Hür Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Levent Kuruoğlu:
Ali Yalçın’ın “Yiğit düştüğü yerden kalkar” diyerek “Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor” sözlerine neden şaşırdınız?
Çünkü bu bakış açısı yeni değil. Tokat’ta 2017 yılında bir imam hatip lisesine Mustafa Sabri Efendi adının verilmesi kararı kamuoyunda büyük tepki çektiğinde, geri adım atılmıştı. O günlerde Ali Yalçın’ın yaptığı paylaşım ise çok netti: “Mustafa Sabri Efendi bu milletin ve ümmetin değeridir. Ondan rahatsız olanlar zihinlerini sorgulasınlar. Tabela iner ama saygınlığı inmez.”
Bugün kullanılan dil de aynı çizgide.
Ama asıl şaşırılması gereken bu değil.
Bu dili kullanan bir anlayışın temsilcisi olduğu sendikalara hâlâ yüz binlerce kamu çalışanının üye olmasıdır.
Asıl sorgulanması gereken de tam olarak budur.
2023 yılında atanan sözleşmeli öğretmenlerimizin yaz tatilindeki mazeret atamalarına başvurmaları sağlanırsa kıyamet kopmaz.
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2023 yılında atanan ve 3 yıllık zorunlu hizmet süresini henüz tamamlayamayan öğretmenlerin bu yaz yapılacak eş durumu atamalarına dâhil edilmesinin mevcut yasal düzenleme çerçevesinde mümkün olmadığını açıkladıktan sonra “Kanuna aykırı olmamak koşuluyla bir şey yapabilir miyiz, bakacağız.” diyerek konuyu değerlendireceklerini söyledi.
Peki uygulamada durum nedir?
Söz konusu bu talepler, güvenlik soruşturmaları vs. sebeplerle öğretmenlerin kendilerinden kaynaklanmayan nedenlerle 30 Eylül tarihinden sonra göreve başlamaları nedeniyle her yıl sürekli olarak gündeme gelmiş ve bugüne kadar Bakanlığımız mevzuata aykırı olarak bu talepleri olumlu karşılamıştır.
Örneklendirecek olursak,
2025 YAZ TATİLİ ÖĞRETMENLERİN İLLER ARASI MAZERETE BAĞLI YER DEĞİŞTİRME DUYURUSU’nun “A. GENEL AÇIKLAMALAR” başlıklı bölümünün 1. maddesindeki, “Bakanlığımız kadrolarında görev yapan öğretmenler bu duyuru kapsamında başvuruda bulunabilecektir. Sözleşmeli öğretmen olarak görev yapmakta iken kadrolu öğretmenliğe atananlar 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla sözleşmeli ve kadrolu toplam üç yıllık çalışma süresini tamamlamaları hâlinde bu duyuru kapsamında başvuruda bulunabileceklerdir.” açıklamasıyla Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde “Çalışma sürelerinin hesabında yer değiştirme yapılacak yılın 30 Eylül tarihi esas alınır.” şeklindeki hükümlerine göre çalışma sürelerinin hesabında 30 Eylül tarihi esas alınır kuralına aykırı olarak bu duyuruda 31 Aralık tarihinin baz alınacağını açıklamıştır.
Yani Bakanlık bu konuda yıllardır kuralsızlığı kural hâline getirmiştir.
Şimdi ise getirmeyeceğim demektedir.
Fakat 2023 yılı Mayıs ayında sözleşmeli öğretmen olarak atanan ancak kendi iradeleri dışında göreve 2023 Eylül ayında başlayan öğretmenlerimiz bulunmaktadır.
Bu öğretmenlerimiz göreve başladıkları gün itibarıyla kadrolu öğretmenliğe atanacaklardır.
Dolayısıyla bu öğretmenlerimiz kendi iradeleri dışında gerçekleşen çok kısa bir süre nedeniyle 2026 Yılı Yaz Tatili Öğretmenlerin Mazerete bağlı Yer Değiştirmelerinde başvuruda bulunmayacaklardır.
Yani bu öğretmenlerimiz sağlık veya eş durumu nedeniyle yer değiştiremeyeceklerdir. Aile kutsaldır. Sağlığımız çok önemlidir. Dolayısıyla bu öğretmenlerimizin haklı ve yerinde olan bu talepleri dikkate alınırsa kıyamet kopmaz.
