🚨 HEKİM BİRLİĞİ EYLEMSELLİK SÜRECİNİ BAŞLATIYOR!
Hekim Birliği Sendikası olarak uzun süredir kamuoyuna ve ilgili idari makamlara ilettiğimiz açık ve somut taleplerimizin karşılanmadığını görüyoruz.
Hekimlerin emeğinin karşılığını alması, adil bir teşvik ve ödeme sisteminin kurulması, izin hakkının mali kayba dönüşmemesi ve sağlık kurumlarında can güvenliğinin sağlanması için artık taleplerimizi sendikal eylemlilik süreciyle destekleme kararı aldık.
Haklarımızı yalnızca talep etmekle kalmayacak, sonuç alıncaya kadar demokratik ve hukuki sendikal mücadelemizi sürdüreceğiz.
📌 MERKEZ YÖNETİM KURULU KARARIMIZ
Hekim Birliği Sendikası olarak daha önce kamuoyuna ve ilgili idari makamlara ilettiğimiz;
1. Nöbet ücretlerinin, hekimlik mesleğinin taşıdığı sorumluluk ve fedakârlığa uygun seviyeye yükseltilmesi,
2. Hekimlerin yıllık izinlerinde uygulanan teşvik kesintilerinin sona erdirilmesi ve 12 güne kadar olan yıllık izinlerde teşvik ortalamasının izin süresinin tamamında uygulanması,
3. Diş hekimleri ile ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında görev yapan hekimler için teşvik dağıtım oranının en az %36 olarak belirlenmesi ve teşvik sistemindeki adaletsizliklerin giderilmesi,
4. Sabit ek ödemenin en az iki kat artırılması ve emekliliğe tam olarak yansıtılması,
5. Aile hekimlerinin vekâletsiz izinlerinde uygulanan mali kesintilerin kaldırılması ve vekâlet hizmeti veren hekimlere görevlendirme ücreti ödenmesi,
şeklindeki beş açık ve somut talebimize bugüne kadar herhangi bir olumlu karşılık verilmemiştir.
Bunun yanı sıra sağlık kurum ve kuruluşlarında güvenli çalışma ortamının sağlanamaması; kamu sağlık tesislerine ateşli silahlar ile kesici ve delici aletlerin girişini önleyecek etkili güvenlik tedbirlerinin alınmaması, hekimlerin ve diğer sağlık profesyonellerinin can güvenliğini ciddi biçimde tehdit etmeye devam etmektedir.
Açıklanan nedenlerle Merkez Yönetim Kurulumuzca;
• Yukarıda belirtilen taleplerimizin karşılanması ve sağlık kurumlarında etkili güvenlik önlemlerinin alınması amacıyla 28, 29 ve 30 Eylül 2026 tarihlerindeki mesai saatleri içerisinde sendikal eylem gerçekleştirilmesine,
• Eylem süresince MHRS üzerinden randevu verilmemiş hastalara poliklinik hizmeti sunulmamasına,
• Eylem süresince, randevu aralıklarının ilgili hekimin mesleki değerlendirmesi doğrultusunda belirlenmesi kaydıyla; normal polikliniklerde randevu sürelerinin en az 10 dakika, diş hekimliği polikliniklerinde ise en az 30 dakika olacak şekilde düzenlenmesine ve belirtilen sürelerin altında randevu oluşturulmamasına,
karar verilmiştir.
Bu bir başlangıçtır.
Taleplerimizin karşılık bulmaması hâlinde sendikal eylemlilik sürecimiz, üyelerimizin iradesi ve sahadan gelen talepler doğrultusunda kademeli olarak devam edecektir.
Hekimlerin emeği, özlük hakları ve can güvenliği görmezden gelinemez.
Haklarımız için birlikteyiz, mücadelede kararlıyız.
#HekimBirliği #Hekimler #SendikalMücadele #Eylem
@saglikbakanligi@drmemisoglu@TBMMGenelKurulu
BASIN VE KAMUOYUNA
“TEŞVİK DEĞİL, BİTİŞ SİSTEMİ!”
Hekim Emeği Enflasyona, Katsayılara ve Keyfî Formüllere Kurban Edilemez!
Sağlık sisteminin bütün yükünü omuzlayan hekimlerin emeği, “teşvik” adı altında uygulanan karmaşık, öngörülemez ve adaletsiz ödeme sistemiyle her geçen gün daha fazla değersizleştirilmektedir.
Gece gündüz demeden, ağır iş yükü ve yetersiz imkânlar altında yurttaşlarımızın sağlığı için çalışan hekimler; daha fazla hizmet üretmelerine, daha yüksek performans göstermelerine ve daha fazla puan toplamalarına rağmen sürekli gelir kaybına uğramaktadır.
Gelinen noktada bu sistemin adı teşvik değildir.
Bu sistem; hekimi daha fazla çalıştıran, emeğini daha ucuza satın alan, gelirini belirsiz katsayılara bağlayan ve her ay biraz daha yoksullaştıran bir bitiş sistemidir.
PUAN ARTIYOR, EMEK ARTIYOR, GELİR ERİYOR!
Resmî rakamlar sistemdeki çöküşü bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır:
Haziran 2024’te, 27.969 hekim performans puanı karşılığında 26 BİRİM teşvik ödemesi yapılmıştır.
Haziran 2025’te, performans puanı yüzde 39 artarak 39.028’e yükselmiş; ancak ödeme yalnızca yüzde 26 artışla 33 BİRİM seviyesinde kalmıştır.
