Bu dünyada bazı insanların anlaması gereken şey şu. Sakin ve stabil bir hayat yaşayan birçok insan sizden korktuğu için değil, kendi etik ilkeleri onları dizginlediği için size zarar vermiyor, haddinizi bildirmiyor ya da intikamınızı almıyor. O yüzden sakin insanlar = otomatik olarak non-retributivist insanlar değil. Çoğu içinde sizin en az on katınız yakıcı ateş taşıyor. Ama gerek eğitim, gerek aile desteği, gerek kendilerine yönelik bazı erdem eğitimleriyle “dizginli” yaşıyorlar. O enerjiyi size misilleme yapmak yerine işlerine, projelerine, başka yönlerine akıtıyorlar. Bu demek değildir ki sakin ve kibar oldukları için ezilmeye açıktırlar, size asla karşı koyamazlar, ya da tüm ahlak çitlerinin dışına çıkıp size beklenmedik bir karşı hamle yapamazlar. Aksine, çok da iyi yaparlar, ama yapmıyorlar. Zaten onları iyi kılan bu. O yüzden toplumdaki iyi, sakin, kibar ve işini yapmaya odaklanan insanları doğru değerlendirmeyi öneririm. Onların çoğu korkak değil, sadece ilkeli ve kurallı. Sizin kötülüklerinizi birkaç kez gözden gelmeleri, üçüncü bir kasıtlı sataşmanızda ağır bir bedel ödetmeyecekleri anlamına gelmez. Yaşam bilgeliği her zaman hayat kurtarır.
Düzgün bir aile ve saygılı bir iletişim ortamında büyüyen insanların en büyük sorunu, dış dünyayı da aynı kibarlık, nezaket ve açık iletişim kurallarıyla işleyen bir yer sanmaları ve oradaki toksik dinamikleri anlamlandırıp çözene dek sınır ihlallerine dur diyememeleridir.
🚨🟡🔵 BREAKING: N’Golo Kanté to Fenerbahçe, HERE WE GO! 🇫🇷
Contract signed until June 2028 after termination of the contract @ Al Ittihad.
Fenerbahçe and Al Ittihad received the green light from FIFA after issues with documents and official statement.
Kanté ONLY wanted Fener.
“Çocukluk aşkım” diye yıllardır duygularımız ile oynayan oyunculardan neden nefret ettiğimi şimdi anladınız mı? Zaten soğuk bakıyordum, bu konuşma %1 bile doğruysa bedavaya oynasa bile istemiyorum. Yemişim “profesyonel” hayatınızı. Aynı oyunu gündoğan üç senedir bizimle yapıyor. Ama gerçekleri konuşunca ben kötü oluyorum. Buyrun, miğdeniz kaldırıyorsa, gelsin bu saatten sonra. Çünkü dünyada başka kulüp yok ya
Az önce ilginç bir çalışma okudum. Şöyle diyor: “alt statüdeki insanlar, sosyal ilişkilere fazla önem verir, çevrelerindeki insanların tepkilerine karşı aşırı hassas olurlar. Sınıf yükseldikçe özgürlük, bağımsızlık ve ‘hakkımda ne derlerse desinler’ cüreti artar.” Müthiş tespit!
Ciddi bir "sekülerleşme hızı" var.
Etrafınızda böyle nice profil görebilirsiniz. Ki Anadolu'nun muhafazakâr aileleri ve çocuklarının yaşam tarzı arasındaki uçurum bile bu tezi doğrulamaya yetiyor.
Yaşam tarzı, giyim tarzı, cinsellik & flört etme stilinin değişimi, modernleşme, rasyonelleşme, dünyevîleşme, bireyleşme, daha haz odaklı yaşam perspektifi ve dinin temsilinin & doğa üstü alanın yaşamdaki etkisinin azalması... Böyle sayısız gösterge var.
(Anlamadan saçma sapan itirazlar edeceklere:
Sekülerleşme; dinsizleşme, dünyevîleşme ya da laiklik değildir diyor Volkan Ertit. Ve Steve Bruce'un Klasik Sekülerleşme Teorisine yeni bir yorum getiriyor. Meraklısı doktora tezine bakabilir.)