🔴 Fon Krizinin Ahlaki Boyutu Ve Toplumsal Etkileri Neler?
Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, fon krizinin ortaya çıkardığı tartışmaları, meselenin ahlaki boyutunu ve toplum üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Azerbaycan’da başörtüsü uygulamasına yönelik yeni bir düzenleme yapıldı
Tartışmalar devam ederken yeni düzenlemenin öğretmenleri de kapsadığı belirtiliyor
“Azerbaycan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulunun
Devlet genel eğitim kurumlarında öğrencilerin kıyafetlerine ilişkin şartlar
Azerbaycan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulunun 6 Ekim 2026 tarihli, 325 sayılı Kararı ile onaylanmıştır.
1. Genel hükümler
1.1. Devlet genel eğitim kurumlarında öğrencilerin kıyafetlerine ilişkin bu Şartlar (bundan sonra “Şartlar”), “Genel Eğitim Hakkında” Azerbaycan Cumhuriyeti Kanunu’nun 12.13’üncü maddesinin ikinci fıkrasına uygun olarak hazırlanmıştır. Devlet genel eğitim kurumlarında (bundan sonra “okul”) öğrenim gören öğrenciler (bundan sonra “öğrenciler”) için kıyafete ilişkin ortak kuralları belirler.
1.2. Bu Şartlar, özel amaçlı devlet genel eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler için geçerli değildir.
1.3. Bu Şartların amacı, öğrencilerin kıyafetlerine ilişkin ortak bir yaklaşım belirlemek ve okulda kurumsal kıyafet kültürü oluşturmaktır.
1.4. Eğitimciler, görevlerini yerine getirirken okulda ve okulun düzenlediği okul dışı etkinliklerde, ayrıca resmî ve törensel etkinliklerde bu Şartlara uymalıdır.
1.5. Azerbaycan halkının tarihi, kültürü ve millî-manevi değerleriyle ilgili etkinliklerde, okul Pedagoji Kurulunun kararıyla millî kıyafetlerin veya millî kıyafet unsurlarının kullanılmasına izin verilir.
1.6. Öğrencilerin kıyafetleri ve kullandıkları kıyafet unsurları, genel eğitimin laiklik ilkesine uygun olmalıdır.
1.7. Öğrencilerin bu Şartlara uymasını okul yönetimi denetler.
1.8. Öğrencilerin bu Şartlara uymasına ilişkin konular okul Pedagoji Kurulu tarafından karara bağlanır”
Siyonizmden İşgalcilerden putperestlikten kabirizmden İTizm Terörizm ve devamı CHP'den Kurtulmak İçin Laiklik/Dinsizlik Kamalizm 5816 $ Kalksın, Devletin Dini İslam Olsun
@AdaletPlatformu Kurtuluş Reçetesi 16Mart Bülteni
ÜLKEMDE SİYONİZM KANUNLARI VE SİYONİST İSTEMİYORUZ
https://t.co/EOULMgUQKD https://t.co/J5Og8rFBXB
ADALETPlatformu #HAK Başkanı @AdemCevik, “işgalcilerin siyonizmin masonların putperestlerin Sabateistlerin terörist ittihatçıların ve devamı CHP'nin dayattığı anayasa yasa uluslararası sözleşmelerden şer kurumlardan kurtularak kuruluş ayarlarına dönerek bağımsız lider ülke olabiliriz”
Çevik: Terörist mason sabataist emperyalist İttihatçılar ve devamı hain CHP’liler Osmanlı’yı Türkiye’yi ve İstanbul’u işgal ettirdi! İşgalciler ve emrindeki hain işbirlikciler aileye nesle dine dile millete ezana camiye Kuran’a fıtrata Allah’a savaş açtı! Fitneciler insanlığa karşı soykırım suçundan cezalandırılsın Mondros Sevr Lozan Cedaw Lanzarote dsö iklim iptal olsun
TürkiyeAileMeclisi:
Varoluş Savaşımızı kazanmalıyız. Devletin Diniislam olsun, Laiklik 6 ok Kalksın Kaos/GLPTz+ cinsisapık Terör Örgütlerine, TCE/TCA savunanlara da anayasa41: Soykırım Cezası verilsin
Bugün 16mart İstanbul’un: İstanbul Meclisi mebusanı'n İngiliz işgalinin yıldönümü. İşgalden kurtulduk belki ama işgalcilerden ve yerli işbirlikcilerden kurtulamadık. İşgalcilerin dili dini anayasası ve yasalari halen yürürlükte. Aslında İstanbul 13 Kasım 1918’den önce 13 Nisan 1909'da terörist sabataist Yahudi mason İttihat Terakki tarafınsan işgal edildi ve bu işgal İngilizlerin HİLAFETİn kaldırılması ve Lozan’ın imzalanması ve Misaki-Milli sınırlarından ve kendi tarihi alfabesinden vazgeçilmesi ve işgalcilerin alfabesinin ve kanunlarının ve giyimlerinin dayatilmasi şartıyla çarpışmasız gitmesiyle işgal son buldu. İngiliz subay ve askerleri 2 Ekim 1923 günü İstanbul’u 18 Mart zaferi kumandanlarından Selahaddin Adil Paşa’nın etkisiyle terk etmişlerdi. ancak resmen 6 Ekim 1923 de sona erdiği duyuruldu ve Şükrü Naili Paşa’nın İstanbul’u teslim aldigi algısıyla ilan edildi
Ülkemizin Kuruluş Beyannamesi olan Misakı-Milli 28 Ocak 1920’de Meclis’te imzalandı. 17 Şubat 1920’de ise Meclisi Mebusan kürsüsünden tüm dünyaya ilân edildiği için İstanbul şehri ve İstanbul Meclisi yani ilk TBMM 16 Mart 1920 de tekrar işgal edildi. İstanbul ve Meclisi Mebusan işgal edildiği için çalışamayan İstanbul Meclisi 12 Nisan da fiilen çalışmalarına son değil ara verdi. Meclisi Mebusanda çıkarılmaya çalışılan anam vergisi ve içkinin yasaklanması kanunu 23 Nisan’da Ankara’da Meclisin açılışında devam etti.
