Yalaka mı denenilir ama daha vahim olan son derece sığ,vizyonsuz,cahilce bir söylemde bulunduğunun bile farkında olmaması,yani tam bir cahil cesareti insanın böyle bir savunanın olması bu yüzyilda fecaat, Sanırım Ziyapaşa'nın bir lafıydı, Kişi kendini bilmek kadar "İrfan" Olamaz
"Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun vizyonu o kadar geniştir ki,
attığı her adım yüzyıllar sonrasının demokrasisini inşa etmektedir."
Ali Haydar Fırat
Yüzyıllar sonra bile hatırlanacak bir yalakalık seviyesi...
🤣🤣🤣
Yaa bu arkadaş bayağı ciddi! Neydi avukat dimi eee niye bu temizlik merakı okumuş çocuk avukat yaa gitsin hocalarını okusun kendini geliştirsin daha genç belki büyük hukukçu olur ne işi temizlik, Memili!
Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik:
"Anlıyoruz, görüyoruz ki ahlaksızlıklara bulaşanlar, bu söylemi bize diretiyorlar, hem de utanmadan sıkılmadan!…
Ancak hiç kimse kusura bakmasın, kim yaparsa yapsın sonuna kadar yolsuzluklara karşı duracağız.
Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Parti’de kirliliğe geçit vermeyeceğiz."
Görün gerçek amaçlarını ve satılmışlıklarını…İşbirlikçiler açık açık kurultaya gidilmemesi için mücadele ettiklerini itiraf etmiş…
"Kayyum gelirse 45 gün içinde kurultay olur."
⚠️ “Nereden benim çocuklarım? Babamın oğlu mu?”
Mücahit Birinci’den Dünya Kupası’ndan elenen milliler hakkında yorum:
• Bu takımlara isim verme alışkanlığımızdan da marş saçmalığından da kurtulalım.
• Yok bizim çocuklar, yok filenin sultanları...
• Nereden benim çocuklarım? Babamın oğlu mu?
Para alıyor oynuyor, ülkeyi temsil ediyor para alıyor.
• Adam profesyonel, tek vazifesi var para ve prim ile top peşinde koşturup ülkenin marka değerini artırmak.
• Türk Milli Takımları, Türk milletinindir. Takma isimleri gerçekten bırakalım.
Yaa şu berhan arkadaş niye bu kadar çırpınıyor berhan dost bişeyler anlatmaya çalışıyor bence! İfadeye çalışıyor hatta dili ile beraber eli,gözü, yüzü,baş,boyun hareketleriyle evet evet bize birşeyler anlatmaya çalışıyor ama niye çaresiz anlamıyormu kimse! Allah için anlayın şunu
Kemal bey ister dinle ister dinleme beni ama sana şunu söylemek zorundayım bu resimdeki iki kişi seni kullanıyor ilk fırsatta satacaklar seni istersen gel iddiaya görelim hodri meydan bunların gazına gelme bunlara kendi aileleride oy vermez
Ayrıca FETÖ'cü lafını kendi tarafında kendi yazdıkları için , Özel ve ekibi için söylemediğini itiraf etti tabi baktı tutmayacak iş kendine dönecek. Yılmaz özdil'ede yazıklar olsun bari hiç karışmayaydın sadece mağdur işkence ve tacize uğramış insanların sorununu konuşsaydın.
Lan Yozdil, dinledin mi?
755 milyon soruldu, senin Hain “BİLMİYORUM” dedi. Tüm denetimi elinde olmasına rağmen bulup çıkaramadı.
Hani kanıtlanmıştı?
Televizyonlarla protokol varmış ve denetlenmiş.
Şimdi açıkla bakalım “kanıtlandı” derken kim ve kimlerden nemalandın?
Kişi kendinden bilir işi Yozdil.
"Ne Aliler gördüm Osman çıktılar!"
Alevi toplumunda çok az da olsa bazıları Kemal Kılıçdaroğlu'na arka çıkıyor.
Bugün artık Saray'ın CHP müdürü haline gelen ve partili arkadaşlarını Akın Gürlek'ten bile daha insafsızca suçlayan birisini savunmak Alevilere yakışmıyor.
O, özel görevli birisidir. Bunu 11 yıl önce saptamış ve CHP'den istifa etmiştim.
