Erdoğan'a sesini duyurmak isteyen madenciye engel!
Gözaltına alınan bir maden işçisinin jandarma tarafından sürüklenerek alandan çıkarılmaya çalışıldığı görüldü
https://t.co/3dIGTWsj0n
11 Haziran 2026 Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenleri Nöbeti no. 1328. Direnişin 6. yılı/1985. günü @UniBogazici#KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz
June 11, 2026 Bogazici University Faculty Vigil #1328/6th year/1985th day of the resistance @unibogazici_en #WeDoNotAcceptWeDoNotGiveUp
@UniBogazici Fotoğraflar/Photos: Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenleri/Boğaziçi University Faculty. Kaynak göstererek kullanabilirsiniz - Creative Commons BY 4.0
10 Haziran 2026 Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenleri Nöbeti no. 1327. Direnişin 6. yılı/1984. günü @UniBogazici#KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz
June 10, 2026 Bogazici University Faculty Vigil #1327/6th year/1984th day of the resistance @unibogazici_en #WeDoNotAcceptWeDoNotGiveUp
9 Haziran 2026 Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenleri Nöbeti no. 1326. Direnişin 6. yılı/1983. günü @UniBogazici#KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz
June 9, 2026 Bogazici University Faculty Vigil #1326/6th year/1983rd day of the resistance @unibogazici_en #WeDoNotAcceptWeDoNotGiveUp
8 Haziran 2026 Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenleri Nöbeti no. 1325. Direnişin 6. yılı/1982. günü @UniBogazici#KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz
June 8, 2026 Bogazici University Faculty Vigil #1325/6th year/1982nd day of the resistance @unibogazici_en #WeDoNotAcceptWeDoNotGiveUp
Kızımı öldürdü bu şahıs 16 yaşındaki Hiranurun toprak altında katili Hüseyin Arda Şark bu ülkenin vergileri ile paşa gibi besleniyor ağırlaştırılmış müebbet bile verilmedi adalet arayışımda lütfen bana destek olun Hira sizin kızınız da olabilirdi?
#hiranuraygariçinadalet
Dün İBB dosyası olarak bilinen ve İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen yargılamada, sanık Fatoş Pınar Türker’in gözaltı aşamasında maruz kaldığı çıplak arama işkencesini beyan etmesine dair açıklamamızdır.
Çıplak arama işkencedir!
Genel Başkanımız Erkan Baş:
"Mutlak Butlan kararı karşısında ilk günkü tutumumuzdan bir milim bile geri adım atmış durumda değiliz çünkü bu yaşananları bir CHP içi sorun, parti içi çekişme ve mücadele konusu olarak görmüyoruz. Ancak bu noktada dostça bir uyarı yapma sorumluluğumuz var.
Eğer tartışmayı bir baba ocağı tartışmasına çevirirsek o zaman bu parti içi bir konu gibi ele alınmaya başlanır. Bizim gördüğümüz, Saray Rejimi'nin bu meseleyi bir parti içi mesele haline getirmeye çalıştığı; amacının, muradının bu olduğudur."
İstanbul Emniyeti suç işlemeye devam ediyor.
Fatoş Pınar’ın iddialarının gerçeği yansıtmadığını bu kadar kısa sürede nasıl tespit ettiniz?
Disiplin soruşturması açtınız mı?
Soruşturmacı görevlendirdiniz mi?
Bu açıklama, suçu gizleme açıklamasıdır. Bu da suçtur.
Bir kadın, mahkeme önünde, herkesin gözünün içine baka baka gözaltında çıplak aramaya maruz kaldığını dehşet verici ayrıntılarla anlatıyor. İstanbul Emniyeti'nin buna cevabı: "Mevzuata aykırı bir şey yok."
Peki soruyorum:
Bir insan gözaltında çıplak aramaya maruz bırakıldığını iddia ettiğinde devletin görevi; gerçeği ortaya çıkarmak mıdır, yoksa meseleyi bir basın açıklamasıyla kapatmaya çalışmak mıdır?
O gün gözaltında kimler görev yaptı? İddialarla ilgili herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatıldı mı? Arama işlemlerine ilişkin kayıt ve tutanaklar nerededir?
Kamuoyunun beklediği şey, birkaç satırlık bir yalanlama değil; olayın bütün yönleriyle aydınlatılmasıdır.
Üstelik açıklama, mahkemede dile getirilen somut iddialara cevap da vermemektedir. Bir kişinin iç çamaşırını çıkarmasının istendiği, çömelmeye ve bedenini teşhir etmeye zorlandığı yönündeki beyanlar doğru mudur, değil midir?
Kamuoyunun bilmek istediği budur.
İnsan onuru devletin takdirine bırakılmış bir mesele değildir. Anayasa'nın ve uluslararası hukukun koruması altındadır. İşkence ve kötü muamele yasağının istisnası yoktur.
Devletin görevi vatandaşını aşağılayıcı muameleden korumaktır.
Bu nedenle yapılması gereken şey savunmaya geçmek değil, iddiaları etkin ve şeffaf biçimde soruşturmaktır.