Kimse bana Lazın biri, Kayserili, Erzurumlu, Adanalı vs. diye başlayan fıkraları hatırlatarak zeka kasmasın.
Biran şöyle düşünün o fıkrayı
(tenzihle)
((TÜRK kadının biri doktora gitmiş vs… sonra doktor’a ‘önce sen soyun’)) demiş, diyerek kahkaha atın.
Bakalım nereye varacak?
ÇORUM KATLİAMI
(27 Mayıs – 10 Temmuz 1980)
Başta fırına atılarak katledilen;
Veli SOLMAZ Dedemiz olmak üzere
Katliamda yitirdiğimiz tüm canları saygı ile anıyoruz!
Katliam devlet eliyle planlanmış, yürütülmüş ve yapılmıştır. Vali, Emniyet Müdürü, Garnizon Komutanı, TRT. Devlet bütün kurumlarıyla katliamın içindedir.
Tespit edildiği kadarıyla 57 Canımız katledildi. Katliam döneminde Çorum’da yaşayan ve şu anda Çorum’da avukatlık yapmakta olan Gazi Eke Corum Katliamını anlattığı “Yaz Mevsiminde Katliam ve Direniş” adlı kitabında tespit edilen katledilen sayısının 82 olduğunu yazmıştır! “Ancak, ölü sayısı daha da fazlaydı!” demektedir! Yaralı sayısının 100 olduğu söylendi.
Veli solmaz Dedemiz faşistler tarafından fırına atılarak katledildi.
Katledilen canlarımızın vücudunda kızgın demirlerle MHP yazıldığı görüldü.
MHP’li Gün Sazak’ın (27 Mayıs 1980) Ankara’da öldürülmesini bahane eden faşistler Çorum’da Alevilere ve devrimcilere saldırdı.
TRT, Çorum’da Alaaddin Cami’sine patlayıcı madde atılması ve dışarıdan ateş açılması ile olaylar başladı.” Haberini aralıklarla sık sık vermektedir. Alaaddin Camisine bomba atıldığı iddiası camilerin hoparlörlerinden kente duyuruldu, cihat çağrısı yapıldı, suların zehirlendiği iddiası yayıldı. Böyle bir haberi askeri yetkililer vermemiş, valide haberi doğrulayıcı veya yalanlayıcı açıklamada bulunmamıştır. Bir anda ortaya çıkan eli silahlı gruplar alevi mahallelerine uzun namlulu silahlarla saldırmaya başladı.
28 Mayıs Çarşamba günü, Çorum’un en işlek caddesinde ve çoğunluğu çocuk ve gençlerden oluşan gruplar, “kanımız aksa da zafer İslam’ın, Kana kan, intikam” sloganlarıyla yürüyüşe geçmişlerdir. Yürüyüş korteji, kısa süre sonra saldırıya dönüşür. Cadde üzerinde bulunan solculara ait iş yerleri tahrip edilmeye, yakılmaya başlanır. 29 Mayıs günü cadde ve sokaklarda yürüyüşler “Kana kan, intikam” sloganlarıyla sürmüştür. İş yerlerinin yağmalanmasına, tahrip edilmesine ve yakılmasına devam edilmiştir.
Milönü, Alevi mahallesine barikatları yıkarak giren panzerin ateşiyle hamile bir kadın ve bir öğretmen hayatını kaybederken yaşlı bir kadın panzerin altında kalır. Süleyman Ateş isimli tıp öğrencisi panzerin ateşiyle yaralanarak götürüldüğü SSK Hastanesi'nde işkence görür ve öldürülür!…
Çorum Katliamı Devletin geleneksel ırkçı, inkarcı, tekçi politikasının Çorum’daki uygulamasıdır.
Çorum Katliamı, YAKIN TARİH YÖNÜNDEN;
17/18 Nisan 1978 Malatya, 4 Eylül 1978 Sivas, 19/24 Aralık 1978 Maraş katliamını devamıdır.
TARİHİ KÖKENLERİ YÖNÜNDEN;
Tac’ül Arifin Ebul Vafaî Kurdi, Dede Kargın, Baba İshak/Baba İlyas, Abdalan-ı Rum ve Hacıbektaş Veli’nin Hak ve Hakikat aşkına zulüm, katliam, sömürü ve yoksulluk düzenine karşı yürüdüğü güzergahtaki izler yok etme katliamıdır.
1235 – 1240 Baba İshak/Baba İlyas Adıyaman’dan bir yürüyüş başlatır.
Dedekargın Halifeleri Baba İshak ve Baba İlyas, Selçuklunun zulüm, soygun, vergi, baskı uygulamalarına karşı Antep, Maraş, Adıyaman (Samosata/Kefersud) bölgesindeki halkla yakın, içten, eşitlikçi ve paylaşımcı bir örgütlenme oluşturdular.