TBMM Kuruluşu 1876dan başlar. Tarihte demokratik ilk Meclis olarak biliniyordu. Milletin iradesinin tecelligahı Büyük Türkiye Meclisi Lozan Sözleşmesini ret ettiği için Sevr, Mondros, Lozan Dayatmaları için 1 Nisan 1923’te fesh edilerek millete ilk darbe yapılarak gizli işgal devam etmiş oldu. Hatta Hindistan hilafet fonundan vd. istanbulu ve hilafeti İngiliz işgalinden kurtarmak için gönderilen paralara el koyarak hukuksuzca faizci işbank kuruldu…
13/27 Nisan 1909’da Sebetaist kabbalaist pakrudini terörist hareket ordusu, masonlar ve yerli isbirlikcileri (Akif, Elmalı, iskilipli, saidinursi, msabri) destekleriyle İttihat Terakki‘ciler halifeyi Osmanlıyı yıktı…
işgalci İMF’yi kovduk. NATO/FETÖ AB/ABD 15 Temmuzda ülkemizi işgal ettirmedik. Bundan sonra da işgal ettirmeyecegiz inşaallah. insanlığa karşı soykırım suçu olan cinsi sapıklığın eşcinselliğin teşvikçisi Dünya Siyonizm Örgütlerinin emrindeki DSÖ Dünya Sağlık Örgütü marifetiyle sadece İstanbul, Türkiye değil tüm insanlık işgal/iğfal ediliyor mankurtlaştırılıyor, BM tarafından dayatılan CEDAW ve AB eliyle dayatılan İstanbul Sözleşmesi lafta kalktığı iddia edilse de dayattığı Toplumsal Cinsiyet Adaleti/Eşitliği maskesiyle 6284 kalkaniyla eşcinsellik/sapkınlık yasal koruma altında olmaya devam etmesiyle ailesiz cinsiyetsiz ahlaksız toplum projesiyle sadece vatanımız değil tüm beyinler işgal ve iğfal ediliyor
https://t.co/U9GwxFtLa3
Siyonizmden İşgalcilerden putperestlikten kabirizmden İTizm Terörizm ve devamı CHP'den Kurtulmak İçin Laiklik/Dinsizlik Kamalizm 5816 $ Kalksın, Devletin Dini İslam Olsun
@AdaletPlatformu Kurtuluş Reçetesi 16Mart Bülteni
ÜLKEMDE SİYONİZM KANUNLARI VE SİYONİST İSTEMİYORUZ
https://t.co/EOULMgUQKD https://t.co/J5Og8rFBXB
ADALETPlatformu #HAK Başkanı @AdemCevik, “işgalcilerin siyonizmin masonların putperestlerin Sabateistlerin terörist ittihatçıların ve devamı CHP'nin dayattığı anayasa yasa uluslararası sözleşmelerden şer kurumlardan kurtularak kuruluş ayarlarına dönerek bağımsız lider ülke olabiliriz”
Çevik: Terörist mason sabataist emperyalist İttihatçılar ve devamı hain CHP’liler Osmanlı’yı Türkiye’yi ve İstanbul’u işgal ettirdi! İşgalciler ve emrindeki hain işbirlikciler aileye nesle dine dile millete ezana camiye Kuran’a fıtrata Allah’a savaş açtı! Fitneciler insanlığa karşı soykırım suçundan cezalandırılsın Mondros Sevr Lozan Cedaw Lanzarote dsö iklim iptal olsun
TürkiyeAileMeclisi:
Varoluş Savaşımızı kazanmalıyız. Devletin Diniislam olsun, Laiklik 6 ok Kalksın Kaos/GLPTz+ cinsisapık Terör Örgütlerine, TCE/TCA savunanlara da anayasa41: Soykırım Cezası verilsin
Bugün 16mart İstanbul’un: İstanbul Meclisi mebusanı'n İngiliz işgalinin yıldönümü. İşgalden kurtulduk belki ama işgalcilerden ve yerli işbirlikcilerden kurtulamadık. İşgalcilerin dili dini anayasası ve yasalari halen yürürlükte. Aslında İstanbul 13 Kasım 1918’den önce 13 Nisan 1909'da terörist sabataist Yahudi mason İttihat Terakki tarafınsan işgal edildi ve bu işgal İngilizlerin HİLAFETİn kaldırılması ve Lozan’ın imzalanması ve Misaki-Milli sınırlarından ve kendi tarihi alfabesinden vazgeçilmesi ve işgalcilerin alfabesinin ve kanunlarının ve giyimlerinin dayatilmasi şartıyla çarpışmasız gitmesiyle işgal son buldu. İngiliz subay ve askerleri 2 Ekim 1923 günü İstanbul’u 18 Mart zaferi kumandanlarından Selahaddin Adil Paşa’nın etkisiyle terk etmişlerdi. ancak resmen 6 Ekim 1923 de sona erdiği duyuruldu ve Şükrü Naili Paşa’nın İstanbul’u teslim aldigi algısıyla ilan edildi
Ülkemizin Kuruluş Beyannamesi olan Misakı-Milli 28 Ocak 1920’de Meclis’te imzalandı. 17 Şubat 1920’de ise Meclisi Mebusan kürsüsünden tüm dünyaya ilân edildiği için İstanbul şehri ve İstanbul Meclisi yani ilk TBMM 16 Mart 1920 de tekrar işgal edildi. İstanbul ve Meclisi Mebusan işgal edildiği için çalışamayan İstanbul Meclisi 12 Nisan da fiilen çalışmalarına son değil ara verdi. Meclisi Mebusanda çıkarılmaya çalışılan anam vergisi ve içkinin yasaklanması kanunu 23 Nisan’da Ankara’da Meclisin açılışında devam etti.