Bakın 28 Haziran 2018 tarihinde "CHP'liler Bu Sesi Duyun" başlıklı yazımda onun hakkında ne yazmışım:
"Kemal Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin başında tutan kurultay delegelerinin çoğu, Alevi kökenlidir. Bunların bir kısmı inanç duyarlığı ile hareket ederek Kılıçdaroğlu’na oy veriyor.
Evet, Kılıçdaroğlu’nun ailesi Alevidir ama kendisinin Alevilikle bir ilgisi kalmamıştır. Kendisi, bunca yıllık siyaset hayatında Alevileri bir kez bile ağzına almamış, TBMM’de Alevi kesimin yararına olacak en küçük bir girişimi görülmemiştir. Yani o bir sözde Alevi’dir.
Uyarıyorum: CHP’deki Alevi delegelerin mezhepçi tutumları, Alevi toplumunun imajına zarar veriyor ve biz Alevileri Tayyip destekçisi tarikatçıların konumuna düşürüyor.
Alevilerin tek lideri vardır: O da Mustafa Kemal Atatürk’tür...
Bir kez bile Atatürk demeyen, WikiLeaks belgelerinde adı ABD doğrultusunda geçen, Sorosçu TESEV’den gelme Kılıçdaroğlu’na destek olmak, kendimize ihanettir."
Ne yazık ki o tahmin ettiğimden çok daha gerici çıktı...
Gericilik; Alevilerin yaşam kaynağı olan laik düzeni yıkmaya çalışan siyasal dincilere hizmet etmektir.
Kılıçdaroğlu bu gün bunu yapıyor.
Bizim yerimiz tarikatçı, şeriatçı, yağmacı demokrasi düşmanlarının yanı değil, demokrasi güçlerinin yanıdır.
"Ne Aliler gördüm Osman çıktılar!"
Alevi toplumunda çok az da olsa bazıları Kemal Kılıçdaroğlu'na arka çıkıyor.
Bugün artık Saray'ın CHP müdürü haline gelen ve partili arkadaşlarını Akın Gürlek'ten bile daha insafsızca suçlayan birisini savunmak Alevilere yakışmıyor.
O, özel görevli birisidir. Bunu 11 yıl önce saptamış ve CHP'den istifa etmiştim.
Bakın 28 Haziran 2018 tarihinde "CHP'liler Bu Sesi Duyun" başlıklı yazımda onun hakkında ne yazmışım:
"Kemal Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin başında tutan kurultay delegelerinin çoğu, Alevi kökenlidir. Bunların bir kısmı inanç duyarlığı ile hareket ederek Kılıçdaroğlu’na oy veriyor.
Evet, Kılıçdaroğlu’nun ailesi Alevidir ama kendisinin Alevilikle bir ilgisi kalmamıştır. Kendisi, bunca yıllık siyaset hayatında Alevileri bir kez bile ağzına almamış, TBMM’de Alevi kesimin yararına olacak en küçük bir girişimi görülmemiştir. Yani o bir sözde Alevi’dir.
Uyarıyorum: CHP’deki Alevi delegelerin mezhepçi tutumları, Alevi toplumunun imajına zarar veriyor ve biz Alevileri Tayyip destekçisi tarikatçıların konumuna düşürüyor.
Alevilerin tek lideri vardır: O da Mustafa Kemal Atatürk’tür...
Bir kez bile Atatürk demeyen, WikiLeaks belgelerinde adı ABD doğrultusunda geçen, Sorosçu TESEV’den gelme Kılıçdaroğlu’na destek olmak, kendimize ihanettir."
Ne yazık ki o tahmin ettiğimden çok daha gerici çıktı...
Gericilik; Alevilerin yaşam kaynağı olan laik düzeni yıkmaya çalışan siyasal dincilere hizmet etmektir.
Kılıçdaroğlu bu gün bunu yapıyor.
Bizim yerimiz tarikatçı, şeriatçı, yağmacı demokrasi düşmanlarının yanı değil, demokrasi güçlerinin yanıdır.
Birde utanmadan gazetecilere saldırıyor. Haklıysan, Arınacak kişi sen değilsen ne sorulursa sorulsun varsa bilgi, birikim, donanım liyakat ve haklıyssn cevap verirsin. Gazetecilere saldırmak ne ya!
