@AydnPamuk6 Bizden de Trendyol maliyet hesaplama için , geçen sene 9000 TL verdiğimiz firma bu sene 23.000 TL istedi.
Biz de kendi maliyet hesaplama sistemimizi yaptık
"Eşimin fotoğraflarını da arada paylaşır mısınız kimse unutmasın. Fatiha okusun. Herkesin ki paylaşılıyor ama ben eşiminkini hiç görmedim. Daha 28 yaşındaydı ve o şehit düştüğünde kızım 15 aylıktı." Şehit Coşkun Özcan
AKP, Dünya Ticaret Örgütü’ndeki ‘Çin otomobilleri’ davasını kaybetti!
AKP’nin Çin menşeili otomobil şirketi BYD’ye, yatırım teşviki adı altında, devasa tutarda bir vergi avantajı sağlamasına rağmen;
Şirketin Türkiye’de bugüne kadar yatırım yapmaması skandalının ardından⬇️
Yeni bir rezaleti daha ortaya çıkardık!
Bu kez de BYD dışındaki diğer Çinli otomobil şirketlerine uygulanan ek vergiler nedeniyle;
Çin’in, İsviçre Cenevre’de, Dünya Ticaret Örgütü’ne yaptığı şikayet üzerine başlatılan panel yargılaması Ticaret Bakanlığı marifetiyle kaybedildi.
122 sayfalık Panel Kararı’na göre;
Ticaret Bakanlığı’nın dava konusu edilen ek vergi uygulamalarının büyük bölümünün, uluslararası ticaret kurallarına aykırı olduğuna hükmedildi.
Sonuç⬇️
Yaptığımız hesaplamalara göre;
Davanın Türkiye’ye faturası yıllık en az 100 Milyon Dolar olacak!
Güncel kurla yıllık 4 Milyar 486 Milyon Lira!
Çin Türkiye’ye, ya zararımı hemen ödersin ya da bu tutarda bir ticari misilleme yaparım diyecek.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a sesleniyorum!
Dünya Ticaret Örgütü’ndeki kararın temyizi için son gün 26 Eylül 2026!
Bir an önce temyiz başvurusunu yapın!
Ondan önce de bir zahmet istifa edin!
2 yılda 5 kez araçların ek vergi oranlarını değiştirirseniz, bu işi çocuk oyuncağına çevirirseniz, olacağı budur!
Kaynak: WT/DS629/R numaralı ‘Dünya Ticaret Örgütü Panel Yargılaması Raporu’ (İngilizce Orjinal, Türkçe Çeviri)⬇️
Adana’dan İstanbul’a getirdiği 22 ton karpuzun 13 gündür alıcı tarafından teslim alınmadığını söyleyen kamyon şoförü, fiyatların düşmesi nedeniyle malın bilinçli olarak bekletildiğini iddia etti.
Mehmet Selim İmamoğlu'nun açmış olduğu 1.5 Milyon TL'lik tazminat davasının dünkü duruşması Kasım ayına ertelendi. Beni bu duruşmaya katılarak yalnız bırakmayan başta AK Parti İstanbul İl Teşkilatına, AK Parti İstanbul Milletvekillerine, sayamadığım sayıdaki AK Partili Avukatlara, Avrupa Parlamentosu yetkililerine, Alman Yeşiller Partisi başta olmak üzere Fransa, Hollanda, İsviçre, İngiltere ve İspanyalı milletvekillerine ve her şeyden önemlisi "Gazetecilik Suç Değildir" başlığı altında her fırsatta Türkiye aleyhinde raporlar yazan Avrupa İnsan Hakları temsilcilerine teşekkür ederim diyeceğim ama ben bile inanmadım bu kadroya. Yine her zamanki gibi duruşmaya tek tabanca girdik tek tabanca çıktık. 1 Allahın kulu yoktu :)))
Bir Turkcell kullanıcısının paylaşımı
Turkcell Faciası
Ön not:
Bu ülkeyi yönetenlerin de yönetilenlerin de gerçekten adil bir yargılama sistemi istediklerine artık inanmıyorum.