TBMM Kuruluşu 1876dan başlar. Tarihte demokratik ilk Meclis olarak biliniyordu. Milletin iradesinin tecelligahı Büyük Türkiye Meclisi Lozan Sözleşmesini ret ettiği için Sevr, Mondros, Lozan Dayatmaları için 1 Nisan 1923’te fesh edilerek millete ilk darbe yapılarak gizli işgal devam etmiş oldu. Hatta Hindistan hilafet fonundan vd. istanbulu ve hilafeti İngiliz işgalinden kurtarmak için gönderilen paralara el koyarak hukuksuzca faizci işbank kuruldu…
13/27 Nisan 1909’da Sebetaist kabbalaist pakrudini terörist hareket ordusu, masonlar ve yerli isbirlikcileri (Akif, Elmalı, iskilipli, saidinursi, msabri) destekleriyle İttihat Terakki‘ciler halifeyi Osmanlıyı yıktı…
işgalci İMF’yi kovduk. NATO/FETÖ AB/ABD 15 Temmuzda ülkemizi işgal ettirmedik. Bundan sonra da işgal ettirmeyecegiz inşaallah. insanlığa karşı soykırım suçu olan cinsi sapıklığın eşcinselliğin teşvikçisi Dünya Siyonizm Örgütlerinin emrindeki DSÖ Dünya Sağlık Örgütü marifetiyle sadece İstanbul, Türkiye değil tüm insanlık işgal/iğfal ediliyor mankurtlaştırılıyor, BM tarafından dayatılan CEDAW ve AB eliyle dayatılan İstanbul Sözleşmesi lafta kalktığı iddia edilse de dayattığı Toplumsal Cinsiyet Adaleti/Eşitliği maskesiyle 6284 kalkaniyla eşcinsellik/sapkınlık yasal koruma altında olmaya devam etmesiyle ailesiz cinsiyetsiz ahlaksız toplum projesiyle sadece vatanımız değil tüm beyinler işgal ve iğfal ediliyor
https://t.co/U9GwxFtLa3
İsviçre'nin Hristiyan Katolik Laik antiMedeni Kanunu 100 Yıldır TürkMedeniKanunu diye Dayatılıyor!?!
Aile Meclisi: Aileyi Nesli Devleti Korumak için; Anayasa, kanunlar, eğitim müfredatı islamileşmeli!
Aile Meclisi İsviçre medenî kânunu aile medeniyetimizin genetiğiyle oynadı! Bâtıllaştık!
Aileye Fıtrata ve Allah’a savaş ilan edilerek Ailemizi Neslimizi Devletimizi Koruyamayız!
Türkiye Aile Meclisi: Anayasa, yasa ve sözleşmeler fıtrata İslam’a hukuka uygun olmalı!
Hristiyan Katolik Laik İsviçre Medeni Kanunu’nun Dayatılmasının 100.yılı BASIN BÜLTENİ https://t.co/WOoIpdWOUy
https://t.co/64CienkAcC
İsviçre'nin Hristiyan Katolik Laik antiMedeni Kanunu 100 Yıldır TürkMedeniKanunu diye Dayatılıyor!?!
Aile Meclisi: Aileyi Nesli Devleti Korumak için; Anayasa, kanunlar, eğitim müfredatı islamileşmeli!
Aile Meclisi İsviçre medenî kânunu aile medeniyetimizin genetiğiyle oynadı! Bâtıllaştık!
Aileye Fıtrata ve Allah’a savaş ilan edilerek Ailemizi Neslimizi Devletimizi Koruyamayız!
Türkiye Aile Meclisi: Anayasa, yasa ve sözleşmeler fıtrata İslam’a hukuka uygun olmalı
Hristiyan Katolik Laik İsviçre Medeni Kanunu’nun dayatması 100.Yılı CEDAW Sözleşmesi'nin 40.yılı Türk Medeni Kanunu’nun 24.yılı münasebetiyle yazılı bir açıklama yapan Türkiye Aile Meclisi ve Adaletplatformu Sözcüsü Âdem Çevik, fıtrata dinimiz İslam’a aykırı değerlerimizle uyuşmayan anayasa, yasalar, sözleşmeler ve laik/dinsiz kemalist eğitim müferedatından vazgeçilmeden ailemizi neslimizi devletimizi koruyamayız!
3 Mart 1924’de yapılan kanuni düzenleme ile hilafet makamıyla birlikte Şer’iye ve Evkaf Bakanlıklarının kaldırıldığını, Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile de dini eğitime son verildiğini belirterek açıklamasına başlayan Çevik, batılı bâtıl kanunların siyonizm Sabataizm LAisizm Kamalizm masonik dayatmalarla Türkiye’de 2/3 asırdır uygulandığına Laikliğin ve kemalizmin acil tasfiye edilmesi gerektiğine ve büyük aile'nin teşviki me dikkat çekti.