Ne sorarsan sor
Kılıçdaroğlu kendi bildiğini okuyor
Aciz kaldı,
Kimseyi dinlemiyor, yalan söylüyor
Hiçbir soruya doğru cevap veremiyor
Gazetecilerin sözünü sürekli kesiyor
Kesinlikle bir proje
Kesinlikle CHP’yi bitirmeye gelmiş
Bu adam CHP için Erdoğan’dan tehlikeli,
Net
Liyakat, bilgi, birikim, donanım ve yaptığın işe olan hakimiyet önemli! Birde "Derinlik" Önemli. Vasat bir yaşamı tercihlemek belki birşeyler kazandırabilir insana ama ama ama bazı şeyler söylenemiyor ki artık anlayın.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik:
"Anlıyoruz, görüyoruz ki ahlaksızlıklara bulaşanlar, bu söylemi bize diretiyorlar, hem de utanmadan sıkılmadan!…
Ancak hiç kimse kusura bakmasın, kim yaparsa yapsın sonuna kadar yolsuzluklara karşı duracağız.
Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Parti’de kirliliğe geçit vermeyeceğiz."
Aferin barış büyük iş memleket için hayatı bir hamle. Öyleki ekonomiden tut, dış politika, emekli emekçi, çifti, öğrenci, esnaf yaşadı. Kahraman yazısı memleket'in tüm sorunlarına şifa gelecek inşallah. Ya bu ne çapsızlık ya insan inanamıyor!...
Hadi aradın diyelim ki yapamazsın, Sonuç alabileceğini düşünüyormusun! Öyleyse hangi gücünle sen butlan değilmiydin iktidar nezdinde kabul görürmü seni dinlerler mi! Olabilir! Hadi bakalım kolay gelsin.
Kemal Kılıçdaroğlu:
"Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır!
Dün olduğu gibi bugün de ilkeli duruşumuzdan taviz vermeden; hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız.
Sayın Demirtaş’ın, Selçuk Kozağaçlı’nın, Can Atalay’ın, Gezi tutuklularının, haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarımızın ve bu milletin her bir üyesinin hakkını sonuna kadar arayacağımı bilmenizi isterim."
Çapsızlıkta NİRVANA, Bumu yani memleket te konuşabileceğin sorun! Hadi o cezaevinde ve bir şekilde aklanmaya çalışıyor. Peki dışarda onun zenginliğin bin katı insan bir eli yağda bir eli balda bir eli pudra'da dünyayı dolaşıyor, yatırım yapıyor onlara sorabiliyor musun farraaç.
Bence gerek yok sen zaten Kılıçdaroğlu'nun düştüğü durumda aşağıda gerçi son röportaj sonrası bu tartışılır! Ayrıca Kılıçdaroğlu'nu toparlamaya çalişmak genel başkanım dediğin adam'a hakaret olmuyormu! Ayrıca sen hangi bilgi, birikim, donanım ve "Derinliğe"! Tam cahil cesareti.
GÜRSEL TEKİN, SÖZCÜ TV’Yİ BOMBALADI!
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, SÖZCÜ TV’de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sorulmayan/sorulamayan soruları açıkladı.
SÖZCÜ TV’ye çağrıda bulunan CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, “Hadi hazırım: çağırın beni.” dedi.
Gürsel Tekin’in fotoğraflarla birlikte yaptığı bu yeni açıklama kamuoyunda büyük ses getirdi.
Bu hoca şöyle diyor:
“Köpekler pis ve peygamberin düşmanlarıdır. Eğer bir tane besliyorsanız, siz necis olursunuz ve melekler asla evinizi ziyaret etmez. Evcil köpek besleyen herkes haram işlemektedir ve Allah tarafından cezalandırılacaktır.”
Sizin fikriniz nedir?
Evet, ben de üzüldüm; hatta üzülmek ne kelime, maçı izlediğim kanepede kahroldum.
Gece yarısına kadar ABD–Avustralya maçını izledim. Beraberlik olur da millî takımımızın şansı artar diye umut ettim. Sabah namazından sonra da dualarla ekran başına geçtim. Hepimizin büyük beklentilerle ABD’ye uğurladığı bizim çocukların, 10 kişi kalan rakip karşısında baskılı oynamalarına rağmen son vuruşlarda yaşadığı sıkıntıları ben de gördüm, ben de yerimde duramadım.