Bu nedenlerle, mazeret durumuna bağlı yer değiştirmelere ilişkin 2026 Yılı Yaz Tatili Öğretmenlerin İller ve İlçe Grupları Arası Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Duyurusu’nda 2023 Eylül ayında göreve başlatılan sözleşmeli öğretmenlerimizin durumunun dikkate alınarak mazeret başvurularında bulunulmasının sağlanması ve bu tür taleplerin sürekli olarak gündeme gelmesi ve bu talepleri Bakanlığımızın olumlu karşılaması yerine tüm personelin her türlü atama ve yer değiştirme işlemlerinde çalışma sürelerinin hesabında; yani mazeret, il içi-il dışı yer değiştirme, yönetici atama, çeşitli okul ve kurumlara atama, sınavlara başvurma vb. işlemlerde 31 Aralık tarihi esas alınarak hesaplama yapılması gerekmektedir.
Hürriyetçi Eğitim Sen Merkez Yönetim Kurulu Üyelerimiz Ali İhsan Hasanpaşaoğlu, Erol Usta, Ömer Özyavuz ve AR-GE Başkanımız Onur Babaç’la birlikte Millî Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin’i makamında ziyaret ettik.
Ziyaret kapsamında “Eğitim Çalışanlarının Bekleyen Acil Sorunları ve Çözüm Önerilerimiz” başlığı altında hazırladığımız kapsamlı dosyayı Sayın Bakan’a sunduk.
Sayın Bakan ilettiğimiz konuların incelenmesi için ilgili birimlere talimat vermiştir.
Dosyada; eğitim çalışanlarına yönelik artan şiddet olayları, okullarda güvenlik önlemlerinin güçlendirilmesi ve şiddetin kaynaklarının ortadan kaldırılmasına yönelik önerilerimiz başta olmak üzere, CİMER başvuruları nedeniyle artan soruşturmalar ve idare-öğretmen iletişiminde yaşanan sorunlar da gündeme getirilmiştir.
Ayrıca norm kadro yazılımının öğretmen normu belirlenmesinde hatalı ve adaletsiz şekilde çalıştırılması, ilçe gruplarının Öğretmenlik Meslek Kanunu’na aykırı biçimde belirlenmesi, eğitim çalışanlarının görev tanımlarının netleştirilmesi, proje okulları uygulaması ve YEĞİTEK tarafından yürütülen mevzuata aykırı “okul sorumlusu” görevlendirmesi gibi idari sorunlar da tarafımızca dile getirilmiştir.
Eğitim çalışanlarının özlük ve mali haklarına ilişkin olarak; memurlara kira yardımı verilmesi, disiplin affı getirilmesi, kadro ve derece yükselmelerinin yapılması, ilave bir derece verilmesi, vergi dilimi adaletsizliğinin giderilmesi, ek ders ücretlerinin vergiden muaf tutulması ve tüm ek ödemelerin emekli maaşına yansıtılması gerektiği ifade edilmiştir. Bunun yanı sıra eğitim-öğretime hazırlık ödeneğinin tüm eğitim çalışanlarına ödenmesi, zorunlu hizmet tazminatı verilmesi, öğretmene verilen ikramiye ve ek ders zammı sözlerinin yerine getirilmesi, öğretmenlere yıpranma payı verilmesi ve birden fazla nöbet görevine ek ders ücreti ödenmesi gerektiği de dile getirilmiştir.
Öğretmenlerin kariyer ve çalışma hayatına ilişkin olarak ise; öğretmenlikte en az beş yıl hizmeti olanlara uzman öğretmen, uzman öğretmenlikte en az beş yıl hizmeti olanlara başöğretmen unvanı verilmesi, öğretmenlerin emekli olmalarını özendirici yeni düzenlemelerin yapılması ve tüm öğretmenlerin maaş karşılığı ders yükünün 15 saatte eşitlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Atama ve yer değiştirme süreçlerine ilişkin olarak; her türlü atama ve yer değiştirmede 31 Aralık tarihinin esas alınması, alan değişikliğinin yapılması, ataması yapılmayan öğretmenlerin acilen atanması, Mülakat mağduru 1611 öğretmene ek atama hakkı verilmesi, köy okullarını öğretmensiz bırakacak uygulamalardan vazgeçilmesi ve norm kadro fazlası öğretmenlerin isteğe bağlı olarak MEB’e bağlı kurumlarda veya diğer kamu kurumlarında değerlendirilmesinin yollarının aranması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca MEB dışındaki kamu kurumlarına geçmek isteyen öğretmenlerin taleplerinin diğer bakanlıklarla koordineli şekilde değerlendirilmesi gerektiği de ifade edilmiştir.
