Boşverin Norveç’i, önce Tunceli’yi görün. Dönüşte Elazığ’a uğrayın; bir odun fırınına tava veya güveç yaptırın. Üzerine de mis gibi fişneli dondurma yiyin.
@sokakkedisitv Hayattan keyif alan bir çocuk görüyorum. Konuşan babası değil abisi, başka videoları da karşıma çıktı. Abi kardeş birbirlerini zorbalayıp eğleniyorlar. Tek sorun sosyal medyada yayınlanmış olması, insanlar istediği taraftan tutup çekiştirip sündürüyor videoyu...
Irmak Ayşe Koparan….
Bir okul düşünün… Aynı koridorda yürüyen insanlar var, aynı öğretmenler odasında oturuyorlar ama bir genç öğretmen baskı altında ezilirken kimsenin sesi çıkmıyor. Gerçekten insanın aklı almıyor.
O okulda bir kişi bile mi “Bu kadarı fazla” demedi? Bir kişi bile mi yaşanan mobbinge karşı duramadı? Herkes mi koltuğundan, düzeninden, müdürün iki dudağı arasındaki sistemden korktu?
İşte en büyük çürüme tam da burada başlıyor. Çünkü bu ülkede artık haksızlık yapan kadar, susup izleyenler de güç aldırıyor bu düzene. Herkes susuyor, herkes görmezden geliyor, sonra bir genç öğretmenin ölüm haberini paylaşıp üzülüyormuş gibi yapılıyor.
Bir insanı bazen sadece zalim değil, etrafındaki korkak sessizlik de öldürür.
Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan kadın öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın şüpheli ölümü, yalnızca bir ölüm haberi olarak geçiştirilemez; kadın eğitim emekçilerinin yaşam hakkını, güvenli çalışma koşullarını ve kamusal koruma yükümlülüğünü doğrudan ilgilendiren ağır bir sorumluluk alanıdır. Bu ölümün ardındaki tüm iddialar açığa çıkarılmadan; olası ihmal, baskı, mobbing, şiddet ve idari sorumluluklar etkin, şeffaf ve bağımsız biçimde soruşturulmadan bu dosyanın kapatılmasına, gerçeğin karartılmasına ve sorumluların korunmasına izin verilemez.
Kadın eğitim emekçilerinin görev yaptıkları yerlerde karşı karşıya kaldığı yalnızlaştırma, baskı, mobbing, güvencesizlik, elverişsiz barınma ve çalışma koşulları, idari keyfiyet ve şiddet riski; iktidarın kadınların yaşamını, emeğini ve güvenliğini korumayan politikalarından bağımsız değildir. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararıyla, toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtı uygulamalarla, cezasızlık politikalarıyla ve kamu kurumlarında yaygınlaşan erkek egemen yönetim pratikleriyle kadınların yaşam hakkı sistematik biçimde ihlal edilmektedir.
Kadınların yaşam hakkını savunmak şiddete, baskıya, mobbinge, cezasızlığa ve erkek egemen idari anlayışa karşı kamusal sorumluluğu büyütmeyi, eşit ve özgür bir yaşam için kararlı biçimde mücadele etmeyi gerektirir. Irmak Ayşe Koparan’ın ölümü tüm yönleriyle aydınlatılmalı, varsa idari baskı, mobbing, şiddet, ihmal, görevi kötüye kullanma, başvuruların dikkate alınmaması ve koruma mekanizmalarının işletilmemesi gibi tüm iddialar etkin, şeffaf ve bağımsız biçimde soruşturulmalıdır.
Eğitim Sen olarak, Irmak Ayşe Koparan’ın ailesine, sevenlerine ve tüm eğitim emekçilerine baş sağlığı diliyor, ölümünün üzerinin örtülmesine, sorumluların korunmasına ve kadın eğitim emekçilerinin yaşam hakkının görmezden gelinmesine izin vermeyeceğimizin bilinmesini istiyoruz.
@tiarazen@HNOzgen Çok haklısınız, babanın bakmayacağı toplumda o kadar kanıksanmış ki, çoğunlukla kimsenin öyle bir beklentisi olmuyor. Bakma işi üvey annenin insafına bırakılıyor. Çünkü baba yeniden evlendiğinde çoğunlukla dış kapının dış mandalı oluyor..
ya bu iki canavar ekmeğinin peşinde gencecik bir kadını öldürüp tanınmaz hale getirdi. Gülüzar anne kızının yıkamasını bile yapamadı görevliler izin vermediğinden. istinaf süresince Sedef'i gündemde tutmak bizim borcumuzdur ki şunlar salınıp aramıza dönmesin.
Sedefsiz 2Yıl
18 Nisan'dan beri ben ve ailem gazetecilik yaptığım için Yeni Akit çetesi ve tetikçileri Zekeriya Say tarafından hedef gösteriliyoruz.
Bu tacizin ardından 30 yıllık kamu emekçisi olan babam ani bir kararla görevinden uzaklaştırıldı! Kızının yaptığı haber sebebiyle babasını cezalandırmak nerenin hukuku?
Beni ailemle, ailemi işiyle terbiye etmeye çalışıyorlar. Bu hukuksuzluklara karşı, aileme yapılanlara karşı asla susmayacağım.
Bağımsız Maden İşçileri sendikasının banka hesabı varmış. Acil ihtiyaçların giderilmesi için bağış toplanıyor. @hacerfoggo’dan gördüm. Ben gönderdim, haydi bütçemize göre az ya da çok demeden destek olalım. #MadencilerKazanacak@bagimsizmadenis#MadencininEliniTut
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası
IBAN: TR450006400000135260841437