Çevik, “17 Şubat 1926’da kabul edilen Türk Medeni Kanunu ve 22 Nisan 1926’da kabul edilen Borçlar Kanunu İsviçre’den, 1 Mart 1926’da kabul edilen Ceza Kanunu ise 1889 tarihli İtalyan Ceza Kanunu’ndan alınarak yürürlüğü girmiştir. Bu kanunları 1927’de yürürlüğe giren İsviçre’nin laik Neuchatel Kantonundan alınan Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu takip etmiş, 1929’da ise yürürlüğe giren 4 Nisan 1929 tarihli Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu da Almanya’dan alınmıştır. 9 Haziran 1932 tarihli İcra ve İflas Kanunu’nun da büyük bir kısmı İsviçre’den alınmıştır. Ticaret Kanunu ise muhtelif ülkelerin mevzuatından geniş ölçüde iktibas edilerek hazırlanmış, kara ticareti mevzuatı 1926’da deniz ticareti mevzuatı da 1929’da yürürlüğe girmiştir. İdare Hukuk sahasında da laik Fransa örnek alınarak çeşitli kanunlar az çok değişikliklerle alınmıştır. 10 Nisan 1928’de de Devletin dini İslam kalktı. Devlet Laik/dinsiz oldu sonra da devledin dini Kemalizm dini oldu” dedi.
Türk Kanunu Medenisi’nin Türkiye’de 17 Şubat 1926’da İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak TBMM’de kabul edilen ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe konulan 743 sayılı Kanun olduğunu hatırlatan Çevik, “Yeni anayasa ve medeni kanunda İsviçre kantonu hristiyan Katolik Neuchatel’in seçilmesi bu kantonun laik olması sebebiyledir. Bu kanton özellikle seçilmiştir.
CEDAW DEDAW DEVAW dayatması ile 1988’de yürürlüğe giren Medeni Usul Kanununda da Neuchatel örnek alınmıştır. 22 Kasım 2001’de TBMM’de kanunlaşan ve 1 Ocak 2002 tarihli Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle yürürlükten kalkmıştır. Yasalar iktibas yöntemi ile zaman zaman gerekçesiz olarak meclise gönderilerek, müzakeresiz olarak oy birliği ile kabul edilmiştir.” diye konuştu.
“CEDAW 18 Aralık 1979 yılında kabul edildi ve 3 Eylül 1981 tarihinde yürürlüğe girdi”
22 Kasım 2001’de TBMM de tarihinde kabul edilen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1 Ocak 2002’de yürürlüğe girmesiyle İsviçre Laik Medeni yasanın yürürlükten kalktığını belirten Çevik, “O günden bu güne gelirken 12 Eylül darbe rejimi BM’nin örgütlediği 9 temel insan hakları sözleşmesinden biri olarak tanıtılan CEDAW 18 Aralık 1979 yılında kabul edildi. 1 Mart 1980 tarihinde imzaya açıldı ve 3 Eylül 1981 tarihinde yürürlüğe girdi. Türkiye’nin taraf devlet olarak katılması 11 Haziran 1985 tarih ve 3232 sayılı Kanunla uygun bulundu. Bakanlar Kurulunca 24 Temmuz 1985 tarihinde 85/9722 sayılı kararla onaylandı ve 14 Ekim 1985 tarih ve 18898 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girdi. İsviçre Medeni kanunu ve CEDAW fitnesi ile bir asırdır ailemizin genetiğiyle oynanıyor çare anayasa,yasa ve eğitim müfredat islamileşmeli Kemalizmdini laiklikdini ve tüm dayatmaları kalkmalı ve devletin dini İslam anayasada yeniden yer almalı. Siyonistlerin sabataistlerin pakrudinilerin masonların işgalci İngiliz Fransa Yunan İtalyanların dayattığı anayasa yasa ve sözlesmelerden Lozani ve diğer sözlesmeri çöpe atmadan istiklalilimiz ve istikbalimiz hep tehdit altında olmaya devam edecektir. Mahkemelerdeki Rabbim limon zwi'nin talebesinin ikonları kaldırılmadan mahkemeler hep siyonist sabataist kemalist kanunlara göre karar verecektir… CHP’nin Selanikli ilk genel başkanının Diktatörlüğü monark yüz yıldır devam ediyor. Türkiye’yi mezardan kabirden idare edilen kabirizm tek adam rejimi diktatör bir ülke olmaktan kurtarmaliyiz. Bin yıllık devletimizi korumak için 100 yllık CHP Diktatörlüğü YlKlLMALl 75 yllık Cumhuriyetin adı da Türkiye İslam cumhiriyeti olmalı tüm resmi dairelerde ki CHP’nin ilk resmi genel başkanı resimleri kaldırılmalı onun yerine devletimizin kurucuları Ertuğrul Osman Gazi fatih yavuzselim Abdülhamid resimleri olmalı” şeklinde konuştu.
