📢 TAŞERON UYGULAMASI VE ENERJİ KULLANIMI ÜZERİNE
📌Ülkemizde hâlâ taşeron çalıştırılıyor. Bu modern bir köleliktir; devlet böyle bir sistemin içinde olmamalı. Tüm taşeron çalışanlar kadroya alınmalı.
📌Bir yılda yaşanan elektrik kesintileri ve kayıp-kaçak bedelleri vatandaşın bilgisi dışında tahsil ediliyor. Bu sistem hem adil değil hem de şeffaf değil.
📌Sabit saat uygulaması ise büyük bir mağduriyet yaratıyor. Sabah gün doğmadan okulların ve sokak lambalarının yanması, evlerde ekstra enerji tüketimi demek. Tasarruf amacı mı yoksa enerji firmalarının talebi mi, sorgulanmalı.
#taşeronkadro
🚨 İŞÇİYİ KANDIRAMAZSINIZ! 🚨
Broşürlerle göz boyamaya çalışıyorlar.
Gelin tek tek bakalım
180 gün – 240 gün – 18 ay ücretsiz izin
Maaş yok, ikramiye yok, kıdem yok!
Bedava mağduriyet süresi “hak” diye yutturuluyor.
Günlük bürüt ücret 2.117 TL yani alacağınız Aidat miktarı, işçi Net üzerinden maaş alacak bürüt üzerinden değil.
Ayriyeten bu ücret KÇP’de belirlenen ücret!
Bunu “biz aldık” diye satmak ayıptır.
%16 hizmet primi – %3 ek prim Kaç kişiyi kapsıyor, kim faydalanacak? Çoğu işçiye yok!
Kayınpeder/kayınvalide izni 3 gün,
refakat izni 10 gün
Ufak tefek artışlarla “büyük kazanım” algısı yapıyorlar.
Yer değişikliğinde dönem şartı kaldırıldı
Takdir yine idarenin elinde.
Hak değil, süslü bir vaat.
Geçici görevlendirme hakkı
Usul ve esaslarla boşa düşürülecek, garanti yok!
Peki nerede bizim kırmızı çizgilerimiz?
40 saatlik çalışma haftası yok!
Tayin hakkı yok!
Vergide adalet yok!
Meslek kodu ve görevde yükselme yok!
İşçi kardeşlerim, broşürle “kazanım” olmaz!
Gerçek hak, cebinize giren para, insanca çalışma süresi, tayin ve vergi adaletidir.
Siz masada yine satıldınız, üstüne bir de “kazandınız” diye aldatılıyorsunuz.
✊ Tüm Sağlık-İş Sendikası
Algının değil, işçinin yanında!
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’a açıkça sesleniyoruz:
30 Nisan’da külliyede Cumhurbaşkanımıza yaranmak için diliniz adeta zımparaya döndü.
Bugün ise işçilerin aldığı üç kuruşluk zammı hedef gösterip parmak sallamanız, kendi beceriksizliğinizi örtmeye çalışmaktan başka bir şey değildir.
Memur toplu iş sözleşmesinde masada gösterdiğiniz acziyetin faturasını işçilere kesemezsiniz.
İşçilerin alın terini dilinize dolamanız, hem emeğe hem de sendikacılığın onuruna saldırıdır.
Biz işçiler olarak şunu çok iyi biliyoruz: İşçinin kazandığı haklara göz dikmek, emeğe düşmanlık etmektir.
Sendikacılık; üyelerin hakkını korumak, emeğin gücünü büyütmekle yapılır. Başarısızlığınızı işçiler üzerinden algı operasyonu yaparak gizleyemezsiniz.
Kamuoyuna ilan ediyoruz:
İşçiler sahipsiz değildir!
Hiç kimse emeği hedef göstererek kendi koltuğunu koruyamayacaktır.
Tüm Sağlık-İş Sendikası olarak emeğin, alın terinin ve adaletin yanında dimdik durmaya devam edeceğiz.
Kim işçiyi karalamaya kalkarsa karşısında bizi bulacaktır.
