmiyor:
Onlar sayı değil, hayatları çalınmış insanlar.
Her birinin bir adı, bir ailesi, yarım kalmış hayalleri ve adalet bekleyen bir hikâyesi var.
Dünya susarken, hapishane duvarları daha da yükseliyor.
Dünya görmezden geldikçe, zulüm iddiaları daha da cesaret buluyor.
Sessizlik burada tarafsızlık değil; mazlumun feryadını duymamayı seçmektir.
Unutma...
Bir gün bu duvarlar yıkılacak.
Ama bugün susanların sessizliği de tarihin kayıtlarında yerini alacak.
⚠️⚠️ Please don’t scroll ⚠️⚠️
I need your urgent help, Comment with a dot or emoji.
X is still placing restrictions on my account.
The reach has dropped significantly,
Not everyone can see my tweets.
Drop a word or even if a dot to break the restriction.
XxL’ den bir alıntı :
Bize yıllarca evrenin temel yapı taşının atomlar olduğu öğretildi ama bilinmeyen şu ki bu evrenin bize söylediği en tatlı yalanlardan biri.
Atomun içine yeterince yaklaştığında ortada fiziksel bir madde kalmıyor sadece olasılık bulutları ve matematiksel denklemler var. Yani masaya vurduğunda çıkan ses maddenin maddeye çarpması değil iki farklı bilgi paketinin birbiriyle etkileşime girmesi. Eğer evren maddeden değil de bilgiden oluşuyorsa bu bildiğimiz her şeyi yıkar. Termodinamiğin aksine yeni fizik yasaları bize evrendeki bilgi düzensizliğinin azalmaya başladığını ve sistemin kendini optimize ettiğini gösteriyor.
Kendi dna zincirini düşün o sarmal 3.3 milyar harflik bildiğin yazılım kodundan başka bir şey değil ve bedenin sadece bu kodu çalıştıran ıslak bir donanım. Bugün fizikçiler kara deliklerin yuttuğu her şeyin bilgisini olay ufkunda sakladığını bas bas bağırıyor çünkü evrende hiçbir data silinemez. Teslanın beynim sadece bir alıcı demesi boşa değildi. Bizler uzay boşluğunda süzülen tesadüfi et yığınları değiliz. Bizler evrenin kendini anlamak kendi kodunu okumak ve hataları ayıklamak için yarattığı biyolojik sensörleriz.
Şu an bu yazıyı okurken sadece ekrandaki piksellere bakmıyorsun gerçeklik olan kozmik sunucuyla senkronize oluyorsun. Dokunma diye bir şey yok sadece veri aktarımı var.
#data #information #knowledge
İnsanlık tarihinin şahit olduğu en vahşi sahnelerden biri.
Han Yunis'daki Mawasi bölgesinde, yerinden edilmiş insanların çadırlarının bombalandığı ve 500'den fazla sivilin öldüğü anlar.
Kendini nelerle kayıtlıyarak, özündeki ilim ve kudretin açığa çıkışını sınırladığını farketmezsen, olduğun gibi yaşamanın sıkıntıları içinde hayatın devam eder.
Seni sınırlayan ön önde gelen şeyler, kabullerin, “M” lerindir!
Beni“M” lerin zincirlerindir!
Yarın zaten hiç biri yok!
İBLİS ise “CİN” türünden bir varlıktır Kurân’a göre; açığa çıkardığı düşünce yapısı dolayısıyla “ŞEYTANİYET” vasfıyla tanımlanmıştır.
İblis’in düşünce yapısını ve bakış, davranış biçimini ortaya koyanlarda bu vasıf dolayısıyla “ŞEYTAN” olarak tanımlanmıştır.
Metaforları ÇÖZÜN!
İspanya Sosyal Haklar Bakanı Ione Belarra:
"İsrail, çadırlarında yaşayan onlarca yerinden edilmiş Filistinliyi diri diri yaktı."
"Bunun Nazi gaz odalarından ne farkı var?"
Şeytan bir varlık değil vasıf ismidir. Şeytaniyet vasfıdır.
Bu vasfın özelliklerini taşıyan cin ve insan türlerine “ŞEYTAN” ismiyle işaret edilmiştir Kurân’da.
Dünyada yaşayan 2 tür vardır insana göre.
Gözle görünen “insan”lar; gözle görülmeyen türlü varlıklar yani “CİN”ler.
. @AhmedHulusi, özellikle “Ayna Nöronlar” mekanizmasını ve “Bedenlerin Biyomanyetik Etkileşimi” noktasından yola çıkarak, Bilimin tespitlerinden çok daha önce bu konuyu çok detaylı açıklıyor…
Ayna Nöronlar — Salâvat ve Ayna Nöronlar 2006
https://t.co/6F9pTEfjmb
“Beyinler çeşitli frekanslara açık alıcı-vericilerdir, tıpkı çeşitli frekanslara açık radyo alıcıları gibi…
Dolayısıyla o beynin alıcı frekanslarına uygun dalga yayan, hiç tanımadığı kişilerden gelen dalgaları da alırlar farkında bile olmadan…
“mirror neurons”-“ayna nöronlar” işlevini hatırlatalım…
Asırlar öncesinde, “ayna nöronlar” işlevinin insanlardaki açığa çıkışına şöyle işaret edilmiştir toplumlar tarafından:
“Üzüm üzüme baka baka kararır”!