(Antep, Maraş) Adıyaman’dan (Samsat) başlayan yürüyüş, Malatya, Sivas, Yozgat, Tokat, Amasya, Çorum’dan Konya’ya yöneldi. Konya Selçuklu Hükümdarının başkentiydi. Baba İshak ve yarenleri 1239’da Kırşehir Malya Ovasında Selçuklu güçleriyle işbirliği yapan Zırhlı Frenk askerleri tarafından katledildiler.
Baba İshak’ın yürüdüğü güzergah Selçuklu, Osmanlı ve cumhuriyet döneminde katliamlarla kana boyandı. Amaç Baba İshak2ın izlerini silmek ve Aleviliği yok etmekti.
Cumhuriyet dönemindeki Alevi Katliamları (Dersim soykırımı hariç) hepsi bu güzergahta yapıldı.
Baba İshak’ın yürüdüğü yolda Devletin Türk/İslamcı Tekçi kimliğini hakim kılmak için her türlü zulüm, katliam, asimilasyon yapılmıştır. Çorum katliamı da bunlardan biridir.
Kemal BÜLBÜL (4 Temmuz 2015)
#ÇorumKatliamı
#UnutmaUnutturma
Kemalist elitlerin Alevi düşmanlığı cehaletten değil ideolojilerindendir.
Çünkü onlar tekçidir ve o tekçiliğin içinde Alevi yoktur.
Makbul vatandaşları Sünni Müslüman Türklerdir, gerisi onlara göre kılıç artığıdır.
Bir de Ermeni düşmanlıkları vardır ki onu da “kripto” diye kodlamışlardır.
“KILIÇ ARTIĞI”
Kılıcı kına sok cahil artığı
Hakikat yolundan sapan utanmaz
Çok gördük böylesi yüzü yırtığı
Kâğıdı, kalemi satan utanmaz
Katli vacip dedi bize şeriat
Cahile nadana etmedik biat
Fetvalar, fermanlar, hüküm ve ayet
Uydurup katliam yapan utanmaz
Mazlum RAFAZİYSE, Zalim münafık
Makama, paraya meyleden sapık
Bahçesi kurumuş, hanesi yıkık
Haldeyken bizlere çatan utanmaz
Yazdığı cümlenin manasın’ bilmez
Laf söyleyip kaçar meydana gelmez
Böylesi münkirden hiç aydın olmaz
Gerçeği yalana katan utanmaz
Kılıç artığını Osmanlı dedi
Soykırım yaparak her haltı yedi
Yağmacı, talancı ezel ebedi
Halkın emeğini yutan utanmaz
Gazeteci misin sen KADI mısın
Şeyhül İslamların efradı mısın
Basın dünyasının ifradı mısın
Yezit batağına batan utanmaz
Dünyaya saz ile sanatı verdik
Yaşamı ışıkla donatı verdik
Asıldık, kesildik çok zulüm gördük
Zorbanın safını tutan utanmaz
Selçuklu, Osmanlı, Emevi, Roma
Nasıl anlatayım masum, mazluma
Tarihi görmeyip başını kuma
Gözünü kapatıp tıkan utanmaz
Nefret suçudur bu senin lisanın
Yarasını deştin bunca insanın
Sade bugün değil bütün zamanın
Edep duvarını yıkan utanmaz
Osmanlı kılıçla, deden silahla
Şapkayla, takkeyle, fesle, külahla
Sahte dindarlıkla yapay ilahla
Yüz yıldır meydana çıkan utanmaz
Halkı tanımazlar, tarihi bilmez
Fildişi kuleden aşağı inmez
Nefret ateşinin alevi sönmez
Bu ateşi yeniden yakan utanmaz
Her bir karış yerde destanımız var
Hakikate meftun mestanımız var
Rıza şehri diye istanımız var
Hakaret tüfeği sıkan utanmaz
BÜLBÜLÎ ŞEYDA’yım kılıcı kırdık
Çok defa zalimi yerlere vurduk
En dipten kestiler yine boy verdik
Osmanlı gözüyle bakan utanmaz
(Kemal BÜLBÜL - 26 Nisan 2026- ANKARA)
@haberebibak Sokakları çöp tenekesi görüp bütün pisliklerini evlerinin eşiğinin dışına atan, çekinmeden sokağa tükürüp, sümüğününü fırlatan bir kültürü olan bir toplum gelmiş Almanların temizlik anlayışını sorguluyor!
@krankenfkoa Şarkıyı söyleyen bayan gidip polise şikayet etsin, mahkeme ırkçı kadına büyük bir para cezası yada hapis cezasını verir! Almanya kanunları ırkçılığı yasaklıyor!
Hepimiz haksızlığa karşıyız ve tepki gösteriyoruz. Adaylık sırası size gelmeyecek diye mi bu kadar öfke.
Pişkin pişkin çocuklara dağıtılan "Pamuk Şekeri" meselesini gündeme getirmek te nedir yahu?
Bayramda Kürt çocuklarına ne verilmesini bekliyordunuz?
Kurşun mu?...
@mansuryavas06