Haziran 2026’da ise performans puanı 29.838 ile 2024 yılının üzerinde olmasına rağmen, teşvik ödemesi 30 BİRİM'e gerilemiştir.
Yani hekim daha fazla çalışmış, daha fazla puan üretmiş; ancak emeğinin karşılığını alamamıştır.
Haziran 2024 ile Haziran 2026 arasındaki iki yıllık resmî TÜİK enflasyonu yüzde 71,60’a ulaşmıştır. Gerçek hayat pahalılığının bunun çok daha üzerinde olduğu ise herkesin malumudur.
Buna rağmen teşvik ödemeleri, enflasyon karşısında güncellenmek bir yana, iki yıl öncesinin nominal değerlerine mahkûm edilmiştir.
Sağlık Uygulama Tebliği fiyatlarında yapılan artışlar hastanelerin gelirlerine yansırken, bu hizmeti bizzat üreten hekimlerin gelirlerine yansımamaktadır.
Ortaya çıkan tablo açıktır:
Hekim daha fazla çalışmakta, daha fazla puan üretmekte, daha fazla sorumluluk üstlenmekte; ancak reel olarak her ay daha da yoksullaşmaktadır.
KATSAYI OYUNLARIYLA HEKİMİN ALIN TERİ BUHARLAŞTIRILIYOR
2022 yılında teşvik sistemi ilk uygulamaya konulduğunda yüzde 36 olan dağıtım tutarı tavan oranı, sonraki düzenlemelerle sistematik biçimde düşürülmüştür.
2’nci ve 3’üncü basamak sağlık tesislerinde dağıtım tavan oranı yüzde 32’ye indirilmiştir.
Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri ile Ağız ve Diş Sağlığı Hastanelerinde ise bu oran yüzde 24’e kadar geriletilmiştir.
Bu kurumlarda tavan oranındaki kayıp yüzde 33’e ulaşmıştır.
Bunun adı teknik düzenleme değildir.
Bunun adı, hekim emeğinden doğrudan kesintidir.
Şubat 2026 itibarıyla uygulamaya konulan Kurum Hedef Katsayısı ise adaletsizliği daha da derinleştirmiştir.
Hekimin bireysel emeğini, mesleki niteliğini, yaptığı işlemin güçlüğünü, hizmet sunduğu hasta sayısını ve üstlendiği riski dikkate almayan bu sistem; hekimin alın terini kurum performansına, idari tercihlere ve sürekli değişen formüllere bağlamaktadır.
Bir hekimin emeğinin karşılığının, kendi çalışmasıyla doğrudan ilgisi olmayan kriterlere göre azaltılması kabul edilemez.
Her ay değişen katsayılarla gelir hesaplayan, ay sonunda ne kadar ücret alacağını öngöremeyen bir hekime “teşvik ediliyorsun” denilemez.
Bu sistem hekimi teşvik etmemekte; aksine çalışma azmini, mesleki motivasyonunu ve geleceğe olan güvenini yok etmektedir.
YETKİLİLERE AÇIKÇA SORUYORUZ
Sağlık Uygulama Tebliği’nde yapılan fiyat artışları, sağlık hizmetini üreten hekimlerin gelirlerine neden yansımamaktadır?
Hastanelerin döner sermaye gelirleri artarken, hekimlerin teşvik ödemeleri neden yerinde saymakta veya azalmaktadır?
İki yıllık resmî enflasyon yüzde 71,60’ı aşmışken, hekimlerin ek ödemeleri neden iki yıl önceki nominal seviyelerde tutulmaktadır?
Hekim daha fazla puan topladığı hâlde neden daha düşük ödeme almaktadır?
Kurum Hedef Katsayısı adı altında, hekimin bireysel emeği neden kurumun kontrol edemediği veya hekimin sorumlu olmadığı kriterlere bağlanmaktadır?
@saglikbakanligi
@royjunescuf Aynı meslekten yapmışsın kral yanlış örnek. Biri futbolcu diğeri malzemeci falan olmalı. Seyirciler hiçbir zaman malzemecisi iyi diye bir maça gitmez tıpkı ysp iyi diye o hastaneye gidilmeyeceği gibi
@DrYFurkanYilmaz Tek kalemde ödeme bu yüzden de önemli işte.
Bir meslek grubu mağdur olmasın diye çıkarılan teşvikte diğerleri ne kadar az alıyoruz diye algı yapıyor.
Just unlocked my Gas ID via ETHGas 🪪
I'm a Kiddo Jack with 0.1536 ETH spent on gas since Beacon Chain - now fueling my climb to the Gasless Future and earned 50 Beans already.
Reveal yours at https://t.co/0eP5Gjae0e
Introducing the Open Gas Initiative by ETHGas — a path to a frictionless onchain experience.
@Uniswap, @aave, @opensea
Get started here: https://t.co/K5EpSdW027
https://t.co/lp6aHJ0V74
Introducing the Open Gas Initiative - a way for protocols to subsidize gas for users, zero-code, for a seamless, frictionless onchain experience.
With OG cohort: @eigencloud, @ether_fi, @pendle_fi, @Velvet_Capital.
👇
ORBT DeFi Score is live.
It establishes your onchain baseline ahead of protocol launch and determines how your wallet is recognized as ORBT opens access and participation.
Generate your DeFi Score → https://t.co/yvrmnpIEDe
@0xAdvocatus Konforlu orta düzey bir yaşam için dediği doğru maalesef. Avrupa standartlarında bir okula iki çocuk göndersen zaten en az yıllık 50k Euro. Ülkede ucuza hiç bir şey kalmadı