Evet, beraber olduğunuz kişilerin veya içinde bulunduğunuz toplumu oluşturan beyinlerin yaydıkları “dalga”lar sizin beyninizde akis bulur ve o yönde programlanmaya tâbi tutulursunuz.”
***
Bedenlerin Biyomanyetik Etkileşimi 2018
https://t.co/V0b37optEN
“Bundan birkaç yıl önce bedenlerin yaydığı biyomanyetik enerji sonucu çekim ve itim şartlarından sözetmiştim..
Burada da belki hiç duymadığınız bir beyin faaliyetinden sözedeceğim.
SEVDİKLERİNİZİ HASTA ETMEYİN !
“HASTA” sözcüğünü gerçek anlamıyla kullanıyorum burada, ironi olarak değil.
Beyniniz artık biliyorsunuz ki, her an çeşitli konulara dönük, düşünce ve duygulara göre dalga boyları yayar.
“DUA VE ZİKİR” https://t.co/0VED19ImQz kitabında yazdığım üzere, beynin bir kısım yaydığı dalgalar vardır ki, bunlar o beynin frekansının yüksekliğine göre dalga dalga çevresine yayılır.
Bunlar genel dalgalardır. Herkeste vardır.
Bir de beynin yaydığı “YÖNLENDİRİLMİŞ DALGALAR” vardır ki, başkaları için yaptığımız dualarda bu sistem devreye girer… Hedefe dönük dalgalardır bunlar.
İşte anlatmak istediğim olay buradan başlar..
Sevdiğiniz birine ÖFKELENDİĞİNİZDE, BEYNİNİZDEN ÇIKAN ÖFKE DALGALARI ONU ETKİLER VE BEYİN GÜCÜNÜZE GÖRE ONU HASTA EDEBİLİR VEYA KAFA KARIŞIKLIĞI MEYDANA GETİREREK İŞLERİNİN TERS GİTMESİNE YOL AÇABİLİR.
BEDDUA, MAZLUMUN DUASI, MAĞDURUN SESSİZ HAYKIRIŞI HEP BU DEDİĞİM YOLLA GERÇEKLEŞİR.
“ALMA MAZLUMUN AHINI, ÇIKAR AHESTE AHESTE” sözü bu mekanizmaya dayalı olarak çalışır.
Bazen de, o kişi hakketmiyorsa, veya onun beyni daha yüksek frekansta dalga üretiyorsa, ürettikleriniz size yansır sizi incitir. Keskin sirke kabına zarar, sözü de bu duruma işarettir.. Beddua bu yüzden çok riskli bir davranıştır.
Başta EŞİNİZ olmak üzere tüm yakınlarınıza zarar vermek istemiyorsanız öfkenize hâkim olun ki sonra pişman olmayasınız..
Bir çok sert tartışmaların arkasından gelen bedensel hastalıklar veya işlerin ters gitmesinin altında, siz farkında olmasanız da beyninizin kızgınlık, öfke anında yaydığı bu yönlendirilmiş dalgalar yatar.
Tıpkı NAZAR denilen pek çoğu istemsiz yönlendirilen dalgalar gibi..
Beyin orijini itibariyle potansiyel olarak tüm Allah isimleriyle işaret edilen özelliklere sahiptir demiştik… Beyindeki bu muhteşem kapasitenin ne olduğunu asla hayal edemezsiniz!
Kendinizi veya çevrenizdekileri HASTA DA edebilirsiniz, iyi de edebilirsiniz. “Healer” denilenlerde de bu kudret açığa çıkmaktadır.
Eskilerin “velilere eğri bakma kevni mekân elindedir” deyişi de bu mekanizmaya işaret eder…
Beyindeki bu kudret pek çok zaman istem dışı harekete geçer… Güçlü çıkışlar dinsel kişilerden çıkarsa buna kerâmet de derler.. Ama bu çıkış gücü gerçekte herkeste vardır beyinin yaydığı dalgaboyunun gücüne göre.
Bu nedenledir ki, kimseyle, hele sevdiklerinizle şiddetle tartışmayın, hele hele öfkelenmeyin. Onları hasta etmeyin, işlerinin ters gitmesine yol açmayın!
Boş vaktinizde, geçmişte hangi olaylar sonrasında nelerin ters gittiğini düşünürseniz, bana hak verirsiniz.
Sevgi ve hoşgörü dolu sağlıklı günleriniz olsun.”
@AhmedHulusi