İyi Parti’ye ve referandumculara çağrı:
Bölücülüğe referandum olmaz!
Açılım süreci adı altında yapılan operasyon açık bir şekilde Türk milli devletine, Türk egemenliğine ve nihayetinde Türk milletine yapılan saldırıdır.
Bu Türk tarihi boyunca görmüş olduğumuz en tehlikeli girişimdir.
Türk milli Kurtuluş Savaşı ve ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti sandıklarla değil; kanla, şehit ve gazilerle inşa edilmiş, Türk milletinin bütünlüğünü tarih sahnesinde Cumhuriyet‘le taçlandırmış bir destanın sonucudur.
Milli şuur, milli irade yığınların vereceği kararlardan ibaret değildir. Biz bu senaryoyu en son Kıbrıs oylamasında tecrübe etmiş bulunuyoruz.
Müsavat Dervişoğlu‘nun teröristbaşının özgürlüğüne dair referandum talebi, hiçbir yerinden tutamayacağımız sakatlıkla butlandır.
Bu yol açıldıktan sonra yarın birileri Hakkari Şemdinli‘de “ayrılalım ya da kalalım” şeklinde referandum talebinde bulunduğu zaman ne diyeceğiz?
Örnekleri çoğaltalım; mesela bir gün siyasal rejim oylaması adı altında “Şeriat ister misiniz?” diye bir referanduma gidilecek mi yahut İzmir’de bir oylama yapıp “Türk vatandaşlığını mı tercih ediyorsunuz, AB vatandaşlığını mı?” diye soracak mıyız!
Milli beka ve milli güvenlik sorunları, milli şuur ve milli iradeyi temsil eden yetkin bir kurucu zihniyeti içselleştirmiş iradeler tarafından ortaya konur.
En nihayetinde vatan ve Cumhuriyet için canını verme, kanını dökme iradesini gösterebilenler bu karar mekanizmasının içerisinde yer alabilir.
Sonuç; milli irade ve milli egemenlik; pazarlık konusu, referandum konusu yapılamaz! Bunun için namluya ve kana ihtiyaç vardır! Kimin bu konuda milli bütünlükten ayrı bir talebi, girişimi varsa Türk milleti olarak karnımızı ve canımızı bu uğurda vermekten şimdiye kadar geri durmadığımızı, bundan sonra da bu irade için yaşayacağımızı tüm dünya kamuoyuna tekrar hatırlatmak isteriz.
Şanlı tarihimiz bu uğurda verilmiş olan zaferlerle doludur. Türk milli iradesini test etmeye çalışanlar kanını ve canını ortaya koymalıdır. Sandıklara konulacak oy pusulalarıyla verilecek bir karar değildir bu! Türk milleti referandumunu kanıyla ve canıyla yapmıştır ve bu irade sarsılmaz bir inançla tüm Türk milletinin çocuklarının kalbinin ortasındadır. @MDervisogluTR
Müsavat Dervişoğlu‘ndan konuya ilişkin yapmış olduğu değerlendirmeyi tekrar ilgili kurullarında tartışmasını ve aklıselim bir bütünlük içerisinde karışık zihniyetin berraklaştırılmasını arzu ederiz.
27 Haziran’a tüm Türk milletine çağrı yapıp da ardından asla katılamayacağımız böyle bir talebin dillendirilmesi Türk milletinin birleştirilmesi çalışmalarımızı, heyecanımızı ve irademizi baltalamaya yönelik bir talihsiz açıklama olarak değerlendiriyoruz.
27 Haziran‘da açılım sürecinin karşısında Türk milletinin iradesini göstermek amacıyla tüm Türk milletinin çocuklarıyla Tandoğan Meydanı’nda olacağız.
NATO'YA GEÇİT YOK!
Türkiye'nin dört bir yanından gelen cumhuriyetçi ve vatanseverlerle Ankara'da; Birinci Meclis önünde NATO zirvesine karşı sesimizi yükselteceğiz, bayrak kaldıracağız!
Bu memleket işgale geçit vermeyenlerin bağımsızlığı uğruna kanını toprağa dökenlerin vatanıdır. Dün Sevr'i yırtıp atan irade bugün de aynı kararlılıkla emperyalizme karşı durmaktadır.
Türk milletini, ay yıldızlı Türk bayraklarıyla Birinci Meclis önüne davet ediyoruz. Türkiye'nin NATO koridorlarında değil, kendi bağımsız iradesiyle yolunu çizeceğini hep birlikte ilan edelim.