“6284 Sayılı aileyi ifsat Kanun mağduru 5 milyonu aştı”
Dil ve din soykırımının yıldönümü 24 Kasım 2011’de TBMM’de oybirliğiyle onaylanan ve 1 Ağustos 2014’de yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi’ne de değinen Çevik, “Sözleşmeyi imzalayan ilk ülke Türkiye oldu. TBMM’de, 1926’da da Türk kanunu medenisinden de daha kısa sürede, savunanların metni okumalarına fırsat verilmeden, bütün milletvekillerinin oylarıyla kabul edildi. Sözleşmede yer alan hükümler göz önünde bulundurularak 6284 sayılı ‘Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’ 20 Mart 2012 tarihinde yürürlüğe girdi. Bugüne kadar ne vaat edildi ise aksi gerçekleşti. Tek gerçekleştirilen GLPT +’a karşı pozitif ayrımcılık, koruma ve teşviktir. 6284 Sayılı Kanun mağduru 5 milyonu aşmıştır. İstanbul Sözleşmesinden resmen çekildik ama dayattığı 6284 halen hukuksuzca ve zalimce oniki senedir uygulanıyor” ifadelerini kullandı.
“Aileyi yıkan şiddeti cinayeti tetikleyen içki kumar şehvet terörü teşhircilik/tacizcilik fuhuş KAOS/GLPTİ terör ve indanlık suçudur yasaklanmalıdır”
25 Ekim 2007 yılında İspanya’nın Lanzarote adasında imzalanan ve 10 Eylül 2011 tarihinde yürürlüğe giren sözleşme de ilk medeni kanun, CEDAW İstanbul sözleşmesinin ardından çıkartılan yasalardan sonra 3’üncü büyük talihsizlik yaşandığını söyleyen Çevik, açıklamasını şu şekilde tamamladı:
“Sözde çocuk istismarını önleyeceklerdi ama özde çocuk istismarının ve çocuk pornografisinin adeta önü açılıyordu. 50 maddeden oluşan sözleşme, çocukları istismara ve pornografiye karşı koruma metni olarak imzalansa da satır aralarındaki tehlike Türkiye nin toplum yapısını derinden sarsacak dinamitler barındırıyor. CEDAW, İstanbul sözleşmesi, Lanzarote ve GLPTZ ile etiketlenen (+) ile önü açık hale getirilen her çeşit cinsi sapıklar Fuhşiyat ile ilgili, toplumsal cinsiyet, cinsel tercih ve cinsel yönelim konuları, kimliksizleştirme operasyonun bir parçası olan birey ve gender tartışmaları birlikte ele alınmalıdır. Bunları ayrıştırmak ve siyasi bahanelerle konuyu farklı mecralara taşıma gayretlerini kaygı ile izliyoruz. Kamu otoritelerini, kimlik olarak ‘Gender’ diye tanımlamaktan vazgeçmeye çağırıyoruz. Kanun devleti olmak değil, Kanunlar hukuka uygun değilse suç aletidir. Asıl olan Hukuk devleti olmaktır. Kanunlar ruhu, toplumun inanç, ahlak, tarih ve törelerinden alırlar. Kanunlar, ait oldukları toplumların İlahlarına sadakatlarının teminatı olmalıdır. Ailemizi ifsat eden ülkemizin milli güvenliğini tehlikeye atan fıtrata ve hukuka aykırı yasaların ve sözleşmelerin kalkması için elbirliği ile mücadele etmemiz hepimizin insani imani vatani ailevi ve vicdani vazifesidir. Aileyi yıkan şiddeti ve cinayeti tetikleyen içki kumar faiz fuhuş şehvet terörü teşhircilik tacizcilik kaos/GLP yasaklanmalıdır. Mal varlıklarına el konulmalıdır.
Ama maalesef bizim beyinsizler sadece kumarın yasal olmayanıyla içkinin de de sahtesiyle mücadele ediyor gibi gösteriş yapıyorlar halbuki sahte olmayan içki de yasal olan kumar/bahiste aileleri insanlığı ifsat ediyor tamamen yadaklammalı
Genç evlilik teşvik edilmeli evlenenlere 150 gram altın en az 150 ay evli kalmak şattıyla karşılıksız yardımlar yapılmalı. Her Çocuk başına 18 yaşına kadar en az her ay bir çeyrek altın verilmeli.
geç evlenenlerin gelirlerinin ve mal varlıklarinin dörtte biri aileyi Nesli koruma fonu kurularak bu aie fonu’na aktarilmali.
Çok metreslilik zina fuhuş yasaklanmalı kadını, haklarını korumak için çok eşlilik yasağı kalkmalı
Medeni vahşet kanununda olmayan anne/babaya miras hakkı yasalaşmalı ve mal ortaklığı dayatilmamali. Tercih etmeyenler için mal ayrılığı rejimi olmalı. mal ortaklığı rejimi isteyenler de tercih yapabilmeli. Kadının hakkını korumak için mihir sözleşmesi ve evlilik sözlesmesi noterden yapilabilmeli. Boşanma da noterden yapilabilmeli diğer konular mahkeme ile sonuçlanması.
Süt kardesler kayıt altına alınmalı evlilikleri ve ensest yasaklanmalı. 6284 ıslah edilmeli.
Her din sahibi evlenme boşanma miras ceza hukuku kendi dinine göre tercih edebilmeli
Süresiz nafaka hapsi ve süresiz nafaka zulmü son bulmalı
Cinsi sapıklığı belhum adalligi mesrulastiran 17 Mayıs 1990 tarihinden beri hastalık sapıklık olmaktan çıkaran dünya sağlık örgütü ve imtiyazlarına da son verilmeli. tıpkı IMF gibi Fulbright Erasmus iklim Lozan nato sözleşmelerine defol denmeli. Kuranahlakı dersi anaokulundan üniversiteye kadar mecburi olmalı. 28 şubat darbe dayatmasında 8 yıllık eğitim zorunlu idi şimdi 12 yıl zorunlu... ÖnceAhlak önceAile en az 5 çocuk çok eşlilik ve genç akran evliliği seferberliği yaparak aileyi nesli devleti yıkılmaktan kurtarabiliriz
Kadın istihdamı yerine aile kuran ailereisi baba istihdamı teşvik edilmeli annelik sigortalanmalı kendi çocuğuna bakanlar ödüllendirilmeli.
