Bir toplumun demokratik olgunluğu, ülkesi için canını ortaya koymuş gazilerine gösterdiği vefa ve anayasal haklara duyduğu saygıyla ölçülür.
Ankara Güvenpark’ta özlük haklarının iyileştirilmesi amacıyla barışçıl bir şekilde seslerini duyurmaya çalışan gazilerimize ve şehit yakınlarımıza yönelik gerçekleştirilen müdahale, demokratik hukuk devleti ilkeleri ve toplumsal uzlaşı açısından kabul edilemez bir tablodur.
Hak arayışlarının güvenlikçi reflekslerle bastırılması yerine, sorunların yapıcı bir diyalog ve anayasal güvenceler ekseninde çözüme kavuşturulması devletin asli sorumluluğudur. Gazilerimizin onurlu hak mücadelesinin ve temel hak arama hürriyetinin takipçisiyiz.
📚 Eğitim Çalıştayı | Demokrasi Kuşağı
Türk Demokrasi Vakfı Demokrasi Kuşağı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirdiğimiz Eğitim Çalıştayı kapsamında, ülkemizin eğitim sistemini gençlerin bakış açısıyla değerlendirme fırsatı bulduk.
Çalıştay boyunca eğitimde fırsat eşitliği, nitelikli öğretim, dijital dönüşüm, gençlerin karar alma süreçlerine katılımı ve geleceğin eğitim modeli üzerine fikir alışverişinde bulunduk. Gençlerin yalnızca bugünün değil, yarının da söz sahibi olduğuna inanarak ortak akılla çözüm önerileri geliştirdik.
Demokrasi; konuşabilmek, dinleyebilmek ve birlikte üretebilmektir. Biz de bu anlayışla, daha güçlü bir eğitim sistemi ve daha güçlü bir gelecek için düşünmeye, üretmeye ve çalışmaya devam ediyoruz.
Katkı sunan tüm katılımcılarımıza ve bu kıymetli buluşmada emeği geçen herkese teşekkür ederiz.
#TürkDemokrasiVakfı #DemokrasiKuşağı #EğitimÇalıştayı #TBMM #Gençlik #Eğitim #OrtakAkıl #Gelecek
20 Temmuz 1974 — bir halkın var olma iradesi.
Her şey beş gün önce, 15 Temmuz'da bir cunta darbesiyle başladı. Atina'daki cuntanın adaya ihraç ettiği darbe, seçilmiş yönetimi devirdi. Kıbrıs Barış Harekâtı bir toprağı değil; bir halkın var olma ve kendi kaderini tayin etme hakkını korudu.
Darbe amacına ulaşamadı. 23 Temmuz'da cunta önce kendi ülkesinde çöktü, Yunanistan demokrasiye döndü. İki uçta anti-demokratik yapı yıkıldı; ortada halkın iradesi kaldı.
Elli iki yıl sonra ada hâlâ bölünmüş, soru hâlâ açık. Kalıcı barışın zorla değil, ancak iradeyle ve demokratik zeminde kurulacağına inanıyoruz.
Barışın iradeyle kurulduğu o günleri saygıyla anıyoruz.
Kaydırın →
#KıbrısBarışHarekâtı #20Temmuz1974 #Kıbrıs #Demokrasi #TürkDemokrasiVakfı
21 Mayıs’ta Meclis çatısı altında düzenlediğimiz , Gençokrasi oturumunda eğitim konusu üzerine önemli değerlendirmelerde bulunduk. Gençlerin fikirlerini özgürce ifade ettiği bu buluşmada ortak düşünceler üretmek çok kıymetliydi.
Katılan herkese teşekkür ediyor, bir sonraki Gençokrasi oturumunda yeniden buluşmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.
Türk Demokrasi Vakfı olarak gerçekleştirdiğimiz İnönü Vakfı Müzesi ziyaretinde, Cumhuriyet tarihimizin önemli tanıklarından Sayın Özden Toker ile bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduk.
Kendisiyle gerçekleştirdiğimiz samimi sohbette geçmişin değerli hatıralarını dinleme fırsatı bulurken, ülkemizin güncel meseleleri ve demokrasi kültürü üzerine de verimli bir değerlendirme gerçekleştirdik.
Tarih hafızasını canlı tutmanın, farklı nesiller arasında köprü kurmanın ve demokratik birikimi geleceğe taşımanın önemini bir kez daha hissettiğimiz kıymetli bir buluşma oldu. Nazik ev sahipliği ve değerli sohbetleri için Sayın Özden Toker’e teşekkür ederiz.
Alın teriyle, sabırla, demokrasiyle…
Maden işçilerinin son dönemdeki hak arama süreci, bize güçlü bir şeyi hatırlattı:
Demokrasi yalnızca sandık değildir.
Demokrasi; hakkını arayan yurttaşın sesinin duyulması, emeğin görünür olması ve barışçıl müzakere kanallarının açık kalmasıdır.
İşçilerin süreci çiçek vererek sonlandırması ise bu mücadelenin en anlamlı sembollerinden biri oldu.
Hak aramak öfkeyle değil; vakar, nezaket ve demokratik bilinçle de mümkündür.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.
#1Mayıs #EmekVeDayanışmaGünü #Demokrasi #HakArama #Emek #TürkDemokrasiVakfı
Bir avukatın susturulması, yalnızca bir meslek mensubuna değil; adalete, savunma hakkına ve hukuk devletinin varlığına yönelmiş bir saldırıdır.
