Bursa Valimiz Sayın Erol Ayyıldız Bey ve İl Milli Eğitim Müdürümüz Gürhan Çokgezer Bey'e sesleniyorum.
Öğretmen ve öğrencilerimizin güven de olmadığı bu süreçte, okullarımız da yapılacak her türlü aktivitenin bu hafta ertelenmesi en azından eğitim çalışanı olan bizlerin acımızı ve yasımızı yaşamamızı sağlar.
@leventkuruoglu@HurEgitimSen@BursaValiligi@GurhanCokgezer@bursailmem16@_erol_usta@senel_abit
@
DİKKAT!!!!
Biz tek siz hepiniz...
Hürriyetçi Eğitim Sendikası'nın yegane yeri kamu çalışanın yanıdır.
Son günlerde yaptığımız okul ziyaretlerinde alandan aldığımız bilgiler doğrultusunda bu açıklamayı yapmamız elzem olmuştur....
Malumsen, çakma sarı ve sözde muhalif sendikanın yöneticileri sözde 15 Mayıs mutabakatı, aslında kendi koltuk ikballerinin geleceği için tüm yıl boyunca hatırlamadıkları kamu çalışanlarını ısrarla arayıp onlardan bir aylığına bize üye olun diye ricacı oluyorlarmış.
Eğitim çalışanının "Hürriyetçi Eğitim Sen sürekli okullarımızda bizi ziyaret ediyor." ifadelerine ise onlar yeni bir sendika ve o yüzden alanlarda diyorlarmış.
Sözde sendikacılar; evet biz yeni bir sendikayız ve kamu çalışanının son umuduyuz! Öğretmen odalarının sorunlarının neler olduğunun bilincine varmış tek sendikayız.
Efendiler; şunu iyice anlayın!
Sahipleriniz siyasi partilerin söylemine göre sürekli söylem değiştirerek kirlettiğiniz sendikal alanı temizlemek, bir gün oturacağımız o toplu sözleşme masasından kamu çalışanının hakkını almadan kalkmayacağımıza bizim ve kamu çalışanlarının inancı tamdır.
Biz yine sizin hatır koyduğunuz insanların toplu sözleşme masasında yoksulluk sınırının altında maaş almasını sağladığınızı, devlet memurunun yaşadığı sorunların çığ gibi büyüdüğünü, NORM FAZLASI ÖĞRETMEN ATAMA SÜRECİNDE (öğretmen kavimler göçü) yaşandığında onların telefonlarına bile bakmaya tenezzül etmediğinizi, o süreçte hala -sosyal medyalarınızdan silmediyseniz- tatil beldelerinden attığınız tatil fotoğraflarınızı anlatmaya devam edeceğiz...
Son söz; sözde sendikalara verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı gurur duyuyoruz. Öğretmen odalarına her zaman olduğu gibi bugün de misafir olamaya devem edeceğiz......
ÇÜNKÜ HÜRRİYETÇİ EĞİTİM SEN SENDİKADIR.....
@leventkuruoglu@_erol_usta@ahasanpasaoglu@emrahgultekin25@oguzidug@Ramazanirge1@OmerOzyavuz06@HurEgitimSen
Bilindiği üzere, 7528 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu 18/10/2024 tarihli ve 32696 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Ancak mevcut düzenleme, öğretmenlerimizin kariyer basamaklarında ilerlemesini uzun yıllara yaymakta, mesleki gelişim ve motivasyon üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır. Öğretmenlik mesleğinde hizmet süresinin giderek artan yükü ve değişen ihtiyaçlar dikkate alındığında, uzman öğretmenlik için öngörülen on yıl sürenin beş yıla indirilmesi, başöğretmenlik için aranan süre şartının ise toplamda on yıl hizmet esasına bağlanarak daha ulaşılabilir hale getirilmesi gerekmektedir.
Ayrıca yüksek lisans ve doktora programlarını başarıyla tamamlayan öğretmenlerimizin akademik birikimlerinin doğrudan sınıf ortamına yansıtılması amacıyla, süre şartı aranmaksızın yüksek lisans mezunlarına uzman öğretmen, doktora mezunlarına ise başöğretmen unvanının doğrudan verilmesi, hem mesleki niteliğin artmasına hem de öğretmenlerimizin akademik gelişimlerinin teşvik edilmesine katkı sağlayacaktır.