Bu vatanda emperyalizme de yerli işbirlikçilerine de geçit vermeyeceğiz!
Ya İstiklal Ya Ölüm! Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!
4 Temmuz 2026 - Cumartesi
Birinci Meclis Önü-Ankara
14.00
Genel Sekreter Yardımcımız Selçuk Dindar:
Haftalardır, onurlu bir direniş sergiliyorsunuz. Size verilen sözler bir kez daha tutulmadı ve maaşlarınız ve tazminatlarınız holding yönetimi tarafından gasbedilmeye devam ediyor. İçişleri Bakanlığı'nın devreye girerek verdiği sözler de boşa çıktı; iktidar, dayandığı patronlara sözünü geçiremedi. Masa başında verilen vaatlerin, işçinin cebine girmeyen yalanlardan ibaret olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
Yıldızlar SSS Holding Yönetimine Açık Uyarımızdır: Oyalama taktiklerinden, tutmadığınız sözlerden ve işçinin sabrını sınamaktan derhal vazgeçin! Madencinin ödenmeyen her bir kuruşu, sizin kasalarınızda durduğu sürece bu haksızlığın karşısına dikilmeye devam edeceğiz. Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak, Maden işçilerimizin bu haklı ekmek mücadelesinin amasız, fakatsız yanındayız ve bu haklı davanın sonuna kadar takipçisi olacağız.
Değerli işçi kardeşlerimiz! Atatürk’ün Cumhuriyet ilkeleri, hiçbir sınıfın bir diğerini ezmesine, sömürmesine müsaade etmez. Bizim vatanseverliğimiz de işte bu temellere dayanır. Kendi işçisini, kendi vatandaşını açlığa mahkûm eden hiçbir düzen milli olamaz!
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet, bir avuç imtiyazlı zümrenin, rantiyecinin ve sözünde durmayan holding patronlarının değil; Üretenin, emek verenin ve namusuyla çalışanların Cumhuriyetidir! Bu ülkenin zenginlikleri alın teriyle emekle yaratıldı! Bugün o Cumhuriyet'in sağladığı haklar gasp edilmektedir.
İşçinin emekçinin haklı davasında birleşilmesi gerekmektedir.
Biz Cumhuriyetçi Vatansever emekçiler olarak, bu davada sizlerle dayanışmak için buradayız! Bizler, emperyalizme ve sömürüye karşı Anadolu’nun dört bir yanında çoban ateşlerini yakan Kuvâ-yi Milliye iradesinin mirasçılarıyız.
Geçmişte olduğu gibi bugün de haksızlığa karşı, işçi ve emekçi kardeşlerimizin haklı ekmek mücadelesinde yanlarında durmaya devam edeceğiz.
Direnişinizi saygıyla selamlıyoruz. Yaşasın maden işçilerinin haklı direnişi!
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi, işte bu kirli siyasetten bıkmış, gerçek vatanseverler tarafından kuruldu.
"Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır"
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nda, Kızılcagün Platformu'nun ABD Büyükelçiliği önüne düzenlediği yürüyüşe katıldık.
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak bugünkü talebi tekrarlıyoruz:
ABD'nin sömürge valisi gibi hareket eden Tom Barrack "persona non grata", yani "istenmeyen kişi" ilan edilmelidir!
Alın teriyle yaşayanların, emeğiyle ayakta duranların günü 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlu olsun!
Emeğin tarafındayız!
Üretimin tarafındayız!
Vatanımızın tarafındayız!
Emperyalizmin karşısındayız!
Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin yanındayız!
Bu düzen eninde sonunda değişecek!
Türkiye Cumhuriyeti emekçilerin omuzlarında yeniden yükselecek!
Yaşasın emek!
Yaşasın üretim!
Yaşasın tam bağımsız Türkiye!
#1Mayıs #Emek #SömürüyeHayır
@cvpgenelmerkez
@celebieray Veryansın tüm tarikat zihniyetlerine karşı kurulmuştur. Görüyorum ki Erdem Atay tarikatı sananlar varmış. Artık şu tarikat zihniyetini bırakalım. Desteklerimiz ile yaşatacağız, büyüyeceğiz. Veryansın büyüdükçe, vatana da millete de iyi gelecektir.
Erdem Atay’ın ayrılığı sonrası pusuda bekleyen, fırsat kollayan ne kadar Veryansın düşmanı fitne tüccarı varsa harekete geçti!