Aileyi nesli devleti ekonomiyi insanlığı eğitimi akrabalığı komşuluğu kardesligi tarımı hayvancılığı ve sanayiyi yeniden inşa ihya etmek için fıtrat ayarlarına dönmeye davet ediyoruz” dedi.
#17şubat1926/2025
#aileyılı #önceaile #önceahlak #2025aileyılı
28Şubat cuma tüm camiilerde mescitlerde meydanlarda fiili dua basın açıklamalarında tüm darbecileri lanetleyeceğiz
@AdemCevik@AdaletPlatformu Dünya Aile Birliği AİLEM Başkanı
[email protected] 05327036115
İstanbul üsküdar selamiali cad.17 AİLEM
https://t.co/HUnNc1PCOj
https://t.co/2wWwD6OCZR
“Aileyi Nesli Devleti Korumak için”
@RTErdogan@tcbestepe@MahinurOzdemir@NumanKurtulmus@TRombudsman@tihek_kurumsal@tcailesosyal@adalet_bakanlik@yilmaztunc@AdaletPlatformu@AdemCevik@HakAramaKurumu@hakbirr
İsviçre'nin Hristiyan Katolik Laik antiMedeni Kanunu 100 Yıldır TürkMedeniKanunu diye Dayatılıyor!?!
Aile Meclisi: Aileyi Nesli Devleti Korumak için; Anayasa, kanunlar, eğitim müfredatı islamileşmeli!
Aile Meclisi İsviçre medenî kânunu aile medeniyetimizin genetiğiyle oynadı! Bâtıllaştık!
Aileye Fıtrata ve Allah’a savaş ilan edilerek Ailemizi Neslimizi Devletimizi Koruyamayız!
Türkiye Aile Meclisi: Anayasa, yasa ve sözleşmeler fıtrata İslam’a hukuka uygun olmalı!
Hristiyan Katolik Laik İsviçre Medeni Kanunu’nun Dayatılmasının 100.yılı BASIN BÜLTENİ https://t.co/WOoIpdWOUy
https://t.co/64CienkAcC
İsviçre'nin Hristiyan Katolik Laik antiMedeni Kanunu 100 Yıldır TürkMedeniKanunu diye Dayatılıyor!?!
Aile Meclisi: Aileyi Nesli Devleti Korumak için; Anayasa, kanunlar, eğitim müfredatı islamileşmeli!
Aile Meclisi İsviçre medenî kânunu aile medeniyetimizin genetiğiyle oynadı! Bâtıllaştık!
Aileye Fıtrata ve Allah’a savaş ilan edilerek Ailemizi Neslimizi Devletimizi Koruyamayız!
Türkiye Aile Meclisi: Anayasa, yasa ve sözleşmeler fıtrata İslam’a hukuka uygun olmalı
Hristiyan Katolik Laik İsviçre Medeni Kanunu’nun dayatması 100.Yılı CEDAW Sözleşmesi'nin 40.yılı Türk Medeni Kanunu’nun 24.yılı münasebetiyle yazılı bir açıklama yapan Türkiye Aile Meclisi ve Adaletplatformu Sözcüsü Âdem Çevik, fıtrata dinimiz İslam’a aykırı değerlerimizle uyuşmayan anayasa, yasalar, sözleşmeler ve laik/dinsiz kemalist eğitim müferedatından vazgeçilmeden ailemizi neslimizi devletimizi koruyamayız!
3 Mart 1924’de yapılan kanuni düzenleme ile hilafet makamıyla birlikte Şer’iye ve Evkaf Bakanlıklarının kaldırıldığını, Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile de dini eğitime son verildiğini belirterek açıklamasına başlayan Çevik, batılı bâtıl kanunların siyonizm Sabataizm LAisizm Kamalizm masonik dayatmalarla Türkiye’de 2/3 asırdır uygulandığına Laikliğin ve kemalizmin acil tasfiye edilmesi gerektiğine ve büyük aile'nin teşviki me dikkat çekti.
Çevik, “17 Şubat 1926’da kabul edilen Türk Medeni Kanunu ve 22 Nisan 1926’da kabul edilen Borçlar Kanunu İsviçre’den, 1 Mart 1926’da kabul edilen Ceza Kanunu ise 1889 tarihli İtalyan Ceza Kanunu’ndan alınarak yürürlüğü girmiştir. Bu kanunları 1927’de yürürlüğe giren İsviçre’nin laik Neuchatel Kantonundan alınan Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu takip etmiş, 1929’da ise yürürlüğe giren 4 Nisan 1929 tarihli Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu da Almanya’dan alınmıştır. 9 Haziran 1932 tarihli İcra ve İflas Kanunu’nun da büyük bir kısmı İsviçre’den alınmıştır. Ticaret Kanunu ise muhtelif ülkelerin mevzuatından geniş ölçüde iktibas edilerek hazırlanmış, kara ticareti mevzuatı 1926’da deniz ticareti mevzuatı da 1929’da yürürlüğe girmiştir. İdare Hukuk sahasında da laik Fransa örnek alınarak çeşitli kanunlar az çok değişikliklerle alınmıştır. 10 Nisan 1928’de de Devletin dini İslam kalktı. Devlet Laik/dinsiz oldu sonra da devledin dini Kemalizm dini oldu” dedi.
