6 Şubat depremi acıların, kayıpların ve dayanışmanın en derin izlerini bıraktı.
Bu topraklarda kaybettiğimiz canlar ve milletimizin birbirine kenetlenişi hiçbir zaman unutulmayacak.
Hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmet ve duayla anıyorum...
86 milyonun birliği, dirliği, huzuru ile demokrasimizin sıhhat ve selameti, bir siyasi partinin koltuk kavgasından çok daha mühimdir.
Millî birliğimizi zafiyete uğratan nefret dili bir an önce terk edilmelidir.
Sadece 28 Mayıs’ta bize oy veren yaklaşık 29 milyon kardeşimizin değil; siyasi tercihi farklı olan vatandaşlarımızın da devlete, sisteme, demokrasiye yönelik inancını korumanın gayretindeyiz.
Bilhassa son 2-3 haftadır dozu giderek artan, hatta aleni hakaret ve tehdit seviyesine varan zehirli söylemler, bu söylemlerin muhataplarından öte demokrasimize ve siyaset kurumuna zarar vermektedir.
Ortada seviyeli bir tartışma değil, demokrasinin standardını dibe çeken bir hakaret teatisi söz konusudur.
Bu iç savaşın tek müspet yanı, kirli çamaşırların ortaya dökülmesidir.
Meselenin Alevi canlarımızı rencide edecek boyuta ulaşmasını, özellikle Muharrem ayının manevi ikliminde fevkalade yanlış buluyoruz.
Türkiye’nin iç cephesinde gedik açacak hiçbir eyleme tahammülümüz yok.
Ülkemizi on binlerce canına ve 2 trilyon dolarlık ekonomik kaynağına mal olan yarım asırlık bir musibetten kurtarmaya çalışırken yeni sorun alanları oluşturulmasına kesinlikle müsaade edemeyiz.
Sabatay Sevi çocukları Peygamberimiz’e(sav) hakaret ettiğinde susarsak, dilimiz kurusun! Leman gibi küfürnameleri tarihin çöplüğüne göndermezsek elimiz kurusun! Bu baldır bacak komisyonu derginin anlayacağı cevap tektir o da bellidir.
Basın özgürlüğü mukaddes değerlere hakaret etmek değildir. Bu yapılan büyük bir hadsizlik olduğu kadar apaçık bir provakasyondur.
Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimize yönelik yapılan aşağılık ve çirkin saldırıları esefle lanetliyoruz.
Peygamber Efendimiz (S.A.V.)’in hayasızca karikatürize edilmesini şiddetle kınıyorum.
Yapılan basın özgürlüğü değildir.
Yapılan ifade özgürlüğü değildir.
Dini değerlerimizi aşağılayan, Müslümanların vicdanında derin yaralar açan bu tür girişimler provokasyon amaçlıdır ve buna cüret edenler hukuk önünde hesap verecektir.
Peygamber Efendimizin karikatürünü yaparak hakaret eden bu zihniyeti lanetliyorum.
Adamlar bir AVM otoparkı için 5 milyon Avro rüşvet istemiş. İş sabcılığa gitmiş.
Pandemi döneminde herkes eve kapanırken 1388 konser verildiğine dair faturalar kesmiş. Milyonları cebe indirmiş.
İnanılmaz bilgiler akıyor.
Bugüne kadar nasıl sabredildi ve hiç bir şey yapılmadı.
Tarihin en büyük düzenbazı ve çetesi, her yeri yağmalamış.
Bir kamu yöneticisi olarak görev yaptığım süre içerisinde siyasi tartışmalara girmemeye azami özen gösterdim - göstermekteyim.
Ancak Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın “Devlet yetmiyor, kurumlar çöktü, izin versinler okulları temizleyeceğiz.” şeklindeki açıklamaları, siyasi polemikten ziyade devletimizi ve devletimizin kurumlarını acz içinde gösterme amacı taşıdığını değerlendirdiğim için bu açıklamayı yapma gereği hissettim.
İstanbul’umuzda toplam 3.963 ilk ve orta dereceli okul bulunuyor. Bu okullarımızda çeşitli statülerde toplam 18.465 temizlik personeli görev yapmaktadır. Bu personelin tüm özlük hakları, kamu kaynaklarından karşılanmaktadır.
Temizlik yapmak istiyorlarsa, pislikten geçilmeyen arka sokaklardan başlayabilirler.
Çok paraları varsa, yıllardır ödemedikleri borçlarını ödeyebilirler.
Kendi asli işlerini yaptıktan sonra diğer kamu hizmetlerine ya da öğrencilerimize destek vermek isterlerse bir protokol dahilinde tamamına destek de olabilirler.
Ama 3.963 okuldan 5 tanesine temizlik personeli desteği, 3 milyon öğrenciden 250 tanesine yemek desteği vererek sosyal medya belediyeciliğiyle laf cambazlığı yapmalarına ve binlerce emekçinin ortaya koyduğu hizmeti karalamalarına müsade etmeyeceğiz.
6 Şubat Depreminde anne ve kardeşleri vefat eden kıymetli kardeşim komşum Yücel Tap(@Taphasanoglu) depremden sonraki hâlet-i ruhiyesini tebarüz ettirdiği şiir kitabı Bütün Uçurtmalarım Gökyüzünde Çizgi Kitabevi(@cizgikitabevi)'nden çıktı.
Bendenize imzaladılar.
Teşekkür ederim.
"Üç Günlük Dünya"da yaşanan yoğun bir acı. Bir insanın, bir şehrin ve bir ülkenin acısı. Yaşananlar ancak bu kadar yalın anlatılabilirdi.
O acıyı duyanlara içtenlikli bir saygı çelengi.
Yüreğine ve kalemine sağlık Yücel Tap.