Veryansın bir partinin kanalı olacakmış… Veryansın ideolojik kavgalara tutuşmuş…. Veryansın’da makam/mevki kavgaları, “bağımsız gazetecilik” tartışmaları başlamış… İyi niyetli eleştirilerin başımızın üstünde yeri var ama köşede bekleyen çakalların farkındayız!
Veryansın Tv’yi tanımayanlara tekrar hatırlatıyoruz;
Veryansın Tv, taraftır.
Açılıma karşı çıktığı için itibar suikastına uğrayan şehit anası Pakize ananın tarafıdır.
PKK’lılara karşı vatan savaşı veren gazi İdris Tuğunmuş’un tarafıdır.
Atatürk’e “faşist” diyenlere meydan okuyan Serkan Öz’ün tarafıdır.
Maaşlarını ve özlük haklarını alamayan Doruk Maden işçilerinin tarafıdır.
“Kürdistan” tertibine karşı dik durduğu için demir parmaklıkların arkasına gönderilen Orkun Özeller’in tarafıdır.
Yabancı holdinglere peşkeş çekilen vatan toprağını savunan köylülerin tarafıdır.
“Andımız” ihanetini anlattığı için Dersimli Kemalcilerin saldırısına uğrayan Buket Müftüoğlu’nun tarafıdır.
İmtiyazlı tarikatlara karşı Cumhuriyet’i savunanların tarafıdır.
Veryansın Tv görevi Atatürk’ten alır. Büyük Önder’in Türk gazetecilerine öğütlediği gibi, “Cumhuriyet’in etrafında çelikten bir kale, bir düşünce kalesi oluşturmak” ana hedeftir.
Veryansın Tv bu milletin tarafıdır, toplumun gören gözü duyan kulağıdır.
Türkiye’nin bölücü ve gerici kuşatmayla karşı karşıya kaldığı bu günlerde Veryansın Tv’de çalışan herkes bu büyük milletin menfaatinden yana hakikat işçisidir.
Nihat Genç’ten aldığı miras budur.
Nihat Genç’in onurunu taşıyan Laçin Genç’le, Veryansın Tv’nin vicdanı Merve Duman’la, emekçimiz Barış Yurteri’yle, “devrimci gazeteci” kardeşimiz Burakhan Başaran’la, “malım, mülküm, tüm varlığımla sizinleyim” diyen Oğuzhan Ardıç’la görevimizin başındayız.
Nihat ağabeyin dediği gibi “kürklerimizin sıcacıklığıyla değil, pençelerimizle yazacağız, tatlı tavşan dostlarımızla değil, köpek dişlerimizle” eleştireceğiz.
Yazıklar olsun size...
Milas İkizköylü bir köylü çocuğu Ata topraklarının talan edilmesine, peşkeş çekilmesine, ormanlarının köyünün yağmalanmasına tüm samimiyetiyle karşı çıktı diye haksız yere 28 gündür tutuklu!
Karar: Tutukluluğun devamı ha...
Hepiniz hesap vereceksiniz!
#esraişıkyalnızdeğildir #Akbelen
@cvpgenelmerkez
Türk milletinin iradesini kendisinde hâkim kıldığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla egemenliğin kayıtsız şartsız millete geçtiğinin ilan edildiği 23 Nisan; Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara emanet edilerek yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda bir gelecek tasavvuru olarak bizlere bırakılmıştır.
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak bu sorumluluğun bilinciyle ifade ediyoruz:
Türk milletinin egemenliğini hedef alan her türlü bölücü açılımı ve emperyalist projeyi reddediyor, bu dayatmaları tarihin çöplüğüne göndermekte kararlı olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Son dönemde yaşanan ve eğitim ortamlarını hedef alan acı olaylar, devletin ve toplumun bu alandaki sorumluluğunu bir kez daha hatırlatmıştır.
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak; saldırganlığın değil bilimin, köksüzlüğün değil milli kimliğin, dayatmaların değil laikliğin esas alındığı bir nesil için mücadele edeceğimizin sözünü veriyoruz. Çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü, milli duruş sahibi, özgüvenli ve bilinçli kuşakların yetiştiği bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz.
Ulu Önder Atatürk ile silah arkadaşlarını, şehit ve gazileri saygıyla anıyoruz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.
19 Mayıs’ta ABD Büyükelçiliği önündeyiz!
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Antalya Diplomasi Forumu’nda Türkiye’yi değerlendirdiği konuşmasında Ortadoğu’da monarşi modellerini öven sözleriyle bir kez daha diplomatik sınırları ihlal etmiştir.