Bunların yanı sıra banka promosyon anlaşmalarının merkezi olarak yapılması, hizmet içi eğitim, kurs ve seminerler nedeniyle görevlendirilen öğretmenlere okulda kalmaları hâlinde alacakları tüm ek ders ücretlerinin ödenmesi, devlet memurlarına refakat izninin kolaylaştırılması, geçici yönetici görevlendirme genelgesinin çıkarılması, mazeret atamalarında Sağlık Bakanlığında uygulanan sıraya alma sisteminin örnek alınması ve okul yöneticilerine verilen muhakkiklik görevi karşılığında ücret ödenmesi gerektiği de görüşmede dile getirilmiştir.
Ayrıca burada yer almayan daha birçok konu başlığı da yazılı ve sözlü olarak tarafımızca ilgili makamlara iletilmiş ve görüşülmüştür.
Beylikdüzü Dr. Ayla Savaş Ortaokulu’nda Üyemiz - Meslektaşımız’a karşı yapılan tehditler asla kabul edilemez.
Söz konusu olayı öğrenir öğrenmez Hürriyetçi Eğitim SEN Genel Merkezimiz (@HurEgitimSen ) ve Genel Başkanımız Levent Kuruoğlu’na (@leventkuruoglu ) konunun hassasiyeti ve önemi bildirilmiştir.
Bilinmesini isteriz ki meslektaşımızın-üyemizin yaşadığı durumla alakalı tüm hukuksal süreç Sendika Genel Merkezimiz, Şubemiz ve Avukatlarımız tarafından titizlikle ele alınıp takip edilecektir.
Söz konusu tehtit içeriğini öğrenir öğrenmez Kamu Adına Cumhuriyet Savcılığına Suç Duyurusunda bulunan Beylikdüzü Kaymakamı Sn Bülent Karacan’a (@bulent_karacan_@TC_Beylikduzu ), Konuyla alakadar olan Beylikdüzü İlçe Milli Müdürü Zekeriya Postacı’ya (@zekeriyaz@Beylikduzu_mem ) ve Şube Müdürü Fethi Güngör’e (@fethigungor23 ) teşekkür ederiz…
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi beyin cerrahi bölümü asistan doktorlarından yeğenim Kürşat Usta'yı ziyaret ettim. Çok yoğun çalıştıklarına gözlerimle şahit oldum. Allah bütün doktorlarımıza güç kuvvet versin.
Uyarımdır.
Bundan sonra hiçbir sendika ve hiçbir yönetici, bizi kendi iç hesaplaşmalarına alet etmeye kalkmasın.
Bugüne kadar polemik üretmedik; işimize baktık.
Cevap vermek yerine hukuka başvurduk.
Nezaketimizi koruduk.
Her zaman üyelerin iradesine ve emeğine saygı duyduk.
Ancak herkes şunu bilsin:
Hiç kimse Hürriyetçi Eğitim Sen’e, yöneticilerine ve onurlu üyelerine iftira atamaz.
Buna cüret eden olursa, yalana ve iftiraya misliyle karşılık veririm.
O saatten sonra hiç kimse nezaket aramasın.
Herkes kendi üyesinin hakkını savunsun.
Sağa sola lağım saçmayı bıraksın.
Bizim mücadelemiz kirli dil ile değil; hak, hukuk ve onur üzerinedir.
📍Kamu Çalışanları ve Sendikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine atanmamızın ardından bizleri ilk tebrik eden sendika, kısa adı HÜR-SEN (@hursenkonf) olan Hürriyetçi Sendikalar Konfederasyonu oldu.
📍Uzun yıllar sendikal mücadelede bulunduğumuz yol arkadaşlarımızla, emeğin haklı davası çerçevesinde ülkemizin geldiği noktayı kapsamlı biçimde değerlendirdik; karşılıklı son derece verimli bir görüş alışverişinde bulunduk.