Ancak maç sonrası yapılan yorumlar beni sonuçtan daha fazla üzdü.
Daha düne kadar alkışladığımız gençlerin bugün vatanseverliğini sorgulamak, hatta şahsiyetlerini hedef almak; başarı ile başarısızlık arasında sağlıklı bir denge kuramadığımızı gösteriyor.
Bizim çocukların dua etmelerini eleştiri, hatta hakaret konusu yapan cahillere de sesleniyorum!
Maça haç çıkararak başlayan Hristiyan ülkelerin takımları maçı kaybettiğinde onları inançları üzerinden eleştiren tek bir spor yorumcusuna ve siyasetçiye rastladınız mı?
Evet, başarısız oldular.
Evet, beklentilerin altında kaldılar.
Ama onlar dün de bizim çocuklarımızdı, bugün de bizim çocuklarımız ve yarın da öyle olacaklar.
Asıl sorgulanması gereken başka bir konu var.
Turnuva öncesinde onları reklam filmlerini andıran videolarla, aşırı beklentilerle ve büyük bir psikolojik yükle sahaya sürenlerin bu sonuçta hiç mi payı yok?
Ben akademik hayattan başarı baskısının ne olduğunu iyi bilirim. Bazen bir insandan çok şey beklersiniz; o da başarısız olmaktan korktuğu için sahip olduğu kapasiteyi bile ortaya koyamaz. Futbolda da durum farklı değildir. Oyuncu bazen rakibine değil, zihnindeki baskıya yenilir.
Bu nedenle ilk görevimiz suçlu aramak değil, gençlerimize sahip çıkmaktır.
Şimdi bizim çocuklara sesleniyorum:
ABD maçına bir formalite maçına çıkar gibi çıkmayın, bir final maçına çıkar gibi çıkın!
Öylesine destansı bir zafere imza atın ki bütün dünyada yankılansın, sizi acımasızca eleştirenlere de bir cevap olsun!
Dünya Kupası’na siyaset bulaştıran ABD yönetimine inat, sahaya Gazze soykırımında ve Minab saldırısında şehit edilen on binlerce çocuk için çıkın! Ayaklarınızla değil, yüreklerinizle oynayın!
Kazanacağınız zafer, 2002 Dünya Kupası’nda yarı finale çıkan millî takımımız, 2008’de Avrupa Kupası yarı finaline çıkan millî takımımız gibi bütün gönül coğrafyamızı ve mazlum milletleri ayağa kaldıracaktır!
Çünkü spor sadece skor değildir.
Spor karakterdir.
Spor duruştur.
Spor, bazen insanlığın ortak vicdanının sahaya yansımasıdır.
Ve bazen bir galibiyet, kaldırılan bir kupadan çok daha büyük anlamlar taşır.
Birçok yorumcu bizim için Dünya Kupası’nın bittiğini söylüyor.
Benim için bitmedi.
Ben bundan sonra da turnuvayı sadece futbol gözüyle değil, insanlık vicdanının sesi olarak takip edeceğim.
Bosna Hersek, Özbekistan, Katar, İran, Suudi Arabistan, Mısır, Irak, Fas, Cezayir, Senegal gibi gönül coğrafyamızdan gelen takımların maçlarını izlemeye devam edeceğim.
Avrupa’da Gazze konusunda cesur bir tavır sergileyen İspanya’nın, Latin Amerika’da Filistin halkının yanında duran Brezilya halkının, Afrika’da adalet ve insan hakları mücadelesinin sembolü olan Güney Afrika’nın başarılarını aynı duygularla izleyeceğim. Kupa’nın da değerli dostlarım İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Brezilya Cumhurbaşkanı Lula ya da Güney Afrika Cumhurbaşkanı Ramaphosa tarafından kaldırılmasını isterim.
Tipe bak sana bile saygı duyuyoruz! Genel başkanınada duyarız ne olacak ama memleket saygıyı bırakta ne hissedip söyleyemiyor acaba! Biraz düşün "düşün" dedim pardon genel başkanınız ve siz zahmet edip düşünmeyin papağan gibi aynı şeyleri hemde inanmadan tekrar edip durun.
