Ey her şey bitti diyenler,
Korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
Ne kırlarda direnen çiçekler,
Ne kentlerde devleşen öfkeler
Henüz elveda demediler.
Bitmedi, sürüyor o kavga
ve sürecek,
Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!
"Güzellik, kusursuz simetride değil, nadir olanda, çatlaklarda, tuhaflıkta, tam olarak uymayan şeylerde yatıyor. Hayatımızı normal olmaya çalışarak geçiriyoruz, oysa bizi gerçekten parlatansa ne kadar tuhaf olduğumuzdur. Kusurlu olanın bir ruhu vardır ve kalıplara uymayan şeyler… iz bırakır.”
FC Union Berlin’s official account gave a harsh response to a football page that tried to mock their manager Marie-Louise Eta, who was taking charge of her first match, and the page was forced to delete the post it shared.
Even though Union Berlin lost their first match, they delivered a good performance in terms of play. But stupid football pages are trying to turn this defeat into a tool for misogyny.
@yelkovansizsaat Cins dostlarımızın çoğu ilerleyen yaşlarında maalesef böbrek rahatsızlığı yaşıyorlar. Bununla ilgili özel bir önlem ya da bakım uyguladınız mı acaba?
2019 seçimlerinde Erdoğan sandığa oy kullanmaya gittiğinde çekilmişti bu fotoğraf.
Erdoğan oy kullanırken tam tersi yöne bakan ve gülümsemeyen Rukiye Şimşek tepkiler üzerine "Aynı karede hiçbir farkımız, sorunumuz yok gibi davranamazdım." demişti.
Her pozun bir anlamı vardır, insanlar siyasal baskıdan, şiddetten, yoksulluktan, sömürüden bu kadar bıkmışken gülerek poz veriyorsanız kimseye siyasetinizin ciddiyetini, gerekliliğini, meşruluğunu anlatamazsınız.
“Sen bana koltuğumu ölene kadar ver ben de sana ne istersen”. Bütün olay bu!Kimse tatava yapmasın. Şimdi elimizde kalan, bizim (halkın) neye karar vereceğimiz. Bu ülkeyi kim yönetiyor? Bu ülkenin geleceğine halkı mı karar veriyor yoksa soykırım sevicisi bu emperyalist emlâkçı mı?
BEŞİKTAŞ KYK KIZ ÖĞRENCİ YURDUNDA YAŞADIĞIM BÜYÜK MAĞDURİYET
Merhaba ben Gizem Çimen, Beşiktaş KYK Kız Öğrenci Yurdu’nda yaşadığım büyük mağduriyeti paylaşmak istiyorum. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde son sınıf öğrencisiyim, asıl yurdum Gülbahar Hatun Kız Öğrenci Yurdu’yken yaz
Resmen kendilerince "ahlaksızlık" diye bir suç çıkardılar, önüne geleni gözaltına alıyorlar, tutukluyorlar. Bunların artık gündeme getirilip cidden konuşulması lazım. Adamların bir tek sokaklara ahlak polisleri dikmedikleri kaldı farkında mısınız? Bu asla normalize etmeye gelmez.
Hala "kimse hadis olduğunu bilmiyordu" diye savunmalar görüyorum ya :D Ben bilyordum hadis olduğunu. Benim gibi bilen çok insan vardır. Overused bir hadis olduğu için her yerde görüyorduk o ayrı da...
Hadis ise ne olmuş?
Hadis olduğunu bilerek şaka yapıldıysa ne olmuş?
Hadi diyelim şakaya alınan oldu (olmadı ama oldu diyelim), biri bu şakaya SADECE GÜLDÜYSE ne olmuş?
Böyle saçmalıklar karşısında hala uyumlu görünme çabasına girenleri birazcık akla ve mantığa davet ediyorum artık ya. GERİCİLİKLE, MAKUL OLARAK SAVAŞILMAZ. GERİCİLİKLE MUHAFAZAKARLAŞARAK SAVAŞILMAZ.
Siz böyle her saldırıda "ama bilmiyorduk ihimihi" yaparsanız, yarın hadisler için değil, bilmem ne tarikatının liderinin sözünü tam bilmiyoruz diye tutuklanmaya başlayacağız haberiniz olsun. Artık açık açık saçmalıklara saçmalık diyebilmemiz gerekiyor. Korkacağınız ne kaldı ya da kaçabileceğiniz neresi kaldı anlamıyorum.Adam şakaya güldü diye tutuklandı, siz cidden makul olunca kaçabileceğinize mi inanıyorsunuz hala?
⏺️Fatih Altaylı’yı söylemediği sözden niyet okuyarak tutukla. ⏺️Leman çizerlerini karikatürde kast etmediklerini yorumlayarak hapse at.
⏺️Manifest grubunu sahne şovlarından dolayı adliyeye götürüp yurt dışı çıkış yasağı ver.
⏺️Kızılcık Şerbeti dizisine senaryo nedeniyle inceleme başlat. Senaryoyu değiştir.
⏺️Mabel Matiz’i şarkı sözü nedeniyle adliyede polisler arasında savcıya götür.
⏺️Tele 1 yöneticilerini hatalı KJ nedeniyle TV binasından polislere aldır, adliyeye götür.
⏺️Gazeteci Furkan Karabay’ı haber yaptığı için tutukla 7 ay sonrasına duruşma günü ver.
⏺️Ve bir şaka programında hadis olduğu tartışmalı, toplumun çok büyük çoğunluğunun sadece atasözü olarak bildiği bir söz nedeniyle Boğaç Soydemir ve Enes Akgündüz’ü tutukla.
Hukuk güvencesinin kalmadığı ülkeye niyet okumayla, çarpıtmalarla, saçma yorumlarla zifiri karanlık çöküyor. Ülke bir kafese dönüşüyor.
Soğuk Savaş programında yapılan bir “şaka” üzerinden Boğaç Soydemir ve Enes Akgündüz’ün gözaltına alınması karanlık bir şakanın içinde yaşadığımızın yeni bir kanıtı oldu. Halkın kin ve düşmanlığa tahrik edilme eşiğini artık algı yaratmak için çabalayan bir kin ve düşmanlık mekanizması belirliyor. Konuşmanın bağlamının, kişinin niyetinin hiçbir önemi yok. Hatta şakayı yapan değil karşısında oturup sadece gülen insan bile bu bağlamda lince maruz kalıyor. Algı oluştuktan sonra aslında ne demek istediğini akılla izah etmeye çalışmanın, izahatin de hiçbir kıymeti kalmıyor. İnsanlar kendilerini ifade ediş biçimleri, şarkı sözleri, kıyafetleri, haklarını talep edişleri gibi en temel hakları nedeniyle özgürlüklerinden oluyor ve hedef gösteriliyor. Hoşgörü, anlayış, neşe, yaşam sevinci, gülmek hayatımızda olabilsin istiyorsak buna hepimiz karşı çıkmalıyız. Korkmayıp, sinmeyip, varız ve sizin istediğiniz şekilde kontrollü bir hayat yaşamayacağız diyerek bu karanlık çağı hep birlikte kapatmalıyız.
Sorununuz da bu. İktisadi ve sömürü umurunuzda değil. İçi boşaltılmış sembolik şeylerle istedikleri gibi hizaya çekiyorlar sizleri. İçinde olduğumuz karanlığın doğrudan ortağı olan partinin destekçisi olması, Kırşehir'in suyunu, tarım arazilerini yok etmek için beklemesi, teşviklerle, vergi aflarıyla ihya edilmesi, kamunun mallarını haraç mezat alması umurunuzda değil.