📍Bu manada; Hürriyetçi Sendikalar Konfederasyonu ve Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Kıymetli Dostumuz Levent KURUOĞLU (@leventkuruoglu), @HurEgitimSen), Hürriyet Sağlık Sen Genel Başkanı Erdoğan ÇAKMAK (@Erdogancakmaksb), Hürriyetçi Ulaşım Sen (@UlasSanlar) Genel Başkanı Ziya Gürol TOKER (@GUROL_TOKER), Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Sekreteri Ali İhsan HASANPAŞAOĞLU (@ahasanpasaoglu), Hürriyetçi Ulaşım Sen Genel Sekreteri Dr. Mustafa MORKOYUN (@MustafaMorkoyun), Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkan Yardımcısı Erol USTA’ya (@_erol_usta); nazik ziyaretleri ve günün anısına takdim ettikleri plaket ve zarif küre için teşekkür ediyoruz. Var olsunlar.
2026 Ocak enflasyonu
TÜİK’e göre %4,84,
ENAG’a göre %6,32.
Memura verilen toplu sözleşme zammının önemli bir kısmı daha ilk ayda buharlaştı.
Toplu sözleşme masasında oturan “konfederasyonlar”,
iktidarla kol kola girerek memuru sefalete, emekliyi açlığa mahkûm etti.
Bu tablo tesadüf değildir; yanlış tercihin ve suskunluğun sonucudur.
Biz HÜR-SEN olarak buradayız!
Alın terinin ezilmesine, emeğin yok sayılmasına, memurun ve emeklinin aklıyla alay edilmesine razı değiliz.
İşveren–sendika el ele düzenini değiştireceğiz.
Alın size terörsüz Türkiye...
Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez. Türk bayrağı onurumuzdur, şerefimizdir, haysiyetimizdir. Yaşananlar kabul edilemez bu bayraksızlara, soysuzlara, sopsuzlara
gereğinin yapılmasını devletimizden bekliyoruz.
#TerörProvokasyonu#Nusaybin
📍Geçtiğimiz ay Bursa’da göreve başlayan İl Milli Eğitim Müdürümüz Sn. Gürhan Çokgezer’e, aynı dönemde birlikte Bursa'da görev yaptığımız Hürriyetçi Eğitim Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Erol Usta (@_erol_usta) ağabeyimle hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk.
📍Ülkemiz geneli ve Bursa özelinde eğitim üzerine verimli bir görüş alışverişi gerçekleştirdik. Nazik kabulleri ve samimi sohbetleri için kendilerine teşekkür ediyor, görevlerinde başarılar diliyoruz.
@HurEgitimSen@leventkuruoglu@tcmeb@bursailmem16
Hürriyetçi Eğitim Sen olarak; Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı ortaokul ve liselerde görev yapan üyemiz öğretmenlerin, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonuna kadar “Öğrenci Gelişim Raporlarını” doldurmamalarına yönelik eylem kararı aldığımızı kamuoyuna duyururuz.
📌Aralık enflasyonu yüzde 0,89, yıllık enflasyon yüzde 30,89 oldu.
Memur ve memur emeklileri yüzde 12,2'lik ikinci altı ay artışından geçen yılın ikinci yarısındaki yüzde 5'lik zammın düşülmesi ve bu yılın ilk yarısındaki yüzde 11'lik zammın eklenmesiyle yüzde 18,6 fark alacak.
Bu rakamların çarşıda, pazarda karşılığı yoktur. Çalışan ve emeklilerin alım gücü yere serilmiştir.
Refah payı ödemesi zaruri hal almıştır ve kaçınılmazdır!
İKTİDAR VE YETKİLİ SENDİKALARIN ORTAK ESERİ: DERİNLEŞEN YOKSULLUK
ENAG, Aralık ayı enflasyonunu yüzde 2,11, yıllık enflasyonu ise %56,14 olarak açıklarken; TÜİK aynı dönem için aylık enflasyonu %0,89, yıllık enflasyonu %30,89 olarak ilan etti. Tıpkı Kasım ayında olduğu gibi, Aralık ayında da TÜİK enflasyonu beklentilerin altında bırakmıştır.
Bu tabloya göre memur ve memur emeklilerine 1 Ocak 2026’dan itibaren yalnızca %18,61, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine ise %12,19 oranında artış yapılacaktır. En düşük emekli maaşı 18 bin 938 TL seviyesinde kalacak; yani açlık sınırına dayanan milyonlarca emekli ve dar gelirli vatandaş, yoksulluk sınırı altıda maaşa mahkum edilen memur “maaş zammı yapılmış gibi” gösterilerek yoksulluğa ve açlığa mahkûm edilmiştir.
