İrfan Yılmaz’ın koşullu tahliye hakkı, 18.06.2026 tarihinde Marmara 2 Nolu L Tipi Hapishanesi tarafından engellendi.
İnfaz hakimliğine yaptığımız başvuru bugün gerekçesiz bir şekilde reddedildi.
%96 engelli olan hapishane kalamaz raporu olan İrfan Yılmaz serbest bırakılsın!
🔴 Yüzde 96 engelli İrfan Yılmaz: Cezaevinde çürüyerek ölmek istemiyorum
👉 Halk Okulu dergisinin yazı işleri müdürlüğünü yaptığı dönemde “örgüt propagandası” suçlamasıyla 2 yıl 1 ay hapis cezası alan Yılmaz, yaklaşık 9 aydır cezaevinde tutuluyor.
https://t.co/omEXWsbnaU
Grup Yorum'un bugün hâlâ Türkiye'de böylesine güçlü bir sembol olmasının nedeni yalnızca şarkıları değildir. Yaklaşık kırk yıllık tarihinde, üyeleri defalarca gözaltına alındı, tutuklandı, konserleri yasaklandı, kültür merkezleri basıldı ve bazı üyeleri İçişleri Bakanlığı'nın "Aranan Teröristler" listesine konularak haklarında para ödülü ilan edildi. 2018 yılında Ali Aracı, Selma Altın, İnan Altın ve İbrahim Gökçek'in de aralarında bulunduğu bazı Grup Yorum üyeleri gri listeye alınmış ve haklarında 300 bin TL ödül açıklanmıştı.
Bu baskı sürecinin en dramatik halkası ise ölüm oruçları oldu. Grup üyeleri Helin Bölek ve İbrahim Gökçek, konser yasaklarının kaldırılması, haklarındaki davaların son bulması ve baskıların sona ermesi talepleriyle uzun süre açlık grevi ve ardından ölüm orucu eylemi yürüttüler. Helin Bölek, 3 Nisan 2020'de ölüm orucunun 288. gününde hayatını kaybetti. İbrahim Gökçek ise taleplerinin bir kısmı konusunda gelişmeler yaşanmasının ardından ölüm orucunu sonlandırmasına rağmen, uzun süreli açlığın yol açtığı sağlık sorunları nedeniyle 7 Mayıs 2020'de yaşamını yitirdi.
Grup Yorum üyeleri bu bağlamda bakıldığında kavgayı mülk edinmemişlerdir. Onlar, ait oldukları kavganın insanlarıdırlar. Bu uğurda onurları ve siyasal mücadeleleri için canlarından olmuşlardır.
Bütün bunlar, Grup Yorum'u yalnızca müzik yapan bir topluluk olmaktan çıkaran tarihsel arka planı oluşturuyor. Çünkü Grup Yorum'u ayıran temel özellik, müziği başlı başına bir sanat faaliyeti olarak değil, örgütlü siyasal mücadelenin kültürel cephesi olarak görmesidir. Şarkıları kadar konserleri, konserleri kadar uğradığı baskılar da grubun politik kimliğinin ayrılmaz parçalarıdır.
Hayatını kaybeden Helin Bölek, sanatı sınıf mücadelesinin bir uzantısı olarak gördüklerini açıkça söylemiştir açlık grevine devam ettiği süreç içerisindeki bir röportajında. Grup Yorum'u bugünün trend müzik anlayışından kopartan ve yeni bir düzene ve dünyaya dair yapan en önemli motivasyon belki de budur.
Bu bağlamda Grup Yorum'un asıl başarısı milyonlarca albüm satması ya da geniş kitlelere ulaşması değildir. Asıl başarısı, işçi direnişlerini, grevleri, hapishaneleri, mahalleleri ve anti-emperyalist mücadeleyi ortak bir kültürel hafızaya dönüştürebilmiş olmasıdır. Türkiye'de çok sayıda politik müzik grubu ortaya çıktı; ancak hiçbirisi uzun yıllar boyunca on binlerce insanı aynı siyasal atmosfer içerisinde buluşturabilen kitlesel konserler gerçekleştiremedi. İnönü Stadyumu konseri bunun en çarpıcı örneklerinden biridir.
Berivan, Filistin Günlüğü, Bu Mahalle Bizim, Ölümden Öte Ne Var, Sosyalizm Marşı, Sıyrılıp Gelen, Seninle Biz, Gazi Marşı, Şahan Kanatlılar ve daha nice aklıma gelmeyen şarkı Spotify'da tekrar tekrar dinlediklerim arasındaydı. Ama orada da sansüre uğramaktan kurtulamadılar. Bir sabah telefonu açıp Grup Yorum yazdığımda karşıma hemen hiçbir şey çıkmamıştı.
Birileri bugün 30 günün 28 gününü kadın bedenini metalaştıran erotik danslarla, festivallerle, Coca-Cola reklamları ve marka sponsorlukları ile doldururken yoksul emekçi halkımızın sesi ve direnişini notalara yayan ve sanatta örgütleyen Grup Yorum'un imha edilmeye çalışılması tesadüf değildir.
