Ankara Yenimahalle Ragıp Tüzün CD. No 114' de bulunan @A101iletisim isimli işletmedeki Berna isimli personel 62 yaşındaki unutkanlığı bulunan annemi ödeme yapmadın diye bir odaya çekip darp ediyor, arabaya zorla bindirip altınlarını yağmalamaya çalışıyor. Şikayetçi olduk.
İslam hukuku: Bunlar hep mülk sahibi kimseler. Sorsan mülk Allah'ındır. Bırak kullansın işte Allah'ın kulu. "Rıba" yani mal yığarak, duran malından para kazanmayı Kuran haram kılmıştır. Türk töresi: yaylalar meralar, obanındır. Modern Hukuk: güçlüye karşı güçsüz korunur.
Kiralamayı mülküyetten, kiracıyı ev sahibinden daha güçlü hale getiren hiç bir sistem liberal ekonomi veya Türk-İslam mülkiyet sistemine uygun değildir!!
Bu sistem derhal gözden geçirilmeli ve en azından mülk sahibinin mülkünü kiracı kadar rahat kullanma hakkı geri getirilmelidir!!
Mülkiyeti küçümseyen aşırı hükümler kamu barışını bozmaktadır.!!
Normal kontrat süresi sonunda çatılı işyeri ve konutlar için 10 yıllık yasal uzama süresi konulmuş, uzama süresinden kasıt bu. Yasa sonunda diyor yani uzama yılı sonunda dava açarsın 11. Uzama döneminde + kontrat süresi olarak hesaplanacak. Yasa metni bu yönde.
İşte adalet!
Davam reddedildi. Ama esastan, değil usulden. O da tartışmalı!
Borçlar Kanunu net: Ev sahibi 10 yıllık kira sözleşmesinin bitiminde hiç bir sebep göstermeden kiracıdan evin tahliyesini isteyebilir.
Biz de bunu yaptık. Kayseri eski milletvekili Mustafa Dağcı ile yaptığım kontrat tarihi 12 Mart 2024. Noterden tebliğ edip "git" dedik.
Olmadı...
Şimdiden 1,5 yıl kaybettik.
Çıkacak elbet, ama süre kazandı.
Duruşmada hakimin önünde avukatına "Bir sor bakalım, evin tapusunu da istiyor mu?" dedim.
Şu hale bakın:
Mahkeme, ödediği kiranın arttırılmasına karar verdi, istinafa gitti ödemiyor. Tahliye davasında da böyle zaman kazanıyor.
Sanırım onu istiyor.
Hadi ben geri adım atmam uğraşırım. Peki, vatandaş bu usül engellerini nasıl aşacak? Adalet kolaylaştırıcı olmalı, zorlaştırıcı değil.
Ayrıca. Burada sadece ev sahipleri zarar görmüyor. Devlet de büyük vergi kaybına uğruyor.
Şuanki içtihada göre iştirak olmaksızın dolandırıcılık suçunda banka hesaplarını başkasına verenler hakkında beraate hükmedilir. Yasa çıkarsa yürürlük tarihinden sonraki eylemleri kapsar, geriye yürümez. Mevcut yargılamalarda iştirak yoksa beraat varsa dolandırıcılıktan ceza...
11. YARGI PAKETİNE GÖRE İBAN MAĞDURLARININ DURUMU!!
Paket yasalaştıktan sonra:
📌 Banka hesaplarını başkasına verenler bu eylemleri için TCK m.245/B maddesini ihlalden yargılanır.
📌 Kişinin banka hesabını verdiği kişi ya da kişilerle dolandırıcılık maksadıyla birlikte hareket ettiği başkaca delillerle ispat edilirse bu kez TCK 37 m. delaletiyle birlikte fail olarak nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılanır.
📌 Şu anda savcılıklarda olan dosyalar için bu suçtan (TCK 245/B) dava açılır. Ağır Ceza mahkemelerinde yargılaması devam eden dosyalarda bu maddeden ceza verilir. Nitelikli dolandırıcılıktan ceza verilip istinafta ve temyizde olan dosyalar lehe yasa değişikliği nedeniyle bozulur.
📌 Kesinleşmiş cezalarda artık yapacak bir şeyin olmadığına, bunun failin lehine uyarlamaya neden olmayacağına dair görüşlerin kabulü mümkün değildir.
Kesinleşmiş dolandırıcılık suçları bakımından kesinlikle uyarlama yargılaması yapılacaktır. Bu durumda TCK m.7 devreye girer ve failin lehine geçmişe etkili uygulanır.
📌 Suçun alt sınırı 1 yıl olarak öngörüldüğü için gerek mevcut dosyalarda gerekse uyarlama yargılaması yapılacak dosyalarda kişinin sabıka durumuna bağlı olarak HAGB mümkün olacaktır.
Hukuk herkese lazımdır! Cezaevlerinde masum yere ya da yatarı olmayan suçlamalardan yüzlerce öğrenci, siyasetçi tutuklu bulunurken; Zehra Kınık hakkında "taksirle öldürme ve birden çok kişinin yaralanmasına" sebebiyet verme suçundan verilen kararı hukuken inceleyelim:
Uzaklaşacağı ve üst sınıra ne derece yaklaşacağı bu kriterleri oluşturuyor. Burada takdir ve teşdid hakkı sınırsız değil. Yargıtay 12 Ceza ve kapatılan 21 Ceza Dairelerinin içtihatları Burada verilecek ceza miktarında yol gösterici oluyor. Bu daireler benzer bir olayda+