Reuters, İran'ın Minab kentindeki ilkokulun ABD ordusu tarafından 40 dakika arayla İKİ KEZ bombalandığını doğruladı.
Bu kasıtlıydı. Bir okula iki kez "kazara" bomba atılmaz.
168 çocuk ve 14 öğretmen öldürüldü. Bu bir katliamdı.
Prof. Dr.İlber Ortaylı:
“İran’ın yarıya yakını Türkçe konuşur. Tebriz dediler tüylerim diken diken oldu. Bu hödük Trump, gider orayı bombalarsa bitti yani…Amerikalılar cahildir...”
İran Türk yurdudur, 900 yıl Türkler yönetmiştir. Ne Pehleviler ne de Mollalardan yanayız. Sadece Türklerden yanayız.
#savaş
Rıza Pehlevi: "ABD’nin İran halkına vaat ettiği yardım ulaştı.
En kısa zamanda yanınızda olmak, birlikte İran’ı geri almak ve yeniden inşa etmek istiyorum."
📌ABD mandacılığına örnek…
Yabancı devletlerin kucağına oturmuş hiç bir lider milletine huzur ve refah getirmez!
Bir video düştü önüme
Sosyal medyada dönüyor
Şayet
bu haber doğruysa bunu kınayan
hesap soran Akpli kardeşlerimi
Abilerimi neden görmüyorum!?
Ama
Jeffrey Epstein denen gavatı
Her gün paylaşıp recep yarıcı gibi
Sapıkları yardığınızı görmezsem
Kalbinizi kırarım incitici konuşurum
El Salvador Başkanı Bukele:
• Şiddetin çözümü yatırımdır, fırsat yaratmaktır. Buna kesinlikle katılıyorum.
• Ancak ben bunu 20 sene önceki hükümete söylerdim; çünkü bu çocuk suçlular artık “mezun oldu”.
• Hâlihazırda başkalarını öldrdüler, başkalarının ellerini çoktan kestiler.
• Onlara şans vermek için artık çok geç.
• Artık tek çözüm, devletin gücüyle karşılık vermektir. Suçlularla savaşmayan hiçbir ülke yoktur. @nayibbukele
Beyazıt Öztürk: "Bir garip olduk. Kabalaştık, teşekkür etmeyi bıraktık.
Anne ve babaya saygı kalmadı. Utanmak falan kalmadı. Garip bir yere gidiyoruz arkadaşlar. Konuşmasak bile...
Bunlara geri dönmemiz imkansız da...
Adana’da düzenlenen kitap fuarında, Veryansın TV – Pankuş Yayınları’na ait standa 40–50 kişilik bir grup tarafından saldırı düzenlendi.
Erdem Atay’ın aktardığına göre grup, standda sergilenen kitabı işaret ederek “Bu kitabı burada sattırmayız” ifadelerini kullandı. Ardından yayınevine ait standın çeşitli bölümlerine zarar verilerek stand kullanılamaz hale getirildi.
Geçmiş olsun @medreyata@PankusYayinlari@veryansintvcom
Sedat Peker’in geçtiğimiz günlerde uyarı mahiyetinde dikkat çekmeye çalıştığı “Türkiye’de yeni nesil çeteleşme” başlığı dikkatle okunmalı ve ulusal güvenlik riski olarak ele alınmalıdır…
Dil bilmek önemlidir ve sokakların dilini tercüme etmek uzmanlık gerektirir!
@sedat_peker
Yapay Zeka Cevapladı
Suriyelilerin Dönmesi Gerektiğine Dair 40 Madde
1. Savaşın bitmesi dönüşü makul kılar.
Artık geniş çaplı çatışma yok; güvenlik düzeyi toplumsal dönüşümleri mümkün kılacak seviyeye yaklaştı.
2. Geçici koruma hukuken geçicidir.
Statünün amacı sonsuz yerleşim değil; koşullar değiştiğinde ülkeye geri dönmeyi öngörür.
3. Suriye yeniden inşa için insan kaynağına muhtaçtır.. Göç eden kütlenin dönmemesi kalkınma, üretim ve kurumsal yeni yapılanmayı sekteye uğratır.
4. Demografik boşalma ülkenin geleceğini tehdit eder. Genç nüfusun yokluğu ekonomi, askeri kapasite ve toplum örgüsünde yapısal çöküş yaratır.
5. Yıllarca süren diaspora travması kalıcılaşmadan çözülmelidir.
Uzayan belirsizlik kimlik çatlağı, kültürel yabancılaşma ve nesiller arası kopuş üretiyor.
6. Ev sahibi ülkelerde politik baskı sürdürülemez seviyede.Toplumsal gerilim, mali yük ve kutuplaşma herkes için oyunun sonunu hazırlıyor.
7. Sosyal uyum maliyeti Avrupa ve Türkiye’de zirvede.Dil, eğitim, konut ve sağlık harcamaları sürdürülebilir sınırları zorluyor.
8. Ekonomik yük uzun vadede seçmen tepkisi üretiyor. Vergi baskısı, sosyal yardım tartışmaları ve işgücü rekabeti gerilim yaratıyor.
9. Entegrasyon kapasitesi birçok ülkede doldu. Sistem yeni gelenleri kaldıramıyor; var olanları da verimli bütünleyemiyor.