Türk Kanunu Medenisi’nin Türkiye’de 17 Şubat 1926’da İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak TBMM’de kabul edilen ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe konulan 743 sayılı Kanun olduğunu hatırlatan Çevik, “Yeni anayasa ve medeni kanunda İsviçre kantonu hristiyan Katolik Neuchatel’in seçilmesi bu kantonun laik olması sebebiyledir. Bu kanton özellikle seçilmiştir.
CEDAW DEDAW DEVAW dayatması ile 1988’de yürürlüğe giren Medeni Usul Kanununda da Neuchatel örnek alınmıştır. 22 Kasım 2001’de TBMM’de kanunlaşan ve 1 Ocak 2002 tarihli Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle yürürlükten kalkmıştır. Yasalar iktibas yöntemi ile zaman zaman gerekçesiz olarak meclise gönderilerek, müzakeresiz olarak oy birliği ile kabul edilmiştir.” diye konuştu.
“CEDAW 18 Aralık 1979 yılında kabul edildi ve 3 Eylül 1981 tarihinde yürürlüğe girdi”
22 Kasım 2001’de TBMM de tarihinde kabul edilen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1 Ocak 2002’de yürürlüğe girmesiyle İsviçre Laik Medeni yasanın yürürlükten kalktığını belirten Çevik, “O günden bu güne gelirken 12 Eylül darbe rejimi BM’nin örgütlediği 9 temel insan hakları sözleşmesinden biri olarak tanıtılan CEDAW 18 Aralık 1979 yılında kabul edildi. 1 Mart 1980 tarihinde imzaya açıldı ve 3 Eylül 1981 tarihinde yürürlüğe girdi. Türkiye’nin taraf devlet olarak katılması 11 Haziran 1985 tarih ve 3232 sayılı Kanunla uygun bulundu. Bakanlar Kurulunca 24 Temmuz 1985 tarihinde 85/9722 sayılı kararla onaylandı ve 14 Ekim 1985 tarih ve 18898 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girdi. İsviçre Medeni kanunu ve CEDAW fitnesi ile bir asırdır ailemizin genetiğiyle oynanıyor çare anayasa,yasa ve eğitim müfredat islamileşmeli Kemalizmdini laiklikdini ve tüm dayatmaları kalkmalı ve devletin dini İslam anayasada yeniden yer almalı. Siyonistlerin sabataistlerin pakrudinilerin masonların işgalci İngiliz Fransa Yunan İtalyanların dayattığı anayasa yasa ve sözlesmelerden Lozani ve diğer sözlesmeri çöpe atmadan istiklalilimiz ve istikbalimiz hep tehdit altında olmaya devam edecektir. Mahkemelerdeki Rabbim limon zwi'nin talebesinin ikonları kaldırılmadan mahkemeler hep siyonist sabataist kemalist kanunlara göre karar verecektir… CHP’nin Selanikli ilk genel başkanının Diktatörlüğü monark yüz yıldır devam ediyor. Türkiye’yi mezardan kabirden idare edilen kabirizm tek adam rejimi diktatör bir ülke olmaktan kurtarmaliyiz. Bin yıllık devletimizi korumak için 100 yllık CHP Diktatörlüğü YlKlLMALl 75 yllık Cumhuriyetin adı da Türkiye İslam cumhiriyeti olmalı tüm resmi dairelerde ki CHP’nin ilk resmi genel başkanı resimleri kaldırılmalı onun yerine devletimizin kurucuları Ertuğrul Osman Gazi fatih yavuzselim Abdülhamid resimleri olmalı” şeklinde konuştu.
“6284 Sayılı aileyi ifsat Kanun mağduru 5 milyonu aştı”
Dil ve din soykırımının yıldönümü 24 Kasım 2011’de TBMM’de oybirliğiyle onaylanan ve 1 Ağustos 2014’de yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi’ne de değinen Çevik, “Sözleşmeyi imzalayan ilk ülke Türkiye oldu. TBMM’de, 1926’da da Türk kanunu medenisinden de daha kısa sürede, savunanların metni okumalarına fırsat verilmeden, bütün milletvekillerinin oylarıyla kabul edildi. Sözleşmede yer alan hükümler göz önünde bulundurularak 6284 sayılı ‘Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’ 20 Mart 2012 tarihinde yürürlüğe girdi. Bugüne kadar ne vaat edildi ise aksi gerçekleşti. Tek gerçekleştirilen GLPT +’a karşı pozitif ayrımcılık, koruma ve teşviktir. 6284 Sayılı Kanun mağduru 5 milyonu aşmıştır. İstanbul Sözleşmesinden resmen çekildik ama dayattığı 6284 halen hukuksuzca ve zalimce oniki senedir uygulanıyor” ifadelerini kullandı.