Kıvılcım hanım zahmet etmiş birçok alan üzerinden ciddi bir analiz yapmışsınız ama gerçekten zahmet etmişsiniz. Bunları anlayacak kapasite olduğunu düşünüyor musunuz! Velevki anladıklarını varsayalım! Genel başkan sandıkları zat gibi sadece kendi bilmediklerini! Tekrar edecekler.
Kılıçdaroğlu'nun 2.5 saatlik batışını artık konuşmayayım diyordum, ama bunu görünce yazmak farz oldu.
Sorunun cevabını dinlemeden ikinci, üçüncü soru soruldu yazmış @drmadiguzel . Öyle değil.
Kılıçdaroğlu o kadar anlamsız cevaplar verdi ki gazeteciler soruların anlaşılıp anlaşılmadığından emin olamadıkları için tekrar tekrar sormak, soruları netleştirmek zorunda kaldılar.
Kılıçdaroğlu tüm ama tüm sorulara bir safsatayla, bir savuşturmayla karşılık verdi. Döngüsel mantık, yanlış ikilem, whataboutism gibi safsataları defalarca kullandı. "Parayı veren de söylüyor, almadım diyen de kanıtlıyor" derken itirafı da inkarı da kanıt saydı. Öyle bir durum ki tura gelse Kılıçdaroğlu kazanır, yazı gelse öteki kaybeder.
Bu kadar çok safsatanın, bilişsel çarpıtmanın, yön değiştirmenin kullanıldığı bir başka konuşma ancak bir absürd komedi filminde olabilirdi, zaman zaman kendimi Sacha Baron Cohen filmi izliyor gibi hissettim.
Ve Kılıçdaroğlu neredeyse gazeteciler kadar çok soru sormuş. Transkript çıkarıp baktım, cümlelerinde 316 kez soru kalıbı var. Bazıları direkt, bazıları retorik soru. Üç gazetecinin tamamında 199 soru var. "Siz niye şunu sormuyorsunuz, siz gazeteci değil misiniz" kalıbını tam 36 kez kullanmış. Birisi saldırdıysa saldıran Kılıçdaroğlu. Sesi de sürekli yüksek perdedendi zaten.
Kılıçdaroğlu tam 19 kez iddianameleri okumadığını, bilmediğini söyledi. Yüzlerce CHP'liyi tutuklatan, milyonlarca seçmenin iradesini gasbeden bu davaların iddianamelerini, bir CHP yöneticisi olarak okumadım dedi. Bir vatandaş ve seçmen olarak yazıyorum @drmadiguzel Utanın, ne diyeyim, utanın. O da utansın siz de utanın.
Ve el insaf. 260 kez yargı, hukuk, dava, mahkeme dedi. Sürekli bunların arkasına saklanıyor. Sürekli gidip aklansınlar diyor. Başında Akın Gürlek'in olduğu bir adalet sisteminde mi aklanacak bu insanlar? El insaf.
100 küsur kez arınma, temizlik, kirlilik, ahlak gibi kelimeleri obsesif bir şekilde tekrarladı. 90 kez "söyledim, defalarca söyledim" diyerek sürekli hesabı geçmişe iade etti. Bu kadar çok obsesif bir şekilde aynı kelimeleri tekrar etmenin anlamını ben artık söylemeyeyim ne biçim psikolog derler sonra. Konuyu okuyucuların vicdanına bırakıyorum.
Sonuç şu: İki buçuk saat boyunca tek bir mantıklı söz yok. Üstüne çıplak aramaya maruz kalmış bir kadının ifadesi, Demirtaş'ın hapse yollanması gibi konulardaki utanç verici cevapları var. Özetle 2.5 saat parti içi iktidarı kaybettiği için hırsından kendini kaybetmiş ve iktidarla işbirliğine girmiş bir adamın arınma temalı obsesyon operasını izledik.
İnsanlar aptal değil. Bu ülkede çocuk yetiştirmeye çalışan bir anne olarak sizi allaha havale ediyorum, ama havaleyle de kalmam nefesim yettiğince de yapabileceğim her yerde size karşı duracağım. Biliyorum yalnız değilim.