Bu bağlamda açıklanan gerekçeler doğrultusunda, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun 20 nci maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkrasında gerekli değişikliklerin yapılarak uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sürelerinin sırasıyla 5 ve 10 yıla düşürülmesi ile lisansüstü mezun öğretmenlerimize süre şartı aranmaksızın doğrudan unvan verilmesi hususunda gerekli yasal ve idari düzenlemelerin ivedilikle yapılması gerekmektedir.
@tcmeb@Akparti@herkesicinCHP@MHP_Bilgi@iyiparti@SaadetPartisi@GelecekPartiTR@devapartisi@Yusuf__Tekin@tcbestepe
Ramazan ayı dolayısıyla ikili eğitim yapan ilkokullar da ders sürelerinin 35 dakikaya indirilmesi ile ilgili olarak Hürriyetçi Eğitim Sen Bursa şubeleri olarak İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze dilekçe vermiştik. Devamın da il müdürlüğümüzün bürokratlarıyla defalarca görüşmemize rağmen olumsuz cevap verilmiştir.
Ramazan ayın da okullar da bolca etkinlik yapılması Milli Eğitim Bakanlığı talimatı olmasına rağmen Öğretmen, veli ve öğrencilerimizin Ramazan ayının en önemli anlarından biri olan İftar sofraların da beraberce daha fazla vakit geçirmeleri ve çocuklarımızın iftar sofralarındaki o heyecana daha da fazlaca sahip olmalarına neden rıza göstermediniz.
Bursa eğitim kamuoyumuz bazı sendikaların gereksiz Ramazan ayı polemiklerinden dolayı yeterince gerilmişti. Bir kısmı karşı duruş sergilerken diğerleri de mal bulmuş mağribi edasıyla diğer sendikayı hedef alarak avazları çıktığı kadar bağırdılar. Biz ise bu tarz polemiklerin dışın da kalarak eğitim çalışanları ve paydaşlarının yararına olacak çok net bir talepte bulunduk. Ama siz görmezden geldiniz.
Amacınız ramazan etkinliği olarak okullarda def çalıp tirübüne oynamaksa bunu kabul edemeyiz ve etmeyeceğiz.
Yada okul girişlerine okul idarelerine yaptırdığınız zorunlu sosyal medyalık Ramazan köşeleriyse söyleyin bilelim. Anlamını sizin de tam idrak edemediğiniz onlarca etkinlik yapacağınıza eğitim çalışanları ve paydaşları için bir adım atsaydınız daha kalıcı bir anı olurdu.
Ha bu arada sakın okullar erken dağılıyor demeyin alın size nir tane örnek ders programı.
Son söz: amacınız gerçekten Ramazan ayının güzelliklerini çocuklarımıza aşılamaksa bu talebi neden geri çevirdiğinizi kamuoyuna açıklamalısınız.
@leventkuruoglu@tcmeb@Yusuf__Tekin@GurhanCokgezer@bursailmem16@BursaValiligi@senel_abit
Uyarıyorum demiştim.
Ama görüyorum ki “iftiranın gücü”, yine gece kafayı çekince salyalarını saçarak ortalığa saldırmış.
Kanunsuz şekilde makam işgal eden bu zat, önüne gelene “FETÖ’cü” yaftası yapıştırıyor.
Yetmiyor; olağanüstü kongre isteyen kendi üyelerine, yöneticilerine, delegelerine bile “FETÖ’cü, PKK’lı” deme cüretini gösteriyor.
Bu ülkenin en ağır suç isnatlarını, kendi koltuğunu korumak için hoyratça kullanamazsın.
Önce çıkıp FETÖ dershanelerinde çalıştığın dönemi açıkla.
Geçmişini milletin önünde netleştir.
Sonra ben devam edeceğim.
Uyarıyorum demiştim.
“İftiranın Gücü” bir trol yapılanması kurmuş. Trollerin bir grubu var. İsim listesi artık dışarı sızdı.
Şimdi her gün hakaret ettikleri sahte hesapların hangilerine ait olduğunu tespit edeceğiz.
Sonra da kanun çerçevesi içinde onların peşini bırakmayacağız.
Eğitim Gücü Sendikası Genel Başkanı Oğuz Özat hakkında açmış olduğum dava sonucunda 20 ay hapis cezası verilmiş olup karar kesinleşmiştir.
Ceza ertlenmemiştir.
Davanın bitmediği İstinafta devam ettiği tamamen yalandan ibarettir.
