Ne Şehit Edilen Öğretmenimiz Şenay Aybüke Yalçın’ı, Ne onu şehit eden kansızları, Ne o kansızlara umut hakkı verilmesini isteyenleri, Nede umut hakkı isteyenleri ayakta alkışlayanları UNUTMADIK!!!
Biz Unutursak Kanımız, Unutanların İse Kanı KURUSUN!!!
#ŞahitAybükeYalçın
@mbekci74 İyi alıştınız aynı cümlede Demokrasi - Dem kelimelerini kullanmaya; Apo-Serok-Biji eksik kalmış. Bir 40.yıl övgüsü hayal gücü ile onlarıda ekleyiver bekçi beyyy.
Almayı Biliyorsunuz, Vermeyi de Gösterin
TÜİK’e göre aylık enflasyon %4,18 olarak gerçekleşirken, ENAG %5,07 oranını açıklamıştır.
Yılın ilk dört ayında gerçekleşen %14,64’lük enflasyon, memur ve emeklilere Ocak ayında verilen %11’lik maaş artışını şimdiden eritmiş; kamu çalışanları ve emekliler alacaklı duruma geçmiştir.
Enflasyon farkı bir kazanım değil, kaybın telafisidir. Bu nedenle, çalışanların alım gücünün korunması için refah payı talebimizi yineliyor; enflasyon farkının aylık olarak maaşlara yansıtılmasını da talep ediyoruz.
Ülkemizde yoksulluk sınırının 112 bin TL’yi aştığı bir ortamda, bu sınırın altında gelir elde eden kamu çalışanları ve emeklilerin hayatlarını idame ettirmesi mümkün değildir.
Almadaki marifetinizi biliyoruz; vermedeki marifetinizi de görmek istiyoruz Sayın Mehmet Şimşek.
@memetsimsek@tcbestepe@RTErdogan
1 Mayıs, yalnızca bir takvim günü değil; emekçinin onuru, özgürlüğün haykırışıdır!
Hürriyetçi Eğitim Sen olarak diyoruz ki:
Alın teri yerde kalmayacak, liyakatsizliğe boyun eğmeyeceğiz!
Yaşasın emek, yaşasın özgürlük, yaşasın 1 Mayıs! #1mayısemekvedayanışmagünü#1mayıs
Anayasal Hakkın Kullanılmasının oluşturduğu durumdan rahatsızsanız, iş bırakmaya sebep olan olayların niteliğini inceleyip bu durumların yok edilmesi için gerekli çalışmaların yapılmasını talep etmeniz gerekmiyor mu? Eğitimle hemhal olmuş bir veliye bu yakışır… Sizin yazdığınız başka bir algı yaratma çabası, bu çabaya pabuç bırakmayız!!!
Okullarımızda iki gündür ya ders yapılmıyor veya düşük yoğunlukta yapılıyor. Çünkü öğretmenler sendikalarının talimatlarına uyarak okula gitmiyorlar. Neticeden baktığımızda gündemdeki olayı nasıl etkiliyor? Eğitime fayda mı zarar mı veriyor? Düşünmek lazım değil mi? @_aliyalcin_
@ugurpekcan78 Bu belki aferin derler meraklısını ciddiye almaya gerekyok. Ciddiye alınmasını gerektiren analiz sentez yapma yeteneği olsaydı, kendi genel merkezinin yalpalamalarını bugüne kadar tartar ya zekasıyla ya vicdanıyla gereğini uyarardı 😉
Bugün, Siverek’te saldırının gerçekleştiği Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin önündeydik.
Okullarımızda alınmayan güvenlik önlemleri nedeniyle öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz artık açık hedef hâline gelmiştir. Eğitim kurumları, güvenli alanlar olmaktan çıkmış; her an risk barındıran mekânlara dönüşmüştür.
Sayın @Yusuf__Tekin ;
Mülakat süreçlerine harcadığınız mesaiyi, Milli Eğitim Akademisine gösterdiğiniz hassasiyeti okullarımızın güvenliğine ayırmış olsaydınız, bugün belki de bu acı olayları konuşuyor olmayacaktık.
Biz bu konuda defalarca uyarıda bulunduk.
“Okullara çelik yelekle mi gelelim?” diye sorduk.
Ama bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki; çelik yelek artık bir mecaz değil, neredeyse bir zorunluluk hâline gelmiştir.
Eğer gerekli tedbirleri alamayacaksanız, o hâlde öğretmenlere önlük yerine çelik yelek dağıtın!
@HurEgitimSen@tcmeb
#EgitimdeŞiddeteHayır
Bizler öğretmeniz, eğitim çalışanıyız.
Önce hakaret, sonra tehdit, ardından darp, öldürme… Şimdi ise okulda öğrencilere öğretmenlere yönelik silahlı saldırılar!