İktidar, alım gücündeki dramatik erimeyi görmezden gelmekte; refah payı gibi telafi edici adımları atmaktan ısrarla kaçınmaktadır. Problemin bizzat kaynağı olan siyasi iktidar, hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi gelişmeleri uzaktan izlemekte; halkın sesini duymamaktadır. Halk yok sayılarak varılacak bir menzil yoktur. Ekonomi yönetimi, rakamlarla oynayarak mutfaktaki yangını söndüremez.
Ancak burada asıl altı çizilmesi gereken bir diğer gerçek daha vardır:
Yetkili konfederasyon ve Toplu Sözleşme Masasında bulunan sendikalar da bu tablonun ortağıdır.
Toplu sözleşme masasında,
•gerçek enflasyonun altında zamlara,
•refah payının yok sayılmasına,
•milyonların alım gücünün erimesine
sessiz kalanlar, gücünü üyelerinden değil iktidardan alanlardır.
Memurun iradesini temsil etmesi gerekenlerin;
•iktidarın politikalarına itiraz etmek yerine savunmaya geçmesi,
•meydanlarda değil, koridorlarda sendikacılık yapması,
•masa başında zaman geçirip sonra kameralar karşısında “kızgınız” pozu vermesi
sendikacılığa da emeğe de ihanettir.
Bugün memur da, emekli de, asgari ücretli de şunu açıkça görmektedir:
Gerçek enflasyon ile açıklanan enflasyon arasındaki makas büyüdükçe, yoksulluk derinleşmekte; zam oranları kâğıt üzerinde yüksek, mutfakta ise yok hükmünde kalmaktadır.
Halkın sofrasındaki ekmek küçülürken, “sabredin” demek çözüm değildir. İktidarın görevi, vatandaşını yoksulluğa alıştırmak değil, refahını artırmaktır. Yetkili sendikaların görevi ise iktidarı alkışlamak değil, üyelerinin hakkını korumaktır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; cesur, bağımsız, ilkeli ve mücadeleci bir sendikal duruştur. “Hak verilmez, alınır” diyen; iktidarın değil, emeğin yanında saf tutan bir sendikal anlayıştır.
HÜRSEN Konfederasyonu olarak emeğin alın terinin değersizleştirildiği bu düzene karşı, sessiz kalmayacağız.
Ankara’da bir okulda öğrencilerin öğretmene yönelik sergilediği kabul edilemez davranışlar basın-yayın kuruluşlarında geniş yer buldu. Başka bir haberde ise 11 öğrencinin bir öğrenciye saldırdığı görüntüler ortaya çıktı. Akran zorbalığı her geçen gün artıyor, şiddet okulların içinde kol geziyor.
Milli Eğitim Bakanlığı ise tüm bu tabloya rağmen “çağ atladık” söylemini sürdürüyor.
Uyarıyorum: Okullar kontrolünü kaybediyor, çığırından çıkıyor.
Sayın @Yusuf__Tekin neredesiniz?
Sayın @Yusuf__Tekin,
ÖBA eğitimleri hakkında yorumda bulunamıyoruz çünkü sisteme dahi girilemiyor.
Bu sabah itibarıyla bir milyona yakın öğretmen eğitimle meşgul olmak yerine, çalışmayan — çalıştığında ise kaplumbağa hızında ilerleyen — sistemlerinizle uğraşmak zorunda kaldı.
Eğitimcilerin zamanını ve motivasyonunu tüketen bu aksaklıklar artık kronik hâle geldi.
Süreç yönetimi, planlama ve teknik altyapı bu denli yetersiz olunca ne verimlilik sağlanıyor ne de eğitim amacına ulaşıyor.
Eğitimi ciddiye alan bir yönetimin önce sistemi çalıştırması gerekir.
Bu şahıs Memur Sen'in Genel Başkan Yardımcısı ve Diyanet Sen'in Genel Başkanıymış.
Kocaeli Valiliğinin 10 Kasımda camilerde Mevlidi Şerif okutulması kararından rahatsız olmuş.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu, Ulu Önderimiz Atatürk'e camilerimizde mevlit okutmak, ne siyasi ne politik ne de ideolojik bir tavırdır. Atatürk ve silah arkadaşlarını anmak, hayırla yadetmek bizim ona borcumuzdur. Sana da, senin gibi düşünenlere de yazıklar olsun.
Bu vesile ile Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve duayla anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun, inşallah.