Sonuçta sermaye sahipleri ve ABD Emperyalizmi buradaysa Grup Yorum tam karşısındadır. Halk ve emperyalizm arasındaki çelişkiyi en iyi Grup Yorum belletebilmiştir. Grup Yorum'u farklı kılan yön kültürü piyasadan bağımsız ele alma çabasıdır.
Tam da bu yüzden Grup Yorum'u yalnızca bir "protest müzik grubu" olarak tanımlamak eksik kalır. O, Türkiye solunun uzun bir dönem boyunca kendisini yeniden üretebildiği en önemli kültürel kurumlardan biri hâline geldi. Bir konseri yalnızca konser değil, bir politik buluşma; bir albümü yalnızca albüm değil, siyasal bir çağrı; bir türküyü ise yalnızca ezgi değil, ortak mücadele hafızasının taşıyıcısı olarak gördü.
Bu yönüyle Grup Yorum'un tarihini müzik tarihi içinde değil, Türkiye'deki toplumsal mücadeleler tarihi içinde okumak daha anlamlıdır. Onu anlamanın yolu yalnızca bestelerine bakmak değil; yasaklarına, hakkında konulan ödüllere, cezaevlerine giren üyelerine, ölüm oruçlarına ve bütün bunlara rağmen binlerce insanı aynı meydanlarda buluşturabilme kapasitesine bakmaktan geçmektedir.
"KURTULUŞ KAVGADA ZAFER CEPHEDE!"
🚩 "Haklıyız Kazanacağız"
🚩 "Emperyalist Saldırganlığa ve Katil NATO'ya Karşı Bağımsız Türkiye ve Adalet İstiyoruz!"
🚩 "Kızıldere'den Çiftehavuzlar'a F Tiplerinden Kuyu Tiplerine Siz Bizim Teslim Olduğumuzu Nerede Gördünüz!"
🚩 "Grup Yorum Halktır Susturulamaz!"
🚩 "Dev-Genç Kimliktir Dev-Genç Gelecektir!"
pankartları Ankara Tandoğan Meydanı'nda.
#1Mayıs #1MayısEmekveDayanışmaGünü #taksimmeydanı
6 yaşındaki H.K.G’yi, 29 yaşındaki mürit Kadir İstekli ile evlendirdiler. Tarikat dışına çıkarılmayan çocuk 7 yaşından itibaren cinsel istimara maruz bırakıldı. Çocuğa yıllarca bunun oyun olduğunu söylediler. H.K.G. bunu bütün kız çocuklarının yaşadığını zannediyordu. 14 yaşında annesinin götürdüğü doktor istismarı fark etti, polise haber verdi. Tarikat kemik yaşı testine 22 yaşındaki kadını soktu. Sapıklar kurtarıldı. 17 yaşında götürüldüğü
psikiyatrist ‘Sana 7 yaşından beri tecavüz etmiş’ dedi. H.K.G. Kadir İstekli’yi konuşturup istismarı itiraf ettirdi ve konuşmayı kaydetti. Bu kayıtla savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki yıl dava açılmadı. Sapıklar medreselerde çocukların yanındaydı. H.K.G.’yi çok tehdit ettiler, şikayetini geri almaya zorladılar. Ama bir adım geri atmadı. Davasında direndi. Bizim haberimizden sonra kadın örgütlerinin, baroların mücadelesiyle davada baba Yusuf Ziya Gümüşel 19 yıl, Kadir İstekli 30 yıl hapis cezası aldı. Yeni Şafak, Akit, Cübbeli Ahmet bu sapıkları savunup H.K.G.’ye iftiralar attı. Suçlu bulunan Yusuf Ziya Gümüşel serbest bırakıldı.
Şimdi sapıklar ve onları savunanlar kutlama yapıyor. Yazıklar olsun.
6 yaşındaki çocuğunu evlendirdiği için tutuklanan Yusuf Ziya Gümüşel'in tahliye edildiği gün NATO'yu protesto etmek isteyen onlarca devrimci gözaltına alındı, sonra da tutuklandı.
Bu ülke, tarikatların ve cemaatlerin pençesi altında NATO'nun karargahı haline gelmiş durumda.
"Epstein skandalı" Türkiye'de olsa ne olurdu, neler yaşanırdı diyordu bazıları.
6 yaşındaki kızını evlendirdiği gerekçesiyle tutuklanan Yusuf Ziya Gümüşel tahliye oldu ve kahraman gibi karşılandı. Alın size cevap.
Rojin Kabaiş’in fotoğrafına saldırı !
Silvan Belediyesi tarafından Rojin Kabaiş’in adının verildiği park tabelasında Kabaiş’in fotoğrafına saldırı düzenlendi. Saldırganların kimliği henüz belirlenmedi.
İletişim Başkanlığı Ankara Bölge Müdürlüğü yetkilileri aradı, “Bu yargılamadan temiz kağıdı getirdiğinizde basın kartı alabilirsiniz” diyorlar. Bu nasıl bir hukuksuzluktur! Bu nasıl bir keyfi uygulamadır❗️
Emperyalist savaş örgütü NATO'nun Türkiye zirvesine hazırlık olarak gençlere, işçilere, devrimcilere yönelik birçok ilde siyasi operasyonlar, gözaltı ve tutuklamalar gerçekleştiriliyor.
Hatırlatıyoruz: Emperyalizme direnenlerin ÇHD'si var!