Bugün meslektaşlarımızın, öğrencilerimizin başına gelen, yarın hepimizin başına gelebilir. Bu artık münferit değil; bu, göz göre göre büyüyen bir güvenlik krizidir.
Artık susmayacağız!
Başımızı öne eğmeyeceğiz!
Hep birlikte başımızı kaldırma zamanı!
Hep birlikte meydanlarda olma zamanı!
Bu saldırılara, bu şiddete, bu cinayetlere “Yeter!” deme zamanı!
Okullarımızda gerçek ve etkili güvenlik önlemleri alınana kadar, eğitim çalışanlarının can güvenliği sağlanana kadar mücadeleye devam edeceğiz.
Hürriyetçi Eğitim Sen olarak 15-16 Nisan tarihlerinde 2 gün iş bırakıyoruz!
Siverek’te öğretmenleri ve öğrencilerimizi hedef alan, çok sayıda yaralının olduğu okul saldırısı; okul güvenliğini sağlamayanların açık sorumluluğudur!
Okullarımızın güvenliğini sağlayacak tüm önlemlerin alınması, somut adımların atılması için,
Tüm eğitim çalışanlarını; bu ülkenin gördüğü en büyük öğretmen eylemi için birleşmeye, tüm sendikaları ise iş bırakma kararı almaya davet ediyoruz.
Ankara Türk Telekom Sosyal Bilimler Lisesi ziyareti üzerine bir anekdot:
Proje okulları; liyakatin değil torpilin, adaletin değil kayırmacılığın, eğitimin değil hırsın zirve yaptığı makamlara dönüştü. Liyakatsiz atamalar, hızlı yükselişler, sendikasını tehdit aracı olarak kullananlar ve devletin makamını kişisel hırslarının basamağına çevirenler bu okulları ele geçirdi.
Artık herkes biliyor ki “proje okulu” denilen yerler; ehliyetsizliğin kadrolaştığı, adam kayırmanın meşrulaştığı bir yapıya dönüşmüş durumda. Eğitim ordusu bu zihniyete teslim edilmemelidir. Bir başka garabet ise, bu okullarda görev yapan bazı yöneticilerin kendilerini okul yöneticisinden çok sendika temsilcisi gibi konumlandırmalarıdır. O makama gelmelerine aracılık eden sendikaların işyeri temsilcisi, ilçe temsilcisi ya da şube başkanı sıfatıyla hareket etmeleri kabul edilemez.
İdarecilerin en temel hukuki sorumluluğu tüm öğretmenlere karşı din, dil, sendika üyeliği gibi konularda ayrım yapmaksızın eşit mesafede olmak ve adil davranmaktır.
Not:Okul müdürleri sendikalarına şube başkanı yapılıyorsa! acil olarak profesyonele ayrılmaları ve devletin kadrolarını meşgul etmemeleri gerekmektedir.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@cftcblnt@MemAnkara@Murat4Kucukali@cankayailcemem@Aydn5950273494
ATAMASI YAPILMAYAN ÖĞRETMENLER ACİLEN ATANMALI, 1611 ÖĞRETMENİMİZE EK ATAMA HAKKI VERİLMELİDİR.
2023 KPSS’de ilk 20 bine girerek atanma hakkı kazanan ancak mülakatlarda elenen 1611 öğretmenimize ek atama hakkı verilmelidir. 2002 yılında 72 bin olan ataması yapılmayan öğretmen sayısı bugün 700 bini aşmıştır. Ataması yapılmayan öğretmenler, üniversite eğitimi sonrasında açıkta bırakılan, yok sayılan, ezilen ve görmezden gelinen genç eğitimcilerdir.
Bu sorun, “Öğretmen açığımız yok.” şeklindeki gerçek dışı söylemlerle çözülemez. Öyle ki atanamayan öğretmenler, kendi eğitim alanı dışında iş bulamaz; tam gün kadrolu iş güvencesinden yoksun, “ücretli öğretmen” adı altında düşük aylıklarla devlet okullarında ve dershanelerde adeta köle gibi çalıştırılır hâle gelmiştir.
Atanmayan öğretmenler çaresiz bir şekilde maddi külfet altında bırakılmakta, hayatlarını düzene sokamamakta, evlenememekte; atanmamaları sebebiyle mahalle baskısıyla karşı karşıya kalmakta, çeşitli psikolojik veya fiziksel sorunlar yaşamakta; hatta intihar yolunu bile seçmektedir. Atama bekleyen öğretmenlerimizin atanabilmesi noktasında mali ve gerekli kadroların oluşturulması anlamında derhal somut politikalar üretilmelidir.
Mevcut atama bekleyen öğretmenler ve rehber öğretmenler bulunduğuna göre bu durum, Anayasamızın “II. Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. maddesi 1. fıkrasında yer alan “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.” hükmüne aykırılık teşkil etmektedir. Buna göre MEB, yeterli rehber öğretmen atamayarak anayasal suç işlemektedir.
Buna rağmen, ülkemizde yeterince öğretmen alımı yapılmadığından öğrenciler öğretmensiz kalmakta; birçok yerde ihtiyaçlar pedagojik formasyonu olmayan meslek yüksekokulu mezunları, ücretli öğretmenler ve farklı alanlardaki branşlarla giderilmektedir.
Rehber öğretmenlerin sayısının artması, okullarımızdaki şiddet olaylarının önlenmesinde ve eğitim-öğretimin daha nitelikli hâle gelmesinde önemli bir katkı sağlayacaktır. Bu konuda seferberlik ilan edilmeli ve atanmayan tüm öğretmenlerimiz ile rehber öğretmenlerimiz atanmalıdır.
NORM KADRO YAZILIMI, ÖĞRETMEN NORMU BELİRLENMESİNDE BİLEREK YANLIŞ ÇALIŞTIRILIYOR
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin 25 Kasım 2024 tarihinde A Haber canlı yayınında eğitime ilişkin konuşmasında MEBBİS üzerinden okul müdürlerinin, öğrenci sayısı ve haftalık ders saati üzerinden hangi branştan öğretmenlere ihtiyaç duyacağını sisteme girdiklerini aktardıktan sonra; "Sonuçta yaklaşık 65 bin okulumuz bu bilgileri girdikten sonra, bahsettiğim 120 civarındaki atama branşından ne kadar öğretmene ihtiyacımız olduğu ortaya çıkar. Sonra Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığıyla yaptığımız istişarelerde aldığımız kadro sayısı bu yıl 20 bindi. 20 bin rakamının ihtiyaç duyduğumuz branşlar bazıyla elektronik ortamda orantısını kurarız. En çok hangi branşa ihtiyacımız varsa orantı sonucunda da atama sayısı en çok o branşa çıkar. Dolayısıyla bu orantıyı kurarız. Nihayetinde de branş bazlı olarak 20 bin öğretmenin dağılımını yaparız. Sonra ikinci adımımız, şimdi yeni yaptığımız şey... İl bazlı olarak hangi illerde daha çok ihtiyaç varsa o illeri önceleyerek bu branş bazlı atamalarımızı yaparız. Burada sistem, hani amiyane tabirle, el değmeden yürüyen bir sistem." açıklamasında bulunmuştur.
Evet; öğretmen norm kadrolarını, öğretmen ihtiyacını ve fazlalığını branş bazında belirleyen sistem, yani Norm Kadro Modülü, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in de işaret ettiği gibi el değmeden yürümektedir.
Peki Norm Kadro Belirleme Sistemine Dışarıdan Nasıl Müdahale Ediliyor?
Fakat bu durum, “el değmeden yürüyen bu sisteme” dışarıdan müdahale edilemeyeceği anlamına gelmemektedir.
Sisteme aşağıda maddeler halinde belirttiğimiz şekillerde bilerek ya da bilmeyerek müdahale edilmesi sonucunda, açık olması gereken normlar öğretmen gelmesin ya da var olan gitsin saikiyle kapalı gösterilmekte, kapanması gereken normlar var olan öğretmen okulda kalsın saikiyle açık gösterilmektedir.
1- Sisteme branş bazında ders yükleri girilirken -bilerek ya da bilmeyerek- fazla ya da eksik olacak şekilde hatalı veri girilmesi sonucunda öğretmenler norma dahil olmakta ya da norm fazlası olabilmektedir. Okul müdürlerinin, norm kadro modülüne girecekleri alanlar bazındaki ders yükleri, şube sayıları MEB'in resmî yazısı gereğince öğretmenlere tebliğ etmek zorunda olduğu; ders yükünün ve şube sayısının az girilmesi halinde ise bazı öğretmenlerin norm fazlası olacakları, bu nedenle de öğretmenlerin ısrarla okul müdüründen norm kadro modülüne girdiği bilgileri istemesi; yanlış bilgi girilmişse itiraz etmesi ve daha sonra sorun oluşmaması için evrakın bir örneğini fotokopi olarak alması gerekse de ne yazık ki birçok okulumuzda ne taslak norm öğretmenlere tebliğ edilmekte ne de öğretmenler mevzubahis nedenlerle okuldaki tapusu olan normuna sahip çıkabilmektedir.
2- Sınıf öğretmeni normu belirlenmesinden öğretmenler norm fazlası olmasın ya da norm fazlası olsun saikiyle az öğrenci grubuyla sınıf oluşturulmakta ya da sınıflar bileştirilerek norm kadro fazlası öğretmen meydana getirilmektedir.
Açılacak olan 1. sınıf, 5. sınıf ve 9. sınıfların hedeflenen öğrenci sayısının üstünde ve 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’nun 50. maddesindeki "Birleştirilmiş sınıflar da dahil olmak üzere bir öğretmene düşen öğrenci sayısı 40’tan fazla olamaz." hükmü gereği 40'ın altında olması gerekmektedir. Örneğin, 60 öğrencisi olan bir okulda 2 sınıf açılması gerekirken 4 sınıf açılmaktadır.
3- Seçmeli derslerin seçimi norm kadro sayılarını yönetmek amaçlı kullanılmakta ve bu durumda okul yönetimi seçmeli dersleri kullanarak öğretmenlerden bazılarını norm fazlası bırakabilmekte, bazılarını ise norm kadroya dahil edebilmektedir.
4- Verimli olmadığı düşünülen öğretmenler çeşitli soruşturmalarla okuldan uzaklaştırılarak norma müdahale edilmektedir.
5- Norm kadro yazılımın yanlış çalıştırılması sonucunda aslında ihtiyaç olan branşlarda normlar açılmamaktadır.
Norm Kadro Belirleme İşlemleri Düzgün Yapılmazsa Neler Oluyor?
Bu durum;
1- Atanacak öğretmen sayısının branş bazında eksik belirlenmesine,
2- Norm verilmeyen derslere okul yöneticilerinin girmesine (Aslında toplantı, iş yoğunluğu vb. sebeplerle giremiyorlar.), yan branştaki öğretmenlerin girmesine (Bölge normundaki öğretmenin bu derslere girmesi düşünülse de görevlendirilen farklı okullardaki haftalık ders programlarının uyuşmaması, okulların birbirine uzaklığı, ulaşım imkanlarının olmaması vs. nedeniyle Ankara'da masada yapılan hesap taşrada alanda uygulanamamaktadır.)
3- İl içi, il dışı ve özür durumu yer değiştirmelerinde aslında ihtiyaç bulunan yerlerin kapalı gösterilmesine,
4- Aslında norm kadro fazlası olması gereken öğretmenlerin normu işgal etmesine,
5- Aslında norm kadroda bulunması gereken öğretmenlerin norm fazlası olmasına, eş durumu ve özür durumu gözetilmeden ilçe dışına resen atanmasına, tercihe zorlanmasına,
6- Norm kadro fazlası olan öğretmenlerin normla ilişkilendirilmemesine sebebiyet vermekte; okullarımızda eğitim ve öğretim hizmetlerinin gerekli ve yeterli personelle yürütülmesine, personel boyutunda atıl kapasite yaratılmamasına; var olan atıl kapasitenin ise ihtiyaç duyulan okul ve kurumlara yönlendirilmesine ve verimliliğe dönüştürülmesine engel olmaktadır.
Norm Kadro Yazılımı, Öğretmen Normu Belirlenmesinde Nasıl Bilerek Yanlış Çalıştırılıyor?
Norm kadro modülündeki yazılımın; 18.06.2014 tarihli ve 29034 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 1. fıkrasındaki; "(1) Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında, genel bilgi ve meslek dersleri toplam ders yükü;
a) 6-31 saate kadar 1,
b) 31-42 saate kadar 2,
c) 42'den fazla olması halinde her 21 saat için 1,
genel bilgi ve meslek dersleri öğretmeni norm kadrosu verilir. Bu şekildeki hesaplama sonrasında artan ders yükünün en az 15 saat olması halinde ilave olarak 1 genel bilgi ve meslek dersleri öğretmeni norm kadrosu daha verilir." hükümlerinde yer alan normları vermeyip, sisteme girilen ders yüklerini 21'şer saatlik paketler haline getirip her 21 saate 1 öğretmen normu verilmektedir.
Eğitim bölgesinde de 21 saatten az ders yüklerini toplayıp her 21 saate 1 öğretmen olacak şekilde bölge normu verilmektedir.
Bu durum atölye ve laboratuar öğretmenleri için de aynen geçerlidir.
Örneklendirecek olursak; yönetmelik 31-42 saate kadar herhangi bir alanda ders yükü olan okullara 2 öğretmen normu veriyor iken, norm kadro modülündeki yazılım ikinci normu 21'şer saatlik paketler halinde vermeye ayarlandığı için ikinci normu verememektedir.
Eğer bu ikinci normu alan okul var ise o normu bölge normundan almaktadır.
Bölge normu, Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 2. fıkrasındaki hükümlerine göre belirlenmektedir.
İşte o fıkra;
"(2) (Değişik: 17/10/2016-2016/9488 K.) Yatılı bölge ortaokulları, proje okulları ve özel eğitim kurumları hariç olmak üzere, aynı yerleşim merkezinde bulunan eğitim kurumlarının genel bilgi ve meslek dersleri öğretmenleri bakımından alanlar itibarıyla öğretmen norm kadrolarının belirlenmesinde, o yerleşim merkezindeki (birden fazla eğitim bölgesi oluşturulmuşsa her bir eğitim bölgesindeki) eğitim kurumlarının aynı alanlardaki haftalık ders yükü toplamı dikkate alınır. Belirlenen norm kadroların eğitim kurumları itibarıyla dağıtımı, toplama dahil edilen her bir eğitim kurumuna o alandaki ders yükü en fazla olandan başlanarak her 21 saate bir genel bilgi ve meslek dersleri öğretmeni norm kadrosu verilecek şekilde yapılır. Bu şekilde yapılacak dağıtımda artan norm kadro, öncelikle o alanda norm kadro verilmemiş olan eğitim kurumuna olmak üzere, 6 saatten az olmamak şartıyla artan ders yükü en fazla olan eğitim kurumuna verilir."
Ama bu 2. fıkranın sadece son cümlesindeki "Bu şekilde yapılacak dağıtımda artan norm kadro, öncelikle o alanda norm kadro verilmemiş olan eğitim kurumuna olmak üzere, 6 saatten az olmamak şartıyla artan ders yükü en fazla olan eğitim kurumuna verilir." hükümleri bölge normunun belirlenmesinde kullanılmaktadır.
Fakat aynı 2. fıkranın ilk cümlesindeki "Alanlar itibarıyla öğretmen norm kadrolarının belirlenmesinde, o yerleşim merkezindeki (birden fazla eğitim bölgesi oluşturulmuşsa her bir eğitim bölgesindeki) eğitim kurumlarının aynı alanlardaki haftalık ders yükü toplamı dikkate alınır. Belirlenen norm kadroların eğitim kurumları itibarıyla dağıtımı, toplama dahil edilen her bir eğitim kurumuna o alandaki ders yükü en fazla olandan başlanarak her 21 saate bir genel bilgi ve meslek dersleri öğretmeni norm kadrosu verilecek şekilde yapılır." hükümlerinde "eğitim kurumlarının 1. fıkradaki belirlemeden artan aynı alanlardaki haftalık ders yükü toplamı dikkate alınır." demesi gerekirken "Eğitim kurumlarının aynı alanlardaki haftalık ders yükü toplamı dikkate alınır." diyerek "Her bir eğitim bölgesindeki eğitim kurumlarının aynı alanlardaki haftalık ders yükü toplamı dikkate alınarak her 21 saate bir, okullara 1 norm verilir." şeklinde hatalı kodlandığı için yazılım Yönetmeliğe aykırı olarak yanlış çalışıyor.
Norm kadro yazılımının Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 2. fıkrasındaki hükümlerine göre çalıştırıldığı, bunun da birçok öğretmenin haksız yere norm kadro fazlası olmasına yol açtığı aşikardır.
Çünkü 18.06.2014 tarihli ve 29034 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğinin; "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 1. fıkrasındaki; "(1) Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında, genel bilgi ve meslek dersleri toplam ders yükü;
a) 6-31 saate kadar 1,
b) 31-42 saate kadar 2,
c) 42'den fazla olması halinde her 21 saat için 1,
genel bilgi ve meslek dersleri öğretmeni norm kadrosu verilir. Bu şekildeki hesaplama sonrasında artan ders yükünün en az 15 saat olması halinde ilave olarak 1 genel bilgi ve meslek dersleri öğretmeni norm kadrosu daha verilir." hükümleri gereğince belirtilen ders yükleri aralığındaki ders yüklerine norm verilmesi gerekmektedir.
Ama norm kadro yazılımı, Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 2. fıkrasındaki hükümlerine göre çalıştırılmaktadır.
Norm Kadro Yönetmeliğinin "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 1. fıkrası Yönetmelik’e neden yazılmış?
Çünkü bu haliyle 18. maddenin 1. fıkrası varken 2. fıkrasına gerek yok.
2. fıkrası varken de 1. fıkrasına gerek yok.
Dolayısıyla norm kadro modülündeki yazılımın "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 2. fıkrasındaki "Eğitim kurumlarının aynı alanlardaki haftalık ders yükü toplamı dikkate alınır." hükümlerine göre her 21 saate bir, okullara 1 norm verilecek şekilde kodlandığı açıkça ortaya çıkıyor.
Çünkü Yönetmeliğin "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 1. fıkrasındaki hükümlerde hiçbir şekilde "Eğitim bölgesinde yer almayan bağımsız okullara uygulanır." hükmü yer almamasına rağmen eğitim bölgesi dışında yer alan bağımsız okullara uygulanmakta, bölge içinde yer alan okullara ise hiç uygulanmamaktadır.
Bir öğretmenimiz tarafından bu meyanda yapılan başvuruya Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü 123906829 sayılı yazılarıyla "Yönetmelik'in 18'inci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlendiği, norm kadronun belirlenmesinde herhangi bir hata bulunmadığı” şeklinde cevap vererek norm kadronun bilerek ve istenerek yanlış çalıştırıldığını itiraf etmiştir.
Peki, Norm Kadro Yönetmeliğinin "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 1. fıkrası hangi durumlarda yazılımda çalışıyor? Bu madde hükmü sadece bağımsız okullarda çalıştırılmaktadır.
O zaman Norm Kadro Yönetmeliği’nin "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 1. fıkrası yönetmeliğe neden yazılmış?
Çünkü bu haliyle 18. maddenin; 1. fıkrası varken 2. fıkrasına gerek yok.
2. fıkrası varken de 1. fıkrasına gerek yok.
Bakanlıkta bu sorunun cevabını bildiği ve bu durumların farkında olduğu için öğretmenimize, "Yönetmelik'in 18'inci maddesinin ikinci fıkrasına göre normunuz belirlendi." diyor.
Gaziantep ilimizde norm kadro fazlası olarak resen atanan bir öğretmen tarafından açılan davada GAZİANTEP 5. İDARE MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/1506 KARAR NO: 2025/1687 kararında norm kadro yazılımının yanlış çalıştırıldığına karar verildi.
"18.06.2014 tarih ve 29034 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin "Genel bilgi ve meslek dersleri öğretmeni norm kadrosu" başlıklı 18. maddesinde; "(1) Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında, genel bilgi ve meslek dersleri toplam ders yükü;
a) 6-31 saate kadar 1,
b) 31-42 saate kadar 2,
c) 42'den fazla olması halinde her 21 saat için 1,
genel bilgi ve meslek dersleri öğretmeni norm kadrosu verilir. Bu şekildeki hesaplama sonrasında artan ders yükünün en az 15 saat olması halinde ilave olarak 1 genel bilgi ve meslek dersleri öğretmeni norm kadrosu daha verilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Gaziantep İl Millî Eğitim Müdürlüğünün 28.08.2024 tarih ve 112840287 sayılı yazısı ile ilimize bağlı resmi eğitim kurumlarında görevli olup, bulunduğu eğitim kurumunda ihtiyaç veya norm kadro fazlası durumunda olan kadrolu öğretmenlerin, ilçe içerisinde alanlarında öğretmen ihtiyacı bulunan eğitim kurumlarına tercih ve hizmet puanı üstünlüğüne göre atamalarının yapılacağı, norm kadro fazlası öğretmen olup herhangi bir tercihte bulunmayanlar ile ilgili resen atama yapılacağının bildirilmesi akabinde ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde kimya öğretmeni olarak görev yapan davacının norm fazlası olarak belirlenmesi üzerine tercih yapmayarak atamasının resen ... Anadolu Lisesine yapılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri incelendiğinde, il içi atamalarda okullardaki hizmet ihtiyacının giderilmemesi halinde norm fazlası olan öğretmenlerin hizmet puanı üstünlüğüne göre atamalarının yapılacağı, norm kadronun ne şekilde belirleneceği ise yönetmelikle açıkça düzenleme altına alınmıştır.
Bakılan davada; her ne kadar ilgili mevzuat uyarınca norm kadro fazlası öğretmenlerin belirlendiği ve bunlardan tercihlerinin alındığı, alınan tercih listesi de dikkate alınarak atamaların yapıldığı, tercih yapmayanlar yönünden ise re'sen atamaların gerçekleştiği, somut olayda davacının hizmet puanı en düşük olması sebebiyle ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde kimya/kimya teknolojileri branşında norm fazlası olarak olarak belirlenip bu kapsamda da atamasının gerçekleştirildiği görülmekte ise de ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne ilişkin 01.11.2023 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü Norm Kadro Tespit Çizelgesi incelendiğinde kimya/kimya teknolojisi ders saatinin 32, norm durumunun 1 olarak belirlendiğinin yine 01.01.2025 tarihli sorgulama tarihli norm durumu çizelgesinde de kimya/ kimya teknolojisi ders saatinin 36, norm durumun 1 olarak belirlendiğinin görüldüğü, davacının atamasının yapıldığı ... Anadolu Lisesinden ihtiyaç nedeniyle 13.09.2024 tarihli işlem ile tekrar geçici olarak eski okulu olan ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde görevlendirildiği, akabinde 11.08.2025 tarihli kararname ile de tekrar atamasının ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne yapıldığı görülmektedir.
Bu durumda, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerle yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte incelendiğinde; Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında, genel bilgi ve meslek dersleri toplam ders yükü 31-42 saat olması durumunda norm durumunun 2 olarak belirlendiği, davacının görev yaptığı ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne ilişkin 01.11.2023 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü Norm Kadro Tespit Çizelgesinde ise kimya/ kimya teknolojisi ders saatinin 32, norm durumunun 1, yine 01.01.2025 tarihli sorgulama tarihli norm durumu çizelgesinde de kimya/ kimya teknolojisi ders saatinin 36, norm durumun 1 olarak belirlendiğinin görüldüğü, bu nedenle 31-42 saat aralığında ders saati olan anılan okulun kimya/kimya teknolojileri dersi için 2 norm belirlenmesi gerekirken norm durumunun 1 olarak belirlenmesinin hatalı olduğu dikkate alındığında, davacının norm kadro fazlası olarak belirlenmesine ilişkin işlem ile norm kadro fazlası olduğundan bahisle atamasının re'sen ... Anadolu Lisesine yapılmasına ilişkin işleme yaptığı itirazın reddine ilişkin 09/09/2024 tarih ve E-113632699 sayılı işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Norm Kadro Yazılımı Yanlış Çalıştırılırsa Neler Olur?
Norm kadro yazılımı yanlış çalıştırılırsa;
1-Branş bazında atanacak öğretmen sayıları az belirleniyor.
2-Ücretli öğretmenler görevlendirilmesinde talep meydana geliyor.
3-Az öğretmenle verimsiz çok iş yapılıyor.
Yazılım Doğru Çalıştırılırsa Ne Kadar Boş Norm Kadro Ortaya Çıkar?
Millî Eğitim Bakanlığının 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı istatistiklerine göre, örgün eğitimde 59 bin 336 resmî okul bulunmaktadır.
Ekte sunduğumuz norm kadro tespit çizelgeleri ve tablodan hareketle her okulda en az 3 branşta norm ihtiyacı var iken yazılımın yanlış çalışması nedeniyle normun kapalı gösterildiğini varsayarsak ortalama 180 bin normun kapalı gösterildiği ortaya çıkmaktadır.
1- Varın siz hesaplayın; kaç öğretmen, her türlü yer değiştirmede, kontenjan yetersizliği nedeniyle yer değiştirememiştir?
2-Varın siz hesaplayın, boş olması gereken kaç norm haksız yere kapalı gösterilmiştir?
3-Varın siz hesaplayın, yazılım hatası nedeniyle kaç öğretmen norm fazlası olmaktadır? Kaç öğretmen eş durumu ve özür durumu gözetilmeden ilçe dışına resen atanmış veya tercihe zorlanmıştır?
4-Varın siz hesaplayın, ilk defa atanacak kaç öğretmen yazılım hatası nedeniyle atanamamaktadır?
5-Varın siz hesaplayın, kaç ücretli öğretmen yazılım hatası nedeniyle fazladan görev yapmaktadır?
6-Varın siz hesaplayın, yazılım hatası nedeniyle kaç derse yan branş veya okul yöneticisi girdiği için dersler verimli işlenememektedir?
Kamuoyuna saygılarımla;
Sorumlu sendikacılık yapmamızın gereği bu açıklamayı yapıyorum. Bu sabah yapmış olduğumuz paylaşımdan sonra Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğünden bürokratlar tarafımıza ulaşarak, konunun hassasiyetle üzerinde durduklarını ve çözümü için var güçleriyle uğraştıklarını beyan ettiiler. İlgileri için teşekkür ediyorum.
Kampüsümüzde yaşanan sorunun takibine devam edeceğiz.
@leventkuruoglu@BursaValiligi@bursailmem16@_erol_usta@senel_abit
18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitlerimizi Anma Gününde; Yakın Tarihimizin Acı, Gözyaşı ve Birçok Cesaret Örneği İle Yazılmış Destanında Yer Alan Kahramanlarımızın Herbirini Saygıyla Anıyoruz…
#18MartÇanakkaleZaferi#18MartŞehitlerGünü
TÜM EK ÖDEMELER EMEKLİ MAAŞI HESABINA KATILMALIDIR
Kamu görevlileri emekli olduklarında maaşlarında ortaya çıkan ciddi düşüş nedeniyle mağdur olmakta, bu nedenle emekli olmaktan kaçınmaktadırlar. Kamu görevlilerinin emekliliklerinde de mevcut ekonomik statülerini koruyabilmeleri için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Bu kapsamda kamu görevlilerinin maaşlarının, ek ödemelerinin, ek derslerinin, uzman ve başöğretmenlik tazminatlarının ve fazla çalışma ücretlerinin tamamı emekli keseneği matrahına dahil edilmeli ve emekli maaşı hesaplamasına katılmalıdır.
Devlet memurlarının maaşını oluşturan bütün kalemler ile özel hizmet tazminatı, ek ödeme, ek ders, döner sermaye, fazla çalışma ücreti, ikramiye, sosyal denge tazminatı, uzman ve başöğretmenlik tazminatları ve diğer tüm ödemeler de emekli keseneğine dahil edilmeli; buna bağlı olarak emekli maaşlarının yükselmesi sağlanmalıdır.
Ayrıca uzman ve başöğretmenlik tazminatı, askerlikteki unvanlarda olduğu gibi emeklilikte de alınmaya devam edilmelidir.
2023 yılında atanan sözleşmeli öğretmenlerimizin yaz tatilindeki mazeret atamalarına başvurmaları sağlanırsa kıyamet kopmaz.
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2023 yılında atanan ve 3 yıllık zorunlu hizmet süresini henüz tamamlayamayan öğretmenlerin bu yaz yapılacak eş durumu atamalarına dâhil edilmesinin mevcut yasal düzenleme çerçevesinde mümkün olmadığını açıkladıktan sonra “Kanuna aykırı olmamak koşuluyla bir şey yapabilir miyiz, bakacağız.” diyerek konuyu değerlendireceklerini söyledi.
Peki uygulamada durum nedir?
Söz konusu bu talepler, güvenlik soruşturmaları vs. sebeplerle öğretmenlerin kendilerinden kaynaklanmayan nedenlerle 30 Eylül tarihinden sonra göreve başlamaları nedeniyle her yıl sürekli olarak gündeme gelmiş ve bugüne kadar Bakanlığımız mevzuata aykırı olarak bu talepleri olumlu karşılamıştır.
Örneklendirecek olursak,
2025 YAZ TATİLİ ÖĞRETMENLERİN İLLER ARASI MAZERETE BAĞLI YER DEĞİŞTİRME DUYURUSU’nun “A. GENEL AÇIKLAMALAR” başlıklı bölümünün 1. maddesindeki, “Bakanlığımız kadrolarında görev yapan öğretmenler bu duyuru kapsamında başvuruda bulunabilecektir. Sözleşmeli öğretmen olarak görev yapmakta iken kadrolu öğretmenliğe atananlar 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla sözleşmeli ve kadrolu toplam üç yıllık çalışma süresini tamamlamaları hâlinde bu duyuru kapsamında başvuruda bulunabileceklerdir.” açıklamasıyla Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde “Çalışma sürelerinin hesabında yer değiştirme yapılacak yılın 30 Eylül tarihi esas alınır.” şeklindeki hükümlerine göre çalışma sürelerinin hesabında 30 Eylül tarihi esas alınır kuralına aykırı olarak bu duyuruda 31 Aralık tarihinin baz alınacağını açıklamıştır.
Yani Bakanlık bu konuda yıllardır kuralsızlığı kural hâline getirmiştir.
Şimdi ise getirmeyeceğim demektedir.
Fakat 2023 yılı Mayıs ayında sözleşmeli öğretmen olarak atanan ancak kendi iradeleri dışında göreve 2023 Eylül ayında başlayan öğretmenlerimiz bulunmaktadır.
Bu öğretmenlerimiz göreve başladıkları gün itibarıyla kadrolu öğretmenliğe atanacaklardır.
Dolayısıyla bu öğretmenlerimiz kendi iradeleri dışında gerçekleşen çok kısa bir süre nedeniyle 2026 Yılı Yaz Tatili Öğretmenlerin Mazerete bağlı Yer Değiştirmelerinde başvuruda bulunmayacaklardır.
Yani bu öğretmenlerimiz sağlık veya eş durumu nedeniyle yer değiştiremeyeceklerdir. Aile kutsaldır. Sağlığımız çok önemlidir. Dolayısıyla bu öğretmenlerimizin haklı ve yerinde olan bu talepleri dikkate alınırsa kıyamet kopmaz.
Bu nedenlerle, mazeret durumuna bağlı yer değiştirmelere ilişkin 2026 Yılı Yaz Tatili Öğretmenlerin İller ve İlçe Grupları Arası Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Duyurusu’nda 2023 Eylül ayında göreve başlatılan sözleşmeli öğretmenlerimizin durumunun dikkate alınarak mazeret başvurularında bulunulmasının sağlanması ve bu tür taleplerin sürekli olarak gündeme gelmesi ve bu talepleri Bakanlığımızın olumlu karşılaması yerine tüm personelin her türlü atama ve yer değiştirme işlemlerinde çalışma sürelerinin hesabında; yani mazeret, il içi-il dışı yer değiştirme, yönetici atama, çeşitli okul ve kurumlara atama, sınavlara başvurma vb. işlemlerde 31 Aralık tarihi esas alınarak hesaplama yapılması gerekmektedir.