Mayıs ayında eşim Mine Hanım'a yeni bir telefon almak için Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisine birlikte gittik.
Eşimin kullandığı Samsung A71'in üst modeli olarak Samsung A07'yi önerdiler. Biz de güvenip fiyatını sorduk.
"Peşin 15.000 TL, 12 ay taksitle 18.000 TL." dediler.
Biz de taksitle almaya karar verdik.
Eski telefondaki bilgileri yeni telefona aktarmaya başladılar ve "2-3 saat sonra gelirsiniz." dediler. Akşam saat 19.00 civarında ben gidip telefonu teslim aldım.
Daha sonra telefonun piyasa fiyatının yaklaşık 9-10 bin TL olduğunu öğrendim.
Üç gün sonra tekrar bayiye gidip, "Peşin alırsam fiyat ne olur?" diye sordum.
"12.650 TL." dediler.
Birkaç gün sonra yeniden gittim. Bu kez "12.900 TL oldu." dediler.
"Olur." dedim.
Gerekli işlemler yapıldı ve ödemeyi gerçekleştirdim. Bana üzerinde "Mali değeri yoktur, irsaliye yerine geçmez." ibaresi bulunan 12.991,70 TL tutarında bir fiş verdiler. Ben de memnun bir şekilde ayrıldım.
Eşimin kullandığı telefon paketinin aylık ücreti 327 TL idi.
Bu ay fatura 746 TL gelince, telefonu aldığımız Setbaşı'ndaki bayiye tekrar gittik.
Bize telefonu satan Halil Köse'nin başka bir şubeye geçtiğini öğrendik.
Kendisini "Ben Kemal." diye tanıtan görevli,
"Size bir de şarj cihazı satılmış. Onun için de 12 ay boyunca aylık 280 TL, toplam 3.360 TL ödemeniz gerekiyor." dedi.
Biz böyle bir ürün almadığımızı söyleyince kamera kayıtlarını izledi.
Kayıtları izledikten sonra bize dönerek:
"Haklısınız, şarj cihazı bizde kalmış." dedi ve cihazı bana uzattı.
Ben de:
"Ben bunu almak istemiyorum." dedim.
Bunun üzerine:
"Parasını zaten alacağız, şarj cihazınızı da alın." cevabını verdi.
Ben de şu soruyu sordum:
"Eğer ilk yaptığım sözleşmeye göre her ay 1.500 TL ödeyip toplam 18.000 TL ödeseydim, bu şarj cihazı için ayrıca ücret isteyecek miydiniz?"
"Hayır." dedi.
"Toplam 18.000 TL'nin içindeydi."
Bunun üzerine şunu söyledim:
"O hâlde benim peşin ödediğim 12.991 TL'yi sadece hesap kapatmak için mi aldınız? Bu nasıl bir satış anlayışı, bu nasıl bir aldatmaca?
Farz edelim ki bugün buraya hiç gelmeseydim. Şu an bana uzattığınız şarj cihazını hiç teslim almamış olacaktım. Buna rağmen kullanmadığım, teslim almadığım bir ürün için 3.360 TL ödeme yapacaktım.
Sizde hiç vicdan yok mu?"
Görevlinin cevabı ise kısa oldu:
"İstediğiniz yere şikâyet edebilirsiniz."
Bayiden ayrıldıktan sonra Turkcell müşteri hizmetlerini aradım.
Konu hakkında özür dilediler ve bayiden savunma istediklerini söylediler.
Ancak daha sonra bana, bayinin savunmasını esas aldıklarını ifade ettiler.
Ardından Osmangazi Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti Bürosu'na gittim.
