ABD'de 3 olay aynı haftaya denk geldi. Ray Dalio dün bir uyarı yayınladı.
Uyarıyı anlamak için önce o 3 olaya bakmak gerekiyor.
1. 30 yıllık ABD tahvil faizi %5.33 ile 19 yılın zirvesini gördü.
2. Japonya, elindeki ABD tahvillerinin bir bölümünü satıp parayı ülkesine çekti.
3. ABD Hazinesi kendi tahvillerini geri almaya başladı.
Herkes bu 3 haberi ayrı ayrı okudu.
Ray Dalio ise dün yayınladığı makalede 3'ünü tek bir sürecin parçaları olarak anlattı ve yatırımcıları uyardı.
Size o hikayeyi ve uyarının ne olduğunu göstereceğim.
Ray Dalio tarihteki büyük borç krizlerini inceledi.
Ülkelerin nasıl battığını anlatan kitabında bunların 35'ini tek tek gösterdi.
Bu hafta ona sürekli aynı soru soruldu. ABD'de olanlar kitabındaki sürece uyuyor mu?
Cevabı evet oldu.
Kitabın anlattığı süreç 3 adımda ilerliyor.
Önce devletin borç ödemeleri gelirinden daha hızlı büyür ve bütçeyi sıkıştırmaya başlar.
Sonra alacaklılar rahatsız olur. Tahvilini satanlar ve borcu yenilemek istemeyenler çoğalır.
Son adımda devletin önünde 2 yol kalır.
Ya faizin yükselmesine izin verilir, faturayı piyasalar ve ekonomi öder.
Ya da para basılır, faturayı paranın değeri öder.
Dalio'ya göre 2 yolda da kaybeden değişmiyor. Tahvili tutan kaybediyor.
Şimdi bu adımları ABD'nin bugünkü tablosuyla karşılaştıralım.
Rakamların hepsi Dalio'nun makalesinden geliyor.
Devletin geliri 5.5 trilyon dolar, gideri 7.5 trilyon dolar. Aradaki 2 trilyonluk açık borçla kapatılacak.
Yıllık faiz ödemesi 1 trilyon dolar, yani gelirin yaklaşık %20'si.
Üstelik bu yıl vadesi gelen yaklaşık 10 trilyon dolarlık anapara da çevrilmek zorunda.
Faiz ve anapara birlikte 11 trilyon dolar ediyor, yani devletin gelirinin 2 katı.
Borcun hane başına düşen kısmı ise yaklaşık 240 bin dolar.
Şimdi bu haftanın 3 olayına geri dönelim.
Faizin en çok uzun vadede yükselmesi, Dalio'ya göre talebin arza yetmediğinin işareti.
Japonya'nın satışı, en büyük alacaklının masadan kalkmaya başladığının işareti.
Hazine'nin kendi tahvilini alması ise en kritik olanı.
Alıcı azalınca devletin kendisinin alıcı olması, kitapta yolun sonuna doğru ortaya çıkan bir hamle.
Dalio buraya bir not da düşüyor. Hazine'nin bunu yapma kapasitesi sınırlı.
Makalede bir detay daha var.
Yolun bu noktasında devletler borçlanma vadelerini kısaltmaya başlar, çünkü uzun vadeye alıcı bulmak zorlaşır. ABD'nin bu hafta yaptığı tam olarak bu.
Uzun vadeli tahvilleri geri alıp yerine kısa vadeli borç koyuyor.
Dalio bu yolu tarihte 35 kez inceledi.
Rezerv para statüsünü kaybeden her para bu yoldan geçti.
Detaylar ülkeden ülkeye değişti ama sonunda hep aynı şey oldu.
Borç ya yeniden yapılandırıldı ya da paranın değeri düşürülerek eritildi.
Peki ABD için zaman var mı?
Dalio'ya göre var ama daralıyor.
Gidişat değişmezse krizin 3 yıl gibi bir sürede gelebileceğini, bunun 2 yıl erken ya da geç olabileceğini söylüyor.
Çıkışı da yazıyor.
Bütçe açığı milli gelirin %3'üne indirilirse risk ciddi biçimde azalır.
Bunun için harcamaları kısmanın, vergi gelirini artırmanın ve faizin zorlamayla değil kendiliğinden gerilemesinin birlikte gerçekleşmesi gerekiyor.
Yolun sonunda ne olduğunu merak edenler için Dalio bir örnek veriyor.
Japonya.
Japon devleti tahviline yeterli alıcı bulamayınca açığı yıllarca para basarak kapattı ve sonuç kayıtlı.
2013'ten beri Japon tahvili tutanlar dolara karşı %51, altına karşı %76 kaybetti. Japon işçisinin ücreti de aynı dönemde ABD'li işçiye göre %55 geriledi.
Dalio makaleyi yatırımcılara bir tavsiyeyle bitiriyor.
Borç varlıklarının ağırlığını azaltmayı, altına yer açmayı ve bir miktar Bitcoin bulundurmayı öneriyor.
Son sözü Dalio'nun makalesindeki cümleye bırakıyorum.
Para ve borç, serveti koruyabildiği sürece ayakta kalır.
Koruyamadığı gün önce değer kaybeder, sonra terk edilir.
Dalio çıkışın hâlâ mümkün olduğunu da yazıyor.
Önümüzdeki dönem hangi yolun seçildiğini gösterecek.
Se você encontrar uma mulher você deve designá-la como "pessoa com útero", mas se você encontrar um homem vestido de mulher, você deve designá-lo como "mulher" senão você vai preso.
Faz sentido para você?