İstinaftan çıkan kesin karar elimdedir. Bu karar MEB'e gerekli işlemlerin yapılması için gönderilmiştir.
30 YILLIK TEŞKİLAT HAFIZASI!
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Türk Eğitim Sen 8. Olağan Genel Kuruluna katılmış.
Aşağıdaki cümleleri dikkatimi çekerken, yüreğimi de sızlattı. Bundan tam 17 yıl önce yaşadığımız zulmü hatırladım. Unutmuş da değildim, elbette.
Bakan Tekin demiş ki;"Otuz yılı aşan bir teşkilat hafızasına sahip olan Türk Eğitim-Sen’in bugün ulaştığı kurumsal seviye, kararlılığın ve temsil kabiliyetinin önemli bir göstergesidir."
Evet, "30 yıllık teşkilat hafızası" önemli bir tespit.
Sayın Tekin, 2014 yılında, Türk Eğitim Sen üyesi binlerce okul müdürü, müdür yardımcısı, baş müdür yardımcısı çıkardığınız bir kanun ve yönetmelikle, görevden alınırken, siz Milli Eğitim Bakanlığı müsteşarı değil miydiniz? Sizin döneminizde adeta, yönetici katliamı yapılıp, Türk Eğitim Sen üyesi yöneticiler kıyıma uğrarken, aldıkları mahkeme kararları bile uygulanmazken çanak tutan kimdi?
Türk Eğitim Sen 8. Olağan Genel Kurulunda alkış aldınız mı? Bilmiyorum. Dilerim, Türk Eğitim Sen'in 30 yıllık teşkilat hafızası yaptığınız bu unutulmaz zulmü hatırlayacak kadar zindedir.
Keşke, mağdur ettiğiniz, kimileri ahirete göçmüş dava arkadaşlarımızdan bir helallik istemek de aklınıza gelmiş olsaydı!
Koltuk meraklıları, istikbalini koltukları ile eş değer görenler unutmuş olabilir. Biz unutmayacağız.
Velhasılı;
Hesaplaşmadan Helalleşmeyeceğiz !
Üstte gördüğünüz karne ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencilerine verilecek.
Alttaki gördüğünüz karne görünümlü evrak ise ilkokul 1. ve 2.sınıf öğrencilerine dağıtılacak.
Maarif Modeli dediğiniz şey Atatürk'ü unutturmaksa boşuna uğraşıyorsunuz!
O'nun ilke ve ideallerini yaşatmak ve yeni nesile aktarmak için görevimizin başındayız.
Zihniyetinizle birlikte bakanlığı terk edene kadar da sizinle mücadele edeceğiz!
Kolay olmadı.
Baskılara boyun eğmedik.
Alışılmış kalıplara sığınmadık.
Hürriyetçi Eğitim Sen, inancını konforla değil mücadeleyle büyüttü.Makamlardan güç almadık; gücümüzü öğretmenden, eğitim emekçisinden aldık.
Hürriyetçi Eğitim Sen İnegöl’de artık bir umut değil,
bir güçtür.
Atatürk'ün valiyi görevden alma sebebi!
Yıl 1927, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla balo verilir.
Kastamonu Valisi biraz gecikerek salona girer. Herkes ayakta, ancak genç bir öğretmen valinin geldiğini geç fark ederek en son ayağa kalkar.
Vali bey bu olayı görür, balo bittiğinde Milli Eğitim Müdürünü yanına çağırır.
Milli Eğitim Müdürü öğretmenin iyi niyetli olduğunu söylese de vali olayın peşini bırakmaz.
Olay Bakanlığa yansır. Milli Eğitim bakanlığı da valinin fazla alınganlık gösterdiğini kanısına varır. Bu durum görüşülürken Atatürk bakanlıktadır.
Yetkililer kendi aralarında konuşurlarken Atatürk;
“Neler oluyor?” diye sorar.
Olayı anlatırlar ve Atatürk’ün dediği şudur:
"Hemen valiyi görevden alın. Yapılacak bu kadar işimiz varken genç bir öğretmenle uğraşan valiyle bir yere gelinmez!"
(Kaynak: M.Rauf İnan’ın “Mustafa Necati” kitabı)
Yapamadığınız işin sorumluluğundan başkalarını suçlayarak, makamınızı kullanarak kaçamazsınız.
@ManisaValiligi@_vahdettinOZKAN@sehzadeler1