Görevli:
"Siz telefonu peşin ödeyerek almışsınız. Biz ancak şu şarj cihazıyla ilgili işlem yapabiliriz. Bunun için bayiden finansman sözleşmesini, taksitli satış sözleşmesini ve faturayı getirmeniz gerekiyor." dedi.
Bayiye gidip bu belgeleri istedim.
Vermediler.
Aslında bunu önceden tahmin ettiğim için hakem heyetindeki görevliye,
"Ya vermezlerse?"
diye sormuştum.
Aldığım cevap ise şu olmuştu:
"Bizim yapabileceğimiz bir şey yok."
Sonuç olarak anladım ki, vatandaş dolandırıldığını düşünse bile çoğu zaman hakkını arayacak etkili bir mekanizma bulamıyor.
İşin ilginç yanı, Tüketici Hakem Heyeti'ndeki iki görevli bana,
"Amca, başka gidecek yer mi bulamadın? Turkcell bayisine girilir mi?"
diyerek sitem etti.
Ben de gülümseyerek,
"Özür dilerim, bir daha olmayacak."
dedim.
İşin doğrusu, artık mahkemeye ya da hakem heyetine gitmeyi düşünmüyorum.
Bu yazıyı yazmaktaki amacım da bir hukuki süreç başlatmak değil.
Tek amacım; haksız kazancı normal gören, müşteriyi mağdur eden Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisini ve bu süreçte bayisinin savunmasını esas alan Turkcell'in yaklaşımını eşe dosta duyurmak ve insanları benzer durumlara karşı uyarmaktır.
Hepsi bu.
Arif Kılıç
Bim mağazalarında suya yapılan zammın fotoğrafı: Fiyat değişiklik tarihi yani su fiyatının zam yapılarak 7,25 TL'ye yükseltildiği tarih 3 Temmuz olarak firma tarafından beyan ediliyor.
Bu fırsatçılara ne zaman operasyon yapıp milletin hakkını savunacaksınız?
@ticaret
Kartelleşmeyi tespit eden vatandaşların çığlığı ve haykırışı. Üç harfli kartelleşme. Diğerleri ne durumda bakmalı ama derhal, en sert müdahale yapılmalı. Enflasyonun sebebini nerede arayacağız?
@omerbolatTR@RekabetKurumu@KuleBirol@abakingurlek@RTErdogan
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın uzun zamandır hazırlık yaptığı DOA yani depozitosu olan ambalajlar projesi kapsamında üzerinde DOA logosu bulunan plastik ve cam ambalajların iade süreci önceki günlerde resmi olarak başlamıştı. Buna göre çeşitli yerlerde konumlanan DOA iade makinelerine bu ambalajları iade eden tüketicilere ambalaj başına 1 lira iade verileceği duyurulmuştu. Hem çevresel hem de maddi yönüyle büyük rağbet gören uygulama günlerdir konuşuluyordu.
Fakat vatandaşın 1 lira iade aldığını duyan ve adeta cebine göz diken üç harfli market zincirleri boş durmadı ve 3 Temmuz itibariyle tamamının organize bir şekilde bu ürünlere zam yaptığı ortaya çıktı. İzmir’deki bir tüketici de bu skandala dikkat çekmek için üç farklı zincir markete giderek suların aynı oranda zamlandığını ortaya koydu. İlk olarak Yıldız Holding’e ait Şok marketlere giden tüketici, önceki gün 5,25₺’ye aldığı suyun iade sürecinin başlamasının ardından zamlanacak 7,25₺ olduğunu böyle duyurdu. Tüketici daha sonra sırasıyla Bim ve A101 marketlere giderek benzer şekilde buralarda da suların zamlandığını ve birbirleriyle anlaşmışlar gibi aynı fiyata yükseltildiğini açıkladı.
Şimdi Ticaret Bakanlığı yetkililerini göreve çağırıyoruz! Rekabet kurallarına aykırı şekilde organize zam yapıp vatandaşın cebindeki 1 liraya bile göz diken bu marketlere gereğini yapmalısınız!
@ticaret