@MemurSenKonf@_aliyalcin_
📢 KAMUOYUNA DUYURULUR
İşçinin derdiyle ilgilenmeyen, telefonlarına çıkmayan, mobbing ve haksızlık karşısında sessiz kalan bazı “yetkili” sendika şube başkanları, il başkanları, baş temsilcileri ve temsilcileri; bugünlerde istifa eden üyelerle tek tek iletişime geçmeye, WhatsApp gruplarında algı oluşturmaya çalışıyorlar.
Yeni algı trendleri şöyle:
❌ “İstifa ederseniz geriye dönük haklarınızı alamazsınız.”
❌ “Tediye, ikramiye ve maaşınızı sadece asgari ücret üzerinden alırsınız.”
❌ “Sendikadan çıkarsanız kazanımlarınız silinir.”
Buradan açıkça soruyoruz:
📌 İşçi istifa etmeden önce neredeydiniz?
📌 Mobbinge uğrayan, haksızlığa uğrayan, iş yükü altında ezilen işçiler sizi aradığında neden sessiz kaldınız?
📌 Aylarca işçiyi yok saydınız, sorunlarına kulak tıkadınız, şimdi ise neden panik içindesiniz?
Sebebi çok açık: İşçi artık gözünü açtı!
Aidat sendikacılığı yapanların oyunlarını gördü.
Sessiz kalan, susan, işçiyi yalnız bırakanlara artık güvenmiyor!
🛑 Algı ile işçiyi korkutamazsınız!
🛑 Yalanla işçinin iradesini esir alamazsınız!
🛑 Geriye dönük hiçbir hakkı sendika belirlemez, kanun belirler!
Tüm Sağlık-İş olarak diyoruz ki:
İşçinin hakkı ne sendikaya, ne patrona, ne de başkasına emanet değildir!
İşçi hakkı kendi kararı ile şekillenir!
https://t.co/tZC8RJAWtI
BİR GENEL BAŞKAN DÜŞÜNÜN TEK YAPTIĞI SAYILARLA VE ALDIĞI AİDATLARLA ÖVÜNMEK!
Sayılara boğulmuş, rakamlarla övünmeye çalışan ama işçinin halinden bihaber olan bir sendika var karşımızda: Öz Sağlık-İş!
Bugün hâlâ işçinin cebinde beş kuruş artış yokken, bu sendika çıkmış utanmadan “şu kadar üyemiz var”, “şu kadar kurumdayız” diye şov yapıyor! O rakamlar işçiye ekmek mi oluyor? O kurum sayısı işçinin sofrasına bir tabak fazla yemek mi koyuyor?
İşçinin umurunda olan sayılar şunlardır:
Ay sonu geldiğinde cebinde kalan para,
Markette aldığı ürünün fiyatı,
Maaş bordrosundaki vergi kesintisi,
Hâlâ imzalanmamış toplu iş sözleşmesiyle kaybettiği binlerce lira!
Ama siz ne yapıyorsunuz?
Masaya işverenle kol kola çıkıyorsunuz,
İşçiyi yok sayarak, gizli pazarlıklar yürütüyorsunuz,
Tepkiler büyüyünce sahte eylemlerle göz boyuyorsunuz,
Şimdi de çıkmış, “kaç kişiyiz” diyerek hâlâ tiyatro çeviriyorsunuz.
Yeter artık!
İşçi sizin şovlarınıza, vitrin sendikacılığına, reklama doymuş palyaço düzeninize mecbur değil!
İşçi geçim derdinde!
İşçi zam bekliyor!
İşçi sözleşme bekliyor!
Ama siz hâlâ aidatla büyüyen kasalarınızla, lüks ofislerinizde işçiye sırt çeviriyorsunuz.
Buradan sesleniyoruz:
Sayılarla övünen, ama hakkı savunamayan, masada işverenin gölgesi olan bir sendikaya işçi gereken cevabı istifayla verecektir!
Siz rakam toplayadurun, biz işçinin alın terini savunmaya devam edeceğiz.
TBMM'ye ait makam aracında uyuşturucu ticareti yaparken yakalanan AK Parti Adana Milletvekili Ahmet Zenbilci'nin oğlu Muhammed Tayyip’in yazışmaları ortaya çıkmış
Yazışmalarda daha önce 3 kez esrar sevkiyatı yapıldığı bilgisi yer almış