Son zamanlarda bazı Türk sosyal medya kullanıcılarının hakarete, ayrımcılığa ve ırkçı saldırılara maruz kaldıklarından şikâyet ettiklerini görüyorum. Bazıları buna büyük tepki gösteriyor, etnik nefrete son verilmesini ve farklı halklara saygı duyulmasını istiyor.
Peki, on yıllardır bazı Türk aşırı milliyetçileri çeşitli internet platformlarında Çinlilere hakaret ederken, Çin tarihini çarpıtırken, uydurma milliyetçi anlatılar yayarken ve geçmişteki savaşları, katliamları ve etnik çatışmaları Çinlileri aşağılamak için kullanırken ırkçılığa karşı çıkan bu sesler neredeydi?
Bu davranışlar yalnızca Çinlileri hedef almadı. Kürtler, Yunanlar, Ermeniler ve Türkiye'deki siyasi muhalifler de aşırı milliyetçi söylemlerin, aşağılamaların ve tehditlerin hedefi oldu. Bazıları bir yandan millî gururdan söz ederken diğer yandan kendileriyle aynı görüşte olmayan insanlara karşı etnik nefreti körükledi ve şiddet tehditleri savurdu.
Son dönemde dikkatimi çeken başka bir durum da var. Bazı genetik araştırmalarda günümüz Türkiye Türklerinin Orta Asya bağlantılı genetik kökeninin onda birin altında tahmin edildiği hatırlatıldığında, kimi milliyetçiler bunu kabullenmek istemiyor, hatta böyle bir tartışmayı bile ırkçılık olarak nitelendiriyor. Bilimsel araştırmaların sonuçları milliyetçi hayallerinize uymuyor diye bunların açıkça tartışılması da mı yasak?
Elbette genetik köken, bir insanın millî kimliğini belirlemez. Ancak bilimsel araştırmalar da sırf bazı insanların milliyetçi duygularına dokunuyor diye ırkçılık suçlamasıyla susturulmamalıdır.
Yıllardır bazı Türk aşırı milliyetçileri internette başka halkları kışkırtmayı ve aşağılamayı alışkanlık hâline getirdi. Bugün Çinli internet kullanıcıları benzer sözlerle karşılık vermeye başlayınca birden medeniyeti, saygıyı ve ırkçılığa karşı çıkmayı hatırlıyorlar. Şimdi başkalarından nefret söylemlerine son vermelerini istiyorlar.
Son zamanlarda bu konuda öfke duyanlara sormak istiyorum: Çinliler yıllarca bu hakaretlere maruz kalırken neredeydiniz? Kürtler, Yunanlar ve Ermeniler milliyetçi saldırıların hedefi olduğunda da aynı şekilde tepki gösterdiniz mi? Türkiye'deki muhalifler hedef alındığında da aynı ölçütlerle karşı çıktınız mı?
Eğer etnik nefrete her zaman karşı çıktıysanız, tutumunuza saygı duyarım. Ancak yalnızca Türkler hedef alındığında bu söylemleri sorun olarak görüyorsanız, bu ilkelere bağlılık değil, seçici bir öfkedir.
Bazıları başkalarını aşağılamaya alışmış, fakat aynı sözlerle karşılık görünce bunu kaldıramıyor. Kendi kışkırtmalarına millî gurur, başkalarının tepkilerine ise ırkçılık diyorlar.
Irkçılığa karşı çıkmak elbette doğrudur. Ancak bu ilke yalnızca Türkler hakarete uğradığında geçerli olamaz. Başkalarından beklediğiniz tutumu, yıllardır etnik nefreti körükleyen Türk aşırı milliyetçilerinden de talep etmelisiniz.
Saygı tek taraflı bir yükümlülük değildir. Kendi çevrenizdeki insanların başka halklara yönelik hakaretlerini görmezden gelip, bütün dünyanın size karşı sessiz ve nazik kalmasını bekleyemezsiniz.
#Erdoğan #Türkiye #Gündem #Siyaset #Haberler #TürkDünyası #Tarih
#RecepTayyipErdoğan #Türkiye #Politika #Dünya #Milliyetçilik #SosyalMedya #Çin