10. Geri dönüş kalkınmayı doğrudan hızlandırır. İmar, lojistik, tarım ve hizmet sektörleri nüfus geri gelmeden toparlanamaz.
11. Geri dönenlerin rolü kurumsal yeniden yapılanmada kritiktir. Diaspora deneyimi idari kültürün yenilenmesi için önemli kaldıraç sağlar.
12. Suriye’nin ulusal egemenliği nüfus kaybıyla zayıflar. Ülke doldurulamayan boşluklar nedeniyle bölgesel etki gücünü kaybeder.
13. Uluslararası hukuk dönüşü meşru kabul eder. Koruma statüsü temel olarak geçici güvenlik riskine bağlıdır.
14. Güvenli bölgeler genişliyor ve yönetim istikrarlaşıyor. Kontrol alanları, altyapı ve kamu hizmetleri adım adım düzenli hale geliyor.
15. Kalıcı göç entegrasyon krizlerini kalıcılaştırır. Sosyopolitik gerginlikler 10–20 yıllık yeni çatışma hatları doğurur.
16. Üçüncü kuşak kopukluğu geri dönüşü imkânsızlaştırır. Bugün dönülmezse kimlik bağları geri döndürülemez biçimde çözülecek.
17. Suriye’nin işgücü yapısı çökmüş durumda. Usta, teknisyen, doktor ve öğretmen geri dönmeden ekonomik toparlanma imkânsızdır.
18. Boşalan şehirler ekonomik ölçeği kaybediyor. Kritik kent eşiğinin altına düşen nüfus, hizmetleri ve yatırımı çökertiyor.
19. Ev sahibi ülkelerde güvenlik kaygıları arttı.Düzensiz yapı, sosyoekonomik baskı ve kültürel çelişkiler risk üretir.
20. Suriye’nin sosyal dokusu sapmaya uğradı. Kitlelerin yokluğu aile, mahalli teşkilatlanma ve toplumsal sermayeyi zedeliyor.
21. Geri dönüş uluslararası finans desteğini artırır. Yatırımcılar nüfus hareketliliği olmadan büyük projelere girmiyor.
22. Kapsamlı dönüş programı göçü kontrollü normalleştirir.Planlı süreç hem ev sahibi hem kaynak ülke için kriz azaltıcıdır.
23. Yeni Suriye’nin siyaseti nüfus dönüşü olmadan temsilî olamaz.Demokratik meşruiyet için yerinden edilmiş kitle şarttır.
24. Diasporadaki parçalanma toplumu zayıflatıyor. Farklı kültürlerde dağılmış topluluklar ortak gelecek oluşturamıyor.
25. Ekonomik döngü için iç talep geri gelmeli.Pazar büyüklüğü olmadan üretim ve istihdam gerçekçi olmaz.
26. Uzakta kalmak travmayı büyütüyor.
Belirsizlik, aidiyet kaybı ve gelecek korkusu diaspora psikolojisini bozuyor.
27. Genç nüfusun kalışı Suriye’yi yaşlandırıyor.Demografik piramit tersine dönüyor; bu sürdürülemez.
28. Geri dönüş güven tesisinin doğal adımıdır.Ülkeye dönüş yeni yönetime toplumsal onay sağlar.
29. Suriye’nin kurumsal hafızası diaspora nedeniyle kopuyor.Geri dönmeyen eğitimli gruplar devlete beyin boşalması yaşatıyor.
30. Yerinden edilme süresinin uzaması maliyeti katlıyor.Her yıl artan sosyal harcamalar ev sahibi ülkelerde sürdürülemez.
31. İmar fonlarının etkinliği nüfusla doğru orantılı.Dönüş olmadan finansman sadece kâğıt üzerinde kalır.
Church is bigger than Turkey.
The Vatican has announced that the Pope will attend the Ecumenical Prayer Service led by Bartholomew, the Ecumenical Patriarch of the Greek Orthodox Church, on the occasion of the 1700th anniversary of the Council of Nicaea.
This is important, because the spiritual leader of the West, the Pope, is visiting Turkey at the invitation of the Ecumenical Patriarch of Constantinople, the representative of the entire Eastern Orthodox world, and not at the invitation of Turkish officials.
This is positive, because:
🔴 The West recognizes the ecumenical status of the Greek Orthodox Patriarchate in Constantinople.
🔴 Western religious authorities respond to the invitation of the Ecumenical Church, not to any political or ruling authority in Turkey.
🔴 U.S. Vice President J.D. Vance has expressed the wish to attend the liturgy with the Pope, showing that not only religious authorities but also governmental ones acknowledge the Patriarchate’s ecumenical role.
This marks a notable shift.
According to Turkish sources, Atatürk rejected a papal visit in 1924 for exactly this reason, to avoid recognition of the Patriarchate’s ecumenical authority. Yet now it is happening.
The Orthodox Church is emerging as a representative force, which indirectly calls aspects of the Treaty of Lausanne into question.
Lausanne restricts the role and status of the churches and patriarchates in Turkey. But the Pope’s visit and the U.S. Vice President’s presence demonstrate that the Patriarchate in Constantinople is viewed globally as far more than just a representative body for the small Christian population inside Turkey.
This is a positive development and a clear win for Christians living in Turkey, finally a defender beyond a state that persecuted them for centuries.