Göreve başladığından bu yana ABD’nin sömürge valisi gibi hareket eden Barrack’ın “dokunulmazlığı” artık Türk milleti için kabul edilebilir değildir. Dışişleri Bakanlığı’nın herhangi bir diplomatik adım atmaması, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile yaptığı görüşmelerdeki oturma düzeni, Barrack’a “yüksek komiser” payesi verildiğini göstermektedir.
Türkiye için en iyi devlet düzeninin “yeni Osmanlı” olduğunu belirten, PKK/PYD’nin müttefikleri olduğunu ilan eden, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasını isteyen ve Bartholomeos’u “Ekümenik” ilan ederek Lozan’ı delme hedefini saklamayan Barrack, şimdi de Türkiye’ye “monarşik cumhuriyet” gömleği biçme hadsizliğinde bulunmaktadır. Türk milleti ve devletinin onuruna dokunan bu tür açıklamalar asla kabul edilemez, edilmeyeceği de bilinmelidir.
Kızılcagün Platformu olarak, “yeni Osmanlı” tuzağına, “Terörsüz Türkiye” adı altında ABD himayesinde sürdürülen ve Türkiye’nin üniter bütünlüğünü hedef alan açılım tertibine karşı; Türk milletini 19 Mayıs’ta ABD’nin Ankara Büyükelçiliği önüne çağırıyoruz.
Atatürk’ün Milli Mücadele'yi başlattığı tarihte, Barrack’ın “Persona non grata”, “istenmeyen adam” ilan edilmesi için yapacağımız kitlesel basın açıklamasına tüm siyasi partileri ve demokratik kitle örgütlerini davet ediyoruz.
Monarşileri yıkan Türk milleti, Türk devletine egemenliğine dil uzatanlara gerekli yanıtı verme kararlığına sahiptir.
Ne mutlu Türk’üm diyene!
Kızılcagün Platformu
@Pakize_Akbaba@medreyata@celebieray@HarpCografyasi@CVPSerkanOz@OrkunOzeller@rifatserdaroglu@idrisTugunmus12@turkalican@MuftuogluBuket
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Ankara İl Örgütü olarak Bahçelievler 7. Cadde’de “Okullarımız Kana Bulandı” başlıklı broşür dağıtımını gerçekleştirdik.
Ülkemizin geleceği olan çocuklarımızın güvenliğini tehdit eden olaylara dikkat çekmek ve kamuoyunda farkındalık oluşturmak amacıyla sahadaydık. Vatandaşlarımızla birebir temas kurarak görüş alışverişinde bulunduk, endişeleri dinledik ve çözüm önerilerimizi paylaştık.
Eğitim ortamlarının güvenli, sağlıklı ve huzurlu olması için mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Toplumun tüm kesimlerini bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz.
Serkan Öz'ün davasında, Cumhuriyet’i hedef alan söylemler karşısında geri adım atmayacağız. Ankara’da kurucu değerlerin yanında olacağız.
📅 2 Nisan 2026 Perşembe
🕣 09.30
📍 Ankara Adliyesi, Sıhhiye (63. Asliye Ceza Mahkemesi)
#2NisandaAtatürkveCumhuriyetiSavunacağız
Teslim olmayacağız, geri durmayacağız!
Adana TÜYAP Çukurova Kitap Fuarı’nda Veryansın TV ve Pankuş Yayınları standına yönelik gerçekleştirilen alçak saldırı sıradan bir provokasyon değil, bölücü açılım sürecine karşı yükselen sesleri susturma girişimidir.
40–50 kişilik bir grubun, “Bu kitabı burada sattırmayız” diyerek standa saldırması; masaları kırması, çalışanları hedef alması; kimin neye tahammül edemediğini açıkça göstermiştir. Bu saldırı Cumhuriyet’e, bu saldırı Türk milletinin birliğine yönelmiştir.
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak açıkça ilan ediyoruz:
Teslim olmayacağız. Geri durmayacağız. Susmayacağız!
Türk milletini bölücü açılım süreciyle ülkeyi parça parça etmeye çalışanlara karşı birlik olmaya, Veryansın Tv ve Pankuş Yayınları’na sahip çıkmaya çağırıyoruz.
@CVPSerkanOz Lanet olsun Vatan, Cumhuriyet nedir bilmeyenlere, PKK terör örgütüdür kardeşim. Veryansın ekibi tertemiz, Cumhuriyetçi duygularla bu vatanın yaninda, sizler kimin yaşındasınız önce onu düşünün.