“Aileyi yıkan şiddeti cinayeti tetikleyen içki kumar şehvet terörü teşhircilik/tacizcilik fuhuş KAOS/GLPTİ terör ve indanlık suçudur yasaklanmalıdır”
25 Ekim 2007 yılında İspanya’nın Lanzarote adasında imzalanan ve 10 Eylül 2011 tarihinde yürürlüğe giren sözleşme de ilk medeni kanun, CEDAW İstanbul sözleşmesinin ardından çıkartılan yasalardan sonra 3’üncü büyük talihsizlik yaşandığını söyleyen Çevik, açıklamasını şu şekilde tamamladı:
“Sözde çocuk istismarını önleyeceklerdi ama özde çocuk istismarının ve çocuk pornografisinin adeta önü açılıyordu. 50 maddeden oluşan sözleşme, çocukları istismara ve pornografiye karşı koruma metni olarak imzalansa da satır aralarındaki tehlike Türkiye nin toplum yapısını derinden sarsacak dinamitler barındırıyor. CEDAW, İstanbul sözleşmesi, Lanzarote ve GLPTZ ile etiketlenen (+) ile önü açık hale getirilen her çeşit cinsi sapıklar Fuhşiyat ile ilgili, toplumsal cinsiyet, cinsel tercih ve cinsel yönelim konuları, kimliksizleştirme operasyonun bir parçası olan birey ve gender tartışmaları birlikte ele alınmalıdır. Bunları ayrıştırmak ve siyasi bahanelerle konuyu farklı mecralara taşıma gayretlerini kaygı ile izliyoruz. Kamu otoritelerini, kimlik olarak ‘Gender’ diye tanımlamaktan vazgeçmeye çağırıyoruz. Kanun devleti olmak değil, Kanunlar hukuka uygun değilse suç aletidir. Asıl olan Hukuk devleti olmaktır. Kanunlar ruhu, toplumun inanç, ahlak, tarih ve törelerinden alırlar. Kanunlar, ait oldukları toplumların İlahlarına sadakatlarının teminatı olmalıdır. Ailemizi ifsat eden ülkemizin milli güvenliğini tehlikeye atan fıtrata ve hukuka aykırı yasaların ve sözleşmelerin kalkması için elbirliği ile mücadele etmemiz hepimizin insani imani vatani ailevi ve vicdani vazifesidir. Aileyi yıkan şiddeti ve cinayeti tetikleyen içki kumar faiz fuhuş şehvet terörü teşhircilik tacizcilik kaos/GLP yasaklanmalıdır. Mal varlıklarına el konulmalıdır.
Ama maalesef bizim beyinsizler sadece kumarın yasal olmayanıyla içkinin de de sahtesiyle mücadele ediyor gibi gösteriş yapıyorlar halbuki sahte olmayan içki de yasal olan kumar/bahiste aileleri insanlığı ifsat ediyor tamamen yadaklammalı
Genç evlilik teşvik edilmeli evlenenlere 150 gram altın en az 150 ay evli kalmak şattıyla karşılıksız yardımlar yapılmalı. Her Çocuk başına 18 yaşına kadar en az her ay bir çeyrek altın verilmeli.
geç evlenenlerin gelirlerinin ve mal varlıklarinin dörtte biri aileyi Nesli koruma fonu kurularak bu aie fonu’na aktarilmali.
Çok metreslilik zina fuhuş yasaklanmalı kadını, haklarını korumak için çok eşlilik yasağı kalkmalı
Medeni vahşet kanununda olmayan anne/babaya miras hakkı yasalaşmalı ve mal ortaklığı dayatilmamali. Tercih etmeyenler için mal ayrılığı rejimi olmalı. mal ortaklığı rejimi isteyenler de tercih yapabilmeli. Kadının hakkını korumak için mihir sözleşmesi ve evlilik sözlesmesi noterden yapilabilmeli. Boşanma da noterden yapilabilmeli diğer konular mahkeme ile sonuçlanması.
Süt kardesler kayıt altına alınmalı evlilikleri ve ensest yasaklanmalı. 6284 ıslah edilmeli.
Her din sahibi evlenme boşanma miras ceza hukuku kendi dinine göre tercih edebilmeli
Süresiz nafaka hapsi ve süresiz nafaka zulmü son bulmalı
Cinsi sapıklığı belhum adalligi mesrulastiran 17 Mayıs 1990 tarihinden beri hastalık sapıklık olmaktan çıkaran dünya sağlık örgütü ve imtiyazlarına da son verilmeli. tıpkı IMF gibi Fulbright Erasmus iklim Lozan nato sözleşmelerine defol denmeli. Kuranahlakı dersi anaokulundan üniversiteye kadar mecburi olmalı. 28 şubat darbe dayatmasında 8 yıllık eğitim zorunlu idi şimdi 12 yıl zorunlu... ÖnceAhlak önceAile en az 5 çocuk çok eşlilik ve genç akran evliliği seferberliği yaparak aileyi nesli devleti yıkılmaktan kurtarabiliriz
Kadın istihdamı yerine aile kuran ailereisi baba istihdamı teşvik edilmeli annelik sigortalanmalı kendi çocuğuna bakanlar ödüllendirilmeli.
Aileyi nesli devleti ekonomiyi insanlığı eğitimi akrabalığı komşuluğu kardesligi tarımı hayvancılığı ve sanayiyi yeniden inşa ihya etmek için fıtrat ayarlarına dönmeye davet ediyoruz” dedi.
#17şubat1926/2025
#aileyılı #önceaile #önceahlak #2025aileyılı
28Şubat cuma tüm camiilerde mescitlerde meydanlarda fiili dua basın açıklamalarında tüm darbecileri lanetleyeceğiz
@AdemCevik@AdaletPlatformu Dünya Aile Birliği AİLEM Başkanı
[email protected] 05327036115
İstanbul üsküdar selamiali cad.17 AİLEM
https://t.co/HUnNc1PCOj
https://t.co/2wWwD6OCZR
“Aileyi Nesli Devleti Korumak için”
@RTErdogan@tcbestepe@MahinurOzdemir@NumanKurtulmus@TRombudsman@tihek_kurumsal@tcailesosyal@adalet_bakanlik@yilmaztunc@AdaletPlatformu@AdemCevik@HakAramaKurumu@hakbirr