Beden eğitimi öğretmenlerinin atama bekleyen sesi duyulmalı! 🏃♂️🏃♀️ Öğrencilerimizin sağlıklı ve aktif bir yaşam sürmesi için Beden Eğitimi öğretmenliği kontenjanları artırılmalıdır.
#BedenEğitimiHakkınıArıyor
Yıllardır beklenen, emek verilen Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenlerine hak edilen kontenjanlar verilmelidir. Her yıl kontenjanların düşürülmesine karşı çıkmakla beraber spora verilen önem ve desteğin karşılığını görmek istiyoruz sayın @tcmeb
@talosdiyebiri Hareket, çocukların fiziksel gelişiminin yanı sıra bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimini de destekleyen temel bir unsurdur. Sağlıklı nesiller için beden eğitimi öğretmenliği kontenjanlarının artırılması bir tercih değil, eğitim ihtiyacıdır.
#BedenEğitimiHakkınıArıyor
Bu dünyayı yanlış anladım. Çok sevince, gerçekten sevince yeter sandım. İyi insan olmak, insan olmak, dürüst olmak, merhametli olmak yeter sandım ama yetmiyormuş işte yanlış anlaşılmak buydu...
2026 AGS’nin sayısal verileri hâlâ açıklanmamış. Öğretmenlerde ciddi bir kaygı, güvensizlik ve “Acaba puanlarda bir sorun mu var?” sorusu hâlâ ortadayken başarı grafikleri, dereceler ve sıralamalar paylaşmak gerçekten hangi vicdana sığar?
Biraz daha beklemek bu kadar mı zordu?
Öğrenci dostluğu; kitap satarken, uzaktan eğitime kayıt alırken, başarı hikâyeleri paylaşırken kullanılan bir reklam cümlesi değildir. Öğrenci dostluğu, öğrencinin hakkı ve geleceği tartışılırken onun yanında durabilmektir.
Geçmiş yıllarda bu sistemde neler yaşandığını bilip bugün hiçbir şey olmamış gibi davranmak, birkaç kayıt daha almak uğruna başarı tabloları üzerinden kendine pay çıkarmak bana göre büyük bir vicdan problemidir.
Bu polemiklerin içinde olmak istemiyorum. Ama susunca da haksızlık etmiş gibi hissediyorum.
Keşke bugün dereceleri paylaşmak için harcanan o enerji, önce sayısal verilerin açıklanması için harcansaydı. Önce çocukların içindeki şüphe giderilseydi. Önce haklarının peşinden birlikte gidilseydi.
Sonra başarı da paylaşılırdı, derece de, reklam da…
Ama bugün yapılan şey bana başarı paylaşmak değil, çocukların kaygısını görmezden gelmek gibi geliyor.
Düzen her yerde bozuk.
Ama herkes kendi çıkarı için susarsa o düzen zaten hiç düzelmez.
Yazık…
En çok da yıllarca emek veren ve bugün hâlâ adil bir açıklama bekleyen bu çocuklara yazık.