Av. Hatice Kocafe’nin görevi başında hayatını kaybetmesine neden olan bu vahim saldırıyı lanetliyor; hukuku hedef alan şiddet düzeninin karşısında kararlılıkla duracağımızı kamuoyuna bildiriyoruz.
Adaletin sesi susturulamaz.
Hukukun olmadığı yerde demokrasi nefes alamaz.
#TürkDemokrasiVakfı #HukukDevleti #Adalet #SavunmaHakkı #Demokrasi
İsrail–İran arasında artan gerilim, yalnızca iki ülke arasındaki bir çatışma olarak değil; bölgesel güvenlik, enerji piyasaları ve uluslararası istikrar açısından çok boyutlu sonuçlar doğuran bir süreç olarak değerlendirilmelidir.
Bu çerçevede, gelişmelerin yakından ve çok boyutlu biçimde ele alınması önem arz etmektedir.
Türk Demokrasi Vakfı olarak, 27 Mart tarihinde gerçekleştirdiğimiz Genel Kurulumuzun ardından, Başkanımız Sayın Abdulbaki Mert önderliğinde yeni seçilen Yönetim Kurulumuz,Haydar Altıntaş,Profesör Doktor Serap Yazıcı Özbudun ,Nur Kaan, Metin Işık, R.Melih Aktaş, Mustafa Kerpiçi,Ali Arif Aktürk,Gürkan Dilber, Gül Şirin Aydemir Demokrasi Kuşağı Başkanı İlayda Duru Özkan ile birlikte Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaret ettik.
Nazik kabulleri ve samimi misafirperverlikleri için Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekk��rlerimizi sunuyoruz.
Görüşmede, ülkemizin demokratik geleceğine katkı sunmayı amaçlayan Demokrasi Vizyon Belgesi hakkında bilgi arz edilmiş; hukukun üstünlüğünü, güçlü kurumları ve ortak geleceğimizi simgeleyen “Türkiye ‘Nuh’un Gemisi’dir” tablomuz kendilerine takdim edilmiştir.
Demokrasi Vizyon Belgesi; Türkiye’nin yalnızca bugününe değil, yarınına da ışık tutmayı hedefleyen, hukuki, kurumsal ve toplumsal güçlenmeyi esas alan stratejik bir çerçevedir.
Türk Demokrasi Vakfı olarak, demokrasiyi ortak varoluş zemini kabul eden bir anlayışla; ülkemizin daha güçlü, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir geleceğe yürümesine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş Cumhuriyet anlayışı,
insanca yaşamanın neye bağlı olduğunu bilen bir milletin manifestosudur.
Bu miras, geleceğimizdir!
“Bir gün ölürsem, öldüğüm günü değil yaşadığım günü hatırlayın…”
Bu topraklara sadece şarkılar değil; sevgi, barış ve vicdan bırakan
Barış Manço’yu vefatının yıl dönümünde rahmetle anıyoruz.
Onun sesi hâlâ kalbimizde, sözleri hâlâ yolumuzu aydınlatıyor.
Tekirda��’dan Antalya’ya giden yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz.
30–31 Ocak tarihlerinde CHP Genel Başkanı Sayın @eczozgurozel ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’na Türk Demokrasi Vakfı’nı temsilen @akifkeskin0 ile katılım sağladık.
Demokrasi çoğulculuk, diyalog ve ortak akıl ile güçlenir. Toplumsal barışın temeli olan karşılıklı anlayış kültürü, demokratik olgunluk göstergesidir.
Demokrasi; sadece bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda birlikte yaşama iradesinin, adalet arayışının ve toplumsal sorumluluğun ortak adıdır. Bu anlayışla, daha kapsayıcı ve daha güçlü bir demokratik gelecek için katkı sunmayı sürdüreceğiz.
Türk Demokrasi Vakfı olarak inanıyoruz ki; milli egemenliğin gerçek teminatı, güçlü kurumlar, aktif yurttaşlık bilinci ve katılımcı demokrasi kültürüdür. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu bilinciyle, farklılıkların bir arada yaşayabildiği bir demokratik zemin için çalışmaya devam ediyoruz.
Afganistan’da kadınlar köleliğe, kız çocukları cehalete, muhalifler ölüme mahkûm ediliyor. Dünya bu zulmü izlerken “kültür” ve “denge” kelimelerinin arkasına saklanıyor. İnsan hakları pazarlık konusu değildir. Sessizlik tarafsızlık değil, suç ortaklığıdır. Demokrasi yalnızca sandık değil, zulme karşı açıkça taraf olmaktır. Türk Demokrasi Vakfı olarak bu karanlığı kabul etmiyoruz, bu düzeni meşrulaştırmıyoruz, susmuyoruz.
Bir yıl geçti…
Kartalkaya’da 78 canı yitirdiğimiz o gece, yalnızca bir yangın değil; ihmallerin, eksikliklerin ve kaybedilen hayatların ortak acısıydı. Bu acı, aradan geçen zamana rağmen hâlâ yüreklerimizde taze.
Hayatını kaybedenleri rahmet, saygı ve özlemle anıyor; ailelerinin ve yakınlarının acısını paylaşıyoruz.
Unutmuyoruz. Çünkü unutmamak; yaşam hakkını, sorumluluğu ve hesap verebilirliği merkeze alan